Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1921 E. 2026/1626 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1921
- Karar No
- 2026/1626
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1921 - 2026/1626 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1921 KARAR NO : 2026/1626 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2026 NUMARASI : 2026/244 E.
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/06/2026 tarih ve 2026/244 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, dava konusu ”...” markası bakımından davacının marka sahibi yabancı şirket ile akdedilen Münhasır Dağıtım ve Marka Lisans Anlaşması uyarınca Türkiye'de tek yetkili distribütörü olduğunu, davalının davaya konu markasını kullanarak davacının münhasır distribütörlük yetkisini fiilen etkisiz hale getirmekte ve doğrudan ticari kayba yol açtığını ileri sürerek, davalının müvekkilinin "..." markasına yönelik tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti ile men’ine, davalı tarafından “...” markasının kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan tüm fiillerinin durdurulmasına ve üçüncü kişilere devri ve lisans ile yetki verilmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, marka tecavüzü açısından markanın kullanımının durudurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin davacının hak sahibi olduğunun anlaşılamadığı gibi davalının marka ihlalinde bulunduğu konusunda kanaat verici bilirkişi raporu olmadığından bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının aktif ve devam eden satış faaliyeti dikkate alındığında ihtiyati tedbir için, ciddi zarar ihtimali ve hakkın elde edilmesinin zorlaşması şartının oluştuğunu, dosya kapsamında sunulan sözleşmeler, WIPO tescilleri ve fiili satış verileri birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat şartı ve davacının hak sahibi olduğunun ispatlandığını, tedbir verilmemesi halinde yargılama sonunda verilecek kararın fiilen etkisiz kalacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda ihtiyati tedbir talebine dayanak marka sahibinin yabancı bir şirket olduğu, bu durumda davacının kullanma yetkisi ve sınırlarının tespitinin bir ön sorun teşkil ettiği ve bu ön sorun giderildikten sonra marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin gerekeceği, buna göre ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin söylenemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın, tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.