Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/781 E. 2026/1157 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/781
Karar No
2026/1157
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/781

KARAR NO : 2026/1157

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/523

KARAR NO : 2022/163

DAVA TARİHİ: 21/08/2020

KARAR TARİHİ: 18/02/2022

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi nezdinde 31/12/2017-31/12/2018 tarihlerini kapsar ...poliçe numaralı Yangın Sigorta poliçesi ile sigortalı ... ... A.Ş'ne ait ... Mah. ... Sitesi ...Cad. No: ... Zeytinburnu/İstanbul riziko adresinde 02/02/2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde hasar meydana geldiğini, 02/02/2018 tarihli tutanak, kamera kayıtları, eksper raporu ve kira sözleşmesinin olayın hırsızlık olduğunu ve sigorta poliçesi kapsamında kaldığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı ...A.Ş'nin, sigortalının riziko adresi olan ... Sitesinde "Özel Güvenlik Hizmeti" sunmakta olup, güvenlik hizmetini layığıyla yerine getirememesi nedeniyle hırsızlık olayının gerçekleşip hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar sonrası hasar ihbarını alan davacı şirketin riziko adresinde ekspertiz çalışması yaptırdığını, 26/02/2018 tarihli ekspertiz raporuyla hasarın miktarının, boyutunun tespit ettirildiğini ve talebin poliçe kapsamında kaldığına kanaat getirilerek sigortalısının zararını karşıladığını, davacı şirketin ödediği miktar tutarında teslim ve temlik beyannamesine istinaden Türk Ticaret Kanunu halefiyet hükümleri gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu bildirerek, itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 08/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası olarak açılan davalarını alacak davası olarak ıslah ettiklerini belirterek HMK madde 180 uyarınca davayı tamamen ıslah taleplerinin kabulü ile dava türünün alacak davası olarak değiştirilmesine, 43.151,79 TL tazminatın ödeme tarihi olan 27/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Sitesinin 10 adet yoldan oluştuğunu, her bir yol başının açık olup kapı bulunmadığını ve bu nedenle siteye giriş çıkışların kontrol edilemediğini, her bir yol uzunluğunun 700 metre olup yolların toplam uzunluğunun 7 km olduğunu, güvenlik hizmeti veren firma elemanlarının araç ile devriyeyi tamamlamasının 20-30 km hız ile 15-20 dakikayı bulacağını, site yönetiminden öğrenildiği kadarı ile hırsızlık olayının 2-3 dakika içerisinde vuku bulduğunu, her bir yolun kontrolsüz şekilde kapısız ve açık olmasının hırsızlığı önleme ve yakalama ihtimalini çok çok azalttığını, ... Sitesi içerisinde 780 adet iş yeri bulunduğunu, hem siteye giriş çıkışların belli bir kontrol noktasından olmaması ve hem de yolların uzunluğu nazara alındığında güvenlik şirketinin hırsızlıktan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, giriş çıkışların kontrol edilemediği alana giren her aracın şüpheli olarak görülmesi ya da durdurulmasının hayata olağan akışına aykırı olduğunu, olayın meydana geldiği yerde kamera da bulunmadığını, sitede 1,2,3,4. Yollarda güvenlik kamerası bulunmakta iken 6,7,8,9 ve 10. yollarda kamera bulunmadığını, davalının iş yerinin bulunduğu sokakta da güvenlik kamerasının mevcut olmadığını, bu yollarda kamera bulanmamasının sorumluluğunun tamamen site yönetimine ait bir durum olduğunu, davalı müvekkilinin site içerisinde yaptığı araştırmaya göre, hırsızlık olayının meydana geldiği davacının sigortalısının iş yerine ait güvenlik kamerasının da olmadığını, ayrıca, hırsızlığı önlemeye yönelik alarma sahip olmalarına rağmen olay anında aktif duruma getirilmediğini, söz konusu alarm sisteminin güvenlik şirketleri ile de bağlı olmadığını, ayrıca ... Sitesinde gündüz güvenlik hizmeti bulunmadığını, hırsızlık mağduru dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında güvenlik hizmeti sözleşmesi bulunmadığını bildirerek öncelikle davanın husumet yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esas yönden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... ... Şirketi arasında ... Mah. ... Sitesi ...Cad. No:... Zeytinburnu/İstanbul adresinde bulunan işyerinde başlangıç tarihi 31/12/2017, bitiş tarihi 31/12/2018 olan, hırsızlık teminatlı "Yangın Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, 02/02/2018 tarihinde sigortalının kiracı olduğu işyerinde hırsızlık olayı meydana geldiği, hırsızlık sonucunda oluşan zarar nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 27/03/2018 tarihinde 10.875,22 USD hasar tazminatı ödendiği, hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince sigortalı iş yerinin bulunduğu ... sitesinin güvenlik hizmetini üstlenen davalı şirket tarafından gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusuru olduğu iddiası ile iş bu hasarın rücuen tahsili talepli davanın açıldığı, dava dışı sigortalının iş yerinin bulunduğu sitenin güvenliğinin sağlanması amacıyla, davalı şirket ile dava dışı site yönetimi arasında 03/07/2017 tarihli bir yıl süreli özel güvenlik hizmeti sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince, site içindeki bütün mal, alet, edavat, ekipmanlarının korunması ve hırsızlıkların önlenmesi, site dahilinde meydana gelebilecek olayların site yönetimine ve güvenlik kuvvetlerine zamanında bildirilmesi ile gereken önlemlerin alınacağının kararlaştırıldığı, Mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi heyetinin 13/10/2021 tarihli raporuna göre davalının dava dışı " ... ... Çarşısını Koruma ve Güzelleştirme Derneği"nin hizmet alanı olan ... Sitesini, 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre korunması yönünde, sözleşme kapsamı dahilindeki personel kadrosu ile korumayı taahhüt etmiş olup, sitenin korunmasında, risk teşkil eden unsurların bertaraf edilmesi açısından site yönetimine önerilerde bulunmadığı, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamadığı, davacının dava dışı sigortalısının iş yerinde 02/02/2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayını önleyemediği, bu nedenlerle %50 oranında kusurlu sayılabileceği, işveren konumundaki dava dışı ... ... Çarşısını Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin ... Sitesi yönetimi olarak yüklenici olan davalı şirketin verdiği güvenlik hizmetini denetleme ve kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun 66. Maddesinin 2. Bendinde, işverenin talimat verme, gözetim ve denetim görevinin belirtildiği, Valilik Özel Güvenlik Komisyonu tarafından tahsis edilen sayı kadar özel güvenlik görevlisi çalıştırma mecburiyeti olmamakla beraber, özel güvenlik hizmeti satın alan Site Yönetimi ile hizmeti veren şirket arasında makul sayının belirlenerek, verilen hizmeti aksatmayacak ve verilen özel güvenlik hizmetine yetecek sayıda özel güvenlik personelinin çalıştırılmasının zorunlu olduğu, ayrıca 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 8. Maddesinin 2. Bendinde, "Koruma ve güvenlik hizmetinde kullanılacak (...) ve teçhizat, ilgili kişi veya kuruluş tarafından temin edilir" hükmüne istinaden özel güvenlik hizmetinin ifası sırasında, gerekli alt yapı sistemlerinin, ekipmanların, araç ve gereçlerin Site Yönetimi tarafından görev mahallinin özelliğine uygun olarak sağlanması ve aktif-çalışır şekilde bulundurulması gerektiği, işveren olarak, satın alınan ve denetlenmek zorunda olunan özel güvenlik hizmetlerinin gerekliliklerinin yapılmamış olmasından kaynaklanan güvenlik zafiyetleri ile incelenen hırsızlık olayı arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından, %50 oranında kusurlu sayılacağı, dava dışı sigortalının iş yerinde, hırsızlık olaylarına karşı demir kapılarını asma kilit, kapı kilidi ve zincirle kilitlediği, iş yerinde kamera sistemi kurduğu, hırsızlık olaylarına karşı özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, davaya konu olayda poliçe teminatı kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminat tutarının 10.875,22 USD olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketi ile dava dışı site yönetiminin yüzde 50 er oranda ayrı ayrı kusurlu oldukları kanaatine varılarak davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemeyi halefiyet ilkesi uyarınca sorumlulardan rücuan talep edebileceği, davalı ve dava dışı site yönetiminin müteselsilen sorumlu bulundukları, yapılan ödemenin haklı olup gerçek zararı yansıttığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; sitenin tel örgü yada duvarla çevrili olmadığını, giriş çıkışların kontrolsüz olduğunu, kameraların yeterli olmadığını, bu sebeplerle site yönetiminin kusurunun daha fazla olduğunu, sigortalı ise gerekli güvenlik önlemlerinin almamasına rağmen kusursuz sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalıya ait işyeri için hasar tarihini kapsar şekilde sigorta poliçesi (USD üzerinden) düzenlenmiş, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına hasar ödemesi yapılmıştır.

Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararı, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi dikkate alındığında davanın görevli mahkemede açıldığı, sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi uyarınca davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Olay yeri inceleme raporunda; İşyeri giriş demir kapı kilidinin sert bir cisim kullanılmak sureti ile kanırtılarak kırıldığı, işyeri girişinin ortasında asma kilidin zorlanarak yerinden söküldüğü tespit edilmiştir.

Davalı şirket özel güvenlik görevlilerinin düzenlemiş olduğu tutanakta; saat 07.10 civarında rutin devriye atarken 9.Yol No:67 işyerinde 34 CPA 38 Reno trafik markalı aracın kendilerini fark ederek kaçmaya başlaması üzerine bir süre aracı takip ettikleri, 155'i arayarak polis ekiplerine bilgilerini verdikleri, işyerinde hırsızlık olduğunu tespit ettikleri belirtilmiştir.

Eksper Raporunda; Olayın riziko adresinde iş yeri demir kapısının sert bir cisimle kırılmak suretiyle işyerinde bulunan muhtelif malzemelerin araca yüklenerek olay yerinden kaçılması suretiyle meydana geldiği, sigortalının poliçede yer alan güvenlik görevlisi ve demir kapı bulundurma özel şartlarını sağladığı, hırsızlık neticesinde 10.756,68 USD emtia hasarı ve 118,54 USD Demirbaş hasarı olmak üzere toplam 10.875,22 USD hasar oluştuğu belirtilmiştir.

İl Emniyet Müdürlüğü'nün ... Site Yönetimi'ne gönderdiği 11/04/2008 tarihli "5788 sayılı Kanun" konulu yazısında; tahsis edilen 3 kişilik özel güvenlik personel kadrosunun 8 kişilik özel güvenlik personeli kadrosuna çıkarılmasının, sitenin hizmet verdiği alanın "görev alanı" olarak belirlenmesinin, sitenin mevcut kamera sistemi ile korunmasına devam edilmesinin, kameraların çalışır durumda tutulmasının ve kamera görüntülerinin kayıt altına alınmasının Özel Güvenlik Komisyonunun kararıyla uygun görüldüğü bildirilmiştir.

Davalı ile işyerinin bulunduğu ... ... Çarşısını Koruma ve Güzelleştirme Derneği arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözlemeye göre davalı 5788 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve bu kanunun uygulanması dair yönetmelik hükümlerine uyarınca 4 kişilik, özel güvenlik eğitimi almış, deneyimli özel güvenlik personeli ile 04/07/2017-2018 tarihleri arasında 24 saat kesintisiz, kameraların izlenmesi ve hizmet verilecek alacanda motorize dolaşılması suretiyle güvenlik hizmeti vermeyi üstlenmiştir.

Mahkemece güvenlik uzmanı ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda; ... Sitesinin yaklaşık 230.000 m2 alan üzerine kurulu, birbirine paralel 10 sokak, her bir sokak 750-800 metre uzunluğunda olmak üzere, her sokakta ortalama 80-85 adet sanayi sektöründe hizmet veren toplamda 690 adet ticari işletmeden oluştuğu, sanayi sitesinin her bir sokağının giriş çıkışlarında herhangi bir kapı, bariyer, geceleri zincirle kapatıldığında dair sokak başlarında zincir veya asma kilitlerin olmadığı, sokaklarda, her sokağın yalnızca bir sırasında yaklaşık 100 metre ara ile yüksek aydınlatma direklerinin olduğu, mesai saatlerinde araç trafiği yönünden yoğun olduğu, sitenin güvenliğini davalı şirkete mensup toplamda 4 Özel güvenlik personeli tarafından sağlandığı, sitede görevli özel güvenlik görevlilerinin 1'inin saat: 16:00-24:00, diğer 2 personelin 24:00-08:00 arası çalıştığı, 1 personelin ise izin değiştirici olduğu, 24:00-08:00 saatleri arasında görevli olan personellerin devriye hizmetini araç ile yaptıkları, site içerisinde 5. Cadde de bulunan Site yönetim binasında sitenin genelinde bulunan toplamda 66 adet kameranın bulunduğu ... odasının olduğu, kameraları site yönetimi bünyesinde çalışan 1 personel tarafından takip edildiği, personelin özel güvenlik personeli olmadığı, alınan bilgiye göre kameraların olaydan sonra artırıldığı, kamera kayıtları incelendiğinde beyaz renkli kapalı kasa ticari araç ile gelen 4 erkek şahsın ellerinde bulunan levye ile yaklaşık 4 dakika gibi uzun bir süre uğraş sonucu iş yerinin kapısını açarak iş yeri içerisine girdikleri ve bir kısım emtiaları geldikleri araca yükledikleri, iki ayrı kamera görüntüsü birleştirilerek tespit yapıldığından sürenin yaklaşık 7,5 dakika yada daha fazla olabileceği, daha sonra özel güvenlik görevlisi olduğu değerlendirilen sivil bir araç ile gelen sivil giyimli kişilerin aracı fark etmeleri neticesinde geldikleri araç ile bölgeden uzaklaştıkları,

Sigortalı işyerinin kapısının yanlara açılan demir kapı, kilit halkalarının oldukça kalın ve zincirli olduğu, demir kapı kilidinin sert bir cisim kullanılmak sureti ile kanırtılarak kırıldığı, iş yerinin kapılarının kolay açılamayacak özellikte demir kapı ve kilitli olduğu, iş yerinde yakalamaya yönelik tedbirlerden olan kamera sisteminin olduğu bu nedenlerle davacı sigortalısının iş yerinin korunmasında gerekli güvenlik tedbirlerini almış olduğu,

Sitenin alanı itibariyle iki personeli ile 24:00-08:00 saatleri arasında birinin kameraları izlemesi, diğerinin devriye yapması şeklinde hizmet verilmesinin yani toplam 4 güvenlik görevlisiyle korunmasının mümkün olmadığı, bir kısım yerlerde kameraların da bulunmadığı, yani olay tarihinde ... Sitesi'nin korunmasında güvenlik risklerinin bulunduğu, risklerin başında personel sayısının ve kameraların sayısının yetersiz kalmasının geldiği ayrıca kameraların takip edilmediği, bahse konu güvenlik risklerinin davalı tarafından Site yönetimine bildirilmediği, gerekli tedbirlerin alınması yönünde önerilerde bulunulmadığı bu nedenlerle %50 oranında kusurlu olduğu,

Dava dışı site yönetiminin ise aldığı güvenlik hizmetini denetlemediği, Valilik tarafından kendisine bildirilen sayıda güvenlik personeli çalıştırılmasını sağlamadığı, gerekli alt yapı sistemlerini, ekipmanları, araç ve gereçleri aktif- çalışır şekilde bulundurulmadığı bu nedenlerle %50 oranında kusurlu olduğu, davacının ödediği 10.875,22 USD'nin rücu şartlarının oluştuğu belirtilmiştir.

Olay sigortalıya ait işyerinde saat 07:00 sularında, demir olan işyeri kapısının kanırtılarak açılması, asma kilidin açılarak içeriye girilmesi şeklinde meydana gelmiştir. Valilik yazısında site alanında 8 kişi ile güvenliğin sağlanabileceği ayrıca kameraların artırılarak çalışır vaziyette bulundurulması gerektiği bildirilmiştir. Olay tarihinde sitede davalı tarafından güvenlik hizmetinin toplam 4 güvenlik görevlisi ile verildiği, olay saatinde 2 güvenlik görevlisinin görevde olduğu, görevleri sırasında araç girişini ve işyerinde hırsızlık yapıldığını fark etmedikleri, hırsızlık fiilini işleyen kişilerin emtiaları araca yükleyerek kaçtıkları sırada fark ettikleri anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi anılan saatlerde 2 güvenlik görevlisi ile anılan hizmetin gereği gibi yerine getirilmesi mümkün değildir. Ayrıca sitenin tamamını görecek şekilde kameraların yeterli olmadığı da anlaşılmaktadır. Hizmet veren davalının gerek personel sayısı, gerek kameraların yetersizliği gerekse risk teşkil eden diğer unsurları risk analiz raporu düzenleyerek site yönetimine bildirmesi, gerekli önlemlerin alınmasını sağlaması gerekirken, hizmeti gerektiği şekilde vermediği gibi olası riskleri de bildirmeyerek, önlem alınmasını sağlamayarak kusurlu davrandığı, yine dava dışı site yönetiminin Valilik tarafından gönderilen yazıda güvenlik görevlisi sayısının yetersiz olduğu ayrıca kamera sistemlerinin de iyileştirilmesi gerektiği hususları bildirilmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığından kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Sigortalı işyerinde ise kamera sistemi, demir kapı, asma kilit ve zincirlerle gerekli önlemlerin alındığı anlaşılmakla, herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalı tarafın müterafik kusur itirazı yerinde görülmemiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 736,92 TL'den mahsubu ile arta kalan 4,92 TL'nin istemi halinde ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/781, K. 2026/1157, T. 18.02.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-781-e-2026-1157-k-e6f7759a3cbb