İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/874 E. 2026/643 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/874
Karar No
2026/643
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/874 Esas KARAR NO : 2026/643

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/05/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; 6098 sayılı TBK 154 maddesi uyarınca alacaklı, dava ve def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa icra takibinde bulunmuşsa yada iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresinin kesileceğini, icra takibi başlatıldığını ve zamanaşımı süresinin kesildiğini, uyuşmazlığın niteliğine göre davanın belirsiz alacak davası olduğunu, dava konusu hasar bedeli ve değer kaybının tespiti için bilirkişilerce inceleme yaptırılmasını, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararlarının .. poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla müvekkili adına davalının ... sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, başvuruya istinaden yapılan yargılamada ... limitinin dolduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle ... şirketince belirlenenden daha fazla hasar meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi KDV tutarının da tamamından sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1 madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulü ile, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilinin ... plakalı aracının uğramış olduğu hasarın onarım ve değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak tespitine, şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının poliçe limitleri dahilinde 28.12.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirkete başvuru yapmaksızın dava açıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, aracın ... ve ... sigorta poliçelerinin olması halinde bu limitlerin tüketilmesi gerektiğini, bu nedenle kendilerinin bir sorumluluklarının olmadığını, müvekkili şirketin temin ettiği 06.02.2021/2022 vadeli poliçeye göre poliçe teminatının bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın 250.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olayda kusursuz olduğunu, aracın eski kazalarının kontrol edilmesi gerektiğini, davacı aracı tamir ettirdiyse faturaların kontrol edilmesi gerektiğini, hesaplamada KDV eklenmesi ve iskonto uygulanması gerektiğini, yasal faiz uygulanabileceğini, davacının haksız takibi nedeniyle davacı aleyhine en az %20 kötü niyet tazminatı uygulanması gerektiğini, davanın esastan reddini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet verdiğini, tüm dava masrafları, faiz ve sair fer'i taleplerinin reddine, vekalet ücretinin ve masrafların davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 2024/275 esas 2024/324 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, İstanbul BAM tarafından Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacıya ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan bakiye hasar ve değer kaybı zararlarının ödenmesi talebinin yerinde olup olmadığı, kazanın taraflarının kusur durumu hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15.558,80-TL asıl alacak, 2.697,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.255,80 TL'lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 01/12/2023 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizin 17/02/2026 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere Kusur-hasar ve sigortacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 05/07/2026 tarihli raporda özetle; "Davacının davalı şirketten talep edebileceği bakiye hasar miktarının 15.558,80 TL olduğu, Tespit edilen bakiye hasar tutarının DAVALI ŞİRKET NEZDİNDE DÜZENLİ 06.02.2021 06.02.2022 VADELİ ... POLİÇE NO.LU GENİŞLETİLMİŞ KASKO SİGORTASI teminatı kapsamında olduğu; Tespit edilen bakiye hasar tutarına dava tarihinden itibaren yasal faizi uygulanabileceği;,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Davalı vekili 17/08/2026 tarihli beyan dilekçesinde ve davacı vekili 15/09/20206 tarihli celsede davalı tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanda bulunmuştur. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava açıldıktan sonra davalı borçlu tarafından davacı alacaklıya dava konusu miktarın ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın konusuz kalması nedeni ile davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. HMK’nın 326/1. maddesine göre kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Ancak eldeki davada konusuz kalma nedeninin "ödeme" olduğu, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacı tarafın davasında haklı çıktığı nazara alınarak HMK'nın 331. maddesi doğrultusunda davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın ödeme nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, peşin harç olarak alınan 427,60 TL, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 451,80 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 19.367,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 15/09/2026

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/874, K. 2026/643, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-874-e-2026-643-k-02fded0f7599