İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/275 E. 2026/775 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/275
Karar No
2026/775
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/275 Esas KARAR NO : 2026/775

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ... ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesaptan kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/3291 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının icra dosyasına sunduğu itirazın genel geçer ifadelerden ibaret olduğunu, cari hesap ekstresine karşı herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını, davalının borçlu olduğunu ve itirazının iptali gerektiğini, alacağın tahsilinin güçleşmesi ve mal kaçırma ihtimali nedeniyle davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, alacağın likit nitelikte olması sebebiyle asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava dilekçesinin müvekkile tebliğ edildiğini, davacının haksız ve mesnetsiz davasına karşı süresi içinde cevapların sunulduğunu, Davacı Tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi nezdindeki 2024/3291 E. sayılı dosya ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu haksız takibe 18.01.2024 tarihinde itiraz edildiğini, müvekkilin icra takibi tarihi itibarıyla davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının takip dayanağı olarak sunduğu cari hesap ekstresindeki borç kayıtlarının taraflar arasındaki gerçek ticari ilişkiyi yansıtmadığını, söz konusu borç kayıtlarına ilişkin faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, sadece 02.11.2023 tarihli 58.200 TL tutarındaki kayda ilişkin faturanın gönderildiğini, ancak bu faturanın gerçeği yansıtmadığını, faturaya konu ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle 02.11.2023 tarihli ve MDA2023000000009 numaralı faturaya karşılık iade faturası kesildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde bu durumun açığa çıkacağını, taraflar arasında cari hesap oluşturacak bir ticari faaliyetin mevcut olmadığını, iddia edilen faturaların müvekkile teslim edilmediğini, faturalardan kaynaklı herhangi bir ürün veya hizmet tesliminin gerçekleşmediğini, müvekkilin bu faturalara ilişkin herhangi bir teslim sözleşmesi veya benzeri bir belgeye imza atmadığını, davacının ürünlerin veya faturaların teslim edildiğine dair iddiasını ispat yükünün kendisinde olduğunu, takip tarihi itibarıyla müvekkilin borçlu olmadığının açık olduğunu, davacının davasının reddedilmesi gerektiğini, takibinde ve davasında kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari/açık hesaptan kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılmış icra takibinde davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/3291 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... NS Bulut Çelik Kapı ve ... olduğu, toplam alacak tutarının 72.245,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığının 15/04/2024 tarihli yazısında ...'un bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığının 16/04/2024 tarihli yazısında ...'nin bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.

Mahkememizin 30/01/2025 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararında davacının bildirmiş olduğu tanıkların dinlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 29/05/2026 tarihli duruşmasında Davacı tanığı ... beyanında; "ben davacının oğluyum, dava konusu alacakla ilgili satış işlemini ben gerçekleştirdim, babam 75 yaşında olduğu için sahada ben varım. Yani piyasada ticareti ben yapıyorum, babam bu işin kaymağını yiyor. Babam 2021 yılında felç geçirdi ve sağ elini kullanamıyor ve konuşamıyor, onun yerine ticareti ben yürütüyorum. Davalı ... hanımın eşi Nazif Bulut bizim dükkanı arayıp sipariş verdi. Makineyi ben götürdüm kurdum, resimleri de var. Ben bu arkadaşlardan 1. Ayın başlarında ödeme istemeye gittim, geliyo gidiyo yaptı bana, bende bu işin kanuni yoluna başvuru yapacağım dedim ve davamızı açtık. Ürünler dolar ve Euro ile geldiği için hergün zarar ediyoruz, bu malı 2023 te veya 2024 yılında verdik, hem borca itiraz ediyor hemde hala ürünü kullanıyor bildiklerim bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 29/05/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında tanık tanığı ...'un dinlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 27/11/2025 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; "davalı eşimdir. Şirketi filen ben idare ederim. Yılbaşında da şirket kapanmış olacak. Ben ... isimli davacıya tanımam, göktuğ şirketinin sahibi olan Tuncay isimli şahsı tanırım Tuncay bizim eski bir tanıdığımız olur. Davaya konu lazer makinesini Tuncay bize taksitli verecekti. Sonra peşindi/taksitliydi durumlardan dolayı makineyi almaktan vazgeçtik. Bu makinayı geçici süreliğine istemiştik kendisi tamamen vereyim dedi. Taksitli verirsen olur dedik. Ancak bunu kabul etmedi. Cari hesaba aktarıyorum, fatura kesiyorum dedi. Biz buna iade fatura kestik çünkü malı teslim almadık. İademizi hesabına işlememiş, Göktuğ şirketi sahibi Tuncay bizim kaynak tamirat işlerimizi yapardı. Bu yüzden aramızda cari hesap vardı. Ekleyeceğim birşey yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 27/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Her iki taraf şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi vasıtasıyla 30/12/2025 günü, saat 10:30'da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen cari hesap, faturanın taraf şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu alacağa konu ödemenin davacıya yapılıp yapılmadığı hususunda kayıt bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıya alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı tarafça başlatılan icra takibinde davalıdan 72.245 TL alacak talep edilmiş ve takip dayanağı olarak cari hesap gösterildiğini, davacının ticari defterleri incelendiğinde takip dayanağı olarak gösterilen cari hesap ekstresindeki tüm tutarların taraf ticari defterlerinde yer almadığı sadece 58.200 TL tutarlı faturanın hem ticari defterlerde hem de cari hesap ekstresinde yer aldığını, dolayısıyla davacının davalıya düzenlediği 58.200 TL tutarlı fatura davacının hem ticari defterlerinde hem de cari hesap ekstresinde hem de davalı kayıtlarında yer aldığını ve ispatlanmış durumda olduğunu, davacının ticari defterlerinde bahse konu 58.200 TL tutarlı faturadan sonra herhangi bir tahsilat gözükmediğini, ancak cari hesap ekstresinde 01.12.2023 tarihinde 5.000 TL; 08.12.2023 tarihinde 4.000 TL olmak üzere toplam 9.000 TL tutarında “alacak dekontu” açıklaması ile tahsilat gözüktüğünü, bu tutarların fatura bedelinden düşülmesi gerektiğini, bu durumda davacı alacağı 58.200 TL – 9.000 TL = 49.200 TL olarak hesaplandığını, davalının ticari defterlerinde davacıya 30.12.2023 tarihinde GİB2023…35 numaralı 58.200 TL bedelli iade faturası düzlendiği kayıtlı olduğunu, bu fatura davacının ticari defterlerinde ve icra dosyasına sunduğu hesap ekstresinde kayıtlı olmadığını, bahse konu iade faturası da itiraz süresi içinde düzenlenmediğini, dolayısıyla davalının iade faturasına dayalı mal ve hizmet teslimini davalının ispatlaması gerektiği bildirilmiştir. Mahkememizin 16/04/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında: dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik söz konusu olmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalıya mal ve hizmet sağladığını, takip konusu cari hesap gereği davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf aralarındaki ticari ilişkiyi takibe konu cari hesabı kabul etmemiştir. Davalı iade fatura düzenlediğini beyan etmiştir. Davacının fatura gereği mal ve hizmet tedariğinin ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Somut olayda davacının, davalıya karşı, cari/açık hesap alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmış muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu cari hesaba konu faturanın her iki taraf ticari defterinde de kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu bakımdan fatura içeriğine dair çekişme yoktur. Ancak davalı tarafından süresinde iade fatura düzenlenmediği, düzenlenen iade faturanın sonradan düzenlendiği ve davacının defterinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Asıl faturanın kayıtlı olması ve iade faturanın her iki taraf defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle somut olayda ispat yükü davalı taraftadır. Davalı taraf buna dair delil ikamesinde bulunamamıştır. Dinlenen tanık ifadeleri, davalının aleyhine kayıt içeren ticari defteri gibi yazılı deliller karşısında ispata kifayet etmeyecektir. Neticede her iki taraf tacirin leh ve aleyhlerine olan kayıtlar tetkik edildiğinde, sonuç itibariyle davacının davalıdan 49.200,00-TL cari hesap alacağının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Neticede davacının cari hesaba konu ticareti ve buna dayalı alacak vakıalarını HMK m. 190 gereği defter kaydı ve bilirkişi delili ile ispat ettiği; buna karşılık davalı tarafın HMK 191 maddesi gereğince karşı ispatı sağlayamadığı görülmekle kısmen sübut bulan davanın kısmen kabulüne, fatura miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne, asıl alacak üzerinden takibin kısmen devamına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; - Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/3291 esas sayılı dosya kapsamında 49.200,00-TL'lik kısım için davalının yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına, -fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, asıl alacağın (49.200,00-TL) %20'si tutarında olmak üzere 9.840,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 3.360,85-TL karar ve ilam harcından, 1.233,77-TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 2.127,08-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.233,77-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı toplamı 1.661,37‬-TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 60,8‬0-TL, posta ve tebligat masrafı 659,00-TL, bilirkişi ücreti 6.000,00-TL olmak üzere toplam 6.719,80-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 4.576,29-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 23.045,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 1.148,35-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 2.451,65-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

10-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/275, K. 2026/775, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-275-e-2026-775-k-11944798fa9a