Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1184 E. 2026/2369 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1184
- Karar No
- 2026/2369
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1184 - 2026/2369 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1184 KARAR NO : 2026/2369 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2024 NUMARASI : 2022/1268 Esas, 2024/1283 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 23/09/2026 YAZIM TARİHİ : 23/09/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1268 esas ve 2024/1283 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.04.2022 tarihinde davalı tarafla “Satış Sözleşmesi” başlığı altında, aslında üçüncü şahısların mülkiyetinde bulunan (... Fabrikası A.Ş. ve ... Pazarlama A.Ş.’ye ait olan) bir taşınmazın (... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 19573 ada,6 Parselde kayıtlı 41.605,15 metrekare yüzölçümlü) alım/satımı konusunda anlaştıklarını, adi şekilde yapılan bu gayrimenkul satışına ilişkin bir satış sözleşmesi akdetmiş olduklarını, müvekkili şirket ile davalının, taşınmazın satış bedelini 60.000.000,00.TL (Altmış milyon Türk Lirası) olarak belirlediklerini, müvekkili olan alıcının satıcı olan davalıya, 11.05.2022 tarihinde 10.000.000,00.TL(On milyon Türk Lirası) ödeyeceğini, bakiye 50.000.000,00.TL(Elli Milyon Türk Lirası)’nin ödeme planının daha sonra taraflarca kararlaştırılacağının hüküm altına alınmış olduğunu, müvekkilinin hesabının bulunduğu ... A.Ş.'nin ... Şubesi’nden davalının hesabının bulunduğu ... Bankası A.Ş. hesabına 10.000.000.TL (On Milyon Türk Lirası) tutarında parayı 11/05/2022 tarihinde havale ettiğini, ancak davalı tarafın bu parayı aldıktan sonra, sözleşmede kararlaştırılan bakiye 50.000.000,00.TL’nin ödenmesi konusunda anlaşmaya varmak için müvekkili ile bir araya gelemediklerini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre; müvekkili şirketin talebine göre; satıcı/davalı, ... Fabrikası A.Ş. ve ... Pazarlama A.Ş.’ye ait olduğu belirtilen taşınmazların mülkiyetini ister hisse satışı suretiyle müvekkili şirkete devredeceğini, ya da müvekkili şirket isterse, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 19573 ada, 6 Parselde kayıtlı 41.605,15 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ile taşınmazın üzerinde bulunan fabrika binaları ve fabrika binalarının içindeki taşınırları, davalının müvekkili şirkete karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesinden itibaren 1 ay içerisinde gerçekleştireceği konusunda anlaştıklarını, ancak davalı tarafın, müvekkilinin sözleşme çerçevesinde kendisine havale ettiği 10.000.000.TL’yi aldığı halde, sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini ve satış sözleşmesine konu olan taşınmazı, fabrika binalarını, içindeki demirbaşları, iki şirkete ait olan marka ve patentleri ile üzerindeki bütün iflas kısıtlılığını kaldırıp, müvekkili şirkete devretmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı tarafa ödemiş olduğu paranın iadesi için davalının ikametgahının bulunduğu icra dairesinde icra takibi başlatmış olduklarını, müvekkili şirketin davalı aleyhinde başlattığı ... İcra Dairesi’nin 2022/18573 esas sayılı dosyasına, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş olduğunu ve takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlunun, davacının alacaklısı bulunduğu ... İcra Dairesi’nin 2022/18573 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirket ile 20/11/2021 tarihli protokol ve aynı konuda 23/11/2021 tarihli ek protokolleri imza ettiklerini, protokollere göre edimini yerine getiren müvekkiline 36.000.000,00.TL ödeme yapılacağı kararlaştırılmış iken dava tarihine kadar sadece 16.500.000,00.TL ödenmiş olduğundan müvekkili tarafından anılan sözleşmeleri imza eden ... ve davacı şirket sahibi ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/9920 sayılı dosyasından kalan bedel olan 19.500.000.TL asıl alacak ve 20.000.000.TL cezai şart alacağı takibi yapıldığını, tarafların bu takibe itirazları sebebiyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/377 esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açılmış olduğunu ve davanın halen derdest olduğunu, anılan protokoller gereği müvekkiline ödenen 16.500.000,00.TL içinde, davacı tarafın müvekkiline gönderdiği 10.000.000,00.TL ödemede mevcut olduğunu, aslında dava konusu edilen 10 milyonluk ödemenin taraflar arasında akdedilen ve gereği müvekkilince ifa edilen protokollerdeki alacağa mahsuben ödenmiş olduğunu, müvekkilinin anılan 20/11/2021 ve 23/11/2021 tarhli protokoller göz önüne alındığında davacı şirketten halen 19.500.000.TL alacağı bulunduğunu, davacının iddia ettiği gibi müvekkiline ödenen dava konusu edilen alacak 27/04/2022 tarihli protokole istinaden ödenmediğini, aksinin kabulünde dahi (kabul etmemekle birlikte) müvekkilinin davacı tarafla yapmış olduğu 20/11/2021 ve 23/11/2021 tarihli protokollere göre 10 milyon TL.'yi alacağına mahsup etmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafın açmış olduğu davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davalı tarafın ispat yükünü üzerine aldığı, davalı tarafından davaya konu 10.000.000,00.TL'nin konusu olduğu ileri sürülen 20.11.2021 Tarihli "Protokol" ve bu "Protokol"ün eki olan 23.11.2021 Tarihli "Ek Protokol"ün konusunun ... ve ...'e ait olan taşınmazlar olup, işbu davaya konu sözleşmenin ise ...'de bulunan taşınmazlara ilişkin olduğu, davalı tarafa yemin deliline dayanması nedeniyle verilen kesin süreye rağmen yemin metnini sunmadığı, buna göre davalı tarafın davaya konu 10.000.000,00.TL'nin başka bir anlaşma gereğince kendisine ödendiği iddiasının ispat yükünü yerine getiremediği, davalı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında aldığını geri vermekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davacı ... firması arasında 20/11/2021 tarihli protokol ve 23/11/2021 tarihli ek protokol gayrimenkul satış sözleşmesi tanzim ettiklerini, tarafların ve vekillerinin gayrimenkul satış protokolünü imzaladıklarını, müvekkilinin de satış protokolüne istinaden, davacı ... yetkilisi ...'e protokole konu gayrimenkullerin satışı için vekalet verdiğini, ...'in de müvekkilinden almış olduğu vekalet ile taşınmazı yine ... yetkilisi ...'ın sahibi olduğu ... firmasına taşınmazları devrettiğini, davacı tarafın her iki protokolün de varlığını kabul ettiğini, dosyaya sunulan yazılı protokolde bulunduğundan ödemenin hangi protokole ilişkin olduğuna dair ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, mahkemenin kabul ve gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan gayrimenkul satış protokolü uyarınca müvekkili tarafından, davalıya banka yoluyla 10.000.000,00.TL para gönderildiğini, ancak davalı tarafından taşınmazın müvekkiline devredilmediğini ve ödenen paranın da iade edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise banka yoluyla gönderilen paranın daha önceki başka bir taşınmaz satışına ilişkin olduğunu ve satış bedelinden mahsup edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşme, resmi şekilde düzenlenmelidir. Adi yazılı olarak yapılan sözleşmeler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237., 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler, taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir. Geçersiz sözleşmelerde herkes aldığını iade etmekle yükümlüdür. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında imzalanan ve varlığı inkar edilmeyen 27/04/2022 tarihli protokolün 2. maddesi uyarınca 11/05/2022 tarihinde davalıya 10.000.000,00.TL satış bedeli ödendiği, ancak celp edilen tapu kayıtlarına göre protokole konu taşınmaz mülkiyetinin davalıya devredilmediği gibi, gönderilen paranın da davacıya iade edilmediği, bu hali ile davacının, davalıdan alacaklı olduğu, davalının savunmasında belirtilen 20/11/2022 ve 23/11/2022 tarihli protokollerin konusunun ve satış bedelleri ile ödenecek kapora bedellerinin farklı olduğu, takip konusu ödemenin tarihi ve miktarı nazara alındığında eldeki dava dosyasına konu ödeme ile mezkur protokollerin ilişkilendirilemeyeceği, bu husus nazara alınarak davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 699.606,69.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 131.153,20.TL harçtan mahsubu ile bakiye 568.453,49.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.23/09/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır