Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5933 E. 2026/1217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5933
- Karar No
- 2026/1217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2025/64 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasçılardan mal kaçırma amaçlı muvazaalı devirlerin iptali ile müvekkilleri adına miras payları oranında tescilini, bu mümkün olmazsa terditli talep olarak tenkisini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çocuk yaştan itibaren çalıştığını, dava konusu malvarlığını kendi kazancı ile elde ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “1 07... parsel, 1 14... parsel, 1 08... parsel, 1 16... parsel, 3901 ada, 1 parsele ilişkin davalı ... adına kayıtlı taşınmazların tapusunun iptali ile muris ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “1 16... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının 1/2 oranında iptali ile muris ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya tesciline, her bir davacı için 15.848,84 TL tenkis bedelinin davacıların tercih hakkını kullandıkları 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine” karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. Dairemizce; “Öncelikle Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.11.2012 tarihli bozma kararında da belirtildiği üzere, Mahkemece 1 16... parsel sayılı taşınmazın ½ payına ilişkin verilen karar yerindedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin anılan bozma kararının hükmün tamamına ilişkin olduğu dikkate alındığında, davalı vekilinin belirtilen taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları haklı görülmemiştir. Dava konusu diğer tasarruflara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: davalının üçüncü kişilerden edindiği taşınmaz ve paylar ile araçlar ve miras bırakanın devrettiği dolmuş hattı bakımından da 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama olanağının bulunmadığı; ancak gizli bağış olgusunun kanıtlanması halinde, koşulları mevcutsa tenkis hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku yoktur. Ne var ki, gerekçede gizli bağış olgusunun ispatlandığı sonucuna ne şekilde varıldığı açıklanmamış, verilen karar yetersiz gerekçe ile doğru olmamıştır. Zira mirasbırakanın sağlararası kazandırmalarının tenkisine karar verilebilmesi için öncelikle davacı tarafından sağlararası kazandırma yapıldığı hususunun ispatlanması; daha sonra da sağlararası kazandırmanın TMK'nın 565. maddesi gereğince tenkise tabi olduğunun netleştirilmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılan araştırma, gizli bağış olgusunu kabule yeterli olmadığı gibi; gerekçede hangi delillere dayanarak hangi dava konusu tasarruflar açısından mirasbırakanın bağış olgusunun kabul edildiği, hangi delillere neden öncelik tanındığı hususları da açıklanmamıştır. Dava konusu tasarrufların her biri açısından tenkise tabi tutulmaları için gerekli koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmesine karşın mahkemece böyle bir araştırma ve değerlendirme yapıldığı söylenemez. Dava konusu tasarrufların her birinin tasarruf tarihlerinin birbirinden farklı olması da, tenkis davasında aranan koşullar nedeniyle ayrıca önem arz etmektedir. Öte yandan dava konusu tasarruflara ilişkin tanık ifadeleri ise, soyut ve genel nitelikte olup davada bir sonuca varabilmek açısından yeterli değildir. TMK'nın 565. maddesinde miras bırakanın hangi sağlar arası kazandırmaları hakkında tenkis istenebileceği düzenlenmiştir. Murisin ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar, TMK'nın 565/3. maddesi gereğince koşulsuz tenkise tabi olurken; ölümünden önceki bir yıldan sonra yapılan bağışlamalarda ise saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar, TMK'nın 565/4 hükmü ile tenkise tabi tutulmuştur. Dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın murisin ölümünden önceki bir yıl içinde davalıya devredildiği dikkate alınarak, anılan hüküm gereği, 1 08... parsel dışındaki dava konusu tasarruflar yönünden saklı payı ihlal kastı veya anılan maddenin diğer fıkraları açısından mahkemece etraflı şekilde araştırma yapılmalı ve hüküm kurulurken hangi delillerle hangi sonuçlara varıldığı denetime elverişli olacak şekilde açıklanmalıdır. Mirasbırakanın davacılardan mal kaçırma kastının olmadığı yönündeki ağırlıklı tanık beyanları ile özellikle davacı tanığı ...'nün mirasbırakanın kızları ile arasının bozuk olmadığı yönündeki beyanı, aldırılan bilirkişi raporlarına göre temlik içi tereke ile temlik dışı tereke arasında ciddi bir oransızlık saptanmamış olması, davalının minibüs hattında çalıştığına ilişkin elde edilen deliller de dikkate alınarak mirasbırakanın saklı payı ihlal kastıyla hareket edip etmediği belirlenmelidir. Öte yandan, tenkis davasının kabul edilebilmesi için bir diğer koşul da saklı payların zedelenmiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik ) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle ve yukarıda anılan ilkelere göre hesaplama yapılmasıyla mümkündür. Ne var ki, Mahkemece yapılan hesaplamanın doğru olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Eldeki davada bir kısım tasarruflar bakımından mirasbırakanın davalıya para bağışladığı iddiası gözetilerek, elden bağışlanan bu paranın (taşınmazlara ilişkin devirler açısından bedelin daha fazla olduğu iddia ve ispat edilmedikçe tapu akdinde yazan miktardaki paranın) mirasbırakanın ölüm tarihinde ulaşacağı miktarın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespit edilmesi ve tespit edilen bu değer üzerinden tenkis hesabının yapılması gerekmesine karşın; taşınmazların değerleri üzerinden hesap yapılması, muris muvazaası nedeniyle 1/2 oranında iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilen 1 16... parselin değerinin temlik dışı tereke kapsamında değerlendirilmemesi ve dolmuş hattının değeri yönünden çelişkili delillere karşın hangi delilin neden üstün tutulduğu açıklanmadan hiçbir veriye dayanmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporundaki değerin esas alınması hususları doğru görülmediğinden yapılan tenkis hesabı da hatalı bulunmuştur. 166 parsel sayılı taşınmaz yönünden miras bırakandan gelen pay itibariyle tapu iptal ve tescile hükmedilmesi isabetli ise de diğer dava konusu tasarruflar bakımından terditli tenkis isteğine ilişkin olarak yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre denetime elverişli ve gerekçeli bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş; temyiz sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “1 16... parsel sayılı taşınmazın ½ payını edinim tarihinde davalının yaşının küçük olması nedeniyle miras bırakan ve eşinin davalıya velayeten işlemde bulundukları; çekişmeli 1 16... parsel sayılı taşınmazın ise 01.10.2004 tarihinde miras bırakan ile dava dışı kardeşi ...adlarına tescilinden sonra murisin miras payını kardeşine satış suretiyle temlik ettiği, kardeşi ...ın da hem muristen edindiği payı hem de kendi payı olmak üzere taşınmazın tamamını aynı gün bir sonraki işlemle ve aynı şekilde davalıya devrettiği; bu bağlamda dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazda miras bırakan ...nin miras payını kardeşini aracı kılmak suretiyle davalıya intikal ettirmesinin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşılmış, 1 16... parsel sayılı taşınmazın ½ payını davalı ...adına kayıtlı tapusunun iptali ile, muris ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir. 1 16... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı ve 1 07... parsel, 1 14... parsel, 1 08... parsel 3901 ada, (1) parsel sayılı taşınmazlar ve 27... , 27... 27... plakalı araçlar bakımından yapılan incelemede, çekişmeli taşınmazların ve araçların üçüncü kişilerin satışları suretiyle edinildiği, dava konusu Cumhuriyet Dolmuş Hattı ile ilgili olarak “ 27... plakalı dolmuşun miras bırakan tarafından 28.12.1998 tarihinde davalıya devredildiği, anlaşılmıştır. Tenkis talebi bakımından yapılan araştırma ve incelemede; 1 07... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin 04.01.1995 tarihinde 7.000.000 TL bedelle, 1 14... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin 11.01.2001 tarihinde 150.000.000 TL bedelle, 39 01... parsel sayılı taşınmazın 140/35450 hissesinin 29.09.1992 tarihinde 4.000.000TL bedelle, 1 08... parsel sayılı taşınmazın 27.11.2007 tarihinde 4.000,00YTL bedelle 3. kişilerden satış yoluyla davalı adına tescil edildiği anlaşılmış, miras bırakan ...nin aktif ve pasif mal varlığının tespit edildiği, ... Dolmuş hattının ( 27... ) herhangi ekonomik bir değerinin olmadığı, ...Esnaf Odası'nın 13.11.2009 tarihli cevabından dava konusu hattın kanunen bedelle satılmayacağından hibe edildiği, tanık beyanlarından davalının 18 yaşından itibaren anılan hatta çalıştığı anlaşıldığından tenkis hesabında dikkate alınmamış, anılan taşınmazların resmi senetlerinde yazan bedelden daha fazla bedel ödendiği iddia ve ispat edilmediğinden, anılan taşınmazların davalıya devrine yönelik resmi satış senetlerinde gösterilen bedellerin miras bırakanın ...nin ölüm tarihi olan 05.03.2008 tarihinde ulaşacağı miktarın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespit edilmesi için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, davacıların saklı paylarının zedelenip zedelenmediğinin tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya kül halinde... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, yapılan hesaplamalar neticesinde davacıların her birinin saklı pay değerinin 80.798,19 TL'nin tamamını temlik harici intikal yolu ile 147.467,67 TL'şer olarak almış oldukları ve davalı tarafından davacıların saklı paylarına her hangi bir tecavüzün olmadığı, tenkis davasının dinlenebilmesi için ilk şart olan miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olması şartının somut olayda oluşmadığı, dava konusu taşınmazlardan 1 08... parsel sayılı taşınmazın miras bırakan ...nin ölüm tarihinden 1 yıl önce 27.11.2007 tarihinde davalıya devredilmiş olup mutlak tenkise tabi tasarruflardan ise de; tarafların dayısı olan davacı tanığı ...ın beyanlarından davalının 18 yaşından itibaren minibüs hattında çalıştığının beyan edildiği, anılan taşınmazın bedelinin miras bırakan tarafından ödendiğinin ispat edilemediği, davacı tanıklarından ... ... ...'ın taraflarla akraba olduğu, gerek davalı gerekse davacı tanıklarının miras bırakan ile davacıların arasının iyi olduğunu beyan ettiği hususları göz önünde bulundurularak miras bırakanın saklı payı ihlal kastıyla hareket ettiği hususu tüm dosya kapsamı ile ispatlanamadığı” gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddiyle 116 ada, 166 parsel sayılı taşınmazın ½ payının davalı ...adına kayıtlı tapusunun iptali ile, muris ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki iddialarını tekrarla belirtmiş, muvaza olgusunun ispatlanmış olduğunu, tanık beyanlarının lehlerine olduğunu, taşınmazların gerçek değerlerinin dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine belirlenen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa tenkis istemine ilişkindir. 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.