Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2184 E. 2026/1946 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2184
Karar No
2026/1946
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2184 - 2026/1946 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I"

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2184 KARAR NO : 2026/1946

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/09/2025 NUMARASI : 2023/739 Esas - 2025/549 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : .... (T.C. NO:...) - ....

DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... Av. ... - ....

DAVACI : ... (T.C. NO:...) - .... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 23.10.2026 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 22.12.2025 KARAR TARİHİ : 01.10.2026 YAZIM TARİHİ : 01.10.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.08.2023 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün davacı ...'a ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı... Sigorta A.Ş.'nin ... plakalı aracın ZMMS (trafik) poliçesini tanzim eden sigorta şirketi, davalı ...'ın ise ruhsat sahibi olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün davacı ...'a ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, arkadan çarpma asli kusur sayıldığından kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacının aracında oluşan hasar sebebiyle davalı... Sigorta A.Ş. sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme alınmadığını, araçta değer kaybı oluştuğunu, trafik kazası sonrasında davacının aracını tamirat için servise bıraktığını ve bu nedenle aracından yararlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, HMK 107 uyarınca trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli ve 19.000,00-TL hasar bedelini davalılardan müştereken ve müteselsilen, 900,00-TL ikame araç bedelini davalı ...'dan tahsiline, Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 2023/54 Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 4.183,95-TL masrafında yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketine dava dilekçesinin 02.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresinden sonra 31.01.2024 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, davalının cevap dilekçesini süresinde sunmadığı anlaşılmış, davalı Sigorta şirketi davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılmıştır. Davalı ... cevap dilekçesi vermemiş ve davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılımştır. İlk derece mahkemesi tarafından Davacının davalılar aleyhin ikame ettiği hasar bedeli yönündeki davasının kabulü ile, 100.200,00 TL hasar bedeli tazminatının, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14.09.2023 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 18.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının, davalı ... aleyhine ikame ettiği araçtan mahrum kalma tazminatı yönündeki davasının kabulü ile, 10.000,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalılar aleyhine ikame ettiği değer kaybı yönündeki davasının reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde; kazaya karışan aracının sigortalı olduğunu, sigortadan hasar bedelini davacının aldığını, bu durumda kendisinin talep ettiği diğer alacakları da zamanında sigorta şirketine başvuruda bulunmuş olsaydı almasının mümkün olacağı için Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu kararın yasalara aykırı olduğunu, kararın tutanak olarak hiçbir kısmının doğru olmadığı gibi verilen kararın yasalara aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla bakiye onarım bedeli, araç yoksunluğu bedeli talepli olarak karşı aracın işleten ve sigortacısına karşı yöneltilen maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E - 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam). Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı). Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168.maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(BK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(BK 166/3). Müteselsil borçlulardan biri, kendi davaranışıyla diğerinin durumunu ağırlaştıramaz (BK 165.) Müteselsil borçlu alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur.(BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.3-b bendinde açıkça, işleten tarafından ileri sürülebilecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası işletenin ve kusurundan sorumlu olduğu sürücünün 3.kişilere karşı sorumluluğunu üstlenmekte olan bir sigorta türüdür. Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK 163.manddesi gereğince alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahip olduğu dikkate alındığında mahkemece müteselsil borçlulardan işletenin de hükmedilen tazminattan sorumlu tutulmasına ve bu kişiye dava yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından; davalı asılın, istinaf başvurusunun H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.09.2025 tarih ve 2023/739 esas, 2025/549 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ...'ın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Hasar bedeli üzerinden; Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'dan alınması gereken 6.844,66 TL harçtan peşin alınan toplam 1.711,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.133,50 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Araçtan mahrum kalma bedeli üzerinden; Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'dan alınması gereken 732,00 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalı tarafın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.10.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2184, K. 2026/1946, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2184-e-2026-1946-k-f02c485fcb37