İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/306 E. 2026/772 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/306
Karar No
2026/772
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/306 Esas - 2026/772 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/306 Esas KARAR NO : 2026/772

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALILAR : 2- ... - 3- ...- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili...'ın 05.08.2023 tarihinde yaya kaldırımında yürürken ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın alkollü ve hızlı bir şekilde kaldırıma çıkarak çarpması neticesinde ağır şekilde yaralandığını, müvekkilin kaza sonrası ameliyat geçirdiğini ve uzun süre yatalak kalarak eşinin bakımına muhtaç hale geldiğini, emekli olmasına rağmen inşaatlarda bekçilik yaparak ek gelir elde eden müvekkilin kaza nedeniyle bu işinden mahrum kaldığını ve büyük geçim sıkıntısı yaşadığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkilin kusursuz olduğunu ve aracın tam kusurlu bulunduğunu, aracın çarptıktan sonra 50 metre ilerleyerek bir binanın duvarına çarparak durabildiğini, alınan raporda müvekkilde %18 oranında ortopedik ve travmatolojik engel oluştuğunun tespit edildiğini, 05.10.2023 tarihinde ... Sigorta A. Ş. 'ye yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, 05.03.2024 tarihinde başlatılan zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, maddi tazminat talebinin 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi işletilmesini talep ettiklerini, kaza nedeniyle yaşanan ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile davalının kusuru gözetilerek 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini istediklerini, ... plakalı aracın 30.01.2024 bitiş tarihli ve 52354273 poliçe numaralı ZMM sigortası bulunduğunu, müvekkilin yaşadığı mağduriyetin tanıklar Fatma Atalay ve Şükriye Gülden Özaltın tarafından anlatılacağını, kaza tutanakları, maluliyet raporu, sigorta başvuru evrakları, trafik kayıtları ve savcılık soruşturma dosyasının delil olarak sunulduğunu, ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi masrafları ve maddi tazminatın davalılardan tahsilini, manevi tazminatın araç sürücüsü ve işleteni ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, eksik evrakların tamamlanmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin merkezinin Ümraniye'de bulunması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, 50DT892 plakalı aracın 52354273 poliçe numaralı trafik sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin haksız olduğunu, derideki yara izi (skar) nedeniyle sürekli bir maluliyet oluşmadığını, 18 aylık stabilizasyon süreci dolmadan alınan raporların geçersiz olduğunu, kaza tarihinden itibaren 1 yıllık iyileşme süresi dolmadan düzenlenen raporların hükme esas alınamayacağını, davaya konu olayın davacının hatalı sürüşü nedeniyle meydana geldiğini, kusur tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin ZMMS Genel Şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, 6111 sayılı Kanun gereği tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının bakıcı gideri yaptığına dair delil sunmadığını, tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişilerce TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının SGK'dan aldığı ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, ceza yargılamasındaki uzlaşma ve şikayetten vazgeçme durumlarının araştırılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi(geçici- sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri) ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24/04/2024 tarihli yazısı ile dava konusu kazaya ilişkin geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği bildirilmiştir. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğünün 30/04/2024 tarihli yazısı ile Burhanettin Kılıç, Hüsamettin Kılıç ve...'ın SED raporu sunulmuştur. ... Sigorta Anonim Şirketinin 05/08/2024 tarihli yazısı ile dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası gönderilmiştir. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğünün 19/01/2026 yazısı ile dava konusu kazaya ilişki tüm bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. Kayseri 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/241 Esas 2025/798 Karar sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında; Dosyanın ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile Yargıtay 17.HD.11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas ve 2021/2627 Karar sayılı emsal kararı dikkate alındığında; kazanın 20/02/2019 tarihinden sonra meydana geldiği göz önüne alınarak "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri dikkate alınarak meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı oluşan geçici/sürekli maluliyet durumu ve oranının, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının, varsa kaç gün ihtiyaç duyulacağının, meydana gelen trafik kazası ile bedensel zararlar arasındaki illiyet bağının belirlenmesi için Adli Tıp Raporu aldırılmasına karar verilmiştir. Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan raporda özetle; Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğunu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının 9/, 10 (yüzdeon) olduğunu, İki (2)ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı kanaatinde olunduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 15/01/2026 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararında; Dosyanın Aktüerya ve Adli Tıp Uzmanı bilirkişi heyetine tevdii ile geçici-sürekli maluliyet, tedavi giderine dair alacak kalemlerinin hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Dava konu kaza sonrası davacının; Bakıcı gideri zararının 21.060,77 TL, - Tedavi gideri zararının 7.424,00 TL olmak üzere toplam (bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 28.484,77 TL olduğunu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL), - Geçici iş göremezlik zararının 45.609,28 TL, - Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 535.675,81 TL olmak üzere toplam (geçici ve sürekli iş göremezlik) zararının 581.285,09 TL olduğunu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL), kanaatinde olunduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 11/06/2026 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; dosyanın bir adli trafikçi bilirkişiye tevdi ile; kusur tespiti hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; kazanın meydana gelmesinde yaya...'ın ; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmeliğinde açıklanan trafık kuralı ihlalinin bulunmadığını, kazanın meydana gelişinde kusurunun olmadığı görüş vekanaatine varıldığını, kazanın meydana gelmesinde S0 DT 892 plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ; 2918 Sayılı Karayolları Trafık Kanunu Madde 52/b ,Madde 48/5 , Madde 47/1-d bentlerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde asli kusur (4100) kuralını ihlal ettiğini, kazaya etken başka bir durum olmadığı görüş ve kanaatinde olunduğu bildirilmiştir. Davacı vekilinin 27/04/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını yatırdığı, davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi(geçici- sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri) ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Dava Sigorta poliçesinden kaynaklandığından 6102 sk m. 4-5 gereği mutlak ticari dava olup Mahkememiz görevlidir. Miktar itibariyle davaya tek hakim olarak bakılmıştır. Kaza mahalli ve davacı zarar görenin ikametgahı dikkate alınarak Mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Davacının davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketinin hasar dosyasında ikrar edilmiştir. Arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davalı gerçek kişiler bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmamaktadır. Zamanaşımı 8 yıl olup kaza tarihi dikkate alındığında zamanaşımının dolmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle davalıların usule ilişkin tüm itirazları yerinde görülmemiştir. Somut olayda, 05/08/2023 tarihinde davacı yaya halde iken davalı ...'a ait olup, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza yaptığı görülmüştür. Dosya arasında bulunan; kolluk tarafından tanzim edilen kaza tutanağına göre davalı ... plakalı araç sürücüsünün, kaldırma çıkarak 1.36 promil alkollü olduğu halde davacıya çarpmak sureti ile tam kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği, davacının kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Kayseri 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/241 Esas sayılı dosyasındaki tespitlere göre de davacının kusursuz; davalının ise tam kusurlu olduğu bilinçli taksir nedeniyle cezalandırıldığı görülmüştür. Mahkememizce alınan kusur raporunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce davalı tarafın alkollü araç kullanıp yaya kaldırımına çıkarak davacıya çarptığı kazada, (rapor ve kaza tutanağı tespitleri hükme esas alınarak) davalının %100 kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Sonuç olarak ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 05/08/2023 günü itibariyle davalı ... Sigorta'da poliçe kapsamında karayolları ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından sigortalanmış aracın tam kusurlu olarak davacıya çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür. Davacı tarafça, kusur durumu, kaza tutanağı ceza dosyası ve bilirkişi raporu ile HMK 190 maddesi gereği ispat edilmiştir. ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 07/10/2025 tarihli raporunda özetle; geçici iş göremezlik süresinin 4 (dört) ay olduğu, 2 ay bakıcı ihtiyacının olduğu, sürekli iş göremezlik zararının %10 olduğu bildirilmiştir. Rapor denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacının SED raporuna göre emekli olduğu görülmüştür. Davacıya kaza nedeniyle; SGK tarafından ayrıca gelir bağlanmadığı görülmüştür. Başkaca iddia ve ispat bulunmadığından davacının asgari ücret üzerinden zarara uğradığı değerlendirilerek hesaplama yoluna gidilmiştir. Aktüerya bilirkişisinin nihai raporunda tespit edilen; Bakıcı gideri zararının 21.060,77; Tedavi giderinin 7.424,00-TL; Sürekli iş göremezlik zararının 535.675,81TL; Geçici iş göremezlik zararının 45.609,28-TL olduğu; kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitinin 1.200.000,00- TL olduğuna dair tespitleri denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu ıslah dilekçesinin nihai Aktüerya bilirkişisinin raporu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Davacının; haksız fiili, hukuka aykırı fiil, illiyet bağı, kusur ve zarar unsurları ile alacak kalemini; ceza dosyası, ERÜ Adli Tıp raporu, ATK ve bilirkişi raporları marifetiyle HMK 190 maddesi gereği ispat ettiği görülerek davanın kabulüne, karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, davalı sürücünün kazanın meydana gelişinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu, davacının kaza sonucunda geçici-sürekli iş göremezliğinin bakıcı ihtiyacının bulunduğu; olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya talebi doğrultusunda 100.000,00-TL, manevi tazminat takdir edilmiş bu alacak kalemi bakımından davanın kabulüne karar verilmiş; davalı malik ve sürücüden tahsiline dair hüküm kurulmuştur. Davacı taraf, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapmıştır. Hasar dosyası tetkik edildiğinde, bu hususta çekişme olmadığı görülmektedir. Davacı, Sigorta şirketini 09/11/2023 tarihinde temerrüde düşürdüğünü ispat etmiştir. Davalı araç işleteni ve sürücü bakımından kaza tarihi temerrüt tarihi olarak tespit edilmiştir. Davalı aracının hususi araç niteliğinde olması dikkate alınarak alacağa yasal faiz işletilmiş; neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile; -21.060,00-TL bakıcı gideri, 7.424,00-TL tedavi gideri, 45.609,20-TL geçici iş göremezlik, 535.675,80-TL sürekli iş göremezlik alacak kalemleri olmak üzere toplam 609.769,00-TL'nin davalı sigorta şirketi için 09/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar Burhanettin ve Hüsamettin için 05/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 100.000,00-TL manevi tazminatın 05/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar Burhanettin ve Hüsamettin'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 41.653,32-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 1.724,83-TL harcı ve 2.100,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 37.828,49-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcının davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 2.213,23-TL, posta ve tebligat masrafı 952,50-TL, ıslah harcı 2.100,00-TL ve bilirkişi ücreti 14.500,00-TL olmak üzere toplam 19.765,73-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat talebi yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 97.465,35-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat talebi yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/306, K. 2026/772, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-306-e-2026-772-k-7ae3039cccab