Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/821 E. 2026/877 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/821
Karar No
2026/877
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/821 - Karar No:2026/877

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Davalının istinaf başvurusunun Esastan reddine HMK 353/1-b.1) (Davacının istinaf başvurusunun Kabulü ile Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2)

ESAS NO : 2024/821 KARAR NO : 2026/877

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2024 NUMARASI : 2022/854 E-2024/400 K

DAVACI : ... Kapı No:11/1 YENIMAHALLE/ ANKARA VEKİLİ : Av. ... E-TEBLİGAT DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... E-TEBLİGAT DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :06/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın ipatli istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilerince vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Davacının döner makinesi yapım işi için davalı şirket ile 800.000,00 TL'ye anlaştıklarını, müvekkilin davalıya parasının tamamını ödediğini, davalının makineyi ürettiği ve makinenin kurulumunun İspanya'da gerçekleştiğini, makinenin İspanya'da kurulmasından sonra çalışmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalı şirketin makinenin çalışmayan parçasını alarak tamir etmek istediğini, müvekilinin şirkete teslim edilen makine parçasını bedeli için davalıya iade faturası kestiğini, davalı şirketin makinenin çalışmayan kısmını düzeltip müvekkiline iade etmediği gibi bu parçanın değeri olan 295.000,00 TL parayı da iade etmediğini, bir parçanın çalışmamasının makinenin tamamen çalışmamasına neden olduğunu, davalının iade etmediği kısmı olmadan makinenin çalışmasının mümkün olmadığını, kalan parçaların şu anda İspanya'da hurda yığını konumuna geldiğini, iade edilen makine bedeli olan 295.000,00 TL'yi tahsil etmek amacıyla Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2022/16566 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından haksız yere itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20'sendan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Taraflar arasında, İspanya'da bulunan dava dışı...'e malzemenin davacı tarafından karşılanacağı, işçilik montajın müvekkili şirketce yüklenileceği bir iş orkatlığı bulunduğunu, işin tamamlanması ile malzeme ve işçilik düşüldükten sonra kar'ın taraflarca eşit oranda paylaşılacağını, imalatın İspanya'da yerinde ...'e eksiksiz, tam ve çalışır vaziyette tesliminden sonra davacı şirketin iş ortaklığını inkar ederek kar paylaşımından imtina ettiğini ve müvekkiline ödeme yapmaktan çekindiğini, davacının müvekkilden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, ayıp iddiasında bulunulan "Otomatik Dilimleme Hattı" nın ayıplı olmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından projelendirilmiş çizime bizzat uyularak imal edildiğini ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, müvekkil şirkete kanuna uygun sürede yapılan ayıp ihbarı da bulunmadığını, iade faturasını projede değişiklik yapıldığı ve revizyon sonrasında yeniden fatura kesileceğinin beyan edilmesi nedeniyle aldatılarak müvekkilinin kayıtlarına intikal ettirildiğini, mahkemenin davacıyı haklı bulması halinde dahi, iade faturasındaki bedelden davacının yalnızca malzeme bedelini talep hakkı bulunduğunu, aksi durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, iade faturasının 80.291,22 TL+KDV'sinin davacının ödediği malzemeye ilişkin olduğu, davacının ancak bu miktarı isteyebileceğini, davacının fazlaya ilişkin talebinin haksız ve kötüniyetli olduğunu bildirip davanın reddini savunarak %20 kötüniyet tazminatı talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır.Ankara 8. İcra Müd. 2022/16566 sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış olup, makinenin başında çalıştırılmak suretiyle keşif yapılmış gerekli incelemeler için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, davacının tarafların ticari defter ve kayıtlarına, faturaya, noter ihtarnamesi, sözleşme ve whatsapp yazışmaları ile tanık ve yemin deliline dayandığı görülmüş, . davalının delil listesi sunduğu, davalının elindeki tüm fotoğraf, video görüntüleri, whatsapp ve mail yazışmalarını sunduğu görülmüştür. Ankara 8. İcra Dairesinin 2022/16566 Esas sayılı dosyada; Davacı tarafından davalı aleyhine 19.10.2022'de başlatılan ilamsız icra takibinde; 18.10.2022 tarihli, 295.000,00 TL bedelli, GİB2022000000006 no'lu faturaya dayanarak 295.000,00 TL istediği, ödeme emrinin davalıya 27.10.2022'de tebliğ edildiği, davalının aynı tarihte borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulması üzerine davacının eldeki davayı süresinde açtığı görülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 355. maddesi ile 6098 sayılı Türk BorçlarKanunu(TBK)’nun 470. maddesine göre eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Buna göre yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. 818 sayılı BK’nın 360. maddesi ile TBK’nın 475. maddesine göre, yapılan şeyin, iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı oranda kusurlu veya sözleşme şartlarına aykırı olması halinde eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, o şeyi kabulden kaçınabilir veya yükleniciden zarar ve ziyanının tazmin edilmesini isteyebilir. Eserdeki ayıp, yukarıda açıklandığı gibi önemli değilse iş sahibi, işin kıymetinin noksanı oranında fiyatı tenzil edebilir veya aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını da isteyebilir. Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ..., Hesap Bilirkişisi ..., Makine Mühendisi ...'ten Aldırılan 02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; 1- Davacı .... Ltd. Şti. ve Davalı...Ltd. Şti.'nin 2022 yılına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, Davacı ve davalı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olduğundan, 6102 Sayılı TTK'nun 64.maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 2- Davacı .... Ltd. Şti. ile Davalı ...Ltd. Şti.'nin arasındaki dava konusuna ilişkin olarak düzenlenen 31.08.2022 tarih ve GIB2022000000006 Numaralı 295.000,00 TL tutarlı fatura muhteviyatı OTOMATİK DİLİMLEME HATTI MAKİNESİ olup, Veyseloğulları Lojistik tarafından 10.08.2022 tarih ve 16911 numaralı Teslim Fişi ile 4 KAP miktarlı Alıcısının ... Sanayi'ne ... Plakalı araç ile ... adlı personele teslim edildiği de görüldüğü, 3- Davacı .... Ltd. Şti. ve Davalı ...Ltd. Şti.'nin Ticari defterleri üzerinde Davacı ve Davalı tarafından düzenlenen faturaların kayıtlara kanuni süresi içerisinde alınarak Düzenlenen fatura Davalı ve davacı ticari defterlerinde birebir aynı olduğu, Davacı tarafından Davalıya yapılan ödemelerin birebir aynı olduğu yalnızca tek farkın 21.02.2022 tarihinde yapılan Döviz ödemesi kur farklarından kaynaklı olduğundan Dava ile mutabık kalmak kaydıyla Davacı ve Davalı ticari defterleri üzerinden Davacının Davalıdan 295.000.00 TL tutarında alacağının leceği, Sonuç ve kanaatine varıldığını," bildirmişlerdir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine Mahallinde keşif yapılarak yeni oluşturulan makine mühendisi , mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten 04.04.2024 tarihli rapor alınmıştır. Mahkememizce Nitelikli Hesaplama Bilirkişi..., SMMM Bilirkişisi..., Makine Mühendisi...'tan Aldırılan 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Yukarıda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, 1-Dava konusu dilimleme ünitesi üzerinde yapılan testlerde ve dosya kapsamında; dava konusu ünitenin çalıştığı, ancak kesilen donmuş tavuk etlerinin istenilen kalınlıkların bir miktar üzerine çıktığı, dava konusu dilimle/kesme ünitesi bir bütün olarak incelendiğinde; montaj ve işçilik bakımından ayıplı olduğu, malzemede hata” bulunmadığı, ancak kesme kalınlıklarının ayarlamamadan kaynaklandığı, ünitenin ayarları ve uygun kesme diski ile ayıbın düzeltilerek giderilmesinin mümkün olacağı, bu ayıbın giderilmesinin bedelinin 75.000,00 TL olacağının kanaatine varıldığı, 2- Davalı tarafından üretilen ve dava dışı 3. Kişiye teslim edilen makinanın, 295.000,00 TL ASIL ALACAK (Fatura Tarih:31.08.2022 Açıklama: İspanyadan çalışmadığı için revizyon amacıyla iade edilmiştir. Tekrar geri gönderilecektir.) kaydı ile iade edildiği, İade faturasında konu edilen makinanın miktarının 295.000,00 TL olduğu 3-Davacının talep edebileceği bedelin makinanın davacıya teslim edilmesi halinde 75.000,00 TL olduğu , 5-Takip tarihi 18/10/2022 itibari ile 3095 Sayılı Kanunun 2/2. Maddesi çerçevesinde uygulanabilecek faiz oranının yıllık %10,75 olduğu, avans faizinin aşamalı olarak talep edebileceği," bildirilmiştir. Dava konusu, malzemesi davacı tarafça sağlanıp imalat ve montajı davalı tarafça yapılan makine Keşif sırasında davalı tarafından çalıştırılmış, deneme kesimleri yapılmış ve makine mühendisi bilirkişi tarafından incelenmiştir. Uyuşmazlık; döner kesme makinesinin kalın dilimler halinde et kesmesi nedeniyle sözleşmeye uygun yapılmadığı, makineden davacının eseri sattığı alıcının objektif fayda elde edemediği, tamir ve tadilat için ürünü teslim alan davalının onarımı uzun süre sonra dahi tamamlayıp davacıya iade etmediği gerekçesiyle makinenin toplam bedeli içinden bu parçaya isabet eden kısmın bedelinin iadesine ilişkin davanın kabulü gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Yargıtay HGK 2017/13-653 Esas ve 2017/1085 Karar sayılı ilamında '' Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur. Somut olay, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında aracın bagaj kapağında 1500 TL değerindeki boyama işlemi değerlendirildiğinde ayıp nedeni ile bedel indirimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.'' şeklinde karar vermiştir. Yine bir HGK kararında belirtildiği şekilde; Ayıp; maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Maddi ayıp, malın, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımaması, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olmasıdır. Hukuki ayıp, satılan üzerinde, alıcının ondan yararlanmasını veya onun üzerinde tasarruf etmesini engelleyen (ARAL Fahrettin, AYRANCI Hasan, Sh. 121), malın değerini veya ondan beklenen faydayı etkileyen kamu hukukundan doğan sınırların bulunmasıdır. (KAHVECİ, Nalan, Sh.11). Ekonomik ayıp ise; alıcının maldan beklediği yararlanma ve kullanma olanağını azaltan ve ekonomik değerini düşüren ayıplardır. (ZEVKLİLER Aydın, AYDOĞDU Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, Ankara, 2004, Sh.356) Somut olayda; davalı tarafça imali ve montajı yapılan makinenin çalışır halde teslim edildiği, ancak et dilimlerinin sözleşmede kararlaştırılandan kalın olduğu için davacı ve ondan makineyi satın alan kişi tarafından kullanımının mümkün olmadığı, makinedeki hatanın düzeltilmesi için davacıya teslim edildiği ve aradan uzunca bir süre geçtiği halde halen yapılıp davacıya teslim edilmediği, ortada ayıplı maldan ziyade tekniğine uygun olarak eksiksiz imal edilmiş bir eser bulunmadığı, davacının talebinin ayıplı kısmın bedelinin iadesi olup makinenin halen davalıda bulunduğu, eksik ve ayıplı imalatın basit onarım niteliğinde olmaması, önemli bir eksiklik olması, davacının talepleri haklı görülerek tamir için davalıya gönderilip, tamir edip davacıya teslim edilmeyen makine parçası için davacı tarafça davalıya ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekmiştir. Makine davalının elinde olduğundan değerinin tümü yönünden davanın kabulüne 295.000-TL üzerinden itirazın iptali ile, takip tarihinden itibaren %10,75 avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine' karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduğunu, TTK'nın 1530-3 maddesi gereğince temerrüt faizinin %48 olup bu oranın kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece %10,75 oranının kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığının kabulü ile icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, alacağın faturaya dayalı olup likit olduğunu, ödeme emrinde değişen oranlarda avans faizi talep ettiklerini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayıp ihbarında bulunulmadığını, bu nedenle makinede nasıl bir revizyon yapılacağının belli olmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tanıklarının dinlenmediğini, adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, makinenin ayıplı olduğu kabul etmemekle beraber bilirkişi raporunda makinenin kısmen talebi karşılamadığı belirtilmesine ve bu nedenle bedelde indirim yapılması gerekirken tam miktarın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan incelemede; Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dava konusu cihazın halen davalı uhdesinde olduğu , keşif tarihi olan 2024 yılında dahi cihazdaki ayıbın giderilmediğinin tespit edildiği, aradan uzun zaman geçmesine rağmen halen revizyon yapılmadığı ve davacının iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan incelemede; A)Davacı tarafça başlatılan davaya dayanak takip talebinde asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 ticari değişen oranlarda faiziyle tahsili talep edilmiş, mahkemece hükümde yıllık %10/75 avans faizi uygulanmasına dair hüküm kurulmuş ise de, infazda tereddüt oluşturulmaması ve takipte değişen oranlarda avans faizi talep edildiğinden; asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanarak tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. B)Mahkemece, dava konusu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa; dava konusu her alacak, yargılamayı gerektirmekle birlikte, eldeki dava ve icra takibine konu fatura davalı tarafından kabul edilerek, ticari defterlerine kaydedilmiş olup, bu durumda alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının icra takibine haksız itiraz ettiği anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 3-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/05/2024 tarih ve 2022/854 E-2024/400 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Davanın KABULÜNE, 5-Ankara 8. İcra Dairesinin 2022/16566 Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 6-Alacak likit olduğundan İİK'nın 67/2 maddesi gereğince asıl alacağın %20'si 59.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Alınması gereken 20.151,45 TL harçtan peşin alınan 3.562,87 TL harcın düşümü ile eksik kalan 16.588,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan toplam 8.586,22 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 47.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan toplam 15.553,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden: 13-Davalıdan alınması gereken 20.151,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.037,87 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 15.113,58 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 14-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yolu başvurma harcı ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 15-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 16-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve 50,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.219,40 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/821, K. 2026/877, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-821-e-2026-877-k-7cc5374331ed