İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/948 E. 2026/659 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/948
- Karar No
- 2026/659
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/948 Esas KARAR NO : 2026/659
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkil şirket tarafından keşide edilen ... T.A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı, 29/10/2024 keşide tarihli ve 400.000,00 Türk Lirası bedelli çekin davalı ... tarafından ne şekilde elde edildiğinin bilinmediğini, müvekkilin söz konusu çekten ... 23. İcra Dairesi'nin ... ESAS sayılı icra takip dosyası ve ... 28. Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dava dosyaları ile haberdar olduğunu, tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen çekin müvekkile teslim edilmediğini, çek karşılığında davalı tarafından herhangi bir mal veya hizmet alınmadığını, çekin iade edilmediği gibi ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkil ile davalı arasında çek bakımından hiçbir mal ve hizmet karşılığı alacaklı veya borçlu ilişkisi bulunmadığını, davalıların sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığının görüleceğini, davanın menfi tespit talebini içermesi nedeniyle 01.11.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun uyarınca ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ve yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalıların hukuka aykırı şekilde elde ettiği çek ve ... 23. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyası bakımından müvekkil şirketin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalıların elinde bulundurduğu söz konusu çek ve ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyası yönünden müvekkil firmanın davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafından açılan menfi tespit davasının zamanaşımı süresi bakımından incelenmesi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 814. maddesi uyarınca çekte üç yıllık zamanaşımı süresinin ibraz süresinin bitimiyle başladığını, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket ... A.Ş. 'nin dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, davacının çekin temlikine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, basiretli bir tacir olan davacının çek iptali veya suç duyurusu gibi herhangi bir hukuki yola başvurmadığını, müvekkil şirketin 6361 sayılı Kanun uyarınca faaliyet gösteren bir faktoring şirketi olduğunu, faturalandırılmış alacakları temlik alırken ciro silsilesini ve fatura sıhhatini kontrol ettiğini, elektronik faturaların Finansal Kurumlar Birliği Merkezi Fatura Kayıt Sistemi üzerinden teyit edildiğini, dava konusu çekin faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu ve fatura ile usulüne uygun devralındığını, müvekkil şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının somut delillerden yoksun olduğunu, çekin bedelsiz olduğu iddiasının 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince iyi niyetli yasal hamil olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkil şirketin temlik öncesinde gerekli istihbarat ve mali analiz çalışmalarını yaptığını, davacı ile yapılan telefon görüşmelerinde çekin davacı tarafından düzenlendiğinin ve dayanak ticari ilişkinin varlığının teyit edildiğini, bu görüşmelerin ses kaydına alındığını ve kesin delil niteliğinde olduğunu, müvekkilin üzerine düşen tüm yasal yükümlülükleri yerine getirdiğini belirterek davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı, kambiyo senedinden kaynaklanan borçtan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davacı, keşidecisi olduğu ... T.A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 29/10/2024 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli çek ile bu çeke dayalı olarak başlatılan ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Menfi tespit davası, davacının davalıya borçlu olmadığının, başka bir anlatımla davalının davacıdan alacaklı olmadığının tespitine yöneliktir. Bu davada taraflar ve ispat yükü yer değiştirmiş değildir; borcun varlığını ileri süren alacaklı davalı, alacağının dayanağını ispatla yükümlü ise de, alacak kambiyo senedine dayandığında senet, kural olarak borç ikrarını ve bedelin alındığını içerdiğinden, senedin bedelsiz olduğunu veya borcun doğmadığını ispat yükü, bunu ileri süren keşideci davacıya aittir. Mahkememizin 27/01/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında, dosyanın SMMM bilirkişisine tevdi edilerek tarafların defter kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, bilirkişi ücreti olarak 10.000,00 TL takdir edilmiş ve eksik delil avansı olan 8.000,00 TL'nin davacı vekili tarafından yatırılması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, aksi takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağı davacı vekiline ihtar edilmiştir. Davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı ve bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Davacının dava konusu çekin keşidecisi olduğu, çekin davalı... A.Ş. tarafından temlik alındığı ve çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığı hususları dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlık; davanın süresinde açılıp açılmadığı, davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğunu veya çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat edip edemediği, bedelsizlik def'inin hamil faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği ve İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Çek, TTK'nın 780 vd. maddelerinde düzenlenen, soyut nitelikte bir kambiyo senedidir. Kambiyo senedi, kural olarak keşidecinin bedel karşılığında borçlandığını gösterir. Bu nedenle çekin keşidecisi olduğunu kabul eden davacı, çekin bedelsiz kaldığını, temel ilişkinin hiç doğmadığını veya sona erdiğini ya da çekin rızası dışında elinden çıktığını ispatlamakla yükümlüdür. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince (HMK m.200 ve 201) bedelsizlik iddiasının yazılı delille veya kesin delil niteliğindeki ticari defter kayıtları gibi delillerle ispatı gerekir. Davacı, iddiasını esas olarak müvekkilinin ve davalıların ticari defter kayıtları ile bu kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesine dayandırmıştır. HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi yapmayan taraf, o işlemi yapma hakkını kaybeder. Davacı, dava konusu çekin davalı ... tarafından ne şekilde elde edildiğini bilmediğini ileri sürmüş ise de TTK'nın 792. maddesi uyarınca, çek herhangi bir surette zilyedinin elinden çıkmış olsa bile, ciro zinciri düzgün olan ve çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmemiş hamil, çeki geri vermekle yükümlü değildir. TTK'nın 818/1-m maddesi yollamasıyla çek hakkında da uygulanan 687. maddesi uyarınca, kambiyo senedi ile takip edilen kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biri ile kendi arasındaki doğrudan doğruya kişisel ilişkilere dayanan def'ileri hamile karşı ileri süremez; meğer ki hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesinde de, kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde aynı kural tekrarlanmıştır. Davalı ... A.Ş., çeki diğer davalı ile akdettiği faktoring sözleşmesi kapsamında, faturaya dayanan alacağın temliki ile birlikte ciro yoluyla iktisap ettiğini ileri sürmüş, buna ilişkin faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu, ödeme araçları tevdi bordrosu ve faturayı dosyaya sunmuştur. Davacı ile davalı ...A.Ş. arasında doğrudan bir temel ilişki bulunmadığından, davacının bedelsizlik def'i, davacı ile lehtar davalı ... arasındaki kişisel ilişkiye dayanmaktadır. Bu def'in hamil faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi için, faktoring şirketinin çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğinin ispatı gerekir. Dosya kapsamında davalı faktoring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap ettiğine, temlikin muvazaalı olduğuna veya faktoring şirketinin temel ilişkideki sorundan haberdar olduğuna dair delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ..., dava konusu çekin lehtarı olup davacı ile arasında temel ilişkinin tarafıdır. Bu davalı yönünden kişisel def'ilerin ileri sürülmesine engel bulunmamakla birlikte, bedelsizlik iddiasının ispat yükü yine davacı üzerindedir. Davacı, yukarıda açıklandığı üzere bu davalı yönünden de çekin bedelsiz kaldığını ispatlayabilecek ticari defter kayıtlarını sunmamış ve bilirkişi incelemesi için gerekli avansı yatırmamıştır. Davalı ...A.Ş. vekili, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca, takipten önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve dava reddedilmişse ya da takipten sonra açılan davada ihtiyati tedbir yoluyla icra takibi durdurulmuş ve dava reddedilmişse, alacaklının alacağını geç almasından doğan zararı karşılamak üzere davacı, alacaklı yararına tazminata mahkûm edilir. Somut olayda yasal koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğunu veya rızası dışında elinden çıktığını ispat edemediği, kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve delil avansını yatırmadığından bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, hamil davalı faktoring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin de ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine, İİK'nın 72/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 683,10 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 48,90 TL'nin Davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 40.000,00-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin Davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."