İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/343 E. 2026/482 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/343
- Karar No
- 2026/482
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/343 KARAR NO : 2026/482
HAKİM :... ... KATİP :... ...
DAVACI/KARŞI DAVALI: ... - ... ... DAVALI/KARŞI DAVACI: ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2023 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI/ KARŞI DAVALI TALEBİ: Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalın ile müvekkili arasında .... kapsamında 1000 adet bilişim teknolojileri labaratuvarı için ağ altyapısı kurulumu yapım işinde kullanılacak malzemelerin temini ve kurulumu için sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme sorumluluklarını yerine getirdiğini fatura edilen tutarlardan kısmi ödeme yapıldığını ancak kalan 121.460,50TL'nin ödenmediğini davalının borca yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, ödenmeyen fatura bedeli olarak şimdilik 121.460,50TL'nin TTK 1530/4-a gereğince son faturanın düzenlendiği 09/03/2022 tarihinden sonraki otuzuncu günden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI/KARŞI DAVACI CEVABI: Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili talebi ile davalı müvekkilİ şirket aleyhine alacak davasını ikame ettiğini, 08.10.2021 tarihinde davalı müvekkili şirket .... arasında " .... Kapsamında 1000 Adet ... için Ağ Altyapısı Kurulumuna" yönelik yapım işi sözleşmesi imzalandığını, davalı müvekkili şirket ile .... arasında imzalanan yapım işi konulu sözleşmenin ifası kapsamında davalı müvekkili şirketin, birden fazla şirket ile alt yüklenicilik sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasında imzalanan alt yüklenicilik sözleşmesi ile davacı, davalı müvekkili şirkete karş.... sözleşmesi imzalanan " .... için Ağ altyapısı Kurulumu yapım işi projesi " kapsamında malzeme temin etme ve kurulumları gerçekleştirme taahhüdünde bulunmuş olup davalı müvekkili şirketin ise edim karşılığında belirli bir bedel ödemesi konusunda karşılıklı anlaşma sağlandığını, davacı taraf, 18.10.2021 tarihinde imzalanan alt yüklenicilik sözleşmesi ile üstlendiği edimleri eksik ve ayıplı ifa ettiğini, taraflar arasında (davacı şirketin üstlendiği edimi zamanında eksiksiz ve ayıpsız ifa edememiş olması sebebiyle davalı müvekkil şirket tarafından davacı şirkete ikinci bir şans verilerek) sözleşmenin devamı niteliğinde yeni bir protokol imzalandığı ancak davacı şirketin protokolede uygun davranmadığını, davacı tarafın davalı müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin dava konusu faturaları ve iade faturasını ticari defterine işlemesi, vergi usul kanuna uygun şekilde basiretli bir tacir olarak yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini gösterdiğini, davacı tarafın davalı müvekkili şirkete ulaşamadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davanın reddine karar verilmesini etmiştir. Davalı karşı dava dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalı tarafın, üstlendiği işi sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı ifa etmiş olması sebebiyle davalı/karşı davacı müvekkili şirketin maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı/karşı davacı müvekkili şirket, esas sözleşmenin yapıldığı idareye karşı edimini eksiksiz ifa edebilmek için ciddi maliyetlere katlanmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket, davacı/karşı davalının ayıplı ve eksik ifası sebebiyle sözleşmeye uygun kurulum yapılmayan lokasyonlarda dava dışı 3. şirketlerle yeniden sözleşme imzalayarak eksiklikleri tamamlatmak zorunda kaldığını, anılan masrafların yanı sıra işin süresinde teslim edilmemiş olması nedeniyle idareye cezai şart ödendiğini belirterek anılan tutarlara ilişkin olmak üzere şimdilik 1.000,000TL nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karşı dava olarak talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Asıl dava, eser sözleşmesi uyarınca alt yüklenicinin iş sahibinden iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup karşı dava ise alt yüklenicinin işi süresinde tamamlamadığı iddiasına dayalı cezai şart ile işin başka yükleniciye tamamlatılmasından kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiştir. Öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış, inceleme sonucu 18/07/2024 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Anılan raporda özetle; tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş oldukları tespit edilmekle delil niteliği taşıdıkları anlaşılmıştır. Kayıtların içeriğine göre ise davacının kayıtlarına göre davalıdan 120.910,50TL alacaklı olduğu, davalı şirketin kayıtlarına göre ise davacı şirkete 121.460,50TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; eğer faturalar tebliğ edilmiş ise taraflar arasında kurulduğu kanıtlanan eser sözleşmesinde bedelde anlaşma yok ise yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili fatura düzenlenip iş sahibine tebliğ edilip iş sahibince 6100 sayılı TTK.nın 21/2.maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriği ve fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile iş bedeli tespitine gerek olmayacaktır. .... Anılan yasal düzenlemeler ve açıklamalar gereği davalının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterler uyarınca davacıya 121.460,50TL borçlu olduğu anlaşılmakla asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Karşı davaya gelince; karşı davadaki iddiaların teknik yönlere ilişkin olması karşısında mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının sorumlu olduğu 446 adet okulun ilerleme süreçleri ile eksik veya kusur yönünden değerlendirilmelerini içeren herhangi bir evraka rastlanılmadığı, davalı tarafın iddia ettiği üzere işlerin üçüncü firmalara yaptırıldığı veya eksik malzemelerin kendileri tarafından temin edildiğine ilişkin bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı ayrıca 15/03/2022 tarihli ek sözleşmede davacının sorumlu olduğu okulların bir kısmının kabullerinin yapıldığı, diğerleri için ise kullanılan ''kurulumu tamamlanıp kabulü alınmayan 275 sınıf'' ifadesinden okulların hali hazırda kabule hazır oldukları da anlaşılmaktadır şeklinde görüş bildirilmiş ve asıl dava bakımından davacının davalıdan 121.460,50TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşıldığı da belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyet raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile; karşı davacının, karşı davalı tarafın sözleşme ile üstlenmiş olduğu bir kısım işleri eksik bıraktığını ve bu işlerin dava dışı üçüncü kişilere tamamlatılmış olduğunu, usulüne uygun olarak kanıtlayamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Zira sözleşmeye konu işler tamamlanmış ise aksi kanıtlanmadıkça bu işlerin yüklenici tarafından yapılmış olduğu kabul edilir. Karşı davacı taraf usulüne uygun belge ve deliller ile bu karinenin aksini kanıtlamış değildir. Bunun yanı sıra karşı davalının kusuru ile dava dışı idareye gecikme cezası ödendiği hususu da usulünce kanıtlanamadığı gibi karşı davalının kusurundan kaynaklı gecikme cezası miktarı da ortaya konmuş değildir. Karşı davalının kusuru ortaya konulamadığına göre gecikme cezasına ilişkin istemin de reddi gerekmiş ve karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KABULÜNE, 121.460,50TL nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 8.296,96-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 2.074,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.222,71-TL karar ve ilam harcının davalı/ karşı davacıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, b-Davacı tarafından yapılan 179,90TL başvuru harcı, 2.074,25TL peşin harç, 30.000,00TL bilirkişi ücreti, 679,75TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 32.933,90TL yargılama giderinin davalı/karşı davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, d-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00TL'nin davalı/karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, e-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 2-Karşı davanın REDDİNE, a-Alınması gerekli 732,00TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, b-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren karşı davalıya verilmesine, d-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ....ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/06/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza