İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2251 E. 2026/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2251
Karar No
2026/155
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/2251 Esas KARAR NO :2026/155

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/09/2026 KARAR TARİHİ:01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın bir ticari dava olduğu ve arabuluculuğa tabi olduğu düşünüldüğünde; arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürecin sonlanmasının beklenmesi halinde müvekkilin hukuki girişime girdiğini öğrenecek olan davalıların hakkın elde edilmesinin imkansız hale getirilmesi için davranışlara girebileceği, mevcudu azaltabileceğini, bu halde talep edilen tedbir taleplerinin hukuki bir anlamı ve işlevsizliği kalmayacağını, bu nedenle herhangi bir hak kaybına uğranılmaması açısından arabuluculuğa başvurulmuş , lakin sürecin tamamlanması beklenmeden işbu dava ikame edildiğini, mahkemeden tensip ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, arabuluculuk sürecinin sonlanması akabinde son tutanak mahkemeye sunulacağını, ... No:4-B ... / İstanbul adresinde mukim ... Grup Adi Ortaklığı ile Müvekkili şirketin 2024 yılından bu yana ticari ve cari ilişki içerisinde olduğunu, müvekkilinin fatura ve cari muhatabı ... Grup Adi Ortaklığı olsa da adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmaması, adi ortaklığa dair doğrudan dava açılamaması nedeniyle işbu davanın, ortaklığı kuran şirketler adına ikame edildiğini, müvekkilinin ortaklığa karşı edimini eksiksiz ve ayıpsız şekilde yerine getirmişken, ifasının karşılığını alamamış, davalıların 1.173.914,20 TL Müvekkiline borçlandıklarını, müvekkili şirketin, ...@... uzantılı mail adresinden ortaklığın ...@... uzantılı mail adresine 24.07.2026 tarihinde "ekte şirketlerimiz arasındaki cari hesaba ilişkin cari hesap mutabakat formu yer almaktadır. Bilgilerinizi rica eder, mutabakatın uygun olması halinde formun kaşe ve imzalı olarak tarafımıza e - posta yolu ile iletilmesini rica ederiz..." şeklinde mail iletildiğini, ...@... uzantılı mail adresinden Müvekkilin ...@ ... adresine ise aynı gün cevap maili ile "Merhaba; mutabık olduğumuzu bilgilerinize sunarız" şeklinde mail iletmiş, mail ekine de imzalı mutabakat metni eklendiğini, ortaklık tarafından kaşelenerek ve imzalanarak müvekkilin 1.173.914,20 TL alacaklı olduğu kabul edildiğini, ayrıca müvekkilinin ticari defter ve kayıtları da incelendiğinde söz konusu alacak sübuta ereceğini, işbu nedenlerden mütevellit 1.173.914,20 TL 'nin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini, mahkeme tarafından , borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarına öncelikle teminatsız aksi halde öngörülecek teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına, ihtiyati haciz taleplerinin reddi halinde dava ile elde edilecek meblağın yüksekliği nedeni ile ileride oluşması kuvvetle muhtemel olan mağduriyetin bir nebzede olsa giderilmesi adına borçlu adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarına öncelikle teminatsız aksi halde öngörülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama sonunda 1.173.914,20 tl 'nin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, alacak davasıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle; arabuluculuk aşaması tamamlanmadan dava açıldığı görülmekle, TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan alınan 20.047,52 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 19.315,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2026

Katip ... E-imzalı

Hakim ... E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2251, K. 2026/155, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2251-e-2026-155-k-4d649dcdea1d