Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4272 E. 2026/1519 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4272
Karar No
2026/1519
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1633 E., 2025/1049 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/324 E., 2023/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalının kardeş olduklarını, babaları mirasbırakan ...'ün ölümü ile tarafların mirasçı kaldıklarını, mirasbırakanın sağlığında banka hesabı üzerinden davalıya 229.500,00 TL para gönderdiğini ve bu parayla davalıya 7 01... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 7 numaralı bağımsız bölümün alındığını, müvekkillinin bu karşılıksız kazandırmayı mirasbırakanın ölümünden sonra öğrendiğini, davalının TMK'nın 669 ve devamı maddeleri gereğince dava konusu kazandırma işlemi için denkleştirme yükümlüsü olduğunu ileri sürerek mirasbırakan tarafından gönderilen paranın dava tarihine ulaştığı miktar hesaplanarak denkleştirme hükümleri çerçevesinde müvekkiline ödenmesine olmadığı takdirde bedelin tenkis hükümleri çerçevesinde müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bedelinin bakım borcu karşılığında mirasbırakan tarafından kendisine verildiğini, mirasbırakanın sağlığında tüm bakım ve ihtiyaçlarının kendisi tarafından sağlandığını, hastalığıyla da sürekli olarak kendisinin ilgilendiğini, dava konusu taşınmazın tereke kapsamında kalmaması nedeniyle tenkis hükümlerinin uygulanamayacağını, taşınmazın babasına yaptığı hizmetler ve masraflar kaşılığında örf, adete göre karşılık olarak verildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakan ...'ün, davalı kızı adına alınan daire için ödeme yaptığı, davalının ise dava konusu taşınmazı mirasbırakanaın bakım karşılığında kendisi adına alındığını savunduğu, tanıklar beyanlarına göre mirasbırakanın hasta olduğu, davalının ise mirasbırakanın bakımı ile ilgilendiğini beyan ettiklerini, tanık anlatımlarıyla da davalının mirasbırakana bakım yaptığının anlaşıldığını, dava konusu kazandırmanın karşılıksız olmadığından denkleştirmeye tabi olmayacağı, davacının terditli tenkise yönelik yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda ölüm tarihi itibari ile taşınmazın değeri üzerinden yapılan tenkis hesabı dikkate alınarak davacının 87.000,00 TL tenkis alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın denkleştirme talebinin reddine, davacının tenkis talebinin kabulün ile 87.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında denkleştirme şartlarının oluşmadığı, denkleştirme için kazandırmanın karşılıksız olması gerektiği ancak mirasbırakanın kendisine bakım karşılığında dava konusu kazandırmada bulunduğu, davacının denkleştirme talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf talebinin yerinde olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 565. maddesinde düzenlendiği üzere; mirasbırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yaptığı temlikler mutlak tenkise tabi ise de, maddenin son fıkrasına göre bir yıldan önceki kazandırmalar bakımından, bu kazandırmaların mirasçıların saklı paylarını ihlal etmek amacıyla yapıldığı kanıtlanması gerektiği, eldeki davada davacı tarafın mirasbırakanın saklı payı ihlal kastıyla hareket ettiğini kanıtlayamadığını, mirasbırakanın uzun yıllar kendisine bakan davalıya karşı minnet duygusuyla hareket ettiği, saklı paya tecavüz kastı da bulunmadığı anlaşıldığı, Mahkemece tenkis talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olması nedeniyle davalı tarafın istinaf talebi yerinde bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakanın davalıya gönderdiği parayla 7 numaralı bağımsız bölümün alındığını, davalının ise kötü niyetli olarak davacıdan miras payını kaçırmak için taşınmazı üçüncü kişiye devrettiğini, davalının mirasbırakana bakım iddiasını kabul etmediklerini, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, davalının bakıma ilişkin olarak harcamaya ilişkin delil sunmadığını, öncelikli olarak denkleştirme taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, terditli talepleri olan tenkis yönünden ise dava konusu taşınmazın minnet duygusu ile alındığının kabulünün de hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasta denkleştirme, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4272, K. 2026/1519, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4272-e-2026-1519-k-1fccf7a68471