İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/945 E. 2026/801 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/945
Karar No
2026/801
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/945 Esas - 2026/801 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/945 Esas KARAR NO : 2026/801

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin nakliye, iş makinesi çalıştırma ve kazı işleri ile iştigal ettiğini, davalı ... İthalat Ve İhracat Anonim Şirketi ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak Kayseri ili Yahyalı ilçesi Çubuklu Mahallesi hudutları içerisindeki şantiye ve maden sahasında iş makinesi, vinç ve kepçe çalıştırıldığını, Yahyalı-Osmaniye arası nakliye hizmetleri verildiğini, bu hizmetler karşılığında toplam 640.494,00 TL tutarında fatura kesildiğini, davalının bakiye 433.494,00 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Yahyalı İcra Müdürlüğü’nün 2024/32 esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve yersiz itirazda bulunduğunu, davalının itirazının süresinde olmadığını, tarafların tacir olması sebebiyle reeskont-avans faizi talep etme haklarının bulunduğunu, davalının borcunu ödediğine dair herhangi bir belge sunmadığını, itirazın takibi uzatmak amacıyla kötü niyetli yapıldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın 433.900,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacağa fatura tarihlerinden itibaren reeskont-avans faizi yürütülmesine, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, HMK'nın 119. maddesi uyarınca dava dilekçesinin eksik olduğunu ve davanın açılmamış sayılması gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, HMK m. 121 gereğince delillerin tebliğ edilmediğini, arabuluculuk son tutanağının usule aykırı olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün 2024/32 E. sayılı icra takibine yasal süresinde itiraz ettiklerini, davacının şantiye alanında vinç ve iş makinesi çalıştırdığı iddiasının dayanaksız olduğunu, iddia edilen tarihlerde hizmet verilmediğini, daha önce verilen hizmetlerin ödemesinin eksiksiz yapıldığını, taraflar arasında söz konusu tarihleri kapsayan yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmadığını, davacının teknik arızalar nedeniyle sahaya girmediğini, faturaların haksız yere tanzim edildiğini, davacının irsaliye veya tutanak gibi herhangi bir yazılı delil sunamadığını, Yargıtay içtihatları gereği faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmediğini, teslim olgusunun yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının basiretli bir tacir olarak hizmeti ispatla yükümlü olduğunu, taraflar arasında herhangi bir hakediş hesaplaması veya mutabakat bulunmadığını, 11 ay boyunca karşılıksız hizmet verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının herhangi bir ihtarname göndermediğini, temerrüt faizi uygulamasının usulsüz olduğunu, davacının ticari defterlerinin delil niteliği taşımadığını, Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca faturaların süresinde düzenlenmediğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının kötü niyetli icra takibi başlatması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/32 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının... Nakliyet Oto Tamir ve Yedek Parça Ticaret Sanayi Limited Şirketi, borçlusunun ... İthalat ve İhracat Anonim Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 512.899,45-TL olduğu anlaşılmıştır. Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğünün 28 28/11/2024 tarihli yazısı ile taraf şirketlere ait ticaret sicil kayıtlarının gönderildiği anlaşılmıştır. Yahyalı Mal Müdürlüğünün 23/12/2024 tarihli yazısı ile davacı şirkete ait Ba-Bs formlarının gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 20/03/2025 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında; Dosyanın re'sen seçilecek mali bilirkişiye tevdi ile, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı tarafça dosya kapsamına 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin olarak flash bellek içinde yevmiye, defteri kebir ve envanter defterinin noter onay sayfaları sunulduğunu, defterlerin basılı formattaki asılları sunulmamış; ancak excel ortamında elektronik formatları sunulduğunu, 2024 yılına ilişkin e-defter dataları sunulduğunu, davalı tarafça dosya kapsamına 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin e-defter dataları sunuldığını, ancak envanter defteri sunulmadığını, uyuşmazlık dönemine ilişkin 2022 yılı defterleri de sunulmadığını, davacının excel formatındaki ticari defterleri incelendiğinde davalıya 2022 yılında 163.642 TL; 2023 yılında ise 476.852 TL tutarında fatura düzenlediği tespit edildiğini, davalı taraf 2022 yılı defterlerini sunmadığı için davacının 2022 yılı faturalarının davalıda kayıtlı olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığını, ancak 2023 yılı faturalarının tamamının hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğini, davacının dosyaya sunulan flash bellek içinde yer alan excel formatındaki yevmiye defterinde ve raporumuz ekindeki 2024 yılı mizan tablosunda davalıdan herhangi bir alacağı gözükmediğini, zira 2022 ve 2023 yılı sonunda davacı ticari defterlerinde tüm alacak ve borçların karşılıklı olarak kapatıldığı kayıtlı olduğunu, mahkemece davacının ticari defterlerinin aleyhine delil olduğu kabul edilirse davacının davalıdan alacağı oluşmayacağını, davalının ticari defterlerinde 01.01.2023 tarihi itibariyle davacıya 58.503 TL borcu gözüktüğünü, bahse konu 2023 yılında davacıdan 476.852 TL tutarında mal ve hizmet alındığı ve davacıya 102.635 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğunu, davalının ticari defterlerinde davacıya takip tarihi itibariyle; 58.503 TLdevir bakiye + 476.852 TL2023yılı faturaları – 102.635 TLödeme = 432.720 TL borcu gözüktüğünü, mahkemece davalının ticari defterlerinin aleyhine delil olduğu kabul edilirse davacıya 432.720 TL borçlu olacağı bildirilmiştir. Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; defter ibrazı ya da 2 haftalık kesin süre sonrasında dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdine itirazların değerlendirildiği ve 2022 defteri ile envanter defterlerinin incelendiği, alacağın varlığı ve miktarına ilişkin ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; Davacının davalıya 2022 yılında düzenlediği 163.642 TL ve 2023 yılında düzenlediği 476.852 TL tutarlı faturaların tamamı (toplam 640.494 TL) hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, davalının ticari defterlerinde davacıya 2022 yılında 105.139 TL; 2023 yılında 102.635 TL olmak üzere toplam 207.774 TL tutarında ödemenin kayıtlı olduğunu, bahse konu ödemeler faturalardan mahsup edildiğinde davalının ticari defterlerine göre davacıya 432.720 TL borç gözüktüğünü, ancak davacının ticari defterlerinde davalıdan olan alacak gözükmediğini, zira, davacının ticari defterlerinde müşterilerden olan alacaklar ve tedarikçilere olan borçlar karşılıklı kapatılmış olarak kayıtlı olduğunu, davacı taraf müvekkilinin ticari defterlerinde alacak gözükmemesinin nedeninin mali müşavir tarafından yapılan sehven kayıt olduğunu ileri sürdüğü bildirilmiştir. Mahkememizin 04/02/2026 tarihli ara kararı ile; Mersin Nöb. ATM'ye talimat yazılarak; {Davacının ibraz ettiği yemin metninin davalı şirkete tebliğ edildiği, bu hususun ihtarat için yeterli olduğu, davalı şirketin muttali olduğu görülerek, ayrıca yemin metnini tercüme ettirilip, davalı şirket yetkilisine tebliğine yer olmadığına} Davalının beyan ve talep dilekçesinde bildirdiği " Güvenevler Mahallesi, 1928.sokak No:3/15 Yenişehir/MERSİN" adresine tebligat çıkartılarak davacı vekilinin 09/01/2026 tarihli yemin metninin duruşmada görevlendirilen tercüman bilirkişi tarafından tercüme ettirilerek yeminin yaptırılmasına karar verilmiştir. Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2026 tarihli duruşmasında; Davalı şirket yetkilisi JUN ZHOU tercüman aracılığı ile alınan beyanında: Ben ... İthalat Ve İhracat Anonim Şirketi yetkilisi olarak, davacı... Nakliyat Oto Tamir Ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti.’nin 2022-2023 yıllarında şirketimize yaptığı işler sebebiyle kestiği toplam 640.494,00 TL’lik fatura borcunun tamamını ödedik, davacı şirkete hiçbir borcumuz kalmamıştır davacı şirketin bizim şirketimizden hiçbir alacağı kalmamıştır Buna dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim dedi." şeklinde yemin ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin davalıya mal ve hizmet sağladığını, takip konusu faturaya dair davalı tarafından bakiye ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf aralarındaki ticari ilişki gereği borcunu ödediğini belirterek, takibe konu borcu kabul etmemiştir. Davacının fatura gereği mal ve hizmet tedariğinin ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Tarafların defterleri tasdikli olup delil niteliğindedir. Davacının defterinde dava konusu 640.494,00TL faturanın kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde de bu faturanın kayıtlı olduğu; daha sonrasında davalının 207.774,00-TL ödeme kaydı bulunduğu, bu ödemenin davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Davacı dava dilekçesinde ve takip miktarında bu ödeme miktarını ikrar etmiştir. Davacı defterlerinde bakiye borç bulunmadığı, davalı defterlerinde ise 432.720,00TL bakiye borç kaydı bulunduğu görülmüştür. Şu halde mal ve hizmet tedarikini davalı taraf defterine kaydederek kabul etmiştir. Davacının defterinde bakiye borç kaydı olmadığından; -aleyhe kayıtların da delil niteliğinde olması nedeniyle (HMK m.222)- bakiye borcun varlığına dair temelde ispat yükü {HMK 190 ve TMK 6 maddeleri gereğince} davacıdadır. Davacı vekili muhasebecinin sehven borcu kapattığını belirtse de basiretli tacir gibi davranması gereken davacının bu savunması dinlenmemiştir. Defter kayıtları dışında delil ikamesi sağlanmadığından davacının ispat yükünü yerine getiremediği kanaatiyle yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı tarafın yemin deliline dayanması üzerine; davalı şirkete yemin davetiyesi çıkarılarak (şirket temsilcisinin Mersin'de olması ve Çince tercümanın Mersin ilinde bulunması nedeniyle) temsilcinin tercüman marifeti ile yemin ettiği görülmüştür. Neticede davacının icra takibine temel olan faturaya dayalı bakiye alacak vakıasını ispat edemediği; her iki taraf defter kaydı, bilirkişi delili ve yemin sonucunda davalı tarafın borçlu olmadığını HMK 191 maddesi gereğince aksini ispatı sağladığı görülmekle sübut bulmayan davanın reddine, kanuni şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet tazminatının şartlar oluşmadığından REDDİNE, 3-Aınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 4.845,43-TL harçtan mahsubu ile artan 4.113,43-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 69.424,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/945, K. 2026/801, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-945-e-2026-801-k-1dd5730226b9