Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1678 E. 2026/1586 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1678
Karar No
2026/1586
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1678

KARAR NO: 2026/1586

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/06/2026 ARA KARAR

NUMARASI: 2026/551 Esas

DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ :04/09/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 04/09/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil davacı ile temlik eden alacaklı ...Bankası A.Ş. Arasındaki ... Notreliğinin ... tarih ve ...yevmiye numaralı Alacak Temlik Sözleşmesine istinaden müvekkil, mezkur bankanın tüm hak ve alacaklarını takip etme hakkına sahiptir.Davalılar aleyhine Kayseri 7. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasına (Kayseri Genel İcra Dairesi... E.) yapılan haksız borca itiraz sebebi ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/667 E. - 2024/483 Sayılı dosyasında itirazın iptali davası ikame edilmişitir.İlgili dava dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamıza rağmen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2025/1679 E. - 2025/1880 K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurumuzun esastan reddine dair kesin kararı ile yerel mahkeme kararı onanmıştır.İzah edilen sebeplerle, işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğmuştur.

DAVAYA KONU ALACAĞA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

1- Davalılar, temlik eden bankanın ... Şubesinin dava dışı kredi borçlusu ... Ltd. Şti'ye ait Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilidir.Davalı/Kefiller, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinden dolayı ilgili icra dosyası takip tarihi itibari ile 122.913,23 TL borçludur.

Temlik eden banka döneminde işbu alacağın tahsili amacıyla icra takibi öncesinde Asıl kredi borçlusu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname tebliği yapılmış ancak buna rağmen borç ödenmemiştir. (...Noterliği ... Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname.)

2- İşbu alacağımızın dayanağı, temlik eden bankanın kredi borçlusu olan ... Ltd. Şti'nin, temlik eden bankadan kullanmış olduğu kredilerdir.Davalıların sorumluluğu ise mezkur Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinin "Kefalet" başlıklı 9.1.1 Maddesinde, asıl borçlu firmanın alacağı temlik eden bankaya olan tüm borçlarını müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yüklenmeyi kabul etmeleri sebebi iledir. Söz konusu alacağımıza ilişkin muacceliyet ve temerrüt faizi noktasında da davalılar, sözleşmede yer alan temerrüt faiz oranını kabul etmiş olup dava konusu alacağa; ...Noterliği ...Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulardan alacağın derhal ödenmesi talebi ve hesapların kat edilmesi ile borcun muaccel olduğu ve borçluların temerrüde düştüğü gözetilerek hesapların kat edildiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi uygulanması elzemdir. (Muacceliyet ve Temerrüt Halleri ile Uygulanacak Gecikme Faizi Oranı başlıklı 10. madde)Bu sebeple, işbu alacağın dayanağı sözleşme gereği, davalı-borçlulara keşide edilen ihtarname ile borçlular temerrüde düşmüşler, muacceliyet şartı gerçekleşmiş olup İhtarnamenin kat tarihi olan ... tarihi itibari ile dava konusu alacağa işletilecek temerrüt faizi ile birlikte alacağımıza hükmedilmesini talep etmekteyiz.Davalılar, şu güne kadar ilgili borçtan dolayı kefalet miktarınca sorumluluklarına istinaden hiçbir ödeme yapmadıkları gibi borcun bilincinde ve farkında olmalarına rağmen haksız şekilde icra takibine itirazda bulunarak müvekkil alacağını tahsil sürecini kötü niyetli olarak sürüncemede bırakmışlardır.İzah edilen sebeplerle, işbu alacak davasını ikame etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

3- Borçluların malvarlıkları hızla eksilmekte ve alacağın tahsil kabiliyeti günden güne yok olmaktadır.

Borçlulara babası ...’tan miras kalan taşınmazlar, hissedarlar arasında açılan Ortaklığın Giderilmesi Davası ile satışa çıkarılmış durumdadır. Taşınmazlara ihtiyati haciz işlenmemesi durumunda alacağı tahsil imkanımız asla kalmayacaktır.

1. Satış günü: 02/06/2026 - 09/06/2026

2. Satış günü: 30/06/2026 – 07/07/2026

şeklindedir.

Ortaklığın Giderilmesi ile satışa çıkarılan 7 adet taşınmaz ;

1) Aksaray ... ...Ada, ... Parsel – Tarla – 4422.69 m2

2) Aksaray ... ... Ada, ... Parsel – Tarla – 25472.23 m2

3) Aksaray ... ... Ada, ...Parsel – Tarla – 9925.95 m2

4) Aksaray ... ... Ada, ... Parsel – Tarla – 5820.43 m2

5) Aksaray ... ...Ada, ... Parsel – Tarla – 21764.28 m2

6) Aksaray ... ... Ada, ... Parsel – Ev ve Arsa – 515.44 m2

7) Aksaray ... ... Ada, ... Parsel – Bağ – 1050.19 m2

Şeklindedir. İlgili taşınmazların kaydına çok ivedi şekilde ihtiyati haciz şerhi düşülmesini talep ederiz.Yanı sıra bu süreçte, davalıların, mal kaçırma durumlarının çok yüksek olması, davalıların yurt dışı adres kayıtlarının olması ve yazılı sözleşmeye dayanan ve vadesi geldiği halde ödenmeyen evraka bağlı alacağımızın yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduğu dikkate alınarak; işbu alacağımız sebebi ile alacağımızı teminat altına alma amacı ile ihtiyati haciz kararı verilmesine, bu yolda davalıların mal varlıkları üzerinde teminatsız şekilde ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep ederiz.Sonuç olarak, alacağımızın varlığının yazılı delille ortaya koyulduğu ve borçluların ödemeden imtina ettikleri anlaşıldığından işbu alacak davasının ikâmesi zaruri hale geldiğini, izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle ;Haklı davamızın KABULÜ ile fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla 122.913,23 TL alacağın, hesap kat tarihi olan 23.03.2017 tarihi itibari ile itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza verilmesine, Evraka bağlı alacağımız yaklaşık ispat hukuku çerçevesinde ortaya koyulabildiğinden dolayı alacağımızı teminen; davalılar aleyhine teminatsız şekilde İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİNE, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline, ,,..." karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İstenen ihtiyati haciz yönünden İlk derece mahkemesince verilen 16/06/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "..İhtiyati haciz müessesesi İİK nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir.İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmünü amirdir.Dosyadaki mevcut delillerin incelenmesinde, davalı borçluların adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mal varlıklarına haciz konulması talep edilmiş ise de İİK madde 257 gereği alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davacı vekilinin İHYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE, ,, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...Bilgileri verilen dosyada davalıların taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulması yönündeki talebimiz 16.06.2026 tarihli ara karar ile reddedilmiştir.İşbu hukuka aykırı olup mezkur ara karara karşı itiraz etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Şöyle ki

1-Dava dilekçemizde de ihtiyati haciz talebimize gerekçe olarak detaylı şekilde izah ettiğimiz üzere davalılar, şu güne kadar ilgili borçtan dolayı kefalet miktarınca sorumluluklarına istinaden hiçbir ödeme yapmadıkları gibi borcun bilincinde ve farkında olmalarına rağmen haksız şekilde icra takibine itirazda bulunarak müvekkil alacağını tahsil sürecini kötü niyetli olarak sürüncemede bırakmışlardır.Müvekkil alacağını tahsil imkanı çok güçleşmiştir ve işbu ihtiyati haciz talebimizin reddi ile de iyice imkansız hale gelmiştir. Zira halihazırda 10 yıla yakın zamandır zaten bir ödeme yapmayan davalıların taşınır-taşınmaz mal varlıkları üzerine tedbir koyulmaması yönündeki bu karar ile yaklaşık ispatın sağlandığı eldeki davamız neticesinde müvekkil alacağına kavuşması imkanına engel olunmuştur.Yerel mahkeme gerekçesi, somut duruma, kanunun aradığı şartlara ve yerleşik içtihatlara da açıkça aykırıdır.

"Dosyadaki mevcut delillerin incelenmesinde, davalı borçluların adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mal varlıklarına haciz konulması talep edilmiş ise de İİK madde 257 gereği alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."2004 s. İİKİhtiyati haciz şartları:Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.İhtiyati haciz, bir para alacağının zamanında ödenmemesi veya tahsilin tehlikeye düşmesi ihtimaline karşı, borçlunun malları üzerinde geçici bir koruma sağlayan mahkeme kararıdır.

1-Para alacağı

2-Rehinle temin edilmemiş para alacağı

3-Taşınır, taşınmaz, hak ve alacaklar üzerinde

Mezkur davada da ihtiyati haczin şartları sağlanmış iken ve borçluların mal kaçırma durumları çok yüksek iken bu yöndeki talebimizin reddi hukuka aykırıdır. İşbu karar ile müvekkil davacının "tahsil güvencesi" korunmamıştır.Alacağımız bankanın kredi evrakına bağlıdır. Buna ilişkin tüm belgeler de dosyada mevcuttur. Karşı taraf da borçlu olduğunu bilmektedir.Borçlu-davalıların, mal kaçırma ihtimallerinin çok yüksek oluşu, yurt dışı adres kayıtlarının olması ve yazılı sözleşmeye dayanan ve vadesi geldiği halde ödenmeyen evraka bağlı alacağımızın yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduması dikkate alınarak; işbu alacağımız sebebi ile alacağımızı teminat altına alma amacı ile ara karara itiraz etmekteyiz.Yargıtay 19. HD. 2017/5365 E., 2018/497 K. sayılı kararı "İhtiyati haciz talep eden vekili, aleyhine ihtiyati haciz istenene (davalıya) satılan mal bedeline yönelik yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan 390.010.-TL’nin ödenmediğini, alacağın teminat altında bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, ihtiyati haciz talep edenin dosyaya sunduğu belgeler alacağın varlığının ispatında yeterli olmadığından ve alacağın varlığı, yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karar ihtiyati haciz talep eden vekilince temyiz edilmiştir.İhtiyati haciz talep eden vekili, açmış olduğu alacak davası ile ihtiyati haciz talep etmiş, ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedilmiştir. Dosyaya sunulan sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi deliller borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterlidir. İ.İ.K.'nun 257/I maddesi uyarınca alacağın muaccel olması halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İhtiyati haciz talep eden vekilince keşide edilen ihtarname aleyhine ihtiyati haciz istenene tebliğ edildiğinden, mahkemece, yaklaşık ispat kuralı gözetilerek sunulan belgelere göre ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir."Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/11933 E., 2016/1553 K. sayılı kararı "İhtiyati haciz isteyen vekili, bireysel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, tebliğ edilen ödeme ihtarından sonuç alınamadığını bildirerek, asıl borçlu hakkında 107.009,20 TL alacak için ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.İhtiyati haciz isteyen banka alacağı hesabın kat edilmesiyle muaccel hale gelmiş ve keşide edilen ihtarname de tebliğ edilmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olmaz. Mahkemece ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabulü ile hesap kat ihtarnamesinde belirtilen 47.342,45 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle talebin reddinde isabet görülmemiştir"İlk derece merciin 16.06.2026 tarihli ihtiyati haciz talebimizin reddi kararının kaldırılarak davalı-borçluların taşınır, taşınmaz, hak ve alacakları üzerinde teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ederiz.Tüm bu açıklanan sebeplerle somut dava konusu olayda ihtiyati hacze ilişkin kanunun aradığı şartlar gerçekleşmiş iken soyut gerekçe ile, ihtiyati haczin şartları ve somut olay irdelenmeksizin verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı itiraz etme mecburiyetimiz doğmuştur.

SONUÇ VE İSTEM :Açıklanan ve re'sen gözetilebilecek tüm sebeplerle

1-İstinaf başvurumuzun kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/551 E. Sayılı dosyası 16.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılarak evraka bağlı alacağımız yaklaşık ispat hukuku çerçevesinde ortaya koyulabildiğinden dolayı alacağımızı teminen; davalılar aleyhine teminatsız şekilde İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİNE,

2-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, " karar verilmesini ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan istinaf dilekçelerinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ;İleride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenen İhtiyati haciz talebine konu bir miktar para alacağı yönünden İİK 257 vd. Maddeleri gereğince ihtiyati haczin kabulü için alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların , bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı bu nedenlerle söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin işbu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/551 esas sayılı, 16/06/2026 tarihli ARA KARARININ hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından hakkında yeniden harçla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına,

3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 04/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1678, K. 2026/1586, T. 04.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1678-e-2026-1586-k-b440031bd826