Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4457 E. 2026/3531 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4457
Karar No
2026/3531
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/551 E., 2025/964 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Gökçebey Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/321 E., 2023/324 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.

Davacı; ortak muris babaları ...'ya ait 1 31... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ya da bir devir işlemi sonucu davalı adına tescil edildiğini, devir işlemi yapılmış ise muvazaalı olduğunu, taşınmazda kendisinin de hakkının bulunduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.

Davalı; dava konusu taşınmazın bulunduğu arsayı, babaları ...'ya ait iken senet ile devraldığını ve üzerine davacının çocuk yaşta olduğu dönemde bina inşa ettiğini, davacının binada hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; muvazaa iddiasının ispatlanamadığı ve davacının tenkis alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; dava konusu taşınmazın kadastro çalışması neticesinde davalı adına tespit ve tescil edildiği, evveliyatında tapusuz ve taşınır hükmünde olduğu, muris tarafından davalıya devredilen tapulu bir taşınmaz bulunmadığından muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının eldeki davada uygulanamayacağı, tapu iptali ve tescil isteğinin bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı, tenkis isteği yönünden ise taşınmazın davalıya temlik tarihi dikkate alındığında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 565/3. maddesinde düzenlenen 1 yıllık sürenin geçtiği, mutlak tenkis sebeplerinin bulunmadığı, murisin davacının saklı payını zedeleme kastı ile hareket ettiğinin ispatlanamadığı, kaldı ki alınan bilirkişi raporuna göre davacının saklı payının zedelenmediğinin ve tenkis alacağının bulunmadığının anlaşıldığı, belirtilen nedenlerle tenkis isteğinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, gerekçesi değiştirilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle tarafların murisi ...'nın 21.11.2008 tarihinde öldüğü, davanın ise 17.11.2009 tarihinde açıldığı, TMK'nın 571/1. maddesinde yer alan "Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer." hükmü dikkate alındığında tenkis davasının süresinde açıldığı ancak muris tarafından 20.03.2005 tarihinde davalıya hibe suretiyle yapılan temlikin, TMK'nın 565/4. maddesi uyarınca saklı payı zedeleme kastıyla yapıldığının davacı tarafça TMK'nın 6. ve 6100 sayılı HMK'nın 190. maddeleri uyarınca ispatlanamadığı anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL

bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4457, K. 2026/3531, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4457-e-2026-3531-k-c5f5fc2133ff