İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/501 E. 2026/114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/501
- Karar No
- 2026/114
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/501 Esas KARAR NO : 2026/114
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şile Şube Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan ...üzerinde yer alan ... alanı önünde, Ayedaş ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında altyapı tesislerinin güzergahı hakkında teknik görüş alınmadığını, bu çalışma neticesinde iki farklı noktada hasar meydana geldiğini, ilgili hasara ilişkin ... 9. İcra Dairesi nezdinde ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, şirket elemanları tarafından hasar tespit tutanağı ve hasar bedeli hesap çizelgesi düzenlendiğini, kamusal hizmetin aksamaması adına zararın müteahhit firma tarafından ivedilikle giderildiğini, ... müracaat numaralı hasar tazminatı kapsamında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça borcun aslına ve ferilerine haksız şekilde itiraz edildiğini, ... Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvurunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını, sunulan hasar tespit tutanakları, keşif formları, olay yeri resimleri ve müteahhit firma evrakları ile davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun anlaşıldığını, alacağın likit olması sebebiyle haksız itiraz neticesinde takibin durmasına neden olan davalıdan her bir takip için ayrı ayrı % 20 oranında icra inkar tazminatı tahsil edilmesi gerektiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ...adresinde yapılan çalışma sırasında altyapı tesislerine zarar verildiği iddiasıyla başlatılan ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali talep edildiğini, ancak aynı konuda daha önce açılmış davalar bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkil şirketin 6446 sayılı Kanun kapsamında lisans sahibi elektrik dağıtım şirketi olduğunu ve belirtilen tarih ile adreste herhangi bir kazı çalışması gerçekleştirmediğini, söz konusu çalışmanın...Şirketi tarafından yapıldığını ve hasar bedelinin bu şirket tarafından davacıya ödendiğini, bu nedenle müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve müvekkil şirketin ihale makamı sıfatıyla yüklenicinin eylemlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından tek taraflı düzenlenen tutanakların kabul edilmediğini, davacının yer altı tesislerinin mevzuata uygun konumlandırılmadığını ve bu durumun illiyet bağını kopardığını veya müterafik kusur teşkil ettiğini belirterek davanın reddini, davanın ... Şirketi'ne ihbarını, bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporu sonuç kısmında; " 6) GEREKÇELİ SONUÇ Dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; ... kenarından geçen Davacıya ait içme suyu altyapı hattındaki 2 farklı noktada 06.09.2023 tarihinde hasar meydana getirildiği, altyapı tesisatının niteliği gereği söz konusu hasarların davacı tarafından en kısa sürede giderildiği, hasarın giderilmesi için yapılan inşaat imalatları ve bedellerinin uygun ve kadri maruf olduğu, altyapı hattındaki 2 noktada meydana gelmiş olan hasarlardan birinin bedelinin davalının taşeronu olan ... A.Ş. tarafından davacıya ödendiği, hasarın meydana geldiği tarihte aynı bölgede davalının da enerji altyapı işleri yaptırdığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte dava konusu hasar ile ilgili olarak dosyada davacı taraf elemanlarınca düzenlenmiş olan belgeler dışında hasarın davalının yaptırdığı işlerden kaynaklandığını gösteren teknik nitelikli bir belge, mahkeme tespiti veya taraflarca düzenlenmiş bir tutanak bulunmamaktadır. Bu nedenle dava konusu hasarın davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda teknik nitelikli kesin bir tespit yapılamamış olup, takdiri Sayın Mahkeme’ye aittir. " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü. DELİLLER *Bilirkişi raporu, *Gelen giden müzekkere cevapları, *Tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir. Davacı ... taafından, 06/09/2023 tarihinde...numaralı adreslerde gerçekleştirilen kazı çalışması sırasında davacıya ait içme suyu altyapı tesislerine iki farklı noktada zarar verildiği ileri sürülmüştür. Davacı, hasar bedeli olarak hesaplanan 15.094,77 TL'nin tahsili amacıyla ... 9. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ise hasarın gerçekleştiği bildirilen tarih ve adreste doğrudan bir kazı çalışması gerçekleştirilmediğini, enerji altyapı işinin sözleşme kapsamında ... A.Ş. Tarafından yürütüldüğünü, davalıya isnat edilebilir bir fiil ve kusur bulunmadığını savunmuştur. Ayrıca hasarlardan birine ilişkin bedelin ... tarafından ödendiği, davacı tarafça düzenlenen belgelerin tek taraflı olduğu ve hasar ile davalının yaptırdığı çalışma arasında teknik illiyet bağının kurulamadığı ileri sürülmüştür. Dosya kapsamından, enerji altyapı işinin ... tarafından yürütüldüğü anlaşılmış ise de bir işin bir yükleniciye gördürülmüş olması tek başına her durumda daavalının sorumsuzluğunu göstermediği gibi, davalının doğrudan fiilinin ve kusurunun varlığını da kanıtlamaz. Bu nedenle somut olayda öncelikle davalıya ait veya davalıya isnat edilebilir bir fiilin ve bu fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Somut dosyada davacının, davalıya ait veya davalıya isnat edilebilir hukuka aykırı bir fiili, kusuru, gerçek zararı ve fiil ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını ortaya koyması gerekir (TBK m.49, m.50 ve HMK m. 190). Dosya kapsamına göre davacı, hasarın davalı...'ın doğrudan gerçekleştirdiği bir çalışma esnasında meydana geldiğini ve davalının kusurlu fiili ile hasar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu kesin ve denetlenebilir delillerle ortaya koyamamıştır. Davacı kurum görevlilerince düzenlenen tutanakta hasarın meydana geldiği belirtilmişse de bu tutanak, davalının fiilini ve sorumluluğunu tek başına kanıtlayan ortak bir tespit niteliğinde değildir. Hasarın varlığı ile hasarın davalıdan kaynaklandığı hususları birbirinden farklı olup, yalnızca hasarın gerçekleşmiş olması davalının sorumluluğu sonucunu doğurmaz. Dosyaya sunulan 06/09/2023 tarihli tutanakta, davacı elemanlarınca iki farklı noktada hasar meydana geldiği belirtilmiş, 27/09/2023 tarihli faturada toplam 15.094,77 TL bedel gösterilmiştir. Ancak bu belgelerin tamamı davacı tarafın kendi personeli veya birimleri tarafından düzenlenmiş olup, davalının temsilcisinin veya tarafsız bir teknik merciin ortak tespitini içermemektedir. 15/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda şu tespit yapılmıştır: Bununla birlikte dava konusu hasar ile ilgili olarak dosyada davacı taraf elemanlarınca düzenlenmiş olan belgeler dışında hasarın davalının yaptırdığı işlerden kaynaklandığını gösteren teknik nitelikli bir belge, mahkeme tespiti veya taraflarca düzenlenmiş bir tutanak bulunmamaktadır. Bu nedenle dava konusu hasarın davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda teknik nitelikte kesin bir tespit yapılamamış olup takdiri Sayın Mahkeme'ye aittir." Raporda, hasarın meydana geldiği ve davacı tarafından giderildiği kabul edilmekle birlikte, bu hasarın davalının yaptırdığı işlerden kaynaklandığı teknik olarak kesin biçimde ortaya konulamamıştır. Hasar bölgesinde aynı dönemde farklı atyapı çalışmalarının yürütüldüğü dikkate alındığında, yalnızca çalışma alanında kazı yapılmış olması davalıya kusur ve illiyet atfı için yeterli değildir. Yargıtay 4. HD, E...., K. ..., T. 18/06/2025 kararında, zararlandırıcı olaya davalının hukuka aykırı herhangi bir hareket ve kusuruyla sebep olduğu yolunda açık bir delilin elde edilememiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Somut olayda da davalının hukuka aykırı fiili ile hasar arasındaki bağlantıyı ortaya koyan açık ve teknik bir delil bulunmadığından, haksız fiil sorumluluğunun temel unsurları ispatlanamamıştır. Bilirkişi raporunda iki hasar noktasından birine ilişkin bedelin davalının taşerınu ... A.Ş. Tarafından davacıya ödendiği belirtilmiştir. Aynı zarar kaleminin bir kez daha davalı ...'tan tahsili mümkün değildir. Bununla birlikte dosya kapsamı, kalan hasar kaleminin tamamının da ödendiğini kesin biçimde göstermediğinden, davanın reddi ödeme olgusuna değil, öncelikle davalıya isnat edilebilir fiil, kusur ve teknik illiyet bağının ispatlanamamış olmasına dayanmaktadır. Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-Karar ve ilâm harcı olan 732,00- TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye eksik kalan harcın davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.687,98-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.24/09/2026
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸