İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/356 E. 2026/653 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/356
Karar No
2026/653
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/356 Esas KARAR NO : 2026/653

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ...'ın davalı ... A.Ş. 'nin platformunda dijital cüzdan açarak 06.04.2023 tarihinde 100.000 TL, 24.04.2023 tarihinde ise 1.000 TL yatırıp toplam 101.000 TL tutarında yatırım yaptığını, 12.05.2023 tarihinde 3 ayrı işlemle toplam 4.664,04 USDT kripto para aldığını, 17.05.2023 tarihinde bu USDT'leri kullanarak 4.664,04 USDT değerinde ... isimli ... satın aldığını, piyasa seyrine bağlı olarak kripto paraların değerinin 175.645,88 TL'ye, cüzdandaki 100 adet ...'in değerinin de 82,65 TL'ye ulaştığını, müvekkilin bu birikimi Türk Lirası'na çevirip çekmek istediğinde alım-satım işlemlerinin durdurulduğunu fark ettiğini, davalı şirketin parayı çekme talebini önce reddettiğini ve ardından dijital cüzdandaki tüm bakiyeyi sıfırladığını, bu nedenle ... 18. İcra Dairesinde 175.728,53 TL çıkış miktarıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin 18.01.2024 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, kripto varlıklardan kaynaklanan alacakların malvarlığına ilişkin bir alacak olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirketin açıkça kusurlu olduğunu belirterek teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini, alacağın semeresiz kalması için sebepsiz yere borca itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve icra takibine devam edilebilmesi için itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafından ikame edilen itirazın iptali davasının muhatabının müvekkil spor kulübü olmadığını, dava konusu icra takibinin tarafı bulunmadıklarını, bu nedenle davanın ihbarının yerinde olmadığını, dava dilekçesi ve eklerinin tarafına tebliğ edilmediğini, bu sebeple evrak incelemesi yapamadıklarını, müvekkil kulübün ... ilinde faaliyet gösterdiğini, sözleşme ve evraklar üzerindeki beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, dava konusunun davacının davalıdan aldığı ... ilişkin olduğunu, müvekkil kulüp ile davacı arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, tüm sözleşmelerin davacı ile davalı arasında yapıldığını, davacının ödemeleri davalıya ait hesaplara gerçekleştirdiğini, ödemelerin müvekkil uhdesine geçmediğini, müvekkilin hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, dava konusu taleplerin müvekkil tarafından karşılanmasının veya müvekkile rücu edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkilin eski yöneticileri ile davalı şirket arasında devam eden derdest davalar bulunduğunu, tüm bu hususlar gözetilerek müvekkile yönelebilecek her türlü talep ve rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: ... 18. İcra Müdürlüğü... Esas Sayılı dosyası ile ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 07/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda ...özelinde, piyasanın başlangıçta çalıştığına işaret eden değer artışına rağmen satış talebinin oluştuğu anda işlemlerin askıya alınması ve alıcı sürekliliğinin zayıflamasının zararın temel oluşum eksenini oluşturduğunu belirttiği, ...'nın yükümlülüklerini yerine getirmemesinin ...'in ekonomik zayıflamasında belirleyici bir rol oynamış olabileceğini, ...'ın askıya alma veya delist sürecini yatırımcıyı koruyacak şekilde yönetmediğinin ispatı halinde platform sorumluluğunun güçlü biçimde gündeme gelebileceğini ifade ettiği, belgelerdeki yazışma ve protokol hükümlerinin...piyasasının sağlıklı işleyebilmesi için emir derinliğinin, alım-satım fiyat aralıklarının ve belirli varlık miktarlarının ... cüzdanlarında sürekli tutulmasının zorunlu olduğunu gösterdiğini aktardığı, ... tarafından sağlanması gereken 400.000 USDT karşılığı kripto varlığın eksik aktarılması ve emir tahtasının daralmasının ...'in piyasa değerinin olağan dışı şekilde oynaklaşmasına yol açtığını vurguladığı, yaklaşık 174.000 TL karşılığı kripto varlığın kısa süre içerisinde değersizleşme veya sıfırlanma riskinin likidite yetersizliği ve emir defterindeki boşluklardan kaynaklandığını bildirdiği, platform işleticisi ...'ın bu tür ihlallerde işlemleri durdurabileceği düzenlenmiş olmasına rağmen yazışmalarda bu yetkinin gecikmeli kullanıldığına veya kullanılmadığına ilişkin işaretler bulunduğunu kaydettiği, ...'ın ihlalin tespiti anında işlemleri askıya alması halinde ... fiyatının o anki seviye üzerinden sabitlenmesi ve yatırımcıların muhtemel zararlarının en aza indirilmesinin mümkün olabileceğini düşündüğünü belirttiği, ...'in ... işlem gördüğü dönemde yatırımcının varlık değerinin yaklaşık 101.000 TL'den 175.000 TL'ye yükselmesinin bir süre için piyasada alım-satımın işlediğini ve fiyat oluşumunun mümkün olduğunu gösterdiğini ifade ettiği, yatırımcının bu artışı yeterli görerek ...'lerini satmak ve TL'ye çevirmek istemesinin olağan bir piyasa davranışı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, satım iradesinin oluştuğu aşamada işlemlerin platform tarafından askıya alınmasının yatırımcının ekranında varlık görünürlüğünün kaybolduğu veya tasarruf imkanının zayıfladığı iddiasının zarar tartışmasının merkezindeki kırılma anı olarak ortaya çıktığını aktardığı, belgelerde ...'ın yatırımcıları bilgilendirdiğine veya piyasa riskinin kullanıcılar açısından azaltıldığına ilişkin açık bir kayıt bulunmadığını vurguladığı, piyasa yapıcı yükümlülüğünün yerine getirilememesinin ...'nın kusuru olmakla birlikte ...'ın risk kontrol mekanizmalarını zamanında devreye almamasının önemli bir kusur oluşturduğunu bildirdiği, ...'nın ihraççı ve proje tarafı olarak ...'ın piyasada işlem görebilmesi için üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesinin beklendiğini kaydettiği, zarar mekanizmasının ...'nın yükümlülükleri yerine getirememesi veya geciktirmesiyle alıcı sürekliliğinin zayıflaması, yatırımcının satım talebinin oluştuğu aşamada işlemlerin askıya alınması veya durdurulmasıyla doğal çıkış imkanının engellenmesi ve bu süreçte alıcı eksikliğinin derinleşmesiyle ...'in ekonomik değerini hızla kaybetmesi olmak üzere üç adımda oluştuğunu belirttiği, zararın sadece tek tarafa bağlanması yerine ihraççı ile platform sorumluluklarının birlikte incelenmesinin daha uygun görüldüğünü ifade ettiği, 7518 sayılı Kanun ile kripto varlık hizmet sağlayıcılarının SPK düzenleme ve denetimine alındığını, kuruluş ve faaliyet izni ile faaliyetlerin sınırlarının 35/B ve 35/C maddeleriyle çerçevelendiğini aktardığı, platformların yatırımcıya karşı güvenli, öngörülebilir ve şeffaf bir işleyiş kurmasının zorunlu bir beklenti haline geldiğini vurguladığı, işlemlerin askıya alınması veya ...'in sistemden kaldırılması sürecinde yatırımcıya bilgi verilme biçimi, zamanlaması ve geçiş imkanlarının kusur değerlendirmesinde önem taşıdığını bildirdiği, ...'nın ihraççı ve proje tarafı olarak ...'in piyasada işlevini sürdürebilmesi için üstlendiği taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini kaydettiği, ...'ın ...'ye yaptığı yazılı çağrının ...'nın bu alandaki yükümlülüğünün hatırlatıldığı ve yerine getirilmemesi halinde piyasa işleyişinin zayıflayabileceği yönünde önemli bir veri olarak kabul edilebileceğini belirttiği, kusur tartışmasının somut delillerle desteklenmek kaydıyla ... ve ... arasında yakın ağırlıklı ancak ...'nın daha yüksek pay alması gerektiği kanaatinde olduğunu ifade ettiği, sorumluluk açısından yatırımcının da kripto para borsalarındaki işlemlerin son derece riskli olduğunu ve bunu bilmemesinin mümkün olmadığını, yüksek riskli işlemlerde yatırımcıların normal kazancın doğasına aykırı bir kazanç elde etme psikolojisi ile hareket ettiklerini ve çoğunlukla kripto varlıklarının değersizleşmesi nedeniyle yüksek zararlara uğradıklarını bildirdiği, yatırımcıların da Türkiye ve dünyada henüz yasal altyapısı yeni oluşturulmaya çalışılan bir piyasada işlem yapma risklerinin son derece yüksek olduğunu bilmeleri gerektiğini, bu kapsamda doğabilecek muhtemel sonuçları kestirmeleri icap ettiğini ve ortaya çıkan olumsuz sonuçlardan kısmi olarak sorumlu oldukları kanaatinde olduğunu aktardığı, mahkemenin yatırımcı ...'ı haklı görmesi halinde zararının fiili olarak yatırımcının emir verdiği saatteki cordelia ... piyasa fiyatı üzerinden, piyasa fiyatı oluşmamışsa en son oluşan piyasa fiyatı üzerinden ...'lerin TL'ye dönüştürülerek mevcut zararın proje sahibi ... ve platform sahibi ve işleticisi ... tarafından karşılanması gerektiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. 15/06/2026 tarihli ek raporda davacının davalı ... A.Ş. nezdinde 07.03.2023 tarihinde oluşturulan kullanıcı hesabı üzerinden platform ile teknik ve finansal bir ilişki kurduğu, 24.03.2023 tarihinde 1.000,00 TL ve 06.04.2023 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 101.000,00 TL tutarında para yatırma işleminin gerçekleştiği, bu tutarın platform hesabına yansıdığı, davacının söz konusu bakiye ile 17.05.2023 tarihinde 4.664,04 USDT karşılığında 4.664.040,00 adet ... bakiyesi edindiği, ... Satış Sözleşmesi uyarınca Karşıyaka Spor Kulübü ile alıcı arasında kurulan ilişkide ... varlığının fayda tokenı olarak tanımlandığı, varlığın iade veya iptal edilemeyeceğine dair hükümlerin bulunduğu, davalı ... nezdindeki kayıtlarda davacının hesabında 4.664.040,00 adet ... bakiyesinin mevcut göründüğü, davalı tarafın bu bakiyenin ... cüzdanına transfer edilebileceğini beyan ettiği, ... ile ...arasındaki protokoller uyarınca projenin ihraç ve piyasa derinliği boyutunda ...'nün, platform işletimi ve teknik altyapı boyutunda ise ...'ın rol aldığı, işlem tahtasının askıya alınmasının ...'nün likidite yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle ilişkilendirildiği, davacının uğradığı iddia edilen zararın doğrudan bakiye tanımlanmamasından değil piyasa derinliğinin ortadan kalkması veya işlem tahtasının askıya alınmasından kaynaklanmış olabileceği, delist sürecine dair kesin tarih kaydının veya davacıya yapılan bildirim loglarının dosyada tespit edilemediği, takip konusu 175.645,88 TL / 175.728,53 TL tutarındaki nakdî alacağın satılabilir veya nakde çevrilebilir kesin bir piyasa değeri olarak doğrulanamadığı, davacının sisteme iletilmiş ve reddedilmiş somut bir satış veya transfer talebinin bulunmadığı, mevcut teknik ve finansal kayıtlar itibarıyla davacının davalıdan takip konusu edilen tutarda muaccel ve nakdî bir alacağının bulunmadığı, faiz hesabı için gerekli olan muaccel alacak tutarı belirlenemediğinden teknik olarak faiz hesabı yapılamadığı ve 7518 sayılı Kanun'un somut uyuşmazlığa geçmişe etkili bir sorumluluk kaynağı olarak uygulanamayacağı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalının işlettiği kripto varlık alım satım platformunda bulunan hesabındaki kripto varlıkların değerine karşılık geldiğini ileri sürdüğü para alacağının tahsili amacıyla başlattığı ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı ilamsız takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. İtirazın iptali davası, ilamsız takibe itiraz eden borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan, takibin devamını sağlamaya yönelik, icra hukukuna özgü bir eda davasıdır. Bu davada mahkeme, maddi hukuk bakımından alacağın takip tarihi itibarıyla var olup olmadığını, miktarını ve muaccel olup olmadığını inceler. Alacağın varlığını ve takip tarihindeki muacceliyetini ispat yükü, 4721 sayılı TMK'nın 6. ve 6100 sayılı HMK'nın 190. maddeleri uyarınca alacaklı davacı üzerindedir. Uyuşmazlık, davacı hesabındaki bakiyenin sıfırlanıp sıfırlanmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 175.728,53 TL tutarında muaccel ve nakdi bir alacağının bulunup bulunmadığı, bulunması hâlinde davalının bu alacaktan sorumlu olup olmadığı ve icra inkâr ile kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki ilişki, davacının platformda kullanıcı hesabı oluşturması, platforma Türk Lirası yatırması ve platform üzerinden kripto varlık alım satım emri vermesine dayanan; davalının hesap açma, bakiye kaydı tutma, emir iletimi, alım satım ekranı, cüzdan ve transfer altyapısı sağlamayı üstlendiği, karma nitelikte bir platform kullanıcı (hizmet) sözleşmesidir. Davacı ile ihbar olunan Karşıyaka Spor Kulübü arasındaki ilişki ise tarafları Kulüp ve alıcı olarak gösteren ... Satış Sözleşmesi'ne dayanmaktadır. ...'in platformda listelenmesi, işlem çiftlerinin oluşturulması, piyasa derinliği, likidite ve kilit/serbest bırakma süreçleri ise davacının tarafı olmadığı, ... ile ... arasında akdedilen 30/03/2023 tarihli Kotasyon Sözleşmesi ve tadil protokolü ile düzenlenmiştir. Davacının Kotasyon Sözleşmesi'nin tarafı olmadığı anlaşılmıştır. Bu nitelendirme karşısında davalı platform işleticisinin davacıya karşı borcu, kullanıcı hesabındaki varlıkları doğru şekilde kaydetmek, kullanıcının bu varlıklar üzerindeki tasarruf imkânını (transfer, çekim ve açık bir piyasa bulunması hâlinde emir iletimi) sağlamak ve işlem tahtasına ilişkin önemli gelişmeler hakkında kullanıcıyı bilgilendirmektir. Platform işleticisinin, kendi kasasından kullanıcı varlıklarını belirli bir fiyattan satın alma veya kullanıcıya varlığın piyasa değerini garanti etme şeklinde bir borcu bulunduğu dosya kapsamındaki sözleşmelerden anlaşılamamaktadır. Kripto varlığın değer kaybı veya likiditesini yitirmesi, kural olarak varlığı edinen yatırımcının üstlendiği piyasa riskidir, davacının elektronik ortamda onayladığı ... Satış Sözleşmesi'nde de talep eksikliği nedeniyle tokenlerin satılamayabileceği kabul edilmiştir. Bakiyenin sıfırlandığı iddiası; Davacı, varlıklarının satışının engellendiği ve ardından cüzdan bakiyesinin sıfırlandığını beyan etmiş olup ancak davalı tarafından sunulan ve bilirkişi heyetince incelenen bakiye, trade ve ledger kayıtlarına göre davacı hesabında 17/05/2023 tarihli işlem sonucu oluşan 4.664.040,00 adet ... bakiyesi hâlen mevcut olup bakiyenin sıfırlandığına veya davacının hesabından çıkarıldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Takip konusu alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti; Davacı, takip ve dava konusu ettiği 175.728,53 TL'yi, hesabındaki ... varlığının 175.645,88 TL ve ... varlığının 82,65 TL olarak belirlediği değerlerinin toplamı olarak talep etmektedir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talebinin kabulü için sözleşmeye aykırı bir davranışın, gerçekleşmiş bir zararın ve aradaki uygun illiyet bağının birlikte ispatı gerekir. Öncelikle, davacı tarafından sisteme iletilmiş ve davalı tarafından reddedilmiş somut bir satış, bozdurma, çekim veya transfer talebinin bulunduğu dosya kapsamında tespit edilememiştir. Davalı, davacının bakiyesi üzerinde transfer yönünden bir kilit bulunmadığını ve talep hâlinde varlığın ... ağı üzerinden davacının bildireceği cüzdana aktarılabileceğini beyan etmiş olup davacı bu yönde bir talepte bulunduğunu ve talebinin karşılanmadığını ispat edememiştir. Davacı, dava konusu kripto varlıkların mülkiyetini ve hesabındaki kaydını korumaktadır. Bilirkişi heyeti ek raporunda, takip konusu 175.645,88 TL değerin gerçekleşmiş, satılabilir veya nakde çevrilebilir bir piyasa değeri olarak hiçbir kayıtla doğrulanamadığı, işlem tahtasının kapalı olması nedeniyle ... varlığının güncel piyasa değerinin dahi belirlenemediği, ...'nin serbestçe işlem gören ...'dan farklı olarak özel satış ve kilitli hak ediş niteliği taşıyan bir platform içi kayıt olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının talep ettiği tutarın ekran üzerinde görünen ve gerçekleşme imkânı ispatlanamayan teorik bir değer olduğu anlaşılmıştır. Davacının talep ettiği tutarın ekran üzerinde görünen Takip konusu tutarın 82,65 TL'lik kısmını oluşturan ... bakımından ise bilirkişi heyetince, davacı hesabındaki 100 birimlik ... kaydının para yatırma karşılığı olmayıp airdrop/kampanya mahiyetinde olduğu tespit edilmiş olup davacının bu varlık için bir bedel ödediği veya bu varlık yönünden bir zarara uğradığı da ispatlanamamıştır. Somut olayda zararın varlığının ve davalının sözleşmeye aykırı davranışıyla illiyetin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacının yatırdığı 101.000,00 TL, davacının kendi emirleri doğrultusunda önce USDT'ye, ardından...'ye dönüştürülmüş; bu işlemler davalı tarafından eksiksiz olarak ifa edilmiş ve karşılığı olan varlıklar davacının hesabına kaydedilmiştir. Dava, yatırılan bedelin iadesine değil, varlığın değerine dayalı olarak açılmıştır. Ayrıca ... Satış Sözleşmesi'nin karşı tarafının davalı olmadığı ihbar olunan Kulüp olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bilirkişi heyeti ek raporunun Mahkememizin 21/04/2026 tarihli ara kararında belirlenen tüm hususları dosyaya sunulan teknik kayıtlar üzerinden değerlendirmiş olmakla raporun hüküm kurmaya ve yargısal denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 175.728,53 TL tutarında muaccel ve nakdi bir alacağının bulunduğunu ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 2.122,37 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 1.390,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/356, K. 2026/653, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-356-e-2026-653-k-22ded68c7cc6