İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/280 E. 2026/153 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/280
- Karar No
- 2026/153
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/280 Esas - 2026/153 T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R (Bozmaya uyma)
ESAS NO : 2025/280 KARAR NO : 2026/153
DAVA : Marka ... kararı iptali DAVA TARİHİ : 24/06/2019 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 2006 yılından itibaren turizm alanında ticari faaliyette bulunduğunu, 2015 yılında ....’nde beş yıldızlı konaklama hizmeti vermek üzere “...” projesini hayata geçirdiğini, 27.12.2018 tarihinde marka olarak “... ...” ibaresini tescil ettirmek üzere yaptığı ... sayılı marka başvurusunun, dava dışı bir firmaya ait ... ve ... sayılı markalar nedeniyle SMK m. 5/1-ç hükmüne göre ... tarafından reddedildiğini, bu mesnet markaların hükümsüzlüğü için açtığı ve .... Hukuk Mahkemesi’nde Dosya No: .... Esas tahtında yargılaması süren davanın huzurdaki dava açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, aynı şekilde dava konusu edilen ... red kararına mesnet diğer bir markanın, ... sayılı markanın da hükümsüzlüğü için .... Hukuk Mahkemesi’nde Dosya No:.... Esas tahtında yargılaması süren bir davanın olduğunu, diğer mesnet markalar olan ..., ... ve ... sayılı markalarda geçen “...” ibarelerinin de ayırt edici hiçbir vasfının olmadığı ve bu markaların davacının tescil ettirmek istediği markası ile benzer olmadığını, davacının tüm bu markaların sahiplerinden daha önce “... ...” markasını tasarlandığını, kullandığını ve tanınmış marka haline getirdiğini, bu nedenle davacının bu marka/ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, bu markaların sahiplerinin kötü niyetlerinin açık olduğunu, dava konusu markaya davacının yaptığı ciddi yatırımlar sonucunda ekonomik bir değer kazandırdığını, davacının dava konusu markayı 05.03.2015 tarihinde ... ilgili makamları nezdinde ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, bu tescilin mesnet marka sahiplerinin marka başvurularından önce olduğunu, davacının otel projesinin yapım aşamasında dahi bu markayı yapmış olduğu sözleşmelerde ve yazışmalarda kullandığını, davacının turizm sektöründe lüks düzeyde hizmet verenve organizasyonlara ev sahipliği yapan bir otel olarak hizmetinin niteliği gereği özel bir tüketici grubuna hitap ettiğini, Kıbrıs’taki en büyük yatırımlardan biri olmasının yanında 2015 yılındaki açılışın ardından gerek Türkiye’de gerekse uluslararası çapta verdiği sayısız reklam ve tanıtım ile tanınır hale geldiğini, redde mesnet markaların sahiplerinin davacının bu tanınmışlığından haksız şekilde yararlanma ve markayı “depolama” kötü niyetlerinin açık olduğunu, bu markalardan ikisinin sahibinin davacının da ortağı olduğunu, birinin sahibinin otelin konuğu olduğunu, davacının gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddialarının dava konusu edilen ... kararında hiç değerlendirilmemiş olduğunu iddia ederek, ... ...’nın dava konusu edilen ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü yer almaktadır. Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....). ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME ; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının mesnet markalar dolayısıyla başvuru kapsamından 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi yönünden kısmen başvurunun reddi konusunda nihai olarak verilen ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği iddiası ile başvuru ibaresi üzerinde kullanım sonucu ayırt edicilik kazanıldığı iddiasına bağlı 6769 sayılı SMK'nın 5/2 maddesi açısından tescili mümkün olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 22/04/2019 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde ( süre bitimi hafta sonuna geldiğinden) 24/06/2019 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı '' ... ...'' ibareli başvurunun ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı '' ... ...'', ''...'' ''...'' ''...'' ''...'' ''...'' ''...'' , ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1 (ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK’nın 5/1-ç bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir. Son olarak, başvuru sahibi, ihtilaflı ibarenin ticaret ünvanının kılavuz unsuru olduğu, söz konusu ibareyi kullanıyor olduğu, bu sebeple ret kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmektedir. Ancak, 6769 s. SMK’nın 5/1-(ç) bendi Kurum tarafından re’sen incelenen bir tescil engeli olup, mutlak ret nedenlerine ilişkin bu tarz işlemler tek taraflı işlemlerdir. Diğer yandan, diğer sınai haklar ve eskiye dayalı kullanım iddiaları Kurum nezdindeki yayına itiraz süreci kapsamında ileri sürülebilecek gerekçeler olup değerlendirmeye alınmamıştır. İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.
12.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE " 1)Davacının ... sayılı marka başvurusunun reddedilen kısmı açısından 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu; 2)Davacının “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği ve bu ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının ... sayılı marka başvurusunun reddedilen kısmının tesciline bir etkisi olamayacağı; 3)(1) ve (2) nolu bentlerde yer alan değerlendirmeler ile dava konusu edilen 15.04.2019 tarihli ve ... sayılı ... kararının uyumlu olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 16/11/2020 tarih ve .... sayı ile " davacının başvuru markasının "... ...+..." ibaresini içermesi, mesnet markaların da "... ...+...", "...+..." ve "..." ibarelerini içermesi karşısında, markalardaki ... ve "..." ibaresi aynı olduğundan ve reddedilen mal/hizmetler de aynı bulunduğundan, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında mutlak ret sebeplerinin oluştuğu, davacı tarafın başvuru ibaresi açısından önceye dayalı kullanım ve kullanım sonucu markaya ayırt edicilik kattığı iddialarının SMK'nın 5/1-ç maddesinde düzenlenen mutlak ret sebebinin istisnasını oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara yönelik davacı vekili tarafından vekili tarafından istinaf yoluna gidilmesi üzerine ..... tarafından 04/04/2024 tarihli .... sayı ile " ESASTAN REDDİNE " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı bu kez davacı vekili tarafından temyiz yoluna gidilmekle ..... HD.nin 16.04.2025 tarih ve .... sayı "1.Dava konusu başvuru markasının "... ...+..." ibaresini içerdiği, mesnet markaların da "... ...+...", "...+..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu görülmektedir. Davacı tarafça, redde mesnet ..., ... ve ... sayılı markaların hükümsüzlüğü istemli dava açtıkları ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş olup Bölge Adliye Mahkemesince, ... karar tarihi itibariyle redde mesnet markanın hüküm ifade ettiği dolayısıyla Kurumca hükümsüzlük davasının sonucunun beklenilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ..... sayılı ilamı ve Dairemizin 26.12.2023 tarih, ..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 44/1 maddesinde markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararının sonuçları itibariyle geçmişe etkili olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak hükümsüzlük kararının etkisinin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağı madde hükmünden açıkça anlaşılamamaktadır. Buna karşılık hükümsüzlük kararının etkili olacağı ilk tarihin, markanın 556 sayılı KHK’nın korumasından yararlanmaya başladığı tarih olan tescil tarihi olması gerektiği öğreti ve uygulamada kabul edilmektedir. O hâlde marka tescili anından itibaren geçersiz sayıldığından doğal olarak hiç tescil edilmemiş sayılan markaya ilişkin önceki hukuki işlemler de konusuz ve geçersiz hâle gelmektedir. Öte yandan vurgulamak gerekir ki 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 27. maddesinin birinci fıkrasında, mülga 556 sayılı KHK’nin 44/1 maddesinin aksine, hükümsüzlük kararının tescil tarihinden değil, başvuru tarihinden itibaren etkili olacağı ve bu markaya SMK ile sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu itibarla SMK’nın 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 25. maddesine göre verilen hükümsüzlük kararı, marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanun'la sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağı göz önüne alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına " şeklinde ilam ile mahkememiz kararı bozularak dosya yeniden mahkememize gelmiştir. YENİDEN DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE; Taraflar duruşmaya davet edilerek gelenlerin beyanı alındıktan sonra bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamına göre " Davacı tarafça, redde mesnet ..., ... ve ... sayılı markaların hükümsüzlüğü istemli dava açtıkları ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş " şeklinde tespit ve gerekçe kapsamında davacının başvuru markasının reddine mesnet markalar hakkında hükümsüzlük konusu her türlü şekilde araştırılmıştır. ( Markaların son durumunu gösterir kayıtlar da TPMK dan celbedilmiştir.) ... kararında davacının başvuru markasına mesnet markalar ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markalar olduğu anlaşılmaktadır. Mesnet markalardan ... sayılı marka hakkında ....'.nin .... sayı ile bu markanın hükümsüzlüğüne dair karar kesinleştiği tespit edilmiştir. ...-... sayılı markalar açısından ise .... FSHHM.nin 26/11/2019 tarih ve .... sayı ile bu markalar hakkında açılan hükümsüzlük davaları reddedilip kesinleştiği (.... ile ONAMA) tespit edilmiştir. Diğer yönden davacı vekili 05/11/2025 tarihli dilekçesinde " 1.) Redde mesnet “...” başvuru numaralı “... ...” markası ile “...” başvuru numaralı “...” markalarının sahibi dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'dir. ...'nin tek pay sahibi ve şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü müvekkil şirket ortaklarından ... ... Kimlik Numaralı ...'dur. Dava dışı ..., 13 Ağustos 2006 tarihinden bu güne Mersoy şirketinin tek yetkili ortağı dava dışı ...’un damadıdır. Dolayısıyla davacı müvekkil şirketin "... ..." projesinde tüm ticari sırlarını bilen, proje ve otelin yapım aşamasında bilgi sahibi olan, markanın ticari hayatta fiilen yoğun kullanımda olduğunu bilen dava dışı ..., pay sahibi olduğu dava dışı ... vasıtası ile müvekkil şirketin markasını kötü niyetle tescil ettirmiştir. Bu nedenle bahse konu markanın hükümsüzlüğüyle ilgili olarak .... Hukuk Mahkemesi .... E. sayılı dava ikame edilmiş, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, .... Esas Sayılı dosyasında verilen karar onanmıştır. (Ek-1 : .... Esas Sayılı dosyası onama kararı) 2.) Redde mesnet “...” başvuru numaralı “...” markası ile “...” başvuru numaralı “...” markalarının sahibi de dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. 'dir. Bu şirketin sahipleri müvekkil şirkete ait otelde konaklama yapan kişilerdendir. Ayrıca yine haricen yaptığımız araştırmalarda müvekkil şirketin inşaatı sürecinde işbirliği yapılan şirketler ile bu başvuru sahibinin işbirligi halinde olduğu da tespit edilmiştir. Buna dair belgeler de dosyada mübrezdir. Redde mesnet “..." başvuru numaralı "...” markasının sahibi dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'dir. Bahse konu markalarla ilgili açılmış bir davanın bulunmadığını belirtiriz. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Şu halde mesnet markalardan ... sayılı markanın HARİCİNDE olanlar (.... ) hükümsüz kılınmamış, sadece ... sayılı marka hükümsüz kılınmıştır. Buradan hareketle ; Davacının başvuru markasının "... + ... ..." ibaresini içermesi, mesnet markaların da ... sayılı "... + ... ..." , ... sayılı "... + ... " ... sayılı " ... " , ... sayılı "..." ,... sayılı " ... " ibaresini içermesi karşısında başvuru ve mesnet markalardaki ... ibaresi AYNI olduğundan ve reddedilen mal/hizmet de AYNI olduğu; Bu açıdan mesnet markaların başvuru markasına 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesine göre "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. şeklinde mutlak red sebebi oluşturduğu, ortalama tüketicinin hiç bir ayrıntılı araştırma ve inceleme yapmaksızın başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaları AYNİYET şeklinde benzer görmesinin kaçınılmaz olduğu, bu açıdan ... kararının yerinde ve doğru olduğu; Davacı tarafın başvuru ibaresi açısından önceye dayalı kullanım ve kullanım sonucu markaya ayırtedicilik kattığı iddiası SMK 5/1-ç maddesi olarak belirtilen mutlak red sebebinin istisnası oluşturmadığı; Neticeden bozmadan önce alınan ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye 687,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davalı kurum vekilinin, yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 06/04/2026
Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır