Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1006 E. 2026/1422 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1006
- Karar No
- 2026/1422
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1006 KARAR NO : 2026/1422
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :.... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2026 NUMARASI : 2024/1162 2026/742
DAVACI : .... VEKİLİ : ....
DAVALI : .... VEKİLİ : ....
İHBAR OLUNANLAR : ....
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 13/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen anlaşmaya nazaran, davalı şirketin müvekkiline çeşitli tarihlerde çimento taleplerinde bulunduğunu söz konusu çimentoların davalı tarafa teslim edilmiş olmasına rağmen bakiye borcunun olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacağa konu çimentonun davalıya ait araçlara teslim edildiği ve gönderildiğini, faturalar toplamı 3.486.520,00 TL olup davalı borçlu tarafından ödemeler yapılmaması nedeniyle müvekkili şirketin faiz hariç fatura bedeli olan 3.486.520,00 TL alacağı kaldığını, faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği ancak süre içinde itiraz edilmemesi rağmen ödeme yapılmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde yapılan ödemelerin, borcun ne kadar olduğunun ortaya çıkaracağını beyanla davalının itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili 01/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile .... isimli kişi aracılığıyla irtibat kurduğunu ve tüm ticarette ve ödemelerde .... isimli kişi ile görüşüldüğünü, müvekkili ile olan ticaretin tamamının davacı şirket yetkilisi ve temsilcisi olan.... ile yürütüldüğünü, söz konusu malların teslim edilmediğini, müvekkilce davacıya fazladan ödeme yapıldığını, müvekkili davacı firmadan mal teslim edilmemesi sebebiyle alacaklı olduğu gibi şirketin kaşesini elinde bulunduran ve davacı şirket temsilcisi gibi hareket eden .... isimli kişiye 04/06/2024 tarihli tahsilat makbuzu ile çeklerin bedellerin ödendiğini, yine 07/06/2024 tarihli tahsilat makbuzu ile ödeme yapıldığını, söz konusu çeklerin .... tarafından davacı ....cirosu ile bankadan tahsil edilmiş olmasına rağmen davacı tarafın .... hakkında şikayetçi olmayarak danışıklı iş yaptığını açıkça ortaya koyduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; "1-Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında çimento alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacının takip dayanağı faturalar konusu çimentoyu davalıya teslim ettiğini, davalının ise bakiye borcunu ödemediği ileri sürülerek davalı hakkında ilamsız takip yapılmış, davalının ise takibe itirazı sebebiyle itirazın iptali için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2-Samsun İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasının dayanağı 13 adet muhtelif bedelli faturalar olup davacı fatura konusu çimentonun teslim edildiğini, bir kısım bedelin ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı ise hem malların teslim edilmediğini, hem de fazla ödeme yaptığını savunmaktadır. Bu halde öncelikle davacı takip talebi dayanağı fatura konusu emtiayı davalıya teslim ettiğini bu şekilde ücreti hak kazandığını, HMK 200 vd.maddeleri gereği yazılı/kesin delillerle ispat etmelidir. 3-Dosya kapsamından takip konusu fatura dayanağı emtianın davalıya teslim edildiğine dair yazılı delil bulunmamaktadır. Bununla birlikte tarafların delileri arasında ticari defter kayıtları bulunmaktadır. HMK 222/1.maddesine göre ticari defterler taraflar talebi üzerine veya mahkemece resen ibrazına karar verilebilir. Davacı taraf teslim vakıasını ticari defter kayıtlarıyla ispat edebileceğinden fatura tarihlerine göre tarafların 2024 yılı ticari defterleri ibraz ettirilmiştir. 4-Tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmış, 02/06/2025 tarihli rapor düzenlenmiştir. Raporda tarafların 2024 yılı ticari defterlerin yasal mevzuata uygun tutulduğu, noter açılış kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. HMK 222/3.maddesi gereği ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için ayrıca diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş, ticari defterlerdeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet ve diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. 5-02/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının davalıya düzenlediği faturalar toplamı 7.189.110,00 TL olarak davacı defterinde kayıtlı iken davalı defterlerinde kayıtlı fatura toplamı 6.077.070,00 TL 'dir. Fark ise davacı defterine kayıtlı olmasına rağmen davalının iade / red etmesi sebebiyle defterine kaydetmediği 20/06/2024 tarihli ...061 nolu 452.160,00 TL bedelli ve 22/06/2024 tarihli ...062 nolu 659.880,00 TL bedelli fatura toplamından kaynaklanmaktadır. Esasen işbu faturalar takip dayanağı faturalar arasında bulunmamakta yani dava konusu değildir. Takip konusu faturalardan 379.000,00 TL olan fatura ise her iki taraf defterinde 468.000,00 TL olarak kayıtlı ...026 nolu fatura olup ödenmeyen kısmı takip konusu yapılmıştır. 6-Böylece takip dayanağı 13 adet faturanın toplam bedelinin 3.486.520,00 TL olduğu, her iki tarafın ticari defterine kayıtlı olduğu, bu şekilde fatura konusu emtiaların davalı tarafa teslim edildiğinin karine olarak ispatlandığı ticari ilişki kapsamında takip konusu olmayan ...061 ve ...062 nolu faturalar dışında tüm fatura bedelinin ise 6.077.070,00 TL olarak taraf defterlerinde kayıtlı olup birbirini doğruladığı anlaşılmaktadır. 7-Takip dayanağı faturalar davalı defterinde kayıtlı olması sebebiyle içeriği emtianın teslim edildiğine karine oluşturur. Bundan sonra davalının ödemeyi HMK 200. maddesi gereği yazılı/kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Ödeme zımmında bir kısım dekontlar sunulmuş ve davacı tarafa çek teslim edildiği ileri sürülmüştür. Ancak yapılan ödemeler faturalar karşılığı şeklinde yapılmadığından tüm ticari ilişki kapsamında yapılan ödemelerin tespit edilmesi gerekmektedir. 8-02/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre tüm ticari ilişki kapsamında davalının ödemesi(çekler dahil) 5.984.000,00 TL'dir. Davalı vekili 11/06/2025 tarihli dilekçesi ekinde ödeme dekontları sunmuş olup toplamı 2.684.110,80 TL'dir. Davalı şirket işlerini vekaleten yürüten ve yetkili olduğu bu şekilde anlaşılan ihbar olunan ....'da duruşmadaki beyanında yaklaşık 2.400.000,00 TL'nin ödendiğini kabul etmiştir. Böylece davalının ticari defter kayıtlarıyla doğrulanan banka dekontları ve şirket işlerini yürüten yetkilinin beyanları birlikte değerlendirildiğinde 2.684.110,00 TL ödemenin sabit olduğu kabul edilmiştir. 9-Davalı taraf bir kısım ödemeleri ise davacı şirket yetkilisine teslim ettiğini ileri sürdüğü çeklerle yaptığını bildirmiştir. Nitekim 07/06/2024 ve 04/06/2024 tarihli toplam 5 adet 3.300.000,00 TL bedelli çeklerin davacı şirkete teslim edildiğine dair tahsilat makbuzunun düzenlendiği anlaşılmaktadır. ..... tarafından verilen 01/11/2024 tarihli cevabi yazıya göre söz konusu çekleri ihbar olunan .... çeşitli bankalara ibraz etmiş, çek bedelleri tahsil edilmiştir. İhbar olunan bu kişi duruşmada çekleri kendisinin aldığını ve tahsil ederek davalı şirket yetkilisine kendi ticari ilişki kapsamında teslim ettiğini, 2 tanesini ise ciro ettiğini, çeklerin davacı tarafa ulaşmadığını, davacı şirket kaşesini kendisinin vurup imzaladığını beyan etmiştir. Davalı şirket yetkilisinin eşi olup şirket işlerini vekaleten yürüttüğünü bildiren ihbar olunan .... ise çeklerin şirkete ulaşmadığını ciro ve tahsil edilmediğini, imzaların kendisine ve şirket yetkilisi eşine ait olmadığını, tahsil eden ....'nun şirketle ilgisinin bulunmadığını bildirmiş, ticari sicil kayıtlarına göre şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ....'da çek arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, şirket işlerini vekaleten eşinin yürüttüğünü bildirmiştir. 10-Çeklerin arkasındaki davacı şirket adına atılan imzaların incelenmesi yönünde gerekli imza örnekleri toplanmış, şirket yetkilisi ve şirket adına işlem yapan yetkilinin eşi ....'ın imza örnekleri alınmış, Adli Tıp Kurum Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 19/01/2026 tarihinde düzenlenen raporda birinci cirodaki imzaların .... eli ürü olmadığı kesin olarak bildirilmiştir. Rapor kullanılan aletlerin ve yöntemin gösterilmesi, çeklerin keşide tarihi öncesine ait asıl imzalar ve duruşmada alınan imzalarla mukayese sonucu düzenlenmesi sebebiyle yasal ve yeterli görülmüştür. Esasen Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının .... hazırlık dosyasında alınan uzmanlık raporunda da aynı sonuca ulaşıldığı görülmektedir. 11-Ticaret sicil kayıtlarından davalı şirket yetkilisinin .... olduğu, çekleri teslim alan ....'nun şirket yetkilisi ortağı, yöneticisi olmadığı tespit edilmiştir. 12-Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas .... karar sayılı dosyasında ihbar olunan .... sahtecilik eylemi sebebiyle cezalandırılmış, kararın kesinleşmediği görülmüştür. 13-Davalı vekiline çeklerle yapılan ödemeler yönünden yemin delili hatırlatılmış, yemin deliline dayanılmayacağı yazılı olarak bildirilmiş, duruşmada da tekrar edilmiştir. 14-Böylece toplanan tüm delillerden davalı tarafın 5 adet çeki ihbar olunan ....'na teslim ettiği, çek bedellerini bu kişinin tahsil ettiği, çek arkasındaki davacı şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisi ve vekaleten iş yapan yetkilinin eşine ait olmadığı, kaşeyi ....'nun vurduğu ve imzaladığı ancak davacı şirketin yetkilisi, ortağı olmadığı çek tahsil yetkisinin bulunmadığı, çeklerin davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, tahsil kaydının bulunmadığı yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla çeklerle ödeme yapıldığı iddiasının yasal/kesin delillerle ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. 15-Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ....esas .... karar sayılı dosyasında ihbar olunan ....sahtecilik eylemi sebebiyle cezalandırılmış olup kararın kesinleşmesi beklenmemiştir. Zira TBK 74.maddesi gereği beraat ve mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlamamaktadır. Ancak tespit edilen maddi vakıalar bağlayıcıdır. Bu kapsamda ispat yükü yani ödeme iddiasının ispatı davalı tarafa ait olup yazılı/kesin delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Ceza dosyasında davalı taraf lehine maddi vakıa tespiti bulunmadığı gibi ....'nun beyanları davalıyı doğrulamamıştır. 16-Böylece taraflar arasında ticari ilişki kapsamında ihtilafsız olan her iki ticari defterine kayıtlı fatura toplamı 6.077.070,00 TL olduğu, davalının ispat edilen ödeme toplamı 2.684.110,80 TL olmakla kalan 3.392.959,20 TL yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Takip tarihi öncesi temerrüt gerçekleştiğine dair delil bulunmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Taraflar tacir olmakla asıl alacağa takip tarihi sonrası avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Asıl alacak faturaya dayalı olup likit kabul edildiğinden % 20 si oranında icra inkar tazminatı hükmedilmiş, reddedilen kısım yönünden haksızlık mevcut ise de kötü niyete ilişkin yeterli delil bulunmadığından kötüniyet tazminat talebi yerinde görülmemiştir." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, fatura düzenlenmesi ve ticari deftere kaydedilmesinin, malın teslim edildiğinin ispata yeterli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, dosyada imzalı sevk irsaliyesinin bulunmadığını, dosyadaki irsaliyeler .... firmaları tarafından davacı adına hazırlanmış olup, müvekkili şirketin imzasını da taşımadığını, davacı şirket ile.... arasındaki organik bağ ve danışıklı işlemlerin yerel mahkemece göz ardı edildiğini, dava dışı üçüncü bir kişiye de benzer davranışta bulunulmasının da haklılıklarını ortaya koyduğunu, davacının ticari defterlerinin gerçeği yansıtmadığını ve delil vasfı taşımadığını gösterdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davalı, dava ve takip konusu faturaya süresinde itiraz etmemiş ve faturayı da ticarî defterlerine kaydetmişse mal ve hizmetlerin kendisine teslim edildiğini kabul etmiştir. Davacı, alacağının varlığını kanıtlama yükümlülüğünden kurtulmuş olur, fatura bedelinin esas alınması gerekir. Bu durumda davalı, borcu ödediğini kanıtlamakla yükümlü hâle gelir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı,Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... esas, .... karar sayılı ilamı) Dosya kapsamı, istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasında çimento satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, iki tarafın ticari defterine kayıtlı fatura toplamı 6.077.070,00 TL olduğu, dolayısı ile 6.077.070,00 TL bedelli faturaya konu malın teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlandığı, ödeme iddiasının ise davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davalı tarafça ispat edilen ödeme miktarının 2.684.110,80 TL olduğu, davalının bakiye 3.392.959,20 TL'lik kısma yönelik ödeme iddiasını ispat edemediği, davalı taraf ödemelerin bir kısmını çek ile yaptığını belirtmiş ise de, ATK raporu ve kriminal raporu da değerlendirildiğinde çekler arkasındaki davacı şirket adına atılan imzanın davacı şirket yetkilisi ve vekaleten iş yapan yetkilinin eşine ait olmadığı, kaşeyi ....'nun vurduğu ve imzaladığı ancak davacı şirketin yetkilisi, ortağı olmadığı çek tahsil yetkisinin bulunmadığı, çeklerin davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, tahsil kaydının bulunmadığı yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, davalının çeklerle ödeme yapıldığı iddiasının yasal/kesin delillerle ispatlayamadığına yönelik mahkeme gerekçesinde de isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2.Davalı taraftan alınması gerekli 231.773,04 TL istinaf karar harcından peşin alınan 57.944,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 173.829,04 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/09/2026
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 21/09/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!