Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2117 E. 2026/2194 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2117
- Karar No
- 2026/2194
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2117
KARAR NO:2026/2194
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/05/2026
NUMARASI:2026/426 E
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:08/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ekiplerince, davalının "... Beyoğlu/İSTANBUL" adresinde,
- 03.10.2025 tarihinde yapılan incelemede "sayaç ölçü sistemine müdahale ederek sayacın eksik sayım yapılmasına sebebiyet verilerek mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının" tespit edildiğini, işbu kaçak elektrik kullanıma istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... seri numaralı fatura karşılığı 21.844.18 TL tutarında kaçak tüketim faturasının tahakkuk ettirildiğini,
- 14.08.2025 tarihli incelemede " sayaç ölçü sistemine müdahale ederek sayacın eksik sayım yapılmasına sebebiyet verilerek mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının" tespit edildiğini, davalının işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden, davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... seri numaralı fatura karşılığı 80.747.76 TL tutarında kaçak tüketim faturasının tahakkuk ettirildiğini,İş bu fatura bedelleri ödenmediğinden davalı aleyhine Bakırköy 3.İcra Dairesi'nin ... ve İstanbul 6.İcra Dairesi ... sayılı takip dosyaları nezdinde davalı aleyhine icra takiplerinin başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı neticesinde takibin durduğunu beyanla;Davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, Davalı/borçluların taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği esas hakkındaki dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına,Davalının %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin borçlu görünen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını,taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinin 02.07.2025 tarihinde son bulduğunu, taşınmazda kiracı olan müvekkilinin otel olan kiralanan mahallin anahtarını 3.6.2025 tarihinde ihtarname ile teslim etmek istediğini,13.06.2025 tarihinde İstanbul 22. Sulh Hukuk Mahke- mesi'nin 2025/95 D.İş ve 2025/136 Karar sayılı ilamı gereğince anahtarı mahkeme kasasına teslim ettiğini, daha sonra davacı tarafından ... fatura nolu ve ... olay kaydı nolu 14.08.2025 tarihli fatura ve ... hesap nolu ... nolu faturaların düzenlendiğini ve müvekkilinin haksız şekilde borçlandırıldığını,müvekkilialeyhine icra takibine girişildiğini,söz konusu takiplere itiraz edildiğini, müvekkilinin bu faturalardan önce mahalli terk ettiğini, şifahen öğrenilen duruma göre mal sahiplerinin faaliyete başladığını,ayrıca kira sözleşmesi feshi ile müvekkili şirketin kiracılık ilişkisinin de 26.05.2025 tarihinde son bulduğunu, takip konusu borcun haksız olduğunu, vekil sıfatıyla durumun tespitine yönelik olarak davacı nezdinde başvuruda bulunduklarını, bu başvuru ile ilgili olarak davacının 14.08.2025 ve 03.10.2025 tarih ... ve ... seri numaralı tutanaklara dayalı kaçak tüketim bedelinin talep edildiği yönünde bilgi verdiğini, bu tarihlerde müvek- kili şirket zaten kiralananda bulunmadığından kaçak bir elektrik kullanımının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce 20.05.2026 tarihinde : "Talep edilen fatura konusu alacağın süre,kurulu güç ve miktar olarak yargılamayı gerektirdiği, 2004 sayılı İİK 257-258 vd md. gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, davalı borçlu hakkında verilecek ihtiyati haciz kararının ölçülülük ilkesiyle de bağdaşmayacağı " gerekçesi ile " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: davalının kaçak kullanımına ilişkin tutanak ,fatura vs delillerin dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, davalı tarafın borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimalinin bulunduğunu, İİK 'da belirtilen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmış, alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,
Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Dosya kapsamından;... çalışanları tarafından, "... Beyoğlu/İSTANBUL" adresinde, 03.10.2025 ve 14.08.2025 tarihlerinde yapılan kontroller sırasında sayaç ölçü sistemine müdahale ederek sayacın eksik sayım yapılmasına sebebiyet verilerek mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekte Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin 42. maddesinin 1/c bendi uyarınca dava konusu tutanakların düzenlendiği, iş bu tutanaklar gereğince tahakkuk olunan faturalar ödenmediğinden davalı aleyhine icra takibine girişildiği ,davalı borçlunun itirazı nedeniyle takepler durduğundan itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Kaçak tespiti borçlunun yokluğunda yapılmış olup tutanak borçlunun /temsilcisinin isim /imza vs bilgilerini ,veya imzadan imtina açıklamasını içermemektedir.Borçlu kaçak kullanıma konu mahalde daha önceki tarihlerde kuracı olarak bulunduğunu, ancak tutanak tarihlerinden önce bu mahalden ayrıldığını, abonelik sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin başvuruda bulunduğunu ,anahtarı "tevdi mahalli " olarak mahkeme kasasına teslim ettiğini beyan etmiş, buna ilişkin belgelerini sunmuştur.Davacının alacağı yargılamaya muhtaç olup, davanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat sağlanmamış, ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvu- rusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/09/2026