Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/796 E. 2026/2187 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/796
- Karar No
- 2026/2187
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/1206 Değişik İş, 2025/1152 Karar SAYISI : 2025/İHK-87293 KARAR : İtirazın reddi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, mesleki faaliyetlerini yürütmesi ve ifa etmesi sırasında ortaya çıkabilecek ihmal içeren eylem, hata veya kusurdan kaynaklanan yasal sorumluluğa karşı davalı ... tarafından Gümrükçü Sorumluluk Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin müşterisinin geçici ithalat izni kapsamında ithalatı yapılan eşyanın izin süresi bitiminden itibaren iki ayı aşan sürede ihracatının yapıldığının anlaşılması üzerine geç çıkış yapan eşya için İzmir Gümrük Müdürlüğü tarafından dava dışı müşteriye 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238/1-d hükmü kapsamında toplam 1.850.593,03 TL ceza uygulandığını, söz konusu ceza kararlarına, müvekkili şirket çalışanlarının yasal mevzuat hükmünü yanlış yorumlayıp müşteriye hatalı olarak “çıkış işlemi için 45 günlük ek süre verildiğine” dair bildirimde bulunması ve çıkış işlemlerinin müvekkili şirket personeli tarafından bildirilen süre içinde yapılmasının sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket tarafından İzmir Gümrük Müdürlüğünün ceza kararlarına karşı Uzlaşma Komisyonu Başkanlığına başvurduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde uygulanan toplam ceza miktarının 785.688,54 TL olarak belirlendiğini, uzlaşma kapsamında belirlenen ceza tutarının ilgili tarihteki USD döviz kuru karşılığının, muafiyet tutarı mahsup edildikten sonra 24.960,00 USD olduğunu, söz konusu nihai ceza tutarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, meydana gelen zararın 08.08.2023 tarihinde sigorta acentesine bildirilmesine rağmen istemin bir yılı aşkın süredir sigorta şirketi tarafından sonuçlandırılmadığını ileri sürerek uyuşmazlık miktarı olan 24.960,00 USD'nin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesine göre sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü 26.07.2024 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; detaylı bir yargılama ile aydınlatılması gereken uyuşmazlığın, tahkim yargılamasına elverişli olmadığını, somut olayda, 25.07.2023 tarihli ceza kararı nedeniyle oluşan hasarın, müvekkili sigorta şirketine poliçe süresi içerisinde (10.08.2022-10.08.2023) bildirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla riziko müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe kapsamında olmadığından hasara ilişkin ödeme yapılmadığını, zira sigortalının kusuru ve sorumluluğu olmayan olay sebebi ile oluşan zararın, sorumluluk poliçesinden tazmininin mümkün olmadığını, talebin, mesleki sorumluluk sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları kapsamında incelenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin onayı olmadan işlem yapıldığını, hasarın teminat dahilinde olduğunun belirlenmesi halinde zararın tespiti gerektiğini, somut olayda temerrüt şartlarının da oluşmadığını, başvuru konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.07.2025 tarihli, K-2025/346595 sayılı kararı ile; sigorta şirketi tarafından poliçe süresinde bildirimde bulunulmadığı belirtilmiş ise de, başvurucunun sunduğu mail yazışmalarında acenteye poliçe süresinde bildirim yapıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itirazın yerinde görülmediği, sigorta şirketinin ödemeye onayı olmadığı belirtilmiş ise de, ödeme sigortacı aleyhine olmadıkça geçerli bir ret sebebi sayılmayacağı, somut olayda yapılan uzlaşma aracılığıyla ödemenin sigortacının yükünü azalttığı, teminat kapsamına ilişkin ise, Genel Şartlardaki idari ve cezai şartın gümrükçünün müşterisinin maruz kaldığı idari ve cezai şartlar kapsamında olmadığı, zira bu şekildeki bir yorumun gümrükçüye atfedilebilecek bir kusur nedeniyle ortaya çıkacak her türlü cezanın teminat kapsamı dışında kalması gibi bir sonuç yaratacağı, bunun da poliçe teminatlarını anlamsız kılacağı, davacı şirket çalışanları gümrük müşavirlerinin mevzuatı yanlış yorumlayarak müşteriye 45 gün ek süre verildiği yönünde bilgi vermelerinin davacının kusurunu oluşturduğu ve Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A1. maddesi çerçevesinde poliçe teminat kapsamında olduğu, poliçe özel şartlarında para cezasına ilişkin talebin teminat dışı olduğu belirtilmekte ise de, davacının kusurlu hizmet ifasından kaynaklı para cezalarının Genel Şartlar A1. maddesi uyarınca teminat kapsamında olacağı, aksi kabulün sorumluluk sigortasının amacına aykırılık teşkil edeceği, özel poliçe şartlarında sigorta bedelinin döviz üzerinden tespit edildiği, ceza tutarlarının ödeme tarihlerindeki kur üzerinden karşılığının 26.027,66 USD olduğu, 13.04.2023 tarihli riziko üzerine 26.07.2024 tarihinde sigorta şirketi eksperi tarafından inceleme yapıldığı, temerrüt tarihinin 26.07.2024 olarak esas alınacağı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 24.960,00 USD'nin 10.09.2024 temerrüt tarihinden işleyecek Devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiş, bu karara davalı vekili tarafından süresi içinde itiraz edilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin tahkim süresinin geçirildiğini ileri sürdüğü, tahkim süresinin iki gün geçirildikten sonra karar verildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu (5684 sayılı Kanun) 30/16 hükmüne göre yargılamanın mahkeme tarafından yapılması gerekmekte ise de, süreye itaat davayı veya usul işlemlerini geciktirecek ise bu hükmün amacına uygun olarak yorumlanması ve iki gün gecikmenin mazur görülmesinin yargılama ilkelerine daha uygun görüldüğü Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının maddi gerçeğe ve poliçe hükümlerine uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı sigortalının, dava dışı müşterisine verdiği kusurlu hizmet nedeniyle müşterinin uğradığı ve davacı sigortalı tarafından tazmin edilen zararın mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Uyuşmazlık, mesleki sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olduğu iddia edilen rizikonun, teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, poliçe özel şartlarında para cezasına ilişkin talebin teminat dışı olduğu belirtilmekte ise de, davacının kusurlu hizmet ifasından kaynaklı para cezalarının Genel Şartlar A1. maddesi uyarınca teminat kapsamında olacağı, aksi kabulün sorumluluk sigortasının amacına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince ise, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının maddi gerçeğe ve poliçe hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının esastan reddine karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 11/4 maddesi; "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre poliçede teminat kapsamında olmayan rizikoların tek tek sayılması gerekmektedir. "Sigortanın kapsamı" başlıklı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1409/2 nci maddesi hükmünde ise sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Taraflar arasında yapılan mesleki sorumluluk sigorta poliçesinin cezai tazminat istisna klozu başlıklı 9. maddesinde para cezaları, cezalar, cezai veya emsal zararların poliçe kapsamında olmadığı açıkça düzenlenmiştir. Yani, cezaya ilişkin bu rizikoların mesleki sorumluluk sigortası teminat kapsamı dışında olduğu yoruma gerek olmayacak şekilde açıktır.
Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi ise; "Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken; a) Sözleşme süresi içinde meydana gelen olay sonucu ... ve sorumluluk hükümleri uyarınca tazmini sözleşme süresi içinde ya da sonrasında talep edilen zararlara karşı veya b) Sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen bir olay nedeniyle, sadece sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplere karşı sözleşmede belirtilen miktara kadar isteme ilişkin makul giderleri de içerecek şekilde teminat verilir. Taraflar, (a) ve (b) bendlerinden birini içerecek şekilde sözleşme yapabilecekleri gibi, her ikisini içerecek şekilde de sözleşme yapabilir. Sigortalının işletmesi ile ilgili sorumluluğu için yaptırılmışsa, sözleşmede aksine hüküm yoksa bu sigorta, sigortalının temsilcisi ile işletmenin veya işletmenin bir kısmının yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişilerin sorumluluğunu da karşılar." hükmünü haiz olup, para cezalarının poliçe teminat kapsamında olmamasına ilişkin bir yasaklama getirmemektedir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; gerçekleşen riziko, davacı sigortalının dava dışı müşterisine yanlış bilgi vermesi nedeniyle Gümrük İdaresince dava dışı müşteriye uygulanan para cezasına ilişkin olduğundan sigorta teminat kapsamında sayılması doğru olmamıştır. Bu nedenle, Sigorta
Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.