İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1054 E. 2026/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1054
- Karar No
- 2026/809
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1054 Esas KARAR NO : 2026/809
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.06.2025 tarihinde Bağcılar/İstanbul mevkinde 1 No'lu davalıya ait ve 2 No'lu davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkile ait ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı uyarınca davalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, kaza neticesinde müvekkilin aracının arka tarafının tamamen hasarlandığını, zararın tespiti amacıyla TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığını, haksız fiilden doğan zararların tazmini amacıyla yetkili mahkemede dava ikame edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu fiille zarar veren tarafın bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91. maddeleri gereğince işleten, sürücü ve trafik sigortacısının müteselsilen sorumlu olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca onarımda orijinal parça kullanımının zorunlu olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca hasar bedelinin KDV dahil şekilde hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli kararı sonrasında değer kaybı hesaplamasında plastik aksamların da dahil edilmesi gerektiğini, gerçek zararın tespiti için piyasa rayiç değerlerinin esas alınmasının zorunlu olduğunu, kaza sebebiyle aracın onarımda kaldığı süre boyunca müvekkilin araç mahrumiyet bedeli kaybına uğradığını, eksper atama ve parça temin süreçlerinin de bu mahrumiyet süresine dahil edilmesi gerektiğini belirterek, araç hasar bedeli, reel değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.06.2025 tarihinde ... plakalı araç ile müvekkil şirkete ait ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde düzenlenen kaza tespit tutanağının müvekkil şirketi bağlamadığını, davacı tarafın taksi aracıyla yolun en solunda dörtlülerini yakmadan yolcu indirmesi sebebiyle kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, taraflar arasında tutulan tutanağın müvekkil şirketin savunma hakkını kısıtlayamayacağını ve mahkemece denetlenebilir olduğunu, bilirkişi incelemesi neticesinde tarafların eşit kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde yer alan araç hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyeti tazminatı taleplerinin mesnetsiz olduğunu, davacının 100 TL tutarındaki hasar, 100 TL tutarındaki değer kaybı ve 100 TL tutarındaki mahrumiyet tazminatı taleplerine itiraz ettiklerini, tensip zaptında davanın ticari dava olarak nitelendirilmesinin ve basit yargılama usulüne tabi tutulmasının hatalı olduğunu, davanın ZMSS firmasına karşı değil doğrudan araç maliki ve sürücüsüne karşı açılması nedeniyle genel mahkemelerin görevli olduğunu, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, müvekkil şirkete ait aracın kiralık olması sebebiyle kaza tespit tutanağındaki beyanların müvekkil şirketi bağlamadığını, sunulan delillerin ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davanın öncelikle husumet ve görevsizlik yönünden, esasen ise tümüyle reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, ... Sigorta'ya, SGK'ya, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Defterdarlığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Defterdarlığı yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Davalı ...'e ait, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca 08/06/2025 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sebebiyle, araç hasar bedeli, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 27/01/2026 tarihli sulh dilekçesinde; Müvekkilinin HMK 123 uyarınca davadan vazgeçtiğini, vazgeçen taraf olarak herhangi vekâlet ücreti ve bir yargılama gideri talepleri olmadığını, davanın geri alınması nedeniyle HMK'nın 123/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, karar verilerek kapatılmasını istemiştir. Davalı ... vekilinin 08/02/2026 tarihli sulh dilekçesine ilişkin beyanında; Davacı tarafından sunulan sulh dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, davacının davasını geri almasına muvafakat ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin 03/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde; Davalı ... ile aralarındaki uyuşmazlığı tamamen sona erdirmek amacıyla, sulh sözleşmesini imzaladıklarını, sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederek vazgeçen taraf olarak herhangi vekâlet ücreti ve bir yargılama gideri talepleri olmadıklarını bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 313.maddesi gereğince sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olduğu, aynı yasanın 313/4. maddesine göre sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nun 315/1.maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. HMK 331. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir. HMK 123. Maddesi "Davacı hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir."şeklinde düzenlenmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Mahkememizce yargılamaya devam edildiği sırada davalı ... ile sulh olduklarını belirtir beyan dilekçeleri göndermiş olup tarafların sulh olmaya yetkili oldukları, davacı vekilinin 27/01/2026 tarihli dilekçesinde davanın geri alınması talebine ilişkin beyanı sonrası Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin 08/02/2026 tarihli dilekçesinde davanın geri alınmasına muvafakat ettiğine dair beyanda bulunduğu anlaşılmakla davalı ... bakımından sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. Bakımından ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. Bakımından davanın açılmamış sayılmasına, 2-Davalı ... bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı As Karadağ vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır