Diğer ·
2022/802 E. 2026/1361 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/802
- Karar No
- 2026/1361
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO :2022/802
KARAR NO :2026/1361
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/10/2021
NUMARASI :2019/906 Esas - 2021/765 Karar
DAVANIN KONUSU:Kasko Poliçesine Bağlı Rücuen Tahsile Yönelik İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı aracın 20.07.2018 tarihinde müvekkili şirkete kasko poliçeli ... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde, sigortalı aracın uğradığı hasar nedeniyle hak sahibine 31.07.2018 tarihinde 7.494,38-TL ödemede bulunulduğunu, yapılan ödemenin rücuen zarar sorumlularından tahsili için davalılar aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalıların %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ... plaka sayılı araca ilişkin olarak müvekkili nezdinde düzenlenmiş poliçe bulunmadığını, davanın yöneltilmesine dayanak poliçenin kaza saatinden sonra düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk derece mahkemesince; HMK m. 6 ve 7 hükümleri gereği icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olduğu, davalı ... tarafından icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın yerinde olmadığı, kusur ve zarar yönünden alınan bilirkişi heyet raporunda, davalının maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacıya sigortalı araçta meydana gelen hasarın 8.088,38-TL olduğu, davalı sigortalı nezdindeki poliçenin, olay tarihi 20/07/2018 itibariyle riskin gerçekleştiği gün 17:48 saatinde tanzim edildiği, kaza tespit tutanağında kaza saatinin 19:30 olarak kayıt altına alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından kazanın saat 17:30'da gerçekleştiğine dair savunmasını ispatlayan somut veri sunulmadığı, ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen 2 ay 12 günlük süreye %9 yasal faiz işleyeceği, davacının 7.494,38-TL asıl alacağı için 2 ay 12 günlük sürede talep edebileceği işlemiş faizin 134,90-TL olduğu, davacı tarafça takip talebinde 133,62 TL faiz talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi uyarınca icra takip tarihi itibariyle davalıların davacıya toplam 7.628,00 TL (7.494,38 TL asıl alacak, 133,62 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere) borcu olduğu, davalılar tarafından borcunu ödediğine dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, asıl alacağın likid olması karşısında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaati ile;
"1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalıların İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 7.628,00 TL (7.494,38 TL asıl alacak, 133,62 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere) üzerinden takibin devamına, asıl alacak 7.494,38 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 7.494,38 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 1.498,88 TL icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ... şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kazanın, poliçe vadesi içerisinde meydana gelmediği, mahkemece delillerinin toplanmadığı, kazaya karışan araç için düzenlenen idari para cezasına ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi gerektiği, diğer davalı tarafından davaya konu kazanın meydana gelmesinden sonra sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçeyi düzenleyen sigorta acentesi tarafından sözleşme düzenlenirken aracın hasarlı olarak görüldüğünün belirtildiği, idari para cezasını düzenleyen Trafik Şube Denetleme Müdürlüğüne müzekkere yazılması ve bu suretle kaza saati netleştirilerek müvekkilinin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği, araç sürücüsüne yüklenen kusuru kabul etmedikleri, icra inkar tazminatına hükmolunmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesi kapsamında dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın, zarar sorumlularından rücuen tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Eldeki davada, davacı tarafça, kasko poliçesi ile sigortalı araçta meydana gelen zararın, sorumlularından rücuen tahsili talep edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından, sorumluluk yüklenilen zorunlu trafik sigortasının kaza tarihinden sonra düzenlendiği savunulmuştur... Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sigorta kapsamında sigortacının zarardan sorumlu tutulabilmesi için, rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleşmesi gerekir.Davaya konu edilen kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında sigorta hukuku düzenlenmiş olup TTK'nın 1401- 1452. maddeleri arasında, tüm sigorta türleri bakımından uygulama alanı bulacak olan, sigorta sözleşmelerine ilişkin genel esaslar belirlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1405/1. maddesindeki "sigortacı ile sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin, sözleşmenin yapılması için verdiği teklifname, teklifname tarihinden itibaren otuz gün içinde reddedilmemişse sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır" düzenlemesi ile, sigorta sözleşmelerinin kuruluşu hüküm altına alınmış; sigortacının sorumluluğunun başlangıcı ise, TTK'nın 1421/1. maddesinde "aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar" şeklinde düzenlenmiştir.TTK'nın 1458/1. maddesinde geçmişe etkili sigorta; "Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır" denilmek suretiyle düzenlenmiştir.Somut olayda; davaya konu kazanın tarih ve saatinin, kazaya karışan dava dışı araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında 20.07.2018 saat 19:30 olarak belirtildiği; davalıya husumet yöneltilmesine yol açan trafik sigorta poliçesinin tanzim tarihinin 20.07.2018 saat 17:48 ve poliçe başlangıç saatinin ise aynı gün saat 12:00 olduğu görülmektedir. Davalı adına acentesi tarafından 17:48'de poliçe tanzim edilmiş olup sigorta prim tutarının peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır.Davalı vekili tarafından cevap dilekçesine ekli olarak sunulan araştırma raporunda; kazanın meydana gelmesinden sonra ... isimli servis tarafından kaza mahallinde araçların kazalı hallerine ilişkin fotoğrafların çekim saatinin 17:31 olduğu, kazaya karışan sigortalı araç hakkında, muayene yaptırılmamış olması nedeniyle saat 18:11 itibariyle idari para cezası düzenlendiğinin tespit edildiği görülmüş olup, anılan bu belgelere göre, sigortacının üstlendiği rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçenin tanzim edildiği izlenimi uyandırmaktadır.Bu itibarla; davalı sigortacının sigorta poliçesi gereği sorumluluğunun başlamasından sonra, davaya konu kazanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin (rizikonun poliçe vadesi içinde olup olmadığının) saptanması önem kazanmaktadır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, sigortacının sorumluluğunun başlaması için, poliçede kararlaştırılan primin ödenmiş olması gerekli olup, prim ödendiği anda sorumluluğu başlayacak olan sigortacı bakımından poliçeye kaydedilen tanzim saatinin bir önemi kalmayacaktır ki bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan karar verilmesi, eksik inceleme niteliğindedir.Bu durumda ilk derece mahkemesince; davalı sigortacının trafik sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun doğması için, davalı poliçesinin vadesi içinde gerçekleşmiş bir kazanın olması gerektiği; davalı trafik sigortacısının sorumluluğunun, ancak poliçe priminin ödendiği andan itibaren başlayacağı hususları gözetilerek, idari para cezasına ilişkin düzenlenen tutanak dahil olmak üzere kazaya ilişkin tüm belgeler celbedilerek incelenip kaza saatinin netleştirilmesi; davalı sigortacı ile poliçe tanzim eden acentesine ait ticari kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle poliçe priminin tahsil edildiği saatin ve poliçenin davalı sigortacının sistemine girdiği saatin saptanması; bu belirlemelerden sonra, yukarıda anılan yasal düzenlemeler de dikkate alınıp davalı sigortacının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Açıklanan nedenle, davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/6 hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemizce verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/(Kapatılan)İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve 2019/906 Esas - 2021/765 Karar sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Şirketi vekili tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talebi halinde kendisine İADESİNE,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2026