İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/75 E. 2026/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/75
Karar No
2026/494
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/75 Esas - 2026/494

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/75 Esas KARAR NO : 2026/494 .................. .......................... .............................. ...................................... .............................................. ...................................................... ............................................................ DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.03.2025 tarihinde, dava dışı sürücü ............'in ................. plaka sayılı aracı ile Sivas Caddesini takiben İldem istikametine doğru gittiği esnada davacı sürücü .......... sevk ve idaresindeki .............. plakalı motosikleti ile Konaklar Caddesi kavşağını geçtiği esnada aracının ön kısımları ile kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ............ idaresindeki ........... plaka sayılı aracının arka kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve bu kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ........... plaka sayılı araç kaza tarihi itibarıyla 22059209 Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin sigorta teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığında bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, davaya konu trafik kazası sebebiyle,.............i Cumhuriyet Başsavcılığınca 2025/46079 sayılı dosya ile soruşturma yapıldığını, davalı .......... Sigorta A.Ş.’ye başvuruda bulunularak dilekçe ve eklerin 11.09.2025 tarihinde davalı .......... Sigorta A.Ş.’ye tebliğ edildiğini, ancak yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak buradan da bir sonuç alınamadığını beyan ederek; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talebimizi artırım hakkımız saklı olmak üzere, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davamızın kabulü ile müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı işgöremezliğe uğraması nedeniyle kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00-TL, tedavi gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00-TL olmak üzere toplam 400,00-TL’nin kaza tarihi olan 17.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, kaza yerinin Kayseri ve müvekkili şirketin adresi ise İstanbul olduğunu, yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde, (sigorta poliçesinde teminat dışı olmayan) maddi zarardan sorumluluğu–poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak- söz konusu olabileceğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, öncelikle davacı yan sigortalının kusurunu, davacının kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyetini ve maddi zararı ispat etmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu ve söz konusu taleplerin reddini talep ettiklerini, davacının tedavi giderlerini de talep ettiğini, tedavi giderlerinden Sigorta şirketleri sorumlu olmadığını ve söz konusu sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, keza davacının kaskının bulunmadığını, kaza tarihinden faiz talebinin haksız olduğunu, temerrüt tarihinden faize hak kazanılabileceğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın ticari araç olmadığını bu nedenle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek; öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, esasa geçilmesi halinde ise haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasına bağlı Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun'un 7. maddesinde "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak, yetkisizlik kararı verir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.

Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacının ikametgahının Kayseri olduğu,trafik kazasının Kayseride gerçekleştiği,davalı sigorta şirketinin Ankara Bölge Müdürlüğü'nün olmadığı ve de ikametgah adresinin İstanbul olduğu görülmekle;davalının yetki itirazının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/75, K. 2026/494, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-75-e-2026-494-k-612a503a5680