İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/447 E. 2026/654 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/447
- Karar No
- 2026/654
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/447 Esas KARAR NO :2026/654
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/06/2025 KARAR TARİHİ:15/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/01/2025 tarihinde müvekkili ... San.TİC.LTD.ŞTİ adına kayıtlı ... Sigorta’ye .../0 kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı aracın çarpması sonucu müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait araç ağır hasara uğramış olup pert-total işlemine tabi tutulduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davacı müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araçta oluşan hasara ilişkin olarak uzman bilirkişilerce hesaplanacak tutar doğrultusunda arttırılmak suretiyle ve alacak davamıza konu edilmek üzere fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK M.107 gereği belirsiz alacak şimdilik 1.000,00 TL bakiye hasar bedelinin (araç rayiç bedelinin) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın “belirsiz alacak” nevinde ikame edilmesi usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davada davacı tarafından maddi tazminata ilişkin dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını ve ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi açıkça usul ve yasaya aykırıdır. Bu yönüyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacıya ait ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde 06.12.2023 06.12.2024 tarihleri arasında, ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili Şirket arasında tüketici ilişkisi olduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri değil tüketici mahkemeleri olduğunu, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesini, davanın tüketici mahkemesinde ikame edilmemesi sebebiyle görevsizlik kararı verilmesine, davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesi sebebiyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, hasar miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: Poliçe, Hasar dosyası, kaza tespit tutanakları, ruhsat, sürücü belgesi, sigorta şirketine başvuru evrakı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesinde, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, yine sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, aynı yasanın 1429. Maddesinde ise sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekilince, müvekkili adına kayıtlı ve kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine kasko poliçesi kapsamında sigortalı ... plakalı aracın, 02/07/2024 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ağır hasara uğradığı, kaza sebebiyle uğranılan hasar bedelinden davalı sigortacının sorumlu olduğu, aracın pert addedilmesi ve buna göre ödeme yapılması gerektiği fakat sigorta şirketi tarafından yaptırılan eksper raporunda aracın onarılabilir durumda olduğu değerlendirilmesinin yapıldığı, bu tespitin hatalı olduğu ileri sürülerek hasar bedelinin tazmini talebinde bulunulmuştur. Davalı yan, davanın reddini dilemiştir. Mahkememizce aracın kazalı haline ilişkin fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu celp edilerek, aracın kaza nedeniyle pert olup olmadığının, onarımının münasip olup olmadığının ve davacının kazadan kaynaklı hasar nedeniyle talep edebileceği tazminat bedelinin tespiti için dosya makine mühendisi ve sigortacı bilirkişilerden mürekkep heyete tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 27/02/2026 tarihli raporunda özetle; "Kaza neticesinde davalı sigortacı tarafından aldırılan ekspertiz raporunda 327.059 km'de olan aracın piyasa değerinin 700.000,00-TL olduğunun, tüm hasarlı parçalarının parça kod numaraları da belirtilip yapılan iskonto sonrasında KDV hariç tutarının 153.901,66-TL olduğunun, işçilik giderlerinin yapılan iskonto sonrasında 34.850,00-TL olduğunun, böylece toplam onarım masrafının ekspertiz ücreti ile birlikte 193.327,78 TL olduğunun, aracın iskontosuz onarım bedelinin ise 239.461+41.000=280.461.00-TL olduğunun açıklandığı, -Dava konusu aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin tespiti için yapılan araştırmada, söz konusu aracın güncel satış fiyatı tekliflerinin ortalama 1.050.000,00-TL olduğunun tespit edildiği, kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine uyarlama yapıldığında ise aracın kaza tarihi itibariyle değerinin 793.000,00-TL olarak tespit edildiği, -Sigortacı tarafından aldırılan eksper raporundaki parça ve işçilik bedellerinin uygun olduğu ve buna göre aracın iskontosuz onarım bedeli 280.461,00-TL olduğundan, aracın onarım yoluna gidilmesinin pert olarak değerlendirilmesinden daha ekonomik olacağı, mevcut deliller kapsamında araç hasarı sebebiyle davacının zararının 280.461,00-TL olduğu, -Davacı tarafa ait ... plakalı vasıtanın davalı şirket nezdinde 06.12.2023 başlangıç-06.12.2024 bitiş tarihli ... sayılı poliçe ile kasko sigortasının mevcut olduğu, alınan eksper raporunda arıza kayıtları ile kazanın uyumlu olduğunun tespit edildiği ve kaza ile ilgili kanaatin olumlu olduğu hususlarının yer aldığı, buna göre meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu, -Sigorta şirketi ekspertiz raporunda hasar ihbar tarihinin 03.07.2024 olduğunun belirtildiği, o halde davalı şirketin TTK 1427/2 maddesi gereği ihbardan itibaren 45 gün sonunda 17.08.2024 tarihinde temerrüde düştüğü" mütalaa edilmiştir. Davacı vekilince 15/06/2026 tarihinde sunulan talep artırım dilekçesi ile talep sonucunun rapor doğrultusunda artırıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davacıya ait olan ve kaza tarihi olan 02/07/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine kasko poliçesi kapsamında sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde, yöntemine uygun, denetlenebilir, gerekçeli ve hükme esas almaya elverişli şekilde tanzim edilen bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere aracın hasar onarım bedelinin 280.461,00-TL miktarında olduğu, bununla birlikte raporda da değinildiği üzere aracın riziko tarihindeki değeri ile onarım masrafı mukayese edildiğinde aracın pert addedilmesinin ekonomik olmayacağı anlaşılmaktadır. Mahkememizce rapora itibar edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından bu kazadan kaynaklı hasar sebebiyle davacıya ödenen bir hasar bedeli mevcut olmadığı sabittir. Buna göre, meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu da gözetildiğinde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, TTK'nın 1427/2. maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 280.461,00-TL'nin 17/08/2024 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 19.158,29-TL ilam harcından, başlangıçta yatırılan 615,40-TL peşin ve 4.773,00-TL tamamlama harcın mahsubu ile eksik kalan 13.769,89-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL peşin ve 4.773,00-TL tamamlama harcı, 615,40-TL başvurma harcı, 175,00-TL vekalet harcı ve 16.145,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 22.323,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA