Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5852 E. 2026/4318 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5852
Karar No
2026/4318
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/182 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asli müdahil vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belirtilen tarihte gelen asli müdahil .... ... ......Kooperatifi Başkanı... ile vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra; eksikliğin giderilmesi için mahalline geri çevrilen dava dosyası yeniden gelmekle yapılan incelemede; asli müdahil .... ... ......Kooperatifi Başkanı...'ın 12.05.2026 tarihli dilekçesiyle, geri çevirme kararında bulunan Dairemiz heyetinin reddi talep edilmişse de söz konusu geri çevirme kararının dosyadaki eksikliklerle ilgili olduğu anlaşılmakla, heyetin reddi talebi reddedildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili; davalıların 1085 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini haricen satın aldığını, satış bedeline mahsuben düzenlediği bonoları davalılara verdiğini, ayrıca bu bonoların ödenmesine teminat olmak üzere kendi taşınmazı üzerinde davalılar lehine ipotek tesis ettirdiğini, bonoların bedelini ödemesine rağmen davalıların 1085 parsel sayılı taşınmazı üçüncü kişiye muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiklerini, aralarındaki harici satış sözleşmesi geçersiz olsa dahi davalıların tahsil ettikleri satış bedelini iade ile yükümlü olduklarını, dava tarihinde davalıların taşınmazdaki hisselerinin değerinin 1.500.000.000.000 (yeni 1.500.000) TL olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın belirlenecek değerinden şimdilik 400.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

2. Asli müdahale talebinde bulunan .... ......Kooperatif vekili; dava konusu davalılara ait hisselerin, davacı ... tarafından davalılardan alınan vekaletnameye dayalı olarak 15.06.1989 tarihinde Kooperatife satıldığını ve satış bedelinin alıcı Kooperatif tarafından satıcı (davacı) ...’e ödendiğini, daha sonra mal sahiplerinin Kooperatif aleyhine açtıkları dava sonucu tapunun iptal edildiğini, dolayısıyla davacı ...’in davalılardan satış bedelini talep hakkının bulunmadığını, zira bu bedelin Kooperatife ait olduğunu ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan (eldeki davanın taraflarından) tahsili talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile aralarında bir satış sözleşmesi bulunmadığını, ihtilafın .... Noterliğince düzenlenen 03.02.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığını, işbu sözleşme uyarınca hissedarı oldukları 1085 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı tarafından inşa edilecek bağımsız bölümlerden on iki adet daire ile ayrıca diğer hissedarları da ikna etmeleri karşılığında iki adet dairenin kendilerine verileceğinin kararlaştırıldığını, iddiaya konu bonoların ise dairelerin teminatı olarak verildiğini, yine bu amaçla davacının taşınmazı üzerine ipotek konulduğunu, kötü niyetli olan davacının tüm hissedarları sahte evrak tanzim etmek suretiyle dolandırarak sahip olduğu taşınmazı yine kendilerinden aldığı vekaletname ile üçüncü şahsa satmak suretiyle satış bedelini tahsil ettiğini, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI (Kapatılan) Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2006 tarihli kararıyla; davacının 16.06.1988 tarihli ipotek belgesine dayanarak alacak isteminde bulunduğu, dava tarihine kadar Borçlar Kanunu'nda düzenlenen 5 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 28.06.2007 tarihli ilamıyla; ifanın imkansız hale geldiği tarihin üçüncü kişinin açtığı tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği 14.06.2002 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

2. Bozmaya uyan Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.2011 tarihli kararıyla; 22.02.2011 tarihli duruşmada müdahilliğine karar verilen Kooperatifin müdahale talebinden cayılmasına, fazla alınan harcın iadesine, davanın esası yönünden ise; bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre 170.095,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı, davalılar ve müdahil vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuşlardır.

3. Dairenin 13.06.2013 tarihli ilamıyla; asli müdahale yönünden yeniden harç ikmali yapılmak suretiyle tüm delillerinin toplanıp Kooperatifin asli müdahale talebi hakkında bir karar verilmesi, asıl davada ise asli müdahalenin halli ön mesele olarak değerlendirilip bu hususun ikmalinden sonra davacının davalılara ödediğini ileri sürdüğü harici satış bedeliyle ilgili olarak sebepsiz zenginleşme gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin 27.03.2018 tarihli kararıyla; asli müdahilin davasının reddine, davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 82.484,60 TL'nin davalı ...'den, 30.401,82 TL'nin davalı ...'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Dairenin 12.02.2019 tarihli ilamıyla; davalılardan ... 10.02.2005 tarihinde öldüğü, yargılama sırasında ölen davalının yasal mirasçılarının davaya katılımları sağlandıktan sonra esasa ilişkin hüküm tesis edilmesi ve asli müdahilin iddiasının incelenmesi ile ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

6. Bozmaya uyan Mahkemenin 24.01.2022 tarihli kararıyla; ölen davalı ...'nin tek mirasçısının diğer davalı ... olduğu, davaya konu 1085 parsel sayılı taşınmazdaki davalıların hisselerinin vekilleri olan davacı tarafından 15.09.1989 tarihinde asli müdahile 318.243.438,00 TL'ye satıldığı, bu hususun resmi senet ile sabit olduğu, davalılar tarafından satışın iptali ve tescil istemiyle açılan davanın kabul edilerek kesinleştiği, asli müdahil tarafından satış bedeli olarak ödenen 318.243.438,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesine göre ifanın imkansız hale geldiği 14.06.2002 tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün bilirkişi raporu ile 349.879,32 TL olarak hesaplandığı, davalılar ile arasında harici taşınmaz alım satım ilişkisinin bulunduğuna dair iddianın davacı tarafça ispat edilemediği, davacının aynı zamanda başkanı olduğu asli müdahil Kooperatif adına hareket ettiği, davacının bedelini ödediğini ileri sürdüğü taşınmazı kendi üzerine tescil ettirme imkanı var iken davalılardan aldığı vekaletname ile asli müdahil Kooperatife satarak tapu devrini gerçekleştirdiği, adına yapılan satışın iptal edilmesi nedeniyle asli müdahil Kooperatifin 349.879,32 TL tutarında zarara uğradığı, bu nedenle davacının hak ve alacak talebinde bulunamayacağı, tapu senedine göre satış bedelinin davalılara ödendiğinin kabulünün gerekeceği, davacının işbu satışta davalıların vekili olarak hareket ettiği, asli müdahilin davasının belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, bozma öncesi asli müdahil tarafından bilirkişi raporu ile belirlenen 112.886,42 TL üzerinden 12.03.2018 tarihinde tamamlama harcının yatırıldığı, belirsiz alacak davasında tamamlama harcının yatırılmış olmasının ıslah hakkının kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, asli müdahilin 02.06.2021 tarihli ıslah dilekçesinin geçerli olduğu, davalıların ıslaha karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulundukları, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, asli müdahilin davasının davacı yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden tapu iptal ve tescil, bu mümkün değilse taşınmazın rayiç değerine yönelik tazminat istemi usulüne uygun şekilde dava edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin kısmen kabulü ile 112.886,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

7. Dairenin 20.12.2022 tarihli ilamıyla; dahili davacıların tüm, asli müdahilin davalı ...'ye yönelik tüm, asli müdahilin asıl davanın davacısı olan diğer davalıya (dahili davacılara) yönelik sair temyiz itirazlarının reddedilmek suretiyle, davalıların davacıya vermiş olduğu vekalete irade sakatlanması nedeniyle geçerlilik tanınmadığından satışın iptal edildiği, bu nedenle davaya konu taşınmazın asli müdahile satışı nedeniyle zenginleşenin, vekil sıfatıyla hareket eden ve başkanı olduğu asli müdahil kooperatiften aldığı satış bedelini davalılara teslim ettiğini ispatlayamayan davacı olduğu dikkate alınarak; asli müdahilin davasının davalı ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, asli müdahilin uğradığı zararının tazminini yalnızca (asıl davanın davacısı olan) davalı ...'ten isteyebileceği, on yıl olan zamanaşımı süresinin ıslahla artırılan kısım için harcın yatırıldığı 12.03.2018 tarihinde dolmuş olduğu gözetilerek, asli müdahilin davasının bu davalı yönünden (zamanaşımına uğramayan) 10.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

8. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın reddine dair Mahkemenin 24.01.2022 tarihli önceki kararının temyiz talepleri reddedilerek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.12.2022 tarihli ilamı ile kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahilin davası yönünden; davanın, davalı ... yönünden reddine, davanın davacı ... mirasçıları (dahili davacılar) yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 10.000,00 TL'nin asli müdahile dava tarihi olan 08.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davacılardan alınarak asli müdahil Kooperatife verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asli müdahilin; dava konusu taşınmazın satışının iptali ile asli müdahil kooperatif adına tescili bu mümkün değil ise taşınmazın güncel rayiç değerinin en yüksel faizi ile birlikte taraflardan tahsili talepleri yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair Mahkemenin 24.01.2022 tarihli kararın temyiz talepleri reddedilerek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.12.2022 tarihli ilamı ile kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dosya yönünden davanın reddi kararının temyizle kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden harç ara kararı, yargılama masrafı ve vekalet ücreti ara kararı kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asli müdahil; davacı ile davadışı dönem Kooperatif üyesi olan Avukat ....nin davalılarla birlikte işbirliği yaparak, Kooperatife ait arsanın elden çıkarılmasına sebep olduklarını, tapu dairesinden resmi olarak satın alınan arsanın davacılar tarafından harici satış olarak gösterildiğini, bilirkişinin de bu yönde karar verdiğini, ancak bunun harici satış olmadığını, eski avukatının karşı tarafla işbirliği yaptığını, harici satış gösterilmesini onayladığını, Mahkemenin de bu duruma uyum sağlayarak Yargıtayı yanlış yönlendirdiğini, hukuk bilgisi olmadığından harici satışın ne olduğunu bilmediğini, Yargıtayın daha önceki bozma kararında öğrendiğini, eski avukatı şikayet ettiğini, tapu kayıtlarının Yargıtay bozma kararı sonrası delil olarak sunulduğunu, ıslah talebinin reddedildiğini, Mahkeme kararında irade sakatlanması olduğunu, bu nedenle satışın iptal edildiğinin belirtildiğini, ancak irade sakatlanması olmadığını, sahte belge tanzimi yapıldığını, Mahkemenin Yargıtay kararına kısmen uyduğunu, usulü kazanılmış hak ile ilgili bölüme hiç değinmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici gayrimenkul satış sözleşmesi gereği verilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ise incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, asli müdahilin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin asli müdahilden alınıp davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5852, K. 2026/4318, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5852-e-2026-4318-k-bf23cea1d8f0