Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1756 E. 2026/1599 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1756
Karar No
2026/1599
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1756

KARAR NO: 2026/1599

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/06/2026

ESAS NO:2026/451

DAVANIN KONUSU: Adi/iş ortaklığının tasfiyesi,Tapu İptali Ve Tescil,alacak,cezai şart

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/09/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/09/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;" Öncelikle davalının mal kaçırma kastı ile hareket etmesi sebebiyle teminatsız olarak (veya mahkemenin takdir edeceği uygun bir teminatla) dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi, Müvekkilin tüm malvarlığını bu projeye yatırmış olması ve davalının haksız eylemleri, müvekkile verilmesi gereken taşınmazları vermemesi neticesinde icra takipleriyle karşı karşıya kalarak ödeme gücünü tamamen yitirmesi sebebiyle 6100 sayılı HMK m. 334 uyarınca ADLİ YARDIM talebimizin kabulü, Taraflar arasında akdedilen ... tarihli Arabuluculuk Anlaşma Belgesi uyarınca müvekkile ait olan ... Blok ... nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının İPTALİ ile müvekkil adına TESCİLİ, Arabuluculuk Anlaşma Belgesi uyarınca ortak daireler olarak belirlenen ...Blok ... ve C Blok ... nolu bağımsız bölümler üzerindeki müvekkile verilmesi gereken 1/2 hisselerin tapu kayıtlarının İPTALİ ile müvekkil adına TESCİLİ, müvekkilden habersiz satılan dairelerin bedelinin tazmini, Sözleşmeye aykırı ve kötüniyetli eylemler sebebiyle doğan daire başı aylık 50.000 Euro cezai şartın proje onay tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesi taleplerimizden ibarettir. 1. TARAFLAR ARASINDAKİ İŞ ORTAKLIĞI VE ARABULUCULUK ANLAŞMA BELGESİNİN BAĞLAYICILIĞI. Müvekkil ... ile davalı ...Ltd. Şti. arasında, ...Vakfı'na ait ... ili,...ilçesi, ...ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek proje için ... tarihinde İş Ortaklığı Sözleşmesi akdedilmiştir. Süreç içerisinde taraflar arasında baş gösteren ticari uyuşmazlıkların çözümü amacıyla ... tarihinde İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesi imza altına alınmıştır. Bu belge ile müvekkile verilecek daireler (... Blok ...nolu daireler) ile ortak daireler (... Blok ... ve ...Blok... nolu daireler) açıkça belirlenmiş ve imza altına alınmıştır. Arabuluculuk anlaşma belgeleri, taraflar açısından kesin ve bağlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.06.2022 tarihli, E. 2022/7448, K. 2022/8350 sayılı kararında " anlaşmanın geçerliliği vurgulanmıştır. Yüksek Mahkeme, aynı kararında temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun değerlendirmesini yaparak anlaşmanın bağlayıcılığını teyit etmiştir. Emsal kararlar ışığında, davalının arabuluculuk anlaşması ile üstlendiği edimleri ifa etme zorunluluğu tartışmasızdır. 2. DAVALININ SÖZLEŞMENİN ESASLI UNSURLARINI GİZLEMESİ VE KÖTÜNİYETLİ EYLEMLERİ. Müvekkil, üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmiş, projeleri onaylatmış ve tüm malvarlığını bu işe yatırmıştır. Ancak sonradan haricen öğrenildiği üzere; davalı şirket, Vakıf ile imzaladığı ... tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin (KKİS) 21. maddesinde yer alan ve üçüncü kişilere devir ve temlik yasağı getiren, bu yasağın ihlali halinde Vakfa fesih hakkı tanıyan son derece kritik düzenlemeyi müvekkilden kasten gizlemiştir. Müvekkil, yatırımını ve sermayesini riske atacak böyle bir yasağın varlığını bilseydi, bu iş ortaklığına asla girmeyecekti. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesi gereğince bu eylem açık bir hile teşkil etmektedir. Davalı yan, 04.02.2026 tarihinde Vakıftan tapuların büyük bir kısmını devralmış olmasına rağmen, Arabuluculuk Anlaşma Belgesi gereği müvekkile devretmesi gereken ... Blok ... nolu tapuları tamamen kötüniyetli olarak Vakıf uhdesinde bırakmıştır. KKİS'nin 28. maddesi gereğince kat irtifakı kurulduğunda alınması gereken dairelerin %10'unun (4 tapu) bırakılması gerekirken, davalı kendi payına düşenleri almış, müvekkilin hakkı olan 7 tapuyu bilerek Vakıfta bırakmıştır. Ayrıca, ortak bırakılan tapulardan bazılarının, müvekkile hiçbir bildirim yapılmaksızın ve muvafakati alınmaksızın davalı tarafından üçüncü kişilere mal kaçırma amacıyla devredildiği tespit edilmiştir. Arabuluculuk Sözleşmesinin 4. maddesinde yer alan bundan sonra yapılacak harcamalar ortak onayla yapılacaktır. Ortak onaylanmayan harcama gidere işlenmeyecektir. hükmü de davalı tarafından açıkça ihlal edilmiştir. 3. TAPU İPTAL VE TESCİL TALEBİMİZİN HUKUKİ DAYANAKLARI VE ARABULUCULUK DAVA ŞARTI İSTİSNASI. Davalının edimlerini yerine getirmemesi ve müvekkilin haklarını gasp etmesi nedeniyle işbu tapu iptal ve tescil davasını açma zarureti hasıl olmuştur. Davamızın asıl talebi tapu iptal ve tescil olduğundan, ticari davalarda aranan zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 10.03.2021 tarihli, E. 2021/497, K. 2021/471 sayılı kararında belirtildiği üzere, asıl ve ilk talebi tapu iptali tescil olup, tazminat talebi ise terditli, ikincil taleptir denilerek bu tür davaların öncelikle esastan incelenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarihli, E. 2024/1599, K. 2025/1018 sayılı kararında da uyuşmazlığın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı, arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı açıkça vurgulanmış ve dava konusu... ada, ... parsel, ... blok, ...no'lu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın davalı ... İnş. San. ve Ticaret Ltd. Şti. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline şeklindeki ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır. Davalı tarafın müvekkilden mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere yaptığı muvazaalı devirler hukuken korunamaz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarihli, E. 2020/942, K. 2020/952 sayılı kararı uyarınca Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde arsa sahibi, yükleniciye bırakılıp onun tarafından üçüncü kişilere devredilen ya da yükleniciye devrettiği tapu payları veya bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptâl ve tescilini talep edebilir. Aynı kararda tapu kütüğündeki tescile iyiniyette dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu iktisabı, yasal olarak korunur kuralı hatırlatılmışsa da, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.03.2023 tarihli, E. 2022/1210, K. 2023/1169 sayılı kararında açıklandığı üzere davalı yüklenici sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğinden, kendisine davacı arsa sahibi tarafından avans niteliğinde yapılan tapu devirleri de gerçek mülkiyetin devri niteliğine dönüşmeyeceğinden tescilin dayanağı hukuki sebepten yoksun olduğundan TMK. 1023. maddenin koruyuculuğundan yararlanılamayacak olup, kötüniyetli üçüncü kişilere yapılan devirlerin iptali gerekmektedir. 4. CEZAİ ŞART TALEBİMİZ. Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin ihlali durumunda taraflarca daire başı aylık 50.000 Euro cezai şart kararlaştırılmıştır. Davalı, müvekkile ait tapuları zamanında alıp devretmeyerek, Vakıf uhdesinde bırakarak ve ortak tapuları habersizce satarak sözleşmeyi ağır şekilde ihlal etmiş ve müvekkil mahvına sebebiyet vermiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 13.10.2016 tarihli, E. 2016/364, K. 2016/18391 sayılı kararında sulh sözleşmesi niteliğindeki uzlaşma tutanaklarına uyulmaması halinde taraflardan birinin asli edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda karşı tarafın ne gibi talep haklarının bulunduğunun gözden uzak tutulmaması gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda, davalının haksız eylemleri nedeniyle proje onay tarihinden itibaren işlemeye başlayan daire başı aylık 50.000 Euro cezai şartın davalıdan tahsili gerekmektedir. 5.DAVALI TARAF ARABULUCULUK ANLAŞMASI KAPSAMINDA KENDİ LEHİNE OLAN KISIMLARIN FİİLEN UYGULAMASI BAKIMINDAN SOMUT İŞLEMLER GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR. Davalının, imzaladığı arabuluculuk tutanağı ile kabul ettiği tapu muvafakatları, süreçte devretmesi ve daha önceden müvekkilimize açtığı adi ortaklığın tasfiye davasında varılan mutabakat çerçevesinde dosyayı işlemsiz bıraktığına dair tespitler; Arabuluculuk süreci sonunda tarafların vardığı mutabakat, yalnızca kâğıt üzerinde kalan soyut bir irade açıklaması olmayıp; imzalandığı andan itibaren taraflarca benimsenmiş, uygulanmış ve hukuki sonuçları fiilen hayata geçirilmiş yaşayan bir sözleşme niteliğindedir. Davalı taraf, ... tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşmasının hemen ardından bu anlaşmada kararlaştırılan paylaşım sistemi doğrultusunda hareket etmiş; proje tadilat süreçlerini yeniden organize etmiş, taşeron sözleşmeleri imzalamış, bağımsız bölüm devirlerine muvafakat etmiş, ortak daire sistemini işletmiş ve davalı taraf anlaşmadan doğan ekonomik menfaatleri bizzat kullanmıştır. Nitekim Taraflar arasında arabuluculuk anlaşmasıyla kararlaştırılan... tarihli ...sözleşmeleriyle proje tadilat süreçleri yeniden yapılandırılmış; ... tarihli protokol ve muvafakat işlemleriyle bağımsız bölüm satış sistemi fiilen uygulanmaya başlanmış; ... tarihli uygulama protokolüyle tarafların mesken, tapu, şap, doğalgaz ve ortak gider yükümlülükleri yeniden düzenlenmiş; ... tarihli ... Bankası EFT dekontuyla “... ada ... parsel ... blok 2 adet daire, KDV ve mesken bedeli” açıklamasıyla davalı şirket lehine 2.150.000 TL ödeme gerçekleştirilmiştir. Yine 20.06.2025 tarihli taşeron sözleşmesiyle ... blok imalatları sürdürülmüş; ..., ..., ... ve ... tarihli muvafakatnameler ile davalı taraf, arabuluculuk anlaşmasına açıkça atıf yaparak ...’e bırakılan bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrine bizzat onay vermiştir. Bu belgelerin tamamı, arabuluculuk anlaşmasının taraflarca fiilen uygulanıp icra edildiğini tartışmasız şekilde ortaya koymaktadır. Daha da önemlisi, davalı tarafın Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025/35 Esas sayılı adi ortaklığın tasfiyesi davasını da işbu arabuluculuk anlaşması sonrasında fiilen takip etmediği, tarafların uyuşmazlığı anlaşma kapsamında çözdüklerine güvenmeleri nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı sabittir. Başka bir anlatımla davalı taraf, bir yandan arabuluculuk anlaşmasına dayanarak tapu devirleri gerçekleştirmiş, bağımsız bölüm satışlarından ekonomik menfaat sağlamış, proje süreçlerini yürütmüş ve mevcut davalarını fiilen sona erdirmiştir. Oysa Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça kabul edildiği üzere; arabuluculuk anlaşmalarının fiilen uygulanması, tarafların anlaşmayı benimsediğinin ve serbest iradeleriyle hareket ettiklerinin en güçlü göstergelerindendir. Davalının, aylar boyunca uyguladığı, ekonomik fayda sağladığı ve hukuki sonuçlarından yararlandığı bir anlaşmayı sonradan uymaması; Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı, çelişkili davranış yasağı ve hukuki güvenlik ilkesiyle açıkça bağdaşmamaktadır. 5. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZİN ZORUNLULUĞU. Davalının müvekkilden habersiz şekilde tapu devirleri yaptığı ve kalan ortak tapuları da devretme hazırlığında olduğu sabittir. HMK m. 389 uyarınca hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı hallerde ihtiyati tedbir kararı verilmesi elzemdir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.10.2022 tarihli, E. 2022/1492, K. 2022/1652 sayılı kararında meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller ihtiyati tedbir sebebi olarak kabul edilmiştir. Benzer şekilde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 24.02.2023 tarihli, E. 2022/1769, K. 2023/299 sayılı kararında davanın adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği mahkemece yapılan yargılama neticesinde belirlenmesi gerekmekle adi ortaklığa konu malvarlığının (taşınmazların) üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair tedbir kararı verilmesi için şimdilik yaklaşık ispat şartı yerine getirildiği kanaatine varılmıştır. denilerek telafisi imkansız zararları önlemek adına tedbir kararının hukuka uygunluğu vurgulanmıştır. Bu sebeple dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ivedilikle tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını talep ediyoruz. 6. ADLİ YARDIM TALEBİMİZ. Müvekkil, tüm sermayesini ve malvarlığını dava konusu inşaat projesine yatırmıştır. Davalının haksız ve kötüniyetli eylemleri nedeniyle müvekkil hakkedişlerini alamamış, hakkında onlarca icra dosyası açılmış ve ekonomik olarak tamamen çöküntüye uğramıştır. Müvekkil adına kayıtlı araç ve malvarlığı bulunmadığı gibi çok sayıda icra dosyası ile mücadele etmektedir. Herhangi bir yerden geliri bulunmamaktadır.(Bahsedilen durumlara ilişkin ekran kayıtları ekte tarafınıza sunulmuştur), Müvekkilin yargılama harç ve giderlerini karşılama imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 334. ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini talep zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek hususlar muvacehesinde; Müvekkilin ekonomik acziyeti göz önüne alınarak ADLİ YARDIM TALEBİMİZİN KABULÜNE, Davalının mal kaçırma kastı dikkate alınarak, dava konusu ... Blok ... nolu bağımsız bölümler ile ... Blok ... ve ...Blok ... nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak (veya Mahkemenizin takdir edeceği uygun bir teminat mukabilinde) ivedilikle İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, Arabuluculuk Anlaşma Belgesi uyarınca müvekkile ait olan ... Blok... nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının İPTALİ İLE MÜVEKKİL ADINA TESCİLİNE, Ortak daireler olan ...Blok ... ve ...Blok ...nolu bağımsız bölümler üzerindeki müvekkile verilmesi gereken 1/2 hisselerin tapu kayıtlarının İPTALİ İLE MÜVEKKİL ADINA TESCİLİNE, Müvekkilden habersiz olarak üçüncü kişilere devredilen ortak dairelerin bedelinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 Euronun devir tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Sözleşmeye aykırı ve kötüniyetli eylemler sebebiyle doğan daire başı aylık 50.000 Euro cezai şartın proje onay tarihinden itibaren davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine." karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesi 18/05/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla:"...İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve yukarıda sayılan kanun maddeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın konusunun, tapu iptal ve tescili talebine ilişkin olduğu, davacı vekilince de uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerine tedbir konulması talebinde bulunulduğu, Melikgazi tapu müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı da gözetilerek ihtiyati tedbir talep edilen taşınmazlardan davalı adına kayıtlı bulunmayan ve 3. Kişiler adına kayıtlı bulunduğu anlaşılan ... ili, ... ilçesi, ...ada, ... parsel ... Blok ... ve ... Blok ...nolu bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine, davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazlar olan ...ili, ... ilçesi, ... ada, ...parsel,...Blok ... ve ... Blok ... nolu bağımsız bölümler üzerine her bir taşınmaz için 25.000,00-TL olmak üzere HMK madde 389 gereği takdiren 225.000,00-TL teminatla kabulüne karar vermek gerekmiştir

.1-Talebin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

2-Davacının uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerine tedbir konulması talebinin davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazlar olan ... ili, ... ilçesi,... ada, ... parsel, ... Blok ... ve ... Blok ...nolu bağımsız bölümler üzerine takdiren 225.000,00-TL nakit veya bu miktardaki kesin-süresiz teminat mektubu karşılığında KABULÜNE,

3-Davalı adına kayıtlı bulunmayan ve 3. Kişiler adına kayıtlı bulunduğu anlaşılan ...ili, ...ilçesi, ... ada, ...parsel, ... Blok ... ve ... Blok ... nolu bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin REDDİNE,

4-Teminat yatırıldığında ...ili, ... ilçesi, ... ada... parsel, ... Blok ...ve ... Blok ...nolu bağımsız bölümler üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, ve tedbirin infazı için ... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 5-İşbu müteferrik karardan birer suretin taraflara tebliğine,,." karar vermiştir.Davalı vekili işbu ihtiyati tedbir kararına dilekçesiyle süresinde itiraz etmiştir.01/06/2026 tarihli İtiraz dilekçesinde: Davacının derdest bir dava açtığını, dava dışı ... ile birlikte hareket ederek inşaatı kilitlediğini, müvekkili arsa sahibi vakfa karşı aciz bir duruma sokarak arabuluculuk anlaşmasına zorladığı ve buna rağmen arabuluculuk anlaşmasında üzerine düşen sermaye koyma ve diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, ancak kendisine isabet eden taşınmazları aldığını, kendi baskısıyla müvekkile imzalattığı arabuluculuk anlaşmasına da riayet etmeyerek müvekkile isabet eden ve kendisi aldığı taşınmazların dahi tapu ve iptalini talep ettiğini, müvekkil şirketin ise ... tarihine kadar ortaklığa en az 36.178.042 TL sermaye koyduğunu, davacının bunu arabuluculuk anlaşması ile ikrar ettiğini, müvekkil şirketinin 20.02.2025 tarihinden sonra ortaklığa sermaye olarak en az 139.112.627 TL daha harcadığını, bu haliyle müvekkilinin ortaklık için en az toplam 286.077.954 TL harcama yaptığını, davacının ortaklığa sermaye koyduğunu ispata yarar tek bir yazılı delil dahi sunamadığını, ortaklığın özgülendiği iş olan Müvekkil şirketi ile dava dışı arsa sahibi ...Vakfı arsa sahibi arasında Kayseri ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemiyle Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi henüz tasfiye edilmediğinden davacının taşınmaz talep etme hakkının olmadığını, taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk tutanağının 5. Maddesine göre de mesken ruhsatı alınmadan taşınmaz tapusunun verilmeyeceğinin davacı tarafından kabul edildiğini, davacının hiçbir teminat yatırmadan 550 Milyon Liralık taşınmazları kilitleyerek müvekkilini iflasa sürüklediğini, bu halide müvekkilinden taşınmaz satın alan üçüncü kişiler, müvekkil şirketi ve arsa sahibi vakfın telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını, onlarca yeni hukuki ihtilaf ve davanın doğacağı gözetilerek dava konusu tasınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını beyan ve talep etmiştir.Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş,17/06/2026 tarihli duruşmaya katılan taraf vekilini dinlemiş ve aynı celsedeki kısa ara kararıyla davalı vekilinin, ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar vermiştir.Bu kısa ara kararı yönünden ayrıca 17/06/2026 tarihli gerekçeli ara karar yazmıştır.Bu ara kararında da :

"....Mahkememizce dosyada mevcut bilgi ve belgelerin hepsi birlikte incelendiğinde, davada öncelikli talebin tapu iptal tescil olduğu, dava konusu taşınmazlardan bir kısmının davalı adına kayıtlı olduğu, HMK md. 389 gereği dava konusu olup davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde tedbir kararı verilebileceği, alınan teminatında bu aşamada yeterli olduğu, itiraz edilen hususların yargılama sürecinde değerlendirileceği anlaşılmış ve mahkememizce verilen 18/05/2026 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.1-Mahkememiz 18/05/2026 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE, 2-Ara kararın taraf vekillerine tebliğine,

..." karar vermiştir.Davalı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ;

"...AÇIKLAMALAR:

1- İlk derece mahkemesince kurulan 18.05.2026 tarihli ara karar ile dava konusu ...Blok ...ve ...-Blok ... numaralı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmuştur. 01.06.2026 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçemiz üzerine itirazımız duruşmalı olarak incelenmiş ve akabinde kurulan 17.06.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararına itirazımızın REDDİNE karar verilmiştir. Ara karar, 30.06.2026 tarihinde tarafımıza e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş olup usul ve yasaya aykırı olmakla kaldırılmasını talep etmekteyiz. Şöyle ki;

2- Davacı taraf dava dilekçesi ekinde adi ortaklığa sermaye koyduğuna dair DELİL sunmamıştır.17.06.2026 Tarihli ara kararın gerekçesinde : " dosyada mevcut bilgi ve belgelerin hepsi birlikte incelendiğinde " şeklinde değerlendirme yapılarak yaklaşık ispatın sağlandığı değerlendirilmiştir. DAVACI TARAFIN DAVA DİLEKÇESİ EKİNDEKİ DELİL OLARAK KABUL EDİLEBİLECEK TEK BELGE 13.06.2025 Tarihli 2.150.000 TL tutarlı dekonttur.Uyuşmazlık adi ortaklığa ilişkindir. Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğu yönünde mutabakat vardır. Davacının iddiası adi ortaklık için sermaye koymasına ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen hak ettiği taşınmazların kendisine verilmemesidir. İddiamız, davacının adi ortaklığa sermaye koymadığı ve diğer edimlerini yerine getirmediği yönündedir. Adi ortaklık için sermaye koyduğunu YAZILI, RESMİ belge ile İSPAT yükü davacı taraftadır. Davacı tarafın adi ortaklığa sermaye koyduğunu ispata yarayacak (kabul anlamına gelmemekle birlikte ) tek belge ... Tarihli ...TL tutarlı dekonttur. Davacı tarafın 2.150.000 TL'lik sermaye koyduğu iddiasıyla 9 daireye ihtiyati tedbir konulmuştur.Taraflar arasındaki ...tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre ortaklık sermayesi olarak ayrılan her bir daire 10 MİLYON TL olarak kabul edilmiştir. Taşınmazların gerçek rayiç değeri yaklaşık 20 MİLYON TL'dir. Dolayısıyla 9 Daire x 20 MİLYON TL = 180 MİLYON TL 'lik taşınmaz üzerine 2.150.000 TL'lik sermaye koyduğu iddiasıyla ihtiyati tedbir konulması adil değildir.Taraflar arasındaki ...tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinin 6. Maddesine göre : " 6-) Daire satışları ve ortaklar tarafından ödenen sermayeler ... Ltd. Şti adına bankadan açılacak hesaba yatırılacak , tüm ödemeler bu bu hesap üzerinden yapılacaktır." Yani ortaklık için konulacak sermayeler müvekkil şirketin banka hesabına yatırılacak ve ödemeler resmi olarak yapılacaktır. Dolayısıyla davacı tarafın öncelikle ortaklığa sermaye koyduğunu ispat etmesi lazımdır. Akabinde koyduğu sermaye ile müvekkilin koyduğu sermaye karşılaştırılmalı ve paylaşım buna göre yapılmalıdır. Oysa davacının sunduğu belgeler incelendiğinde taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesine göre davacının müvekkil şirketin banka hesabına yatırdığı para olmadığı gibi; harici olarak resmi şekilde yaptığı ödemeyi ispata yarar bir dekont, belge vs. de olmadığı görülecektir. Oysa 01.06.2026 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçemiz ekinde CD içinde sunduğumuz belgeler incelendiğinde müvekkil şirketin 20.02.2025 tarihinden sonra ortaklık için en az 149.899.912 TL harcama yaptığı sabittir.

Aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte;

A- DAVACI TARAF, Taraflar arasındaki ... tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinin 6. Maddesine göre : " 6-) Daire satışları ve ortaklar tarafından ödenen sermayeler ... Ltd. Şti adına bankadan açılacak hesaba yatırılacak , tüm ödemeler bu bu hesap üzerinden yapılacaktır." HÜKMÜNE İSTİNADEN ORTAKLIK İÇİN SERMAYE KOYDUĞUNU YAZILI OLARAK İSPAT EDEMEMİŞTİR.

B- DAVACI TARAF, DAVA DİLEKÇESİ EKİNDE ORTAKLIK İÇİN ÖDEME YAPTIĞINI İSPATA YARAR HİÇBİR YAZILI DELİL SUNAMAMIŞTIR. ( ... Tarihli ... TL tutarlı dekont haricinde sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair hiçbir YAZILI, RESMİ DELİL bulunmamaktadır.)

C- Kabul etmemekle birlikte, bir an için bile davacı tarafın ortaklık için iptalini talep ettiğimiz (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/334 Esas Sayılı davası) ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre 67.811.135 TL harcama yaptığı düşünülecek olsa dahi (yazılı delillerle resmi olarak ispat etmediği hiçbir ödemeyi kabul etmiyoruz. Zira anılan tutanağın iptali için dava açılmıştır. ) müvekkil şirket anılan arabuluculuk tutanağına göre 136.178.042 TL harcama yapmıştır. Ayrıca "MADDE-2" "b" fıkrasına göre müvekkil şirket 20.02.2025 - 10.04.2025 tarihleri arasında ortaklık sermayesi için 10.787.285 TL daha harcama yapmıştır. (bu harcamalar davacının kabulündedir)Ayrıca 01.06.2026 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz CD İÇERİSİNDEKİ resmi ödeme belgeleri ile de ispat edileceği üzere müvekkil şirket arabuluculuktan sonra en az 149.899.912 TL daha harcama yapmıştır. Dolayısıyla müvekkil şirket ortaklık için en az 286.077.954 TL sermaye harcamıştır. İlk derece mahkemesinin dava dilekçesi ekinde sunulan delil olduğu gerekçesi dosya muhteviyatına aykırıdır.

3- KAT PAYLAŞIM ŞEMASI - DAVA KONUSU ORTAKLIK SERMAYESİ TAŞINMAZLARI TALEP EDEBİLMEK İÇİN FAZLADAN 10 MİLYON SERMAYE KOYMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinden sonra taraflar arasında davacının avukatı olan Av. ...'nin düzenlediği Kayseri Arabuluculuk Bürosunun ... tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağı düzenlenmiştir. Arabuluculuğun konusu adi ortaklıktır.Tarafımızca ...tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/334 Esas Sayılı davası açılmıştır. Fakat davacı taraf BU TUTANAĞA İTİRAZ ETMEMİŞTİR. BU TUTANAK DAVACIYI BAĞLAR FAKAT MÜVEKKİLİ BAĞLAMAZ. BU TUTANAK DAVACI ALEYHİNE DELİLDİR. ... tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının 3. Maddesi ve devamına göre : " Madde:3-araflar ekte imzaları bulunan daire bölüşüm şemasına göre ... uyarınca verilecek daire ve dükkanları paylaştıklarını kabul ve beyan etmişlerdir. Bu şemaya göre ...'e ... daire, ... dükkan, ... Yapılya ... daire 1 dükkan verilmesi hususunda anlaşmışlardır. araflar ... blok altında bulunan dükkanlardan köşede bulunan dükkanın ...'e diğer dükkanu ...Yapı adına tescili hususunda anlaşmışlardır. ... Blok altındaki ...'e bırakılan dükkanın tapusu en geç 1 ay içerisinde ...'e tapuda devredilecektir.""Madde:4-48 dairenin 5 dairesi iş karşılığı verilmiş olup, kalan 43 dairenin yukarıdaki adetle paylaştırılmıştır. Taraflara kalacak Dairelerden 10 daire bu tarihten sonra yapılacak inşaat imalatlarına karşılık ek şemada belirtildiği şekilde ayrılmıştır. Bundan sonra yapılacak harcamalar ortak onayla yapılacaktır. Ortak onaylanmayan harcama gidere işlenmeyecektir.Madde:5-Mesken Alındıktan sonra karşılıklı hesaplaşılarak tapular dağıtılacak ve ibralaşılacaktır.Madde:6-12.04.2025 tarihinden sonra yapılacak harcamalar müşterek yapılacaktır. Aksi durumda harcamayı yapan ortak alacağını ayrılan daireler üzerinden daire olarak alacaktır. Bu daireleri daire başı 10.000.000TL olarak taraflarca kabul edilmiş olup yapılan harcamalar nispetinde daire üzerinden hisse olarak alacaktır."İptalini talep ettiğimiz (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/334 Esas Sayılı davası) arabuluculuk tutanağı davacı tarafça kabul edilmiştir. Bu tutanağa göre "MADDE-2" "b" fıkrasına göre müvekkil ile arsa sahibi arasında yapılan...'ye göre müteahhit olarak müvekkil şirkete 48 daire ve 3 adet dükkan düşecektir. ... tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre 5 daire ve 1 adet dükkan inşaat için harcanmıştır. Müvekkil şirkete kalan 43 Daire ve 2 dükkandır.... tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre bu 43 daire 2 dükkanın 25 tane daire ( (...-Blok) ... numaralı daireler ve ...-Blok zemin kat 25 numaralı dükkan ile 4+1 dairelerden (...Blok) ... numaralı daireler ) ve 1 dükkan (...-blok ... Numaralı dükkan) müvekkil şirkete aittir. ... tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre bu 43 daire 2 dükkanın 18 tane daire ve 1 adet dükkan ise sermaye koyması karşılığında davacı ...'e ait olacaktır.

Yani kat paylaşım şemasına göre :

Toplam = 43 Daire 2 Dükkan

... YAPI= 25 Daire 1 Dükkan

= 18 Daire 1 Dükkan

Her bir taraf kendisine isabet eden dairelerden 5 adet daireyi kalan inşaatı tamamlamak ve ortaklık sermayesi için ayırmıştır.

... YAPI = 25 Daire 1 Dükkan - 5 Daire= 20 Daire 1 Dükkan

... = 18 Daire 1 Dükkan - 5 Daire= 13 Daire 1 Dükkan

Ortaklık sermayesi olarak ayrılan daire= 10 Daire

Ortakların ayırdığı bu 10 DAİRE İSE ORTAKLIK SERMAYESİ OLARAK İNŞAATA HARCANACAK OLUP, ortaklar ihtiyari arabuluculuk tarihi olan ... tarihinden sonra ortaklık için yapacakları her 10 MİLYON TL harcama için 1 adet daire talep edebilecektir. (Davalı şirket arabuluculuktan sonra en az 149.899.912 TL daha harcama yapmıştır. Dolayısıyla ortaklık sermayesi olarak ayrılan 10 adet daireye hak kazanmıştır.)

Netice olarak ortaklık sermayesi olarak ayrılan daireler hariç ...YAPI'ya düşen 20 Daire 1 Dükkan :

(...-BLOK, 5+1 )... numaralı daireler

(...-BLOK, 4+1 ) ... numaralı daireler

Ve...-BLOK... numaralı dükkan'dır.

Ortaklık sermayesi olarak ayrılan 10 adet daire :

(...-BLOK, 5+1 ) ...numaralı daireler

...-BLOK, 4+1 )...numaralı daireler

Anılan arabuluculuk tutanağının ekindeki kat paylaşım şemasına göre 5+1 dairelerden (...Blok) ... numaralı daireler ve 4+1 dairelerden (...-Blok) ... numaralı daireler ortaklık sermayesi olarak kabul edilmiştir. Ve arabuluculuk tutanağıın 2-b maddesine göre ortakların ayırdığı bu 10 DAİRE İSE ORTAKLIK SERMAYESİ OLARAK İNŞAATA HARCANACAK OLUP, ortaklar ihtiyari arabuluculuk tarihi olan ... tarihinden sonra ortaklık için yapacakları her 10 MİLYON TL harcama için 1 adet daire talep edebilecektir.

YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE DAVACININ ORTAKLIK SERMAYESİ OLARAK AYRILAN DAVA KONUSU 9 ADET BAĞIMSIZ BÖLÜMÜ TALEP EDEBİLMESİ İÇİN ... TARİHİNDEN SONRA ORTAKLIK İÇİN EN AZ 90 MİLYON TL HARCADIĞINI RESMİ DELİLLERLE İSPAT ETMESİ GEREKİRDİ.

OYSA DAVACI TARAF SADECE ... TARİHLİ ...TL TUTARLI DEKONT SUNARAK SERMAYE KOYMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İSPATA YARAR BAŞKACA HİÇBİR DELİL SUNAMAMIŞTIR.

DAVALI ŞİRKET İSE ... tarihinden sonra ortaklık için en az 149.899.912 TL daha harcama yapmıştır. Dolayısıyla ortaklık sermayesi olarak ayrılan 10 adet daireye hak kazanmıştır. 01.06.2026 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz CD İÇERİSİNDEKİ resmi ödeme belgeleri ile ispat edilmiştir.

4- HUZURDAKİ DAVA DERDESTTİR.

Huzurdaki dava ile tapu iptali istenen ve sayın mahkemece tedbir konulan ...-Blok ...ve C-Blok ... numaralı taşınmazlar hakkında aynı nedenlerle müvekkile Kayseri 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2026/40 Esas sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Huzurdaki dava anılan taşınmazlar yönünden de derdesttir.

5- DAVACININ DAYANDIĞI ARABUCULUK TUTANAĞININ İPTALİ İÇİN DAVA AÇILMIŞTIR. ANILAN DAVANIN NETİCESİ BEKLENECEĞİ İÇİN YILLARCA SÜRECEK İHTİYATİ TEDBİR DAVALI ŞİRKETİ İFLASA SÜRÜKLEYECEKTİR.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere davacının ortaklığa hiçbir sermaye koymadan, emek harcamadan ... ile birlikte hareket ederek müvekkilin inşaatını durdurması ve müvekkil şirketin müteahhit olarak arsa sahibine karşı zarara uğraması için müvekkili köşeye sıkıştırarak ...tarih ve ...numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağını imzalatmasından sonra tarafımızca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/334 Esas sayılı dosyası ile arabuluculuk tutanağının iptali davası ikame edilmiştir. Anılan davanın neticesi işbu davayı doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılacaktır. Bu halde yıllarca sürecek ihtiyati tedbir kararı davalı şirketi iflasa sürükleyecektir.

6- ADİ ORTAKLIĞIN ÖZGÜLENDİĞİ İŞ TAMAMLANMADAN TASFİYE TALEP EDİLEMEZ

Taraflar arasındaki ... tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi incelendiğinde adi ortaklığın ; müvekkil şirket ile dava dışı arsa sahibi ...Vakfı arsa sahibi arasında imzalanan Kayseri ... Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye numaralı işlemiyle Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde yapılacak inşaata özgülendiği görülecektir.Pilot ortak müvekkil şirkettir. Arsa sahibi vakfa karşı müteahhit olarak sorumlu olan da müvekkil şirkettir. Cevap dilekçemizde ayrıntılı olarak anlatılan ... ve akrabası olan Mimar ...'ın organize eylemleri neticesinde müvekkil şirket inşaatı teslim tarihinde teslim edememiştir. Bu nedenle arsa sahibi vakfa karşı kira tazminatı ve ceza-i şart ödemek zorunda kalacaktır. Müvekkil şirket ile arsa sahibi vakıf mahsuplaşmadan davacı ile tasfiyeye girilmesi mümkün değildir.

Nitekim müvekkil şirket ile dava dışı arsa sahibi ...Vakfı arsa sahibi arasında Kayseri .... Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye numaralı işlemiyle Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 7. Maddesine göre : " İş belirlenen tarihte (süre uzatımı varsa ilave verilen verilen sürenin sonunda ) tamamlanmadığı takdirde müteahhit adına aylık, piyasa şartları esas alınarak vakfa ait dairelerin kirası gecikme cezası olarak tahakkuk ettirilecek, eksiklilerin tamamlanması istenecektir. Bu ceza vakfın gösterdiği hesap numarasına yatırılıp eksikliler tamamlanmadan, müteahhide verilecek kalan bağımsız bölümlerin tapu devir işlemleri yapılmayacaktır. " inşaatın süresinde bitirilmemesi nedeniyle müvekkil şirket dava dışı arsa sahibi vakfa karşı daire başı rayiç kira bedeli ödeme cezasıyla karşı karşıya kaldığı gibi, hak etmiş olduğu daireleri de talep etme hakkı kalmamıştır. Yine ... tarih ve ...numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının 5. Maddesine göre "Madde:5-Mesken Alındıktan sonra karşılıklı hesaplaşılarak tapular dağıtılacak ve ibralaşılacaktır."... Ada ,... Parselde mesken ruhsatı alınmadan, arsa sahibi ile müvekkil sözleşmeyi tasfiye etmeden davacının taşınmaz talep etme hakkı yoktur.

7- HUZURDAKİ DAVANIN DEĞERİ 9 DAİRE YAKLAŞIK 180 MİLYON TL'DİR. DAVACI TARAF 225.000 TL TEMİNAT YATIRARARK 180 MİLYONLUK TAŞINMAZI KİLİTLEMİŞ VE ARSA SAHİBİ İLE MÜVEKKİL ŞİRKETİN MAHVINI SAĞLAMAYI AMAÇLAMIŞTIR.Müvekkil şirketin dava dışı arsa sahibi vakfa karşı müteahhit olarak sorumlulukları vardır. İnşaat henüz bitmemiştir. Bunun en büyük sebebi de davacıdır. Müvekkilin inşaatı tamamlamak için finansmana ihtiyacı vardır. Ayrıca sayın mahkemece tedbir konulan taşınmazlardan dava dışı üçüncü kişilere satılmış olanlar vardır. Bu tedbirler nedeniyle hem müvekkil şirket iflas edecektir, hem inşaatı tamamlayamayacağı için arsa sahibi vakıf zarara uğrayacaktır, hem dava dışı daire alan üçüncü kişiler zarara uğrayacaktır, hem de davacı ortaklık nedeniyle zarara uğrayacaktır. Bu tedbirler onlarca yeni davaya ve hukuki ihtilafa sebebiyet verecektir.Davalı şirket anılan tedbir kararı nedeniyle inşaata devam edememektedir. Bu durum ilerleyen dönemde arsa sahibi vakfın davalı şirkete karşı dava açmasına neden olacaktır. Yine davalı müteahhitten taşınmaz satın alan dava dışı üçüncü kişiler de mağdur olmaktadır. Dava dışında üçüncü kişilerin de dava açması ihtimalinde telafisi mümkün olmayan ve çok daha karmaşık yeni huuki ihtilaflar doğacaktır.Davacı, kendisinin de zarara uğrayacağını bilmektedir. Ancak bilinçli olarak müvekkil şirketi de iflasa sürüklemek istemektedir.

8- MESKEN ALINMADAN DAVACI TAPU TALEP EDEMEZ

Davacının ortaklığa sermaye koymadığını bu nedenle taşınmaz talep etme hakkı olmadığını tekrar etmekle birlikte kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için bile aksi düşünülecek olsa dahi ...tarih ve ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının 5. Maddesine göre "Madde:5-Mesken Alındıktan sonra karşılıklı hesaplaşılarak tapular dağıtılacak ve ibralaşılacaktır." ... Ada , ... Parselde mesken ruhsatı alınmadan, arsa sahibi ile müvekkil sözleşmeyi tasfiye etmeden davacının taşınmaz talep etme hakkı yoktur. Arsa sahibi ile davalı şirket arasındaki ...'nin tasfiyesi sonucunda belki de adi ortaklık zarar edecektir. Belki de davacı taraf davalı şirkete ödeme yapmak zorunda kalacaktır. Dolayısıyla arsa sahibi ile davalı şirket arasındaki adi ortaklığın özgülendiği iş tamamlanmadan davacının dava açma hakkı yoktur. Bu yönüyle huzurdaki dava erken davadır. 9- DAVACI,...-BLOK .... Kat ... Numaralı daire, ...-BLOK ... Kat ...numaralı daire, ...-BLOK ... Kat ... numaralı daire, ...-BLOK ...KAT ... NUMARALI DAİRE, ...-BLOK ... Kat ... numaralı daire, ...-BLOK ... kat ...numaralı daire, ve ...BLOK ZEMİN KAT ...NUMARLI DÜKKAN taşınmazları ZATEN ALMIŞTIR. Dolayısıyla ortaklık için koymuş olduğu sermayeden fazlasını almıştır.Davacı taraf ...BLOK .... Kat ...Numaralı daire, ...-BLOK ... Kat ... numaralı daire, ...-BLOK .... Kat ...numaralı daire, ...-BLOK ... KAT ... NUMARALI DAİRE, ...-BLOK ...Kat... numaralı daire, ...-BLOK ... kat ... numaralı daire, ve ...-BLOK ZEMİN KAT ... NUMARLI DÜKKAN taşınmazların tapularını almıştır.Davacı tarafın sunduğu muavafakatnamelerden de anlaşılacağı üzere davacı zaten bu taşınmazları müvekkilden almış ve gösterdiği kişilere devrettirmiştir. Ayrıca aldığı daireler de vardır.01.06.2026 TARİHLİ İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ DİLEKÇEMİZ ekinde sunmuş olduğumuz CD içinde davacının yukarıda yazılı taşınmazları kendi nam ve hesabına gösterdiği kişilere devredildiğine dair MUVAFAKATLAR mevcuttur. ( 01.06.2026 TARİHLİ TEDBİRE İTİRAZ DİLEKÇEMİZ EKİNDE CD İÇERİSİNDE SUNULMUŞTUR)Nitekim davacı taraf Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/334 Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde :"Nitekim Taraflar arasında arabuluculuk anlaşmasıyla kararlaştırılan ... tarihli ...Mimarlık sözleşmeleriyle proje tadilat süreçleri yeniden yapılandırılmış; ... tarihli protokol ve muvafakat işlemleriyle bağımsız bölüm satış sistemi fiilen uygulanmaya başlanmış; ... tarihli uygulama protokolüyle tarafların mesken, tapu, şap, doğalgaz ve ortak gider yükümlülükleri yeniden düzenlenmiş; ... tarihli ...Bankası EFT dekontuyla “... ada ...parsel ... blok 2 adet daire, KDV ve mesken bedeli” açıklamasıyla davacı şirket lehine 2.150.000 TL ödeme gerçekleştirilmiştir. Yine20.06.2025 tarihli taşeron sözleşmesiyle C-D blok imalatları sürdürülmüş; ....tarihli muvafakatnameler ile davacı taraf, arabuluculuk anlaşmasına açıkça atıf yaparak ...’e bırakılan bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrine bizzat onay vermiştir. Bu belgelerin tamamı, arabuluculuk anlaşmasının taraflarca fiilen uygulanıp icra edildiğini tartışmasız şekilde ortaya koymaktadır."Şeklindeki ikrarı ile kendisine isabet eden taşınmazları aldığını ikrar etmiştir.Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu ve tarafımızca 01.06.2026 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçemiz ekinde sunulan CD içerisinde "... DAİRE SATIŞ MUVAFAKALERİ" isimli klasörde mevcut 25.04.2025 tarihli "MUVAFAKATNAME" başlıklı belgeye göre :Davacı ... D-Blok köşe dükkanı (26 numara) dava dışı ...'e satmıştır. Müvekkil şirket de anılan satışa muvafakat vererek ...'ün hak iddia ettiği taşınmazı ... namına dava dışı ...'e devrederek devir yükümlülüğünden kurutulmuştur. Aynı şekilde davacının TAPU İPTALİ VE TESCİLİNİ TALEP ETTİĞİ D-BLOK.... Kat ... Numaralı daire, ...-BLOK ... Kat ... numaralı daire, ...-BLOK ...Kat ... numaralı daire, ...-BLOK ... KAT ... NUMARALI DAİRE, ...-BLOK ...Kat ... numaralı daire,...-BLOK ... kat ...numaralı daire, ve ...BLOK ZEMİN KAT ...NUMARLI DÜKKAN taşınmazlar da zaten davacı tarafından alınmıştır. DAVACI, ORTAKLIK İÇİN KOYMUŞ OLDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ SERMAYEDEN KAT BE KAT FAZLASINI ALMIŞTIR. Davacı taraf ihtiyati tedbir kararı ile yargı erkini davalı şirkete karşı silah olarak kullanmaktadır.

10- Davacı taraf, dava dilekçesinin her aşamasında sunduğu dekontlardan bahsetmiş fakat hiçbir yazılı ödeme belgesi sunamamıştır. Davacı, ortaklık için sermaye koyduğunu, taraflar arasındaki... tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinin 6. Maddesine göre ispat edemediği gibi, HMK m.200 uyarınca tazılı resmi delillerle de ispat edememiştir.

11- Davacı taraf, dava dilekçesinin her aşamasında taraflar arasındaki iş ortaklığı sözleşmesinin %50 - %50 esasına dayalı ortaklık kurulduğunu beyan etmiş fakat anılan orana bu kadar sadık olan davacı hiçbir zaman ortaklık sermayesinin %50'sini karşılamamıştır. Davacı Nimet - külfet dengesinden habersizdir. Davacının anılan orana bu kadar sadık olduğunu beyan etmesi tek başına yeterli değildir. Nitekim taraflar arasındaki ... tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesinin "... SERMAYE TAAHHÜDÜ" maddesine göre : "İş ortaklığı üstlenen firmalar iş maliyetini 1/2 hisse oranında ödeyeceklerdir." Davacının ... Ada, ...Parseldeki imalat bedelinin %50'sini karşıladığını yazılı resmi delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Fakat dava dilekçesi ekinde ispata yarar hiçbir yazılı delil bulunmamaktadır. 12- 225 BİN TL teminat ile 180 MİLYON TL'lik taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması adil değildir. Davacı eğer ki harca esas değeri BİN TL göstererek dava açsaydı; 1.000 TL x %20 = 200 TL teminat yatırarak 9 taşınmaza ihtiyati tedbir mi konulacaktı?

Sayın dairenizce 9 adet taşınmaz tarafların ortaklık sermayesi olarak ayrılan her bir daireyi 10 MİLYON olarak kabul ettiği gözetilerek hesaplanacak olsa dahi 9 daire 90 MİLYON değeri mevcuttur. Bu halde en azından 90 MİLYON x %20 = 18 MİLYON TL teminat yatırılması adil olurdu. Zira davacı tarafın üzerinde mal varlığı bulunmamaktadır. Davacının kaybedecek bir şeyi yoktur. Tedbirlerin kaldırılmaması halinde davalı şirket iflas edecektir.

Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemece re'sen nazara alınacak sair nedenlerle; İstinaf başvurumuzun KABULÜNE,

1- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin (2026/451 E.) 17.06.2026 tarihli : " 1-Mahkememiz 18/05/2026 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE," dair ara kararının KALDIRILMASINA,

2- Davacının ortaklık sermayesi koyduğunu ispata yarar yazılı belge sunamadığı gözetilerek yaklaşık ispat oluşmadığından tüm taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin KALDIRILMASINA,

3- Sayın daireniz aksi kanaatte ise dava konusu 9 adet taşınmaz tarafların ortak kabulünde olduğu üzere ortaklık için ayrılan her bir daire 10 MİLYON olarak kabul edildiğinde dahi dava konusu değerin en az 90 MİLYON TL olduğu gözetilerek davacı tarafın en az 90 MİLYON x %20 = 18 MİLYON TL teminat yatırması karşılığında taşınmazlara tedbir konulmasına,..." ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında esastan inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ihtiyati tedbir kararının içeriği, bu tedbire karşı davalı taraf vekilince yapılan itiraz sebepleri, itirazın reddine dair duruşmalı inceleme ile verilmiş gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Doğrudan dava/uyuşmazlık konusu adi ortaklığın malları olduğu iddiasına ilişkin sözkonusu malların muhafazasına yönelik istenen ihtiyati tedbirin kabulü için HMK 389. Vd maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunması,zira tasfiye payı alacağının hesabında karar tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplamaların yapılmasının gerekmesi ve ihtiyati tedbir yönünden yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp,yaklaşık ispatın yeterli olması nedeniyle HMK 87 ile 389 vd maddelerine uygun şekilde takdir edilen teminat türü ve miktarı karşılığında mahkemece verilen söz konusu ihtiyati tedbir kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, söz konusu ihtiyati tedbir kararına karşı, davalı taraf vekilince ileri sürülen itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve Mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile, davalı taraf vekilinin, ihtiyati tedbir kararına vaki itirazının reddine dair duruşmalı inceleme ile karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar , yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, istinaf edilen ara kararda usul , yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davalı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/451 Esas sayılı, 17/06/2026 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden Davalı tarafça yatırılması gereken istinaf karar harcı kendilerince peşin yatırıldığından haklarında harçla ilgili tekrar bir karar verilmesine yer olmadığına,

3- İstinaf eden Davalı tarafça yapılan istinaf posta giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 394/5 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1756, K. 2026/1599, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1756-e-2026-1599-k-3fafaa9bdcf9