İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/345 E. 2026/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/345
- Karar No
- 2026/363
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/345 Esas - 2026/363 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/345 Esas KARAR NO : 2026/363
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.08.2024 tarihinde, davalı ...'nın maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın tamamen kusurlu olarak davacıya KYN) sigortalı ...plakalı araca çarparak davacıya kasko sigortalı aracın ... derecesinde hasarlanmasına neden olduğunu, bu bağlamda davacıya ait aracın hasarsız değerinin 1.000.000,00 TL, sovtaj değerinin 536.510,00 TL ve dolayısıyla hasar tutarının da 463.490, 00 TL olarak belirlenmiş olduğunu, belirlenen bu hasar bedelinin de davacı KASKO sigorta şirketi tarafından 16/09/2024 tarihinde sigortalısına ödenmiş ve davacının sigortalısının halefi konumuna gelmiş olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın ZMMS ile sigortalı olduğu dava dışı ZMMS kapsamında davacıya poliçe limiti dahilinde 200.000,00 TL ödemenin yapılmış olunduğunu ve davalılardan da bakiye 263.490,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği ancak taraflarına ödeme yapılmamakla davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin yapılan itiraz üzerine durdurulduğunu belirtilerek, davalıların Polatlı İcra Müdürlüğü'nün 2025/386 E. sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile 263.490,00 TL asıl alacağın ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen 24.428,77 TL. yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili süresinden sonra sundukları beyan dilekçesinde özetle; Malik ve sürücüsü oldukları ... plakalı aracın ZMMS ile sigortalı olduğu ve dolayısıyla da davacıya KASKO sigortalı araçta oluşan zararlardan da ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin sorumlu olacağını, her ne kadar ZMMS poliçe limitinin olunduğu belirtilmişse de poliçe limitinin tüketilmemiş olunduğunu, keza malik ve sürücü oldukları ... plakalı aracın taşımacılık yapıyor olmakla poliçe limitinin iki olması gerektiğini, kaza tutanağının da tek başına hüküm kurmaya yeterli olmadığını, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiğini, bu bağlamda davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'nun tamamen kusurlu olduğu şeklindeki iddiasının da kabul edilir olmadığını, davacıya Kasko sigortalı ...plakalı aracın hasarsız değerinin 1.000.000,00 TL olarak yüksek şekilde belirlenmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısının 07/08/2024 tarihindeki kazası nedeniyle sigortalısına ödediği bedelin TTK 1472 maddesi gereğince rücuen tazminat amacıyla davalılar aleyhine başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kazaya karışan her iki aracın kamyon olduğu ve ticari amaç ile kullanıldığı anlaşılmakla davaya bakmaya mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Usulüne uygun dayanılan delillerden; davaya konu aracın hasar dosyası ve poliçe örneği, davaya konu araca yapılan ödemeye ilişkin dekont, davaya konu icra takip dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya kapsamı olayda kusur durumu, rücuen tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı yönünden rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 10/12/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalı ...'nın maliki olduğu ... plakalı Kamyon sürücüsü davalı ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c, 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacı ...Sigorta A.Ş.ne Kasko sigortalı ...plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olacağı,Aracın hasarlı haldeki değeri hususunda ise teklifler alınmış olup, en yüksek değerin 536.510,00 TL olduğu anlaşılmakla, davacıya Kasko sigortalı ... durumdndaki ...plakalı araç hasar giderim tutarının; (1.000.000,00 TL — 536.510,00 TL) ” 463.4B0,00 TL olduğu anlasıldığı , davacıya kasko sigortalı ...plakalı aracın ... durumunda tutarının da 463.490,00 TL olacağı, bu bedelin de 200.000,00 TL'sinin davalıya ait aracın ZMMS ile sigortalı olduğu, şirket tarafından davacıya ödendiği anlaşılmakla, davacının davalılardan rücu bakiye asıl alacak talebinin 263.490,00 TL olacağı, davacı sigorta şirketi tarafından rücuya tabi bakiye 263.490,00 TL asıl alacak yönünden 16.09.2024 tarihinden ödeme emrinin düzenlendiği 05.02.2025 tarihitle kadar talep edilebilecek yasal faiz miktarının 24.602,03 TL olarak hesaplandığı, icra takibinde 24.4828,77 TL geçmiş gün faizi talep edilmiş olduğundan bağlılık ilkesi uyarınca talep edilebilecek geçmiş gün faizinin 24.428,77 TL olarak kabul edilmek suretiyle, davacı sigorta şirketi tarafından davalılardan talep edilebilecek alacak miktarının (icra takibinde belirtildiği hali ile - 263.490,00 TL asıl alacak ve 24.428,77 TL yasal faizi olmak üzere) 263.490,00 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Davacı yanın 11/04/2025 tarihli dilekçesi ile söz konusu kazaya ilişkin açılan 2024 K 63080 nolu hasar dosyası kapsamında 200.000TL rücuen tahsilat yapıldığına dair bilgi verilmiş ve ilgili mahsup fişi gönderilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. maddesinde "Sigorta Sözleşmesi" tanımlanmıştır. Buna göre; "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin; ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da ha gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde yükümlendiği sözleşmedir.” TTK'nun 1409. maddesi gereğince; Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Kasko sigortası niteliği itibari ile mal/zarar sigortaları türünden olan karma bir sigorta sözleşmesi olarak tanımlanmakta olup, zarar sigortası olduğundan sebepsiz zenginleşme yasağı kuralı gereğince sigortacı ancak geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmasi sonucu oluşan gerçek zarar miktarından poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumludur. Gerçek zarar miktarının belirlenmesinde poliçede yer alan genel ve özel şartlardaki hükümler de dikkate alınması gerekmektedir. TTK 1472 maddesinde; " Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmüne, yine 2918 Sayılı KTK'nın 85. maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 07/08/2024 tarihinde e meydana gelen kazada, mahkememizce gerekçesi ve hesaplama yöntemi hükme esa alının bilirkişi heyeti raporuna göre ; davalı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada aldırılan rapora göre ,davalı ...'nın maliki olduğu ... plakalı sürücüsü ...'nun olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, bu durumun kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu,dava dışı sigotalı Ali Koçman tarafından davacı sigorta şirketine 1.000.000.000 TL ödeme nedeniyle mutabık oldıklarına ve davacı sigorta şirketinin ibra edildiğine dair belgelerin sunulmuş olduğu, dava konusu aracın kaza tarihi itibari aracın ... durumunda tutarının da 463.490,00 TL olacağı, bu bedelin de 200.000,00 TL'sinin davalıya ait aracın ZMMS ile sigortalı olduğu şirket tarafından davacıya ödendiği, davacı yanca sigortalısına yapılan ödemenini kasko sigorta poliçesi kapsamı içinde kaldığı anlaşılmakla, davacının davalılardan rücu bakiye asıl alacak talebinin 263.490,00 TL olacağı, davacı sigorta şirketi tarafından rücuya tabi bakiye 263.490,00 TL asıl alacak yönünden 16.09.2024 tarihinden ödeme emrinin düzenlendiği 05.02.2025 tarihitle kadar talep edilebilecek yasal faiz miktarının 24.602,03 TL olarak hesaplandığı, icra takibinde 24.4828,77 TL geçmiş gün faizi talep edilmiş olduğundan bağlılık ilkesi uyarınca talep edilebilecek geçmiş gün faizinin 24.428,77 TL olarak kabul edilmek suretiyle, davacı sigorta şirketi tarafından davalılardan talep edilebilecek alacak miktarının (icra takibinde belirtildiği hali ile - 263.490,00 TL asıl alacak ve 24.428,77 TL yasal faizi olmak üzere) 287.918,77 TL olarak hesaplandığı ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul edildiğinden, rücu davalarında ödeme ile faizin başlayacağı ,ayrıca davalıların ihtar ile temerrüte düşürülmesine gerek olmadığı anlaşılarak 16/09/2024 ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar 24.602,03 TL İşlemiş yasal faiz tutarı bulunduğu, ,talep edilen faiz miktarının hesaplanan faiz miktarı içinde kaldığı anlaşılarak ,davanın kabulüne, davalıların Polatlı İcra Müdürlüğünün 2025/386 esas sayılı dosyasındaki icra takibine yapmış oldukları itirazların iptaline takibin kaldığı yerden aynı şekilde devamına, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; 2-Davalıların Polatlı İcra Müdürlüğünün 2025/386 esas sayılı dosyasındaki icra takibine yapmış oldukları itirazların iptaline takibin kaldığı yerden aynı şekilde devamına, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 19.667,73 TL harçtan peşin alınan 3.477,35 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 16.190,38 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 46.067,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi masrafı, 765,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvurma harcı toplamı olan 11.380,4 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 3.477,35 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalıların yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına , 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2026