İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1529 E. 2026/41 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1529
- Karar No
- 2026/41
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1529 Esas KARAR NO : 2026/41 Karar
DAVA : Yöneticinin Azli DAVA TARİHİ : 15/06/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Yöneticilerin Azli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin ihbar olunan ...'nin eşit paylara sahip üç ortağından biri olduğunu, şirket ana sözleşmesi uyarınca her ortağın münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip bulunduğunu, davalı ...'in ise müdürler kurulu başkanı olarak görev yaptığını, davalının şirket kasasından ve hesaplarından haksız şekilde para alarak temsil yetkisini kötüye kullandığını, bu ağır kusurlu eylemlerin video kayıtları ile sabit olduğunu,... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının Türk Ticaret Kanunu'nun 626. maddesinde düzenlenen özen ve bağlılık yükümlülüğü ile 613. maddesinde düzenlenen sadakat borcunu ağır şekilde ihlal ettiğini, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli, E...., K.... sayılı kararında vurgulandığı üzere yöneticilerin sorumluluklarının kanunla güvence altına alındığını, davalının hırsızlık ve güveni kötüye kullanma mahiyetindeki eylemleri neticesinde şirketin mali yapısının zarar gördüğünü, öz varlığında azalma meydana geldiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 630. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin temsil yetkisinin kaldırılmasının talep edilebileceğini, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli, E...., K.... sayılı kararında da belirtildiği üzere ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini, davalının şirket varlıklarını zimmetine geçirmesinin haklı bir sebep teşkil ettiğini, davalının münferit temsil yetkisi nedeniyle yargılama süresince şirket hesaplarını boşaltma, malvarlığını devretme ve şirketi borçlandırma riski bulunduğunu, HMK m. 389 gereğince davalının münferit temsil yetkisinin ivedilikle ve teminatsız olarak durdurulması gerektiğini, şirketin telafisi imkansız zararlara uğramasını engellemek amacıyla yönetim ve temsil yetkisinin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde davalının müdürlükten ve müdürler kurulu başkanlığından haklı sebeple azledilmesini, davanın ...'ne ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalıların şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının, davalı şirketin yetkilisi olan davalı ...'in yönetim yetkilerinin kaldırılması ve müdürlük görevinden azlini talep edebilme hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı şirketin yetkilisi ...'in yönetici olarak yükümlülüklerini özenle yerine getirip getirmediği ve haklı sebeple yöneticilikten azli istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK' nın 630/2. maddesine dayalı limited şirketin ortağına ait idare ve temsil yetkisinin (müdürlük) kaldırılması (azli) istemli olarak açılan iş bu davada, husumetin idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen ortağa (müdüre) yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.04.2021 Tarih ve... E. ...K . sayılı ilamı.) Somut olayda davanın idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen ortağa (müdüre) yöneltildiği anlaşılmakla tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 31.08.2026 tarihli dilekçesi ile; olağanüstü genel kurul toplantısı neticesinde davalı ...'in müdürlük vasfı sonlandırıldığından işbu dava konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi talep edilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; davalı ...'nin sicil kayıtlarının incelenmesinde; davacı, davalı ve ... un ortak olduğu görülmüştür. Davanın açılmasından sonra davanın konusu ortadan kalkarsa veya davacının dava açmaktaki hukuki yararı ortadan kalkarsa dava konusuz kalır. Davanın konusuz kalması, taraf usul işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın konusuz kalması halinde nasıl karar verileceği düzenlememiş olup Yargıtay kararlarına göre Mahkeme’nin “dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekmektedir. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır ( 28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı İ.B.K ). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir sebeple dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka dair davalarda taraflardan birinin ölümü gibi sebeplerle artık davaya konu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. Somut olay bakımından; Ticaret Sicil Müdürlüğünün 01.09.2026 tarihli davalı şirkete ait sicil kaydı incelendiğinde, şirketi münferiden ... ve ...'un temsile yetkili olduğu, müdürlükten azli istenen davalının yönetici olmadığı, bu hali ile davanın konusunun ortadan kalktığı anlaşılmakla dava konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından ise; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 331/1. Maddesine göre, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde, hakim davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir ve hükmedeceği yönündedir. Davacının dava tarihinde davalının azline dair talebinde haklı olduğuna dair bu aşamada herhangi bir tespit yapılamadığı, davacının da açıkça yargılamaya devam edilmeyip konusuz kalma hususunda beyanda bulunduğu gözetilerek yargılama gideri, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İlgili tarafından yatırılan 732-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının dava tarihinde davalının azline dair talebinde haklı olduğuna dair bu aşamada herhangi bir tespit yapılamadığı, davacının da açıkça yargılamaya devam edilmeyip konusuz kalma hususunda beyanda bulunduğu gözetilerek yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacının dava tarihinde davalının azline dair talebinde haklı olduğuna dair bu aşamada herhangi bir tespit yapılamadığından HMK madde331 hükmü gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-Davalı tarafça yatırılan avanstan kalan miktarın talep halinde ilgili tarafa iadesine, 6-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK' nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 11/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır