Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2274 E. 2026/2132 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2274
- Karar No
- 2026/2132
- Karar Tarihi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/2274 Esas - 2026/2132 Karar
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2274 KARAR NO : 2026/2132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2025 NUMARASI : 2025/597 Esas - 2025/239 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/09/2026 İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı
Davacı taraf dava dilekçesiyle; davalının müvekkili bankadan ticari kredi kartı kullandığını, ancak, borçların ödenmediğini, davalı hakkında Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/54913 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, cevap dilekçesi sunmayarak davayı inkar etmiştir. Yerel mahkemece; "taraflar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin incelenmesinde sözleşme tarihinde davalının ikametgahının dava dilekçesinde bildirilen adresle aynı olduğu ve ... bulunduğu, davacının ikametgah adresinin Beşiktaş/İstanbul olduğu, sözleşmenin yetkiye ilişkin maddelerinde Çağlayan İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, genel yetki kuralına göre davalının ikametgahı Etimesgut adresinde bulunduğundan Ankara Batı İcra Dairelerinin yetkili olduğu, sözleşmeden kaynaklı yetki kuralına göre ise; alacağın kaynağı para borcuna ilişkin olduğundan davacının ikametgahı icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkili olacağı, Mahkemece celp edilen banka kayıtlarından işbu sözleşmenin internet bankacılığı üzerinden düzenlendiği, herhangi bir şube adının sözleşmede bulunmadığı, davacının ikametgahının Beşiktaş /İstanbul olduğu dikkate alınarak Çağlayan Mahkemelerinin de yetkili olduğunun anlaşıldığı, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde yetkiye itiraz ettiği ve yetkili icra dairesini ikametgahının bulunduğu yer olarak bildirdiği görülmekle; mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi hususunda değerlendirme yapıldığı, yukarıda izah olunan hususlar dikkate alındığında dosya kapsamında Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair herhangi bir veri bulunmamakla, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kanaatine varıldığı, Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun, yetkili icra dairesinde açılmış bir icra takibi bulunmadığı" gerekçesiyle; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı taraf istinaf dilekçesiyle özetle; davalı tarafın itiraz dilekçesi ile bağlı olup itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulmadığı hususunun mahkemece göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, davalının itiraz dilekçesinde yetkili icra müdürlüğü belirtilmediğinden davalı tarafından geçerli bir yetki itirazının yapılmadığını, öte yandan davalının tacir sıfatının bulunmadığını, bu nedenle her iki tarafın tacir olmadığı uyuşmazlık bakımından yetki sözleşmesinin geçerliliğinden de bahsedilemeyeceğini, yetki sözleşmesi geçerli olsaydı dahi davalı tarafından ayrıca yetki sözleşmesinde belirtilen müdürlük işaret edilmediğinden icra dosyasında kesinleşen yetkinin mahkemece incelenemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; toplanan delillere, yerel mahkeme gerekçesine göre, davalının yetki itirazında ikametgah adresinin Ankara Etimesgut olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, dilekçe içeriğinden yetkili icra dairesini Ankara Etimesgut olarak gösterdiğinin anlaşıldığı, mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf karar harcı peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 16/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 16/09/2026
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır