İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/34 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/34
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/34 Esas KARAR NO : 2026/641
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "24/10/2022 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan (poliçe ekte sunulmuştur) malların nakliyesi sırasında zarar meydana gelmiştir. Zararın meydana gelmesinde davalı taraf kusurludur. Olaya ilişkin tutanak ve benzeri belgeler ekte sunulmuştur. Meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 21/03/2023 tarihinde ödenen tazminat 51.840,73-TL tutarında rücu edilmiştir (Ödemeye ilişkin belgeler). Müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğmuştur. Meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edilmiştir Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, Asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ...A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Öncelikle, tüm savunmalarımız saklı kalmak kaydıyla, 6098 sayılı tbk’nın 184. maddesi gereğince alacağın temliki yazılı şekil şartına tabi tutulmuştur. Lakin davacı tarafça ödemeye ilişkin dekont dışında temlik iradesini gösterir ve yazılı şekil unsurunu haiz bir belge sunulamamıştır. Nitekim dekont da tek başına temlik iradesini göstermeye yeterli değildir. Yani huzurdaki davada re’sen gözetilmesi gereken bir dava şartı eksikliği daha söz konusudur. Bu bağlamda somut olayda herhangi bir temlikten bahsedelemeyeceğinden işbu ödeme ancak bir lütuf ödemesidir. Bu nedenle davacı tarafın ttk. 1472 maddesine dayanması da mümkün değildir.Somut olaydaki hasarın meydana gelmesınde müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Hasar istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklanmaktadır. Dava konusu edilen eşyanın hasara uğraması sadece istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklanmaktadır. Hasarın istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığı sabittir. Davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin talepleri de isabetsizdir. Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirketlerin hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi huzurdaki davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini göstermektedir.Tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın öncelikle vaki zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı tarafça temlik iradesini gösterir yazılı şekil şartını haiz hiçbir belge ibraz edilemediğinden başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddine ve her halükarda davanın reddine, davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. İşbu davanın vaki zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı tarafça temlik iradesini gösterir yazılı şekil şartını haiz hiçbir belge ibraz edilemediğinden başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddıne, her halükârda huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine, davacı tarafın haksız ve yersiz icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı taraf huzurdaki davada kötüniyetli olduğundan takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." savunmuştur. CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı taraf delillerinin tamamını ve türkçe tercümelerini tarafımıza tebliğ etmemiştir. Dava zamanaşımı süresi geçmiştir. dava konusu uluslararası taşıma olup cmr konvansiyonu hükümleri uygulanmalıdır. Davacı aktif dava ehliyetini ispatlamalıdır hasar miktarı yüksektir ve ispatlaması gerekir. Fiili taşıyıcı taşımayı kazasız tam ve zamanında tamamlamıştır. Ambalaj - istif nedeniyle oluşan hasarlardan taşıyıcı sorumlu değildir.Emtiaların yükleme ve boşaltılması gönderici-alıcı tarafından yapılmıştır. Taşıyıcının azami sorumluluğu cmr konvansiyonunun 23. maddesinde düzenlenmiştir sovtaj bedeli hasar bedelinden düşülmelidir. Müvekkil ... Sigorta A.Ş. hasarı reddetmiştir. Davacının ihtiyati haciz talebi haksız ve hukuka aykırı olup reddini dileriz. Davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz. Öncelikle zamanaşamı itirazımızın kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, husumet itirazımın kabulü ile davanın husumet nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz talebinin reddine, 4-Haksız, mesnetsiz davanın esastan reddine, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde başlanmış olup, dosya; ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/11/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı gereğince dosya mahkememize tevdi edilmiştir. ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; ... 27. İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosya arasına alınarak incelenmiştir. ... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak ... sayılı hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosya arasına alınarak incelenmiştir. İhtiyati haczin alacak intikal olmaması, alacağın yeterli ispata yarar delillerin bulunmaması nedeniyle reddine, bu hususta ara karar kurulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 04/12/2024 tarihli kararı ile " ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. ... 27. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasının her iki davalı yönünden başlatıldığı, davalı ...tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine gönderme kararı verildiği, davalı ... Sigorta tarafından ise borca itirazda bulunulduğu, dava dilekçesinde hangi icra dosyalarının hangi davalılar yönünden devam ettiği ile itirazın iptalinin hangi dosyalar ve hangi davalılar yönünden talep edildiği açık olmayıp dilekçenin sonuç kısmında “Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline” karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, davacı vekiline talebini somutlaştırmak üzere BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, karar verilmiştir. ... İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosya arasına alınarak incelenmiştir. Dosyanın bir taşımacılık (CMR) alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdii ile, dava dışı sigortalı ...’ün emtiasının nakliye işini üstlenen davalı şirketçe taşınan emtiaya hasar verildiği iddiasına yönelik rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor hazırlanmasının istenilmesine,karar verilmiştir. Davalılar vekillerinin zamanaşımı definin esas hükümle değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin toplanmasını istediği deliller yönünden davalı ... Sigorta vekiline beyan dilekçesi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 29/04/2025 tarihli ara kararı ile,"Davacı vekiline; davacı ...'nın sigortalısı Alıcı/...A.Ş.'nin mal bedelini göndericiye ödeyip ödemediğinin tespiti için; sigortalı Alıcı/... A.Ş.'nin mal bedelini göndericiye ödediğine dair ödeme belgeleri ile dekontu mahkememize sunmak veya aracı banka bilgilerini mahkememize bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına, ara karara aracı banka bilgilerinin bildirilerek cevap verildiği takdirde, bildirilen aracı bankaya müzekkere yazılarak gümrük beyannamesine konu mal bedelinin Alıcı/... A.Ş. Tarafından Gönderici /... şirketine ödendiğine dair belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gelen cevap dosya arasına alınarak incelenmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2025 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile "Davanın HMK m. 119/2 uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,"karar verilmiştir. Mahkememizce verilen 16/09/2025 tarih ve ...E. ...K.sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2025 tarih ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile kaldırılarak, dosyanın dava dilekçesi ve ekleri incelenerek 2026/34 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır. ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Mahkememizin 13/01/2026 tarihli tensip ara kararları ile "Dosyanın bir taşımacılık (CMR) alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdii ile, dava dışı sigortalı Erkunt Traktör’ün emtiasının nakliye işini üstlenen davalı şirketçe taşınan emtiaya hasar verildiği iddiasına yönelik rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişilere emek ve mesailerine karşılık 8.000,00’er TL (toplam 24.000,00 TL) ücret takdirine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına, her ne kadar mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesi 4 nolu ara kararı ile davacı tarafa eksik delil avansının ikmali için süre verildiği ancak davacı tarafça kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmış ise de; yüksek mahkeme içtihatları gereği YENİDEN davacı vekiline takdiren 22.000,00 TL gider ve delil avansını mahkememiz veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen bu kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde, davacı tarafa HMK.nun 324/2. Maddesi uyarınca TALEP OLUNAN DELİLİN İKAMESİNDEN VAZGEÇİLMİŞ SAYILACAĞININ ve dosyanın bu hali ile ele alınacağının ihtarına..."karar verilmiştir. Bilirkişilerden alınan 29/04/2026 tarihli raporunda özetle;"Davaya konu taşımacılık; İngiltere - Türkiye arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı, ancak, taşınan emtiada meydana gelen hasarın sebepleri yükleme ve istiflemeye izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapılabileceği, Mahkemenin, davalı taşıma firmasının davaya konu yük için düzenlediği CMR Taşıma Senedine matbu olarak yazdığı şerhin TTK - 4. Kitap Madde 858/2 hükmüne göre geçerli olduğunu taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının taşıma esnasında meydana gelen kısmi hasardan dolayı sorumlu olmadığı kanaatine varıldığı, davalı taşıma firmasının davaya konu yük için düzenlediği CMR Taşıma Senedine matbu olarak yazdığı şerhin TTK - 4. Kitap Madde 858/2 hükmüne göre geçerli olduğunu taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının taşıma esnasında meydana gelen kısmi hasardan dolayı sorumlu olmadığı kanaatine varıldığı, davalı taşıma firmasının davaya konu yük için düzenlediği CMR Taşıma Senedine matbu olarak yazdığı şerhin TTK - 4. Kitap Madde 858/2 hükmüne göre geçerli olmadığını taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının taşıma esnasında meydana gelen kısmi hasardan dolayı dava dışı gönderici firma ile müterafik sorumlu meydana gelen kısmi hasardan dolayı dava dışı gönderici firma ile müterafik sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, Mahkemenin, davaya konu taşımacılıkta meydana gelen kısmi hasarda dava dışı gönderici ve davalı taşıma firmalarının CMR madde 17/5 hükmü gereği müterafik kusurlu olduklarını taktir etmesi durumunda;Davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının CMR m.17/1gereği sorumluluğu olduğu, CMR m.17/1 ve m.17/4 ile sayılan sebepler ve bunların zarar oluşumunda katkısı bakımından dava dışı göndericinin ortak eylem veya karşılıklı fiilleri söz konusu olduğu kanaatine varılmış olup CMR m.17/5 kapsamında müterafik kusur değerlendirmesi yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, Davaya konu hasarda; emtia ambalajlama, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan göndericinin asli kusurlu, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen taşıyıcının tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, meydana gelen kısmi hasarda müterafik kusur oranları; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan asli kusurlu göndericinin %75 oranında, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen tali kusurlu taşıyıcının %25 oranında müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, dava konusu yurtdışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonu hükümlerine göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı kanaatine varıldığı, davacı vekilinin dosyaya sunduğu belgeler arasında yer alan fotoğrafların incelemesinden de anlaşıldığı üzere Sayın Eksperin belirttiği, motor üzerinde hasar gören bölümlerin orijinal parçalar ile tamir edilerek sıfır motor gibi üretime alınmasının mümkün olamayacağı görüşüne iştirak edildiği, hasar tutarının piyasa araştırması sonucunda dosya kapsamına uygun ve kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, uygun ve kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, Mahkemenin, davalı taşıma firmasının davaya konu yük için düzenlediği CMR Taşıma Senedine matbu olarak yazdığı şerhin TTK - 4. Kitap Madde 858/2 hükmüne göre geçerli olduğunu taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının taşıma esnasında meydana gelen kısmi hasardan dolayı sorumlu olmadığı ve davalı taşıma firmasının davacı sigorta firmasına hasar tazminatı geçerli olduğunu taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının taşıma esnasında meydana gelen kısmi hasardan dolayı sorumlu olmadığı ve davalı taşıma firmasının davacı sigorta firmasına hasar tazminatı ödememesi gerektiği kanaatine varıldığı, Mahkemenin, davalı taşıma firmasının davaya konu yük için düzenlediği CMR Taşıma Senedine matbu olarak yazdığı şerhin TTK - 4. Kitap Madde 858/2 hükmüne göre geçerli olmadığını taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının taşıma esnasında meydana gelen kısmi hasardan dolayı dava dışı gönderici firma ile müterafik sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı taşıma firmasının davacı sigorta firmasına tazminat ödemesini Mahkemenin; davalı taşıma firmasının davacı sigorta firmasına tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; Mahkemenin heyetimizce tespit edilen (dava dışı gönderi firmanın %75 ve taşıyıcı firmanın %25 oranında) müterafik kusur oranını taktir etmesi durumunda davalı taşıyıcının davacı sigorta firmasına ödeyeceği hasar tazminat tutarının 51.840,73 TL * 25/100: 12.960,18 TL olarak hesaplanarak Mahkemenin taktirine sunulduğu, CMR Konvansiyonu madde 27/1 hükmü gereği; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı 21.03.2023 tarihinden itibaren %5 faiz uygulayabileceği kanaatine varıldığı, Kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat bakımından yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetilerek, takip yolu ile alacak talebi yöneltilmiş ise de inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun tamamen Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, somut olayda yükün taşıyıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için başlatılan icra takip tarihi arasında bir yıldan daha fazla süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma firmasına tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğradığı, davacı tarafından tazminat talebi için başlatılan icra takip tarihinin zaman aşımı süresi içinde başlatılmamış olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirketin poliçe özel şartları gereği ambalajlama yetersizliği ile oluşan hasarın teminat dışı bırakılmış olduğu, sigorta şirketinin sigortalısına lütuf ödemesi yaptığı, davalılara rücu edemiyeceği, kanaatine varıldığı..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 21/03/2023 tarihinde ödenen 51.840,73-TL ile işlemiş faizin davalılardan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin 55.688,31-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur. CMR 17/1. Maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. Madde, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. 17/3. Maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. CMR 29. Maddesi uyarınca "Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu dışlayan veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından yahutta taşıma işinde kullanıldığı başka kişiler tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler, kişisel sorumlulukları yönünden birinci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." yönündedir. 30. maddesinde; 1. Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında vurgulandığı üzere ''... Dava, taşıma esnasında gerçekleşen zıya nedeniyle tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, davalı tarafından taşıma ilişkisinin inkar edilmediği, taşınan 2 adet kolinin davalı taşıyıcının uhdesinde iken zayi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Ancak, 6102 sayılı TTK 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır...". İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Eldeki uyuşmazlıkta hasar kaydını CMR taşıma senedine itirazi kayıt olarak işlendiği anlaşılmaktadır... Yük taşıyıcının sorumluluğunda iken hasarlanmış, ödeme poliçe kapsamında yapılmış, ancak yapılan ödemenin 644,60 Euro'yu aşan kısmı lütuf ödemesi mahiyetinde olduğu belirlenmiş, belirlenen zarar miktarı CMR 23/3 maddesindeki davalının sorumluluk üst sınırının altında kalmış, hüküm altına alınan alacağa CMR 27. Maddesi gereği %5 faiz uygulanması gerekmiş, dava dışı sigortalı tarafından davalıya ödeme isteğine ilişkin 26/02/2019 tarihli bir yazı gönderildiği anlaşılmakta ise de yazının davalıya ulaştığına ilişkin bir kayıt sunulmamış, CMR 27. Maddesi 2. Cümle gereği takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla davanın 644,60 Euro yönünden kabulü yerine tümden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir... Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kesinlik sınırı dava tarihindeki kur esas alınarak, icra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir...". Somut olayda davacının, dava dışı ...Şirketi'nin sigortacısı olduğu, şirketin ... Ltd şirketinden satın alınan emtianın İngiltere'den Türkiye'ye kara yolu ile nakliyesi işinin davalı ... tarafından üstlenildiği, emtianın teslim alınması esnasına yapılan kontrollerde araç içerisinde yer alan motorlardan bir adedinin hasarlandığının tespit edildiği, hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya davacı tarafından 21/03/2023 tarihinde 51.840,73 TL sigorta tazminatı ödendiği, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalılar aleyhine... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı ve ... 27. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyalarında 51.840,73TL asıl alacak ile 3.847,58TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.688,31 TL talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlularına tebliği üzerine davalı takip borçlularının süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı borca itiraz dilekçeleri sunduğu ve bunun üzerine takiplerin durduğu, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya, dava dışı sigortalı ...’ün emtiasının nakliye işini üstlenen davalı şirketçe taşınan emtiaya hasar verildiği iddiasına yönelik rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor hazırlanması için bir taşımacılık (CMR) alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 29/04/2026 tarihli raporunda Mahkemenin tespit edilen (dava dışı gönderi firmanın %75 ve taşıyıcı firmanın %25 oranında) müterafik kusur oranını taktir etmesi durumunda davalı taşıyıcının davacı sigorta firmasına ödeyeceği hasar tazminat tutarının 51.840,73 TL * 25/100: 12.960,18 TL olarak hesaplanarak Mahkemenin taktirine sunulduğu, CMR Konvansiyonu madde 27/1 hükmü gereği; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı 21.03.2023 tarihinden itibaren %5 faiz uygulayabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı sigortalı... A.Ş ile davacı sigorta şirketi arasında ... sayılı abonman poliçesine bağlı olarak dava konu nakliyeye ilişkin düzenlenen... sayılı Emtia Sigorta Poliçesi bulunduğu, poliçelerin 01/01/2022-01/01/2023 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu hasarın poliçe geçerlilik süresi içinde meydana geldiği, 14/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan dekont uyarınca davacı sigorta şirketince 21/03/2023 tarihinde 51.840,73TL ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Öncelikle davalıların zamanaşımı defi yönünden; İstanbul BAM 13. HD'nin... Esas,...Karar sayılı ilamında "Somut davada, taşımaya konu emtianın hasarlanması sebebiyle davacı nezdinde nakliyat aracısı/komisyoncusunun yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı akdi taşıyıcı lehine satıcı şirketin sigorta şirketine ödenen hasar bedelinin fiili taşıyıcılar ve fiili taşıyıcının sigorta şirketinden rücuen tahsili talep edilmekte olup, taşımacılar arasındaki rücu davalarında uygulanan CMR 39/4 maddesi uyarınca zamanaşımının başlangıcı bir mahkeme kararı olmadığından ödeme tarihi olan 27/10/2020 tarihidir. Bu durumda ... 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olup, Mahkemece aksi gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." yönündeki gerekçeyle vurgulandığı üzere; rücu davalarında uygulanması gereken zamanaşımının başlangıcının ödeme tarihi olduğu; mahkememiz önündeki somut olayda ödeme tarihinin 21/03/2023 olduğu, (yetkisizlik kararı öncesi ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı) icra takip tarihinin 16/01/2024 olduğu, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; zamanaşımı defi kabul görmemiştir. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından, dava konusu emtianın 1 adet ... tip ... seri numaralı dizel motor olduğu, emtianın davalı ... tarafından taşındığı, nakliye aşamasında sigortalı emtianın üretime alınmasının ve/veya tamir edilmesinin mümkün olamayacağının tespit edildiği, makine mühendisi bilirkişinin de tespite iştirak ettiği ve hasar tutarının piyasa araştırması sonucunda dosya kapsamına uygun ve kadri maruf olduğu kanaatine vardığı, CMR m. 23/3'te “İş bu anlaşmanın hükümleri gereğince bir taşıyıcı, malların kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle mükellef tutulduğunda, bu tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına hesabın 8,33 SDR birimini aşmayacaktır.” yönünde düzenleme bulunduğu, yükleme tarihinde SDR kur 25,4932 TL x 8,33 x 434,00 Kg-92.163,53 TL'den fazla tazminat talep edilemeyeceği, davacının rücu talebinin işbu bedelden daha az olduğu, her ne kadar bilirkişi heyet raporunda sigortalı tarafından ambalajlaması yapılan emtianın, ambalajlama yetersizliği ile hasar görmesinin poliçe özel şartları gereğince teminat dışı olduğu ve davacının sigortalısına yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olduğu kanaati bildirilmiş ise de; İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin... Esas,... Karar sayılı ilamında "... ambalaj yetersizliği kabul edilse bile basiretli bir tacir olan taşımacının bu hususu taşıma öncesinde gönderene bildirmemesi en azından mütarafik kusur teşkil eder..." yönündeki ilamı dikkate alınarak, davalıların hasardan müteselsil sorumlu olduklarına kanaat getirilmiş, davaya konu taşımacılıkta; yükün taşıma aracına yüklemesi, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin dava dışı gönderici tarafından yapıldığı; aynı zamanda yüklemeye/istiflemeye taşıyıcının nezaret etme sorumluluğu bulunduğu; davaya konu hasarda; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan göndericinin asli-%75 oranında kusurlu olduğu; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen taşıyıcının tali-%25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş; davalılar arasında akdedilen poliçede her hasarda 250 Euro muafiyet tenzili şartı yer aldığından 51.840,73 TL'nin davalıların sorumlu olduğu %25 kusur oranına göre 12.960,18 TL'den (hasar tarihinde 1 Euro 18.0622 X 250 Euro=) 4.515,00 TL'nin tenzili ile davacının davalılardan toplam 8.445,18 TL istemde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. İcra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; yukarıda atıf yapılan İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere CMR 27. Maddesi 2. cümle gereği takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, somut olayda da davacı ve davacının sigortalısı tarafından davalıların takipten önce temerrüde düşürüldükleri ispat olunamadığından davacının işlemiş faiz talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği; yine aynı ilam uyarınca hüküm altına alınan alacağa CMR 27. Maddesi gereği %5 faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile; ... 27. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı ... Sigorta tarafından yapılan ve ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın 8.445,18 TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile, icra takibinin 8.445,18 TL asıl alacak yönünden, 8.445,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin... Esas,...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, taşıma esnasında meydana gelen hasara ilişkin tazminat istemine ilişkin olup alacak likit (belirlenebilir) değildir. Bu durumda icra inkar tazminatı talebi yerinde değildir..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı Doğa Sigorta tarafından yapılan ve ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın 8.445,18 TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile, icra takibinin 8.445,18 TL asıl alacak yönünden, 8.445,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 951,02 TL'nin mahsup edilerek fazla alınan 219,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.223,73 TL'sinin davacıdan alınarak, 576,27 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 732,00 TL peşin harcı toplamı 1.159,60 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 24.660,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 24.660,00 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.739,71 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye 20.920,29 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 8.445,18 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereği takdir olunan 8.445,18 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 47.243,13 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan (tek) 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara 1/2 oranında verilmesine, 9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı karar verildi.15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır