Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1922 E. 2026/1579 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1922
Karar No
2026/1579
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1922 - 2026/1579 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1922 KARAR NO : 2026/1579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/07/2026 NUMARASI : 2026/288 E.

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/07/2026 tarih ve 2026/288 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin "..." markasının münhasıran hak sahibi olduğunu, karşı tarafça gerçekleştirilen kullanımların, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğunu, müvekkili Şirkete ait markaya eklenen "..." ibaresinin, söz konusu ürün bakımından ayırt edicilik sağlamadığını ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını ileri sürerek açtığı markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemli davada, karşı tarafın internet ve sosyal medya platformlarında, söz konusu ürünleri sergilemesinin ve satmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ihtiyati tedbir isteyenin, ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta delil ibraz etmediği, şartları oluştuğunda her zaman ihtiyati tedbir isteminde bulunulabileceği, bu aşamada ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili adına tescilli markanın, karşı tarafça hiçbir izin veya lisansa dayanılmaksızın hukuka aykırı olarak kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin, marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, marka hakkının korunması ve telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi için karşı taraf kullanımlarının, tedbiren durdurulması gerektiğini, dosyaya sunulan deliller, ekran görüntüleri ve faturadan görüldüğü üzere ihtiyati tedbir bakımından aranan yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, ilk derece mahkemesince de kabul edildiği gibi dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği, delil durumunun değişmesi ve koşullarının oluşması halinde her zaman ihtiyati tedbir istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harcın, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1922, K. 2026/1579, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1922-e-2026-1579-k-0f563e6c7d87