Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/820 E. 2026/876 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/820
Karar No
2026/876
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/820 - Karar No:2026/876

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) Kesinlik nedeniyle usulden reddine ESAS NO : 2024/820 KARAR NO : 2026/876

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2024 NUMARASI : 2022/742 E-2024/37 K

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Davacının, taraflar arasında yapılan "... Projesi Sözleşmesi" nden kaynaklanan kesilen 08/05/2020 tarihli ve 02/02/2021 tarihli faturalara dayalı alacağı bulunduğunu, alacağın yapılan ihtara rağmen ödenmediğini, düzenlenen faturalara da itiraz edilmediğini, davalıdan olan alacağın tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili; Zamanaşımı defi ve yetki itirazında bulunmuş, esasa dair itirazlarında davacıya Müvekkili tarafından toplamda 43.100,00 TL ödeme yapıldığını , davacının sözleşmeye göre davacının yapması gereken işleri yapmamasından ötürü müvekkilinin fazla ödemeleri olduğunu, yapılan iş karşılığının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Ankara 18. İcra Dairesi 2022/12165 Esas Sayılı dosyasının tetkikinde, iki adet faturaya dayalı asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olarak 86.700 TL asıl alacak ve 9725,00 TL işlemiş faiz olarak toplamda 96.425,00 TL alacak talep edildiği, borçlunun yasal süre içinde yetkiye ve borca itirazı üzerine 2004 Sayılı İİK nun 67. Maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Sözleşmenin 10. Maddesinde uyuşmazlık halinde Ankara İcra Daireleri ve Ankara Mahkemeleri Yetkili kılındığından, davalının İcra Dairesinin ve Mahkemenin yetkisine yaptığı yetki itirazının reddine karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. Maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımı dolmadığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. 18/03/2020 tarihli davacı ve davalı imzalanan sözleşme bedeli 110.000,00 TL + kdv bedelli olan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 08/05/2020 tarihli 45.000,00 TL + KDV ve 02/02/2021 tarihli 65.000,00 TL +KDV olmak üzere iki adet fatura kesilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı eksik işler savunmasında bulunmuş ise de bu konuda somut bir delil sunmamıştır. Delil olarak sunulan ... Termik Santral Konvoyör Hattına ait 2 adet proje CD’si bilirkişi tarafından incelenmiştir. Proje çizimi eser sözleşmesidir. TBK m. 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi, 'iş sahibi' ile 'yüklenici' arasında yapılan bir anlaşma uyarınca ve önceden kararlaştırılan belli bir bedel karşılığında, iş sahibinin denetimi ve gözetimi olmaksızın "bağımsız" bir çalışmayla bir nesnenin "yapımı veya bakımı-onarımı" ya da üstlenilen bir işin yerine getirilmesidir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine düşer. Dosya inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişiden alınan raporda; ... ... termik santral konveyör hattının çelik yapılarına ait projelendirme işlerini, sözleşme kapsamındaki edimlerine göre davacının yerine getirdiği, uygulanabilir bir proje çizildiği, projeleri işverene teslimi ile işi ifa ettiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sözleşmedeki edimlerini yaptığı sözleşmedeki ücret hak kazandığı, davalının yapmış olduğu 43.000 TL ödeme düşüldükten sonra bakiye 86.700 TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline takibin bu miktar asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Takip talebinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesinde belirtilen şekilde faiz talep edilmiş ise de, TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmadığından takipten sonrası için avans faizi ile takibin devamına karar verilmiştir. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile de ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz. Bu sebeple işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK 67/2. Maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belirlenebilir olması koşulu aranmaktadır. Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanması, işin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığının tespiti bilirkişi marifetiyle belirlendiğinden alacağın likit olmadığı gerekçesi ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının faturaya itiraz etmediğini bu nedenle içeriğinin kabul etmiş sayıldığını, bu nedenle alacak likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kısa kararda alacağın likit olduğunun belirtilmesine rağmen, gerekçeli kararda likit olmadığının belirtildiğini, çelişki nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıyı e-mail ile temerrüde düşürdüğünü, sözleşmenin 2. maddesine göre e-mail yazışmalarının delil sözleşmesi olarak kabul edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, faturadaki mal ve hizmetini teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, faturaların sözleşmeye uygun olmadığını, belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemenin karar tarihi 24/01/2024 olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(2) maddesi; “Miktar veya değeri yirmi sekiz bin iki yüz elli TL (karar tarihi olan 2024 tarihi itibariyle 28.250,00 TL) Türk Lirası'nı geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” düzenlemesini içermektedir. Buna göre, davada kabul edilen miktar 9.725,00 TL, hesaplanan icra inkar tazminatı miktarı da 17.340,00 TL olup, toplam 27.065,00 TL dir. Bu durumda, karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuş ise de, belirtilen bu miktar HMK'nın 341/2 maddesi gereğince kesinlik sınırı içerisinde bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK 352/1-b maddesi gereğince miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle kısa kararın dördüncü paragrafında "olduğundan" kelimesinin maddi hata sonucu yazıldığı, aslında "olmadığından" kelimesinin yazılması gerektiğinin açık olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik sınırı yönünden HMK'nın 352/1-b ve 341/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine 4- Davalı tarafından yatırılması gereken 5.922,48 TL karar harcından peşin alınan 1.480,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.441,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/820, K. 2026/876, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-820-e-2026-876-k-72b572a462e8