Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5018 E. 2026/3580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5018
Karar No
2026/3580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/206 E., 2025/1626 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/733 E., 2023/793 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davalı ve davacının kardeş olduklarını, ortak muris babalarına ait...ili,... ilçesi,... Mahallesi, 11 11... parsel sayılı taşınmazın murisin sağlığında davalı oğlu ...'e muvazaalı olarak devredildiğini, taşınmazın temlik sebebi tapuda satış olarak gösterilmekle birlikte asıl amacın kız çocuğu olan ve kendisine mal bırakılmak istenmeyen davacı müvekkilini miras hakkından mahrum bırakmak amacıyla yapılan bağışlama olduğunu ileri sürerek öncelikle davalı adına olan tapunun miras payı oranında iptali ile davacı müvekkili adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde işlemin saklı pay oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; murisin davaya konu taşınmaz devrinin yapıldığı tarihte bakıma muhtaç durumda olduğunu ve tüm sağlık sorunları ve sair ihtiyaçlarıyla davalının ilgilendiğini, taşınmazı davalıya devretmesinin nedeninin bu minnet duygusu olduğunu, diğer kardeşlerin de bu durumu kabul ettiğini ve itiraz etmediklerini, 15.07.2022 tarihinde davacının da dahil olduğu taksim sözleşmesi yapıldığını ve bazı taşınmazların iş bu taksim gereği davacıya verildiğini, bu kapsamda... ilçesi,... Mahallesi 10 92... parsel ve 11 02... parsel sayılı taşınmazların davacının kullanımına bırakıldığını, elde edilen tüm zirai gelirin davacının olduğunu, davacının bu taşınmazları harici satış sözleşmesi ile dava dışı üçüncü bir kişiye sattığını, vefatından önce kısmi felçli olarak yaşayan murisin bu süreçte tüm ihtiyaçları ve kişisel bakımları müvekkil tarafından karşılandığını, tarafların annesi olan ...ün halen müvekkile devredilen bu evde oğluyla birlikte kaldığını, murisin, vefatından önce davacıyla ve diğer çocuklarıyla herhangi bir husumeti ya da küskünlüğü olmadığını, çocukları arasında herhangi bir ayırım yapmadığını, dava konusu ev dışında başka bir çok taşınmazının bulunduğunu, gerçekten mirasçılardan mal kaçırmak isteseydi bu taşınmazları da müvekkile ya da diğer çocuklarına devredebilecekken hak dengesini gözetir bir paylaşım yaptığını, davacının iddilarının asılsız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ölmeden önce bir takım hastalıkları nedeniyle tedavi gördüğünün anlaşıldığı,...Devlet Hastanesinin 02.06.2023 tarihli müzekkere cevabında; murisin 2017-2021 tarihlerinde...Devlet Hastanesinde Gastroentroloji, Kardiyoloji, Üroloji, Nöroloji ve Anestezi Cerrahi bölümlerinde yatışlı olarak tedavi aldığı, Ayrıca... Devlet Hastanesi kayıtlarında da murisin farklı bölümlerden tedavi muayene kayıtlarının mevcut olduğu, murisin bakıma muhtaç olduğuna kanaat getirildiği, hem davacı hem de davalı tanıklarının beyanlarından davalının, murisi olan babasının bakımını üstlendiği, murise davalının baktığı, ihtiyaçlarını da davalının giderdiği, muris ile davalı arasındaki ölünceye kadar bakma koşuluyla yapılan temlikin muvazaalı değil gerçek bir temlik olduğuna kanaat getirildiği ve davalının temlikin koşulu olan ölünceye kadar bakma şartını sözleşme tarihinden sonra murisine bakıp ihtiyaçlarını gözetmek suretiyle yerine getirdiğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, böylelikle muvazaa iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiği, davacının tescil istemi yerinde görülmez ise terditli olarak tenkis talebinde de bulundukları, ancak yukarıda izah edilen nedenlerle muris ile davalı arasında ölünceye kadar bakma koşuluyla dava konusu taşınmazın temlik edildiği ve yine yukarıda izah edildiği üzere bunun bir bağış niteliğinde değil ivazlı bir sözleşme olduğu zira temlikle birlikte murisin davalıya ölünceye kadar kendisine bakıp gözetme koşulunu yüklediği, dolayısıyla artık yapılan işlemin ivazlı bir akit olarak değerlendirilmesi gerektiği ve ivazlı tasarrufların tenkisinin istenemeyeceği anlaşılmakla terditli olarak açılan tenkis davasının da reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle tapu iptali-tescil ve terditli talep olan tenkis taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın 15.04.2013 tarihinde davalıya devredildiği, murisin ölmeden önce bir takım hastalıkları nedeniyle tedavi gördüğünün anlaşıldığı, hem davacı hem de davalı tanıklarının beyanlarından davalının, murisi olan babasının bakımını üstlendiği, murise baktığı, ihtiyaçlarını da giderdiği, mirasbırakanın iradesinin mirasçılardan veya terekeden mal kaçırmak olmadığı sonucuna ulaşıldığı, tenkis talebinin mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu nitelikte olup sağlar arası kazandırmanın tenkise tabi olmasının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 565. maddedeki şartların gerçekleşmesine bağlı olup bu hususun da ispatlanamadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5018, K. 2026/3580, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5018-e-2026-3580-k-6e2f16656bd8