Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/258 E. 2026/1936 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/258
Karar No
2026/1936
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/258 - 2026/1936 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/258 KARAR NO : 2026/1936

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2025 NUMARASI : 2023/453 Esas - 2025/691 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. ... - ..... Av. ... - .....

DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...... Adapazarı / SAKARYA

DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...... Adapazarı / SAKARYA

DAVACI : . .. (T.C. NO:...) - ...... VEKİLİ : Av. ... - .....

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 25.12.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 06.02.2026 KARAR TARİHİ : 30.09.2026 YAZIM TARİHİ : 30.09.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.05.2022 günü davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile kırmızı ışıkta beklemekte olan içerisinde davacının bulunduğu sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın sağ arka köşesine çarpması sonucu savrularak sağ tarafta bulunan refüje çaptığını, ... plakalı aracın yine ön tarafta sol şeritte kırmızı ışıkta beklemede olan sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracında sol arka köşesine çarpması sonucu, üç araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacı ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaralandığını, eski sağılığına bir nebze olsun kavuşabilmek için maddi ve manevi olarak yıprandığını, davalı ... hakkında Kocaeli 12. Asliye Ceza Mahkemesi 2023/209 Esas sayılı dosyası ile açılan ceza davasında alınan bilirkişi raporunda davalı Sinan'ın asli kusurlu olarak tespit edildiğini, sigorta şirketine başvuruların yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında bedensel zarar, tedavi giderleri ve kazanç kaybı tazminatlarını 150,00TL'nin (Davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu, sigortalı ...'ye ait, ... plakalı aracın 12.08.2021 -12.08.2022 tarihleri arasında, ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 430.000 TL olarak sınırlandırıldığını ve davacının bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, Bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, davacının kaza sonucu ağır şekilde yaralandığı, sürekli sakatlığa maruz kaldığı iddiası, davacı tarafından ispata muhtaç bir iddia olduğunu, bu sebeple kusur oranının öğrenilmesinden sonra, davacının geçici ve sürekli sakatlık iddialarının da araştırılması gerektiğini, kusur ve sakatlık oranının tespitinden sonra gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenebilmesi için, davacının yaşı, geliri, muhtemel yaşam süresi, maluliyet oranı gibi verilerle birlikte aktüeryal hesaplama yapılması zorunluluğunun olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile; 713.152,22 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin zarar, 19.632,20 TL geçici iş göremezliğe ilişkin zarar , 3.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 736.284,41 TL’nin davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04.05.2022 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş yönünden (poliçe limiti ile 500.000 TL sakatlanma için limit, 500.000 TL tedavi gideri limiti olmak üzere bu miktarlarla sınırlı olmak üzere) 18.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin, dosyaya sunulan Makine Mühendisi ... imzalı kusur raporunu esas alarak, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kazada %100 kusurlu olduğunu, diğer sürücüler ile davacının kusursuz olduğunu kabul ettiğini, ​bir yandan müterafik kusur ve hakkaniyet indiriminin resen gözetilmesi gerektiğini kabul eden, diğer yandan somut olayda hiçbir oran indirimi uygulamayan kararın, kendi gerekçesiyle dahi çeliştiğini, kusur ve müterafik kusur yönünden eksik inceleme ile çelişkili hüküm kurulması ; HMK m.27 ve m.281 anlamında açık isabetsizlik teşkil ettiğinden, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, davacıda meydana gelen ​diz menisküs yırtığına bağlanan atrofi bulguları yönünden; menisküs yırtığının hangi derecede olduğu, cerrahi veya konservatif tedavinin tam içeriği, ameliyat notları ve fizik tedavi programının raporda sistematik şekilde incelenmediğinin görüldüğünü, tedavi sürecinin akışı ile kalıcı bulgular arasındaki bağ somutlaştırılmadığını, mahkemenin, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasını, Anayasa Mahkemesi’nin KTK m.90–92 iptal kararı ve Yargıtay 4. HD ile 17. HD’nin yerleşik içtihatları çerçevesinde doğru kabul ettiğini, bilirkişinin bu yönteme göre yaptığı hesabı aynen benimsediğini, ancak tazminat hesabının temel unsurları olan “gelir”, “geçici iş göremezlik süresi” ve “belgesiz tedavi gideri” parametreleri yönünden eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, %100 iş gücü kaybı varsayımıyla yüksek bir tutar hesaplanması hatalı olduğunu, davacının gelir durumunun SGK, vergi kayıtları ve mesleki belgelerle netleştirilmesi, geçici iş göremezlik süresi ve oranının yeniden belirlenmesi, belgesiz tedavi giderinin makul seviyeye indirilmesi veya belgesiz kısmın reddi için yeni bir aktüerya raporu alınması gerekirken, tek rapora dayanılarak hüküm kurulması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve teminat kapsamı yönünden hatalı belirlendiğini, somut poliçede yazılı teminat limiti (430.000 TL) ile sınırlı olduğunu, mahkemenin faiz başlangıç tarihini 18.10.2023 olarak belirlemiş ise de dosyada, başvuru tarihini ve belgelerin tamlığını tereddütsüz ortaya koyan, somut ve tartışmasız nitelikte bir belgeler bulunmadığını, faiz başlangıcının en enken dava tarihi olarak düzeltilmesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat ( sürekli ve geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ) talebine ilişkindir. Somut olayda, 04.05.2022 tarihinde, davalı ...'nin maliki olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken aracının ön kısımlarıyla, sol şeritte kırmızı ışıkta beklemekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ arka köşesine çarpması sonucu savrularak sağ tarafta bulunan refüje çaptığı, ... aracın yine ön tarafta sol şeritte kırmızı ışıkta beklemede olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracında sol arka köşesine çarpması sonucu, üç araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde ... plaka sayılı araçta bulunan davacı ... yaralanmıştır. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında sadece davalı sürücüye kural ihlali verildiği, kazaya dair yürütülen ceza soruşturması sırasında trafik bilirkişisinden alınan raporda da kazanın oluşumunda davalı sürücünün kuurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığının belirtildiği davalı sürücünün asli kusuruna göre cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece makine mühendisi bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu belirtilmiştir Mahkemece hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından n alınan maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanmasının % 4.93 oranında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakdığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 ay olduğu,1 ay süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ,olayın oluş şekli dikkate alındığında dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliği iptal etmesi üzerine Yargıtay uygulama birliği sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirildiği ,hükme esas alınan hesap raporunun bu yöntemle hazırlandığı,davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi esas alınarak faize hükmedildiği ,davacının maluliyetine esas yaralanmasının sağ uyluk ve sağ baldır olduğu dikkate alındığında davacının emniyet kemeri takmadığına dair davalı taraf savunması dışında bir delilin dosya içerisinde mevcut olmadığı,kaldı ki davacının hüküm altına alınan tazminat miktarı ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alındığında müterafik kusur indirimi yapılması davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından sonuç doğurmayacağı, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin doğru belirlendiğinden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.12.2025 tarih ve 2023/453 esas, 2025/691 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... Siorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 35.735,16 TL harçtan peşin alınan 8.625,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 27.110,16 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine, 6- Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30.09.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/258, K. 2026/1936, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-258-e-2026-1936-k-1e326d8ea510