Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1917 E. 2026/1594 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1917
Karar No
2026/1594
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1917 KARAR NO : 2026/1594 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2024 NUMARASI : 2021/413 E. - 2024/698 K.

DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/11/2024 tarih ve 2021/413 E. - 2024/698 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... İhr. İth. Ltd. Şti. ile taşıma sözleşmesi düzenlediğini ve bu taşıma sözleşmesi gereğince taşınması gereken eşyanın ... İhr. İth. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmeler gereği alt taşıyıcı olan davalı şirkete 05.12.2020 tarihinde teslim edildiğini, taşıma işi için sözleşme yapılan dışı ... İhr. İth. Ltd. Şti. ile 6.000,00 USD karşılığında anlaşıldığını ve 3.000,00 USD ödeme yapıldığını, dava dışı şirket tarafından davalı şirkete 2.000,00 USD ödeme yapıldığı bilgisine sahip olunduğunu, ancak taşınması gereken eşyaların ülkeden çıkmadığını Özbekistan'da alıcıya teslim edilmediğini, davalı şirketin müvekkili şirkete ihtar çekerek ... plakalı aracın navlun ücreti ödenmediği için bekleme yapmak zorunda kalındığını ve günlük 150 Euro'dan 2400 Euro bekleme ücreti ve 14.500USD navlun ücretinin ödenmesinin talep edildiğini ve bu ihtara karşı karşı ihtar çekildiğini, teslim edilmeyen mallar nedeni ile teslim edildiği zamandaki değeri olan 40.700,00 USD ile ödenen taşıma ücreti olan 2.000,00USD olmak üzere 42.700,00USD 'nin hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, eşyanın zayi olmadığı tespit edilmesi halinde eşyanın müvekkili şirkete teslimini ve eşyanın zamanında ulaşmamasından kaynaklanan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100USD zararın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının yasal yerleşim yerinin Mersin ilinde bulunduğunu, dolayısıyla davanın, Mersin'de açılması gerektiğini, müvekkilinin taşıma işi kapsamında, gönderici ... Ltd.Şti'ye ait olan yükü teslim aldığını ve ... plaka sayılı araçlar ile yükün taşınmasına başlandığını, bu arada davalının gönderici ve asıl taşıyıcılara ulaşmaya çalışıldığı, navlun bedelinin ödenmesi amacıyla talepte bulunmak ve taşımaya ilişkin gerekli talimatı almak istediğini, davacının davasının haksız olduğunu, davacının, davasına konu ettiği hiçbir alacaktan, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı ... Ltd.Şti.(...) ile müşteri sözleşmesi başlıklı 25/11/2020 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sonrasında ... firmasının davalı ile alt taşıma sözleşmesi imzaladığı, davalının fiili taşıyıcı olduğu, davaya konu yükün teslim edileceği yerin Özbekistan olduğu, davalı tarafın davacının navlun ve gümrük ücretlerini ödemediğini savunduğu, ancak davacı ile ... firması arasında imzalanmış sözleşmede taşıma ücretinin 6.000,00 Amerikan Doları olarak kararlaştırıldığı, ücretinin yarısının peşin ödeneceğinin hüküm altına alındığı, ... firması tarafından da davalıya 2.000,00USD peşinatın 10/12/2022 tarihinde ödendiği, 6102 sayılı TTK.nun 888/2.maddesi uyarınca fiili taşıyıcının, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün defileri ileri sürebileceği, davalının gerekli peşinatı almasına rağmen yükü teslim noktasında götürmediği, yükün davalı tarafın talebi doğrultusunda Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 02/07/2021 tarihli kararı ile antrepoya tevdi edilmiş olduğu, davalının gerek CMR konvansiyonu hükümleri gereğince, gerekse TTK hükümleri gereğince davacıya karşı ileri sürebileceği bir hapis hakkının bulunmadığı, yükün de teslim noktasında götürülmediği ve antrepoya tevdi edildiği anlaşılmakla davacının peşinat olarak ödemiş olduğu 2.000,00USD'nin davalıdan tahsili gerektiği, davacı tarafın 24/06/2022 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgeler ile geç teslimden dolayı dava dışı alıcıya 3.462,00Amerikan Doları cezai şart ödemesi yapmış olduğu, anılan ödemenin davalı tarafça taşıma sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmemesinden kaynaklandığı açık olup anılan tutarın da hüküm altına alınması gerektiği, ayrıca antrepo ücreti olarak ödenen 20.650,00TL ile nakliye masrafı 944,00TL nin de davalıdan tahsili gerektiği, davacı taraf eşyanın yeniden üretimi nedeniyle 2.153,08TL zarara uğradığını ileri sürmekte ise de toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile anılan tutarda zarara uğranıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacıya ait olan davaya konu yüklerin davacıya teslimine, taşıma ücreti peşinatı 2.000,00 Amerikan Doları ile alıcıya ödenen cezai şart tutarı 3.462,00 Amerikan doları olmak üzere toplam 5.462,00 Amerikan Dolarını dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıllık Amerikan Doları mevduatına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, antrepo ücreti olarak ödenen 20.650,00TL ile nakliye masrafı 944,00TL olmak üzere toplam 21.594,00TL nin ödeme tarihi olan 04/11/2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dışı ... firması ya da davacı tarafından davaya konu taşıma işi için müvekkiline yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, davacının sunduğu dekonttaki 2.000 USD bedelli ödemenin, iş bu davaya konu taşıma işi ile ilgili olmadığını, bu amaçla müvekkilin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin taşıma işi nedeniyle üstüne düşen yükümlülüğü olduğu gibi yerine getirdiğini, ancak davacının navlunun tamamını ödememesi nedeniyle taşımaya devam edemediğini, ilk derece mahkemesinin cezai şart alacağının kabulüne ilişkin dayandığı banka dekontunun hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu dekontun, ne dava dilekçesi ekinde, ne de verilen kesin süreler içinde dava dosyasına sunulmadığını, ayrıca söz konusu dekontun yabancı dilde tanzim edildiğini, ödemenin tam olarak ne zaman, ne maksatla, kim tarafından ve kime yapıldığı tespit edilemediğini, dekont ile yapıldığı iddia edilen ödemenin davacının ticari defter ve kayıtlarında mevcut olup olmadığı araştırılması gerektiğini, davacı, dava dışı alıcı ile yaptığı sözleşme uyarınca cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, bu ödemenin de bu kapsamda gerçekleştirildiğini iddia ettiğini, ancak davacı tarafça, dava dışı alıcı ile akdedilen herhangi bir sözleşmenin dava dosyasına sunulmadığını, cezai şart iddiasının doğruluğu ile yapıldığı iddia edilen ödemenin gerçekliğinin araştırılması gerektiğini, müvekkilinin, iddia olunan bu zarardan bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin hapis hakkını kullandığı göz önüne alındığında, davacının her bir talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bir diğer talebinin de; dava konusu yükün indirilmesi sonrasında yükün teslim alınması sırasında ödendiği iddia edilen antrepo ücreti ve nakliye masrafının iadesine ilişkin bulunduğunu, ancak bu alacak talebinin kabulüne karar verilebilmesinin mümkün olmadığını, zira bu talep için, usulünce açılmış olan bir dava bulunmadığını, davacının iş bu davasında; yük ziya oldu ise bedelini, olmadı ise yükün teslimini, ödenen taşıma bedelinin iadesini, yükün geç teslimi nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde herhangi bir şekilde depo ücreti ile nakliye masrafına dair bir talebi olmamış, dilekçesinin herhangi bir yerinde bu talebini açıklamamış, talep ve sonuç kısmında da bu alacak talebinden bahsetmediğini, kaldı ki davacı ödediğini iddia ettiği bir harcamaları, davanın açılmasından dört ay sonra, mahkemenizin ara kararına istinaden yükün teslimi sırasında gerçekleştirdiğini iddia ettiğini, kronolojik olarak da, bu alacak iddiasının dava tarihinden sonra doğmuş olması nedeniyle, dava dilekçesinde talep edilmemiş/edilememiş olmasının normal bulunduğunu, davacını uğradığını iddia ettiği depo ve nakliyeye ilişkin zararın, zamanında teslim edilmemeden kaynaklanan zararlardan olmaması nedeniyle de kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından söz konusu ödemenin yapıldığına dair dava dosyasına bir adet fatura ibraz edildiğini, ancak bu faturanın davacının ticari defterlerinde olup olmadığı araştırılmadığı gibi, aynı zamanda ödemenin yapıldığı anlaşılan ... A.Ş. tarafından işletildiği anlaşılan şirketten de depo ücretinin ödenip ödenmediği hususlarının sorulmadığını, mahkemenin, depo ve nakliye ücretine dair kararı, faiz talebi ile faizin başlangıç tarihi itibari ile de hatalı bulunduğunu, zira davacının dava dilekçesinde; geç teslim nedeniyle uğradığı 100,00 USD zarar kalemi için faiz talep etmediğini, mahkemenin yükün teslimine dair kararının da usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, zira müvekkilinin, davaya konu yükü, sahip olduğu hapis hakkı kapsamında mahkeme kararına istinaden depoya tevdi ettiğini, davacının bedel artırım dilekçesi ile döviz alacağını, karar tarihindeki TL karşılığı olarak talep ettiğini, mahkemece bu hususun gözden kaçırıldığını ve yabancı para alacağına hükmedildiğini, müvekkili aleyhine ikame edilen işbu davada; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının yabancı paraya hükmedilen ilgili hüküm fıkralarının "karar tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru ile hesaplanacak Türk lirası karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ..." şeklinde düzeltilerek onanmasına karar istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davacı tarafın 24/06/2022 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgeler ile geç teslimden dolayı dava dışı alıcıya 3.462,00 Amerikan Doları cezai şart ödemesi yapmış olduğu, anılan ödemenin davalı tarafça taşıma sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmemesinden kaynaklandığı için anılan tutarın da hüküm altına alınması gerektiği gerekçesi ile yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacının cezai şart ödemesine esas olarak sunduğu dekontun içeriğinin ve dava konusu olay nedeniyle ödenip ödenmediğinin araştırılmaması, bu şekliyle hükme esas alınması eksik inceleme ve araştırma nedeniyle doğru bulunmamıştır. Diğer yandan, Mahkemece, antrepo ücreti olarak ödenen 20.650,00 TL ile nakliye masrafı 944,00 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesi ile tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Oysa dava dilekçesinde antrepo ücreti ve nakliye masrafının iadesine ilişkin bir talep bulunmamaktadır. Bu talepler dava dilekçesinde bulunan eşyanın zamanında ulaşamamasından kaynaklanan talebin kapsamına da girmemektedir. Diğer taraftan, bunun da ötesinde söz konusu antrepo ücreti ve nakliye masrafının davadan sonra doğduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece antrepo ücreti ve nakliye masrafının tahsiline yönelik olarak açılan bir dava olmamasına rağmen bu hususlarda hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır. Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de, somut olayda ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmadığından, taraf vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, istinaf kararının niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/11/2024 gün ve 2021/413 E. - 2024/698 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 1.180,28-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1917, K. 2026/1594, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1917-e-2026-1594-k-4164761a5b1c