İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/502 E. 2026/824 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/502
- Karar No
- 2026/824
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/502 Esas KARAR NO : 2026/824
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu dava, müvekkil sigorta şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen tazminata ilişkin olduğunu, söz konusu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, bilindiği üzere yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu durumlarda kesin yetki söz konusu olduğunu, kesin yetki olmayan durumlarda takibin yapıldığı yer yetkisine borçlu tarafından usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulmadığı takdirde takibin yapıldığı yer icra müdürlüğü yetkili hale geleceğini, işbu itirazın iptaline konu icra dosyasına borçlu tarafından yapılan borca itirazda icra müdürlüğünün yetkisine usulüne uygun şekilde itiraz edilmediği için yetki kesinleşmiş ve takibin yapıldığı ... İcra Daireleri yetkili hale geldiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı ... adına, ... plakalı araç için, ... nolu Kaskolay Hususi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 02/07/2021 tarihinde, ... plakalı aracın kusuru ile meydana gelen trafik kazasında, sigortalı ... plakalı araç hasara uğramıştır. İşbu kazada ... plakalı araç %100 kusurludur. Bu husus taraflarca anlaşmalı olarak tutulan kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı araçta oluşan hasar dolayısıyla eksper incelemesi neticesinde sigortalısına 905,06 TL hasar ödemesi yapıldığını, (Parça tedarik faturasına istinaden) TTK'nin 1472.maddesi gereği müvekkil şirket, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın sorumluluk sigortacısı olup işbu kaza neticesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, rücu alacaklarının tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibi durduğunu, davalı tarafın ödemek zorunda olduğu borcunu, hiçbir delil ve haklı gerekçe olmaksızın inkar ettiğini, yukarıda açıklanan sebeplerle itiraza uğrayan alacağımız için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, icra takibinden önce davalıya rücu bildirimi yapılmış olduğunu, davalıya borç tutarı bildirildiğini, icra takibinden evvel borç miktarının belirli hale gelmesi ve davalının icra takibinden evvel borçtan haberdar olması sebebiyle alacak likit olduğunu, alacak likit olduğundan ve davalı borca haksız olarak itiraz ettiğinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ekte yer alan emsal kararlarda icra inkar tazminatına hükmedildiğini, müvekkili sigorta şirketi hak sahibine ödeme yaptığı 23/09/2024 tarihi itibari ile faiz talep edebildiğini, yukarıda arz ve izah olunan ve re'sen takdir edilecek nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 02.07.2021 tarihinde müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile ... poliçesi bulunan ...ŞTİ mülkiyetindeki ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı yan işbu kaza nedeniyle araçta maddi hasar meydana geldiğini iddia etmiş ve ödediği tazminatın rücusunu talep etmiştir. İşbu huzurdaki davanın kabulü mümkün olmamakla birlikte yasal süresi içerisinde cevaplarımızı sunma zarureti hasıl olduğunu, davacının yaptığı ileri sürülen 905,06 TL’lik ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığına ve yapılmış ise zararın giderilmesi bakımından gerekli ve uygun olup olmadığına ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığını, mahkememizce verilen süre içerisinde ödeme dekontu dahi ibraz edilmediğini, bu durumda ödeme ispatlanamadığından TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartları oluşmamış olduğunu, davacının ispat yükünü yerine getirememesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete Karayolları Trafik Kanunu madde 97. Hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğu sigortalının kusuru oranında ve ... poliçe limitleriyle sınır olduğunu, huzurdaki davada müvekkili şirketin yapılan ödeme sebebi ile temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte olsa dahi hükmedilmeyecek faiz yasal faiz olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen ve mahkememizce resen dikkate alınacak sair nedenlerle fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davasının, itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyine ... 9.İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, davacı tarafından, kasko poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıdan tahsili talebinin yerinde olup olmadığı, varsa davacının davalıdan talep edebileceği rücuen tazminat bedelinin ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığa ilişkin bir adli trafik bilirkişisi ile otomotiv alanında uzman bir makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu kazada; ... plaka sayılı kamyonun dava dışı sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu, ... plaka sayılı otomobilin dava dışı sünücüsü ...'ın kusursuz olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, dava konusu ... plakalı Volkswagen marka ... tip 2013 Model aracın şasi numarasının ... ve kaza anında 76..350 kilometrede olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında sunulan ... Şti. tarafından hazırlanan 13.07.2021 tarihli ekspertiz raporunda dava konusu araçtaki hasarı gidermek için gerekli işçilik ve KDV dahil 4.445,06 TL bedelli parça ve işçilik bedelleri ile kazaya ait resimlerin karşılaştırılmasından hasarı yansıttığı ve kadri maruf sayılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekiline 09.09.2026 tarihli ara karar ile dava dışı sigortalıya yapılan ve dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden 905,06 TL tutarlı ödemeye ait ödeme belgesini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun olarak davacı vekiline ihtar edilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ödeme belgesinin incelenmesinde, tutarının 2.494.500,00 TL olduğu ve alacaklısının ... 22. İcra Dairesi olduğu, yapılan ödemenin dava dışı sigortalıya yapıldığına dair dekontta bir açıklama bulunmadığı, ayrıca dekontta icra takip numarasının da belirtilmediği görülmüştür. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E.,...K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas...Karar) Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ...tarih E. ... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı sigortalısına dava konusu icra takibine dayanak hasar ödemesini yaptığına dair belgeyi dosyaya sunmadığı, eş deyişle davacının dava dışı sigortalısına işbu davaya konu alacak yönünden halef olduğunu usulüne uygun olarak ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL maktu karar harcının peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.077,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır