Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1913 E. 2026/1485 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1913
Karar No
2026/1485
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1913 - 2026/1485 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1913 KARAR NO : 2026/1485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2026 NUMARASI : 2025/526 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz

Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.06.2026 tarih ve 2025/526 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi karşı taraf Şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açtığı davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 29/12/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karşı taraf Şirket vekili, 19/03/2026 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 389. vd. maddelerinde öngörülen şartların somut olayda bulunmadığını, ihtiyati tedbir isteyenin iddialarının soyut olduğunu ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yeterli olmadığını, verilen ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı bulunduğunu, tedbir kararının müvekkili açısından telafisi güç zararlara yol açacağını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, ayrıca salt markanın 3. kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir işlemi uygulandığı, karşı taraf şirkete ait markanın kullanılması veya devir hariç başkaca hukuki işlemlere konu olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı, bu hale göre tesis edilen ihtiyati tedbir işleminin karşı taraf Şirketi telafisi güç zararlara maruz bırakmayacağı, teminat alınmaksızın tedbir işlemi tesisinde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf Şirket vekili, mahkemece verilen tedbir kararının, HMK'nın 389. ve devamı maddelerindeki şartlara uygun olmadığını, ihtiyati tedbir isteyenin, gecikilmesi halinde uğrayacağı telafisi güç bir zarar olduğunu ispat edemediğini, yine markanın hükümsüzlüğüne ilişkin iddiaları destekler nitelikte bilimsel, ticari veya teknik hiçbir delil sunulmadığını, tedbir isteyenin iddialarının soyut olduğu gibi ihtiyati tedbir için de yeterli bulunmadığını, müvekkilinin tescilli marka hakkının, SMK uyarınca korunan mülkiyet hakkı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının, müvekkilinin markasını kullanma hakkını tamamen engelleyerek, ölçülülük ilkesine aykırı bir durum yarattığını ve müvekkili açısından telafisi güç ticari zararlara yol açtığını, marka kullanımının durdurulmasının, gelir kaybı ve ticari itibar zedelenmesine neden olduğunu, teminat alınmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, HMK'nın 392. maddesine aykırı bulunduğunu, mevcut tedbir kararının, davanın esasını etkiler nitelikte olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi ara kararının ve verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemli işbu davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu gibi verilen tedbir kararının niteliğine göre teminat alınmamasında da bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf Şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraftan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden karşı tarafça yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1913, K. 2026/1485, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1913-e-2026-1485-k-b5a65ee2ee37