Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/10535 E. 2026/7982 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10535
Karar No
2026/7982
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/294 Değişik İş, 2025/315 Karar SAYISI : 2025/İHK-17616 SAYISI : K-2024/497043

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davalı ...Ş. vekili Av....geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.07.2026 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait, davalıya yangın paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan ....'da bulunan atmosfer kontrollü soğuk hava deposunun 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen deprem sonucunda büyük hasar görerek atmosfer kontrolü özelliği ile buna bağlı olarak soğuk hava deposu niteliğini kaybettiğini, burada depolanan 190.000 kg nar ile 85.000 kg ayvanın bozulduğunu, çöp kamyonlarıyla çöp toplama merkezine götürüldüğünü, davalıdan ihtirazi kayıt ile toplam 502.861,64 TL ödeme aldıklarını, soğuk hava deposu binasında, makinelerinde, ekipmanlarında, depolanan ayva ve narlarda oluşan zararın daha fazla olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL sigorta tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt tarihine kadar %50 enflasyon klozu ile birlikte hesaplanmasını, temerrüt tarihinden ödeme gününe kadar kamu bankalarının ticari kredilere uyguladığı faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 9.604,600 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 15.11.2023 tarihinde 435.610,97 TL makine ve 67.270,67 TL bina teminatından olmak üzere toplam 502.881,64 TL ödendiğini, 24.10.2023 tarihli ibraname ve ödeme nedeniyle davalının sorumluluğunun kalmadığını, dava ileride ıslah edilirse 2 yıllık süre geçerse zamanaşımının dolacağını, sağlıklı yargılama yapılması için uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, riziko sonucu ziyan olduğu iddia edilen nar ve ayvaların başvuru sahibine ait olup olmadığının ispat edilemediğini, emtea 3. şahıslara ait ise zararlarının başvuru sahibinden talep edilip edilmediğinin ispatı gerektiğini, rizikonun deprem nedeniyle değil, elektrik kesintisi nedeniyle gerçekleştiğini, bunun bir netice hasarı olduğunu, poliçedeki iletim ve dağıtım hatları istisna klozunda netice hasarının teminat dışı bırakıldığını, soğuk hava deposundaki izolasyonun yeterli olmadığını, bu nedenle hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının sunduğu eksper raporunda zararın fahiş belirlendiğini, temerrüdün geçekleşmediğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 9.604,600 TL'nin 24.10.2023 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kendilerine 26.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ancak 01.10.2024 tarihine kadar itiraz süresi tanındığını, HMK'nın 281/1. maddesine göre itiraz süresinin 2 iş günü değil, 2 hafta olduğunu, hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin, hakimin vereceği hüküm sonucunu bağlar şekilde usuli kazanılmış hak doğurmayacağını, bilirkişi olarak hukukçu olması dışında uzmanlığı bulunmayan sigorta hukuku uzmanı bilirkişiden rapor alınmasının HMK'nın 266/son fıkrası hükmüne aykırı olduğunu, sigorta uzmanı/sigortacı bir akademisyen bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, yalnızca 3772 sayılı parseldeki 12 78... alana oturan soğuk hava deposu için tanzim edilen ilgili poliçedeki bina deprem ve muhteviyat deprem teminatlarının sanki başvurana ait bütün yapıların oturduğu 37 71... sayılı parselde bulunan ve içlerinde idari binalar, fabrika binaları, mescit, personel binaları ve sair depo binalarının da bulunduğu tüm tesise teşmil edilerek poliçe teminatı kapsamında olmayan yapılar da sanki sigortalı imiş gibi kabul edilip hesaplama yapılarak davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olunduğunu, bina-deprem teminatı ile muhteviyat-deprem teminatlarının hatalı şekilde tek bir teminat gibi değerlendirildiğini, müvekkilinin eksper raporunda eksik sigorta, müşterek sigorta, muafiyet klozu ve enflasyon açıklamasına göre kısmi hasarlı soğuk hava deposu için bina teminat bedelinden 67.270,67 TL, azot jeneratörü, atmosfer kontrollü sistem, kartların yenilenmesi, 8 adet nemlendirici için makine teminat bedelinden 435.610,97 TL ödendiğini, teknik firma tarafından soğutucu makine grubunda bir kısım hasar oluştuğu ve bunun tamir ve bakımla giderilebileceği tespit edilerek ilgili makine grubunda hasarın 124.740 € olup firmanın hasarı gidermeyi teklif ettiğini ancak başvuran tarafından aynı firmadan daha sonra yenileme fiyat teklifi talebi doğrultusunda alınan sistem komple yenileme fiyat teklifine göre ise hasarın 598.743,60 € olduğunu, hakem heyetince teknik dayanağı olmayan bu rapora göre karar verildiğini, söz konusu hasarların ilgili poliçe teminatı kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinin ancak adli yargı mercileri nezdinde ilgili soğuk hava deposunda bilirkişi katılımı ile yaptırılacak keşif, varsa dinlenecek tanık ve teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenebilecek olması sebebiyle el çekme kararı verilmesi gerektiğini, riziko sonucu ziyan olduğu iddia edilen nar ve ayvalar bakımından davacının tazminat talebinde bulunabilmesi için aktif husumet ehliyetini ispatlaması gerektiğini, bilirkişi raporunda depremden bir yıl sonra 07.02.2024 tarihinde yapılan keşifle tek taraflı talep sonucu alınan hasar tespit bilirkişi raporundaki verilerin peşinen doğru kabul edildiğini, birinci ve ikinci bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunduğunu, çelişkiyi giderici yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, soğuk hava deposunda bir çökme, yıkılma meydana gelmediğini, iletim hatlarının kopmasından dolayı yaşanan elektrik kesintisi sebebiyle soğuk hava sisteminin çalışamamasına bağlı olarak söz konusu meyvelerin doğal sebeplerle bozulması şeklinde ve netice hasarı suretiyle gerçekleştiğini, poliçede netice hasarının teminat dışı olduğunu, ilgili emtia hasarının soğuk hava deposundaki izolasyon yetersizliği sebebiyle de poliçe genel ve özel şartları kapsamında teminat dışı olduğunu, davacı TTK ve Genel Şartlardaki yükümlülüklere aykırı olarak hasarı ve hasarın sebebini tetkik imkanını ortadan kaldıracak şekilde ilgili emtiayı çöpe attırıp imha ettiğinden, hasarın ve zararın gerçek sebep ve mahiyetinin tespitine imkan bulamayan davalının emtia hasarından sorumlu olmayacağını, yalnızca kısmi lekelenme hasarı oluşup ticari değerini tamamen kaybetmeyen ve usule uygun şekilde ihbar yapılıp hasar ekspertizine imkan tanınması durumunda her halükarda meyve suyu fabrikalarına ya da en azından yem fabrikalarına gönderilip küspe olarak dahi sovtaj değerlendirmesine konu edilebilecek olan meyve emtiasını davacının çöpe atarak zayi ettiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretinin uygulanması gerektiğini belirterek ve resen dikkate alınacak sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; deprem nedeniyle yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan bakiye tazminat istemine ilişkindir. 1. Taraflar arasında düzenlenen geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesi ve tüm dosya kapsamından "......../Hatay" adresinin riziko adresi olarak gösterildiği, bu adresin davacı şirkete ait 3772 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan soğuk hava deposuna ait olduğu, söz konusu soğuk hava deposunun 1000 m²'lik kısmının deprem rizikosuna karşı sigortalandığı ve 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle hasar gördüğü anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 26.09.2024 tarihli heyet bilirkişi raporunda, sigorta teminatı kapsamında bulunmayan, davacıya ait 3771 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapıların da tazminat hesabına dâhil edildiği görülmektedir. Oysa, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup sigortacının sorumluluğu poliçede teminat altına alınan riziko ve sigortalı menfaat ile sınırlıdır. Bu durumda poliçe teminatı kapsamı dışında kalan 3771 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapılara ilişkin zararın tazminat hesabına dâhil edilmesi doğru değildir. Ayrıca kabule göre de poliçede bina-deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı sigorta bedeli 3.100.000 TL, muhteviyat-deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı sigorta bedeli 5.150.000 TL olduğu halde, 3771 parsel ve 3772 parsel sayılı taşınmazlardaki binaların hasarının bina-deprem ve yanardağ püskürmesi sigorta teminatı yerine, belirtilen iki ayrı sigorta teminatı toplamı üzerinden belirlenmesi de doğru olmamıştır.

Poliçede makine kırılması (sabit makineler) teminatı 2.000.000 TL olup hükme esas alınan 26.09.2024 tarihli heyet bilirkişi raporunda makine hasarlarının makine kırılması (sabit makineler) teminatı kapsamında 1.568.000,00 TL, ayva ve narların da makine kırılması (makine kırılmasına bağlı ürün bozulması) teminatı kapsamında 1.568.000,00 TL olarak değerlendirildiği görülmektedir. Ayva ve narlar bakımından makine kırılması teminatının ikinci kez tüketilmesi doğru değildir. Ayrıca poliçenin 19. sayfasının son paragrafında yer alan deprem teminatı ile ilgili her bir hasarda, aynı sigortalıya ait ve aynı riziko adresindeki sigorta teminatının, bina (bina, sabit tesisat ve dekorasyon) ve muhteviyatı (emtia; makine, teçhizat, demirbaş ve diğer tesisat) veya birden fazla bina ve/veya muhteviyatı kapsaması halinde tenzili muafiyet uygulanacağına dair düzenlemesinde ayva ve narların muhteviyat teminatı kapsamında olduğu gözetilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Bu nedenle inşaat mühendisi, ziraat mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman akademisyenden oluşan bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan hususlarda denetime elverişli, gerekçeli bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/10535, K. 2026/7982, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-10535-e-2026-7982-k-7031ffa18f55