Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1005 E. 2026/3763 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1005
- Karar No
- 2026/3763
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1005
KARAR NO:2026/3763
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAH.
TARİHİ:02/12/2025
NUMARASI:2024/440 Esas - 2025/992 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ :09/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının farklı zamanlarda müvekkili tarafından işletilen elektrik iletim tesislerine zarar verdiğini, ilgili tesislerin eski hale getirilmesi, tamiri için gerekli malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak icra takiplerine girişildiğini, davalının icra takip dosyalarına itiraz ettiğini, davalının müvekkili şirketin varlıklarına zarar verdiğini, hasarların tamiri sebebiyle müvekkili şirketin malzeme ve işçilik bedelinden oluşan maddi zararının bulunduğunu, 14.07.2023 tarihinde ... Maltepe, İST. adresinde asfalt çalışması yaparken müvekkilinin işletmesindeki yer altı şube kablolarına hasar verdiğini, hasarın yüklenici eliyle giderildiğini, malzeme ve işçilik bedelinden ibaret fatura bedeli 21.495,07 TL olduğunu, 22.07.2023 tarihinde ... Maltepe, İstanbul adresinde asfalt çalışması yaparken, müvekkilinin işletmesindeki 3 direğin arasında bulunan aydınlatma kablosu koparıldığını, kablo tesisine hasar verildiğini, hasarın yüklenici eliyle giderildiğini,malzeme ve işçilik bedelinden ibaret fatura bedeli 34.923,02 TL olduğunu, 21.07.2023 tarihinde ... Maltepe, İstanbul adresinde çalışma yaparken, müvekkilinin işletmesindeki aydınlatma kablosu koparıldığını, kablo tesisine hasar verildiğini, hasarın yüklenici eliyle giderildiğini; malzeme ve işçilik bedelinden ibaret fatura bedeli 5.087,81 TL olduğunu, 21.07.2023 tarihinde ... Maltepe, İstanbul adresinde çalışma yaparken, müvekkili işletmesindeki aydınlatma kablosu koparıldığını, kablo tesisine hasar verildiğini, hasarın yüklenici eliyle giderildiğini; malzeme ve işçilik bedelinden ibaret fatura bedeli 1.369,13 TL olduğunu, 24.07.2023 tarihinde ... arası Maltepe, İstanbul adresinde çalışma yaparken, müvekkili işletmesindeki aydınlatma kablosu koparıldığını, kablo tesisine hasar verildiğini, hasarın yüklenici eliyle giderildiğini, malzeme ve işçilik bedelinden ibaret fatura bedeli 44.891,27 TL olduğunu, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiğini, davalı ... İnşaat'ın 04/12/2023 tarihinde itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin ... ... Anadolu Yakası Adi Ortaklığı'nı oluşturan şirketlerden bir tanesi olduğunu, bu adi ortaklığın Anadolu Yakası genelindeki yollarda asfalt kaplama-yama ile baca-ızgara yükseltme işi faaliyetlerini sürdürdüğünü, ...üzerinde yapılan asfalt kazıma çalışmasında yapılan kazı çalışmasının 12 cm olarak yapıldığını, Tedaş Türkiye Elektrik Dağıtım Şebekeleri, Enerji Kabloları Montaj (Uygulama) Usul ve Esaslarında, " Bölüm – 2 kabloların yeraltına toprak kanalla döşenmesi kapsamında 2. maddede belirtilen, kazı derinliği zaruri şartlar dahil 40 cm den daha derine döşenmesi" gerektiği belirtildiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen çalışmanın 12 cm asfalt kazıma olduğu için yüzeyden geçen kabloların kopmasında müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının enerji kabloları montajı usul ve esas hükümlerine aykırı olarak hareket ettiğini, bilirkişi incelemesi ile bu durumun tespit edilebileceğini savunarak; davanın reddini, kötü niyet tazminat talebine hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacının müvekkil şirkete atfettiği haksız fiile dair hiçbir delil sunmadığını, davacı çalışanlarının kendi arasında tutmuş olduğu tutanağa göre işlem yaptığını, olaya ilişkin görüntü ve tanık gibi hiçbir delil sunmadığını, tutanakların tebliğ edilmediğini, davaya konu icra takibi ekinde de tutanak ve masraf evraklarının tebliğ edilmediğini, yapılan araştırmada müvekkili personeli veya aracının böyle bir fiilde bulunduğuna dair tespit yapılmadığını, zararı meydana getiren fiilin müvekkili çalışanlarının yaptığına dair net bir kanıt bulunmadığını, müvekkilinin iş sahasında tüm tedbirleri aldığını, müvekkiline sorumluluğun yüklenemeyeceğini, belirtilen zarar miktarının fazla olduğunu, meydana gelen zararın tam olarak tespiti gerektiğini, alacağa işletilen faiz miktarı ve vadesinin de hatalı olduğunu, itirazlarının kötü olmadığını, fiilin müvekkili tarafından yapıldığının ispat edilmediğini ve yapılan masrafın da kesin bir hesabının bulunmadığını, zararın yargılamaya muhtaç ve likit olmadığı aşikar olduğunu, kötüniyet tazminat talebinin reddi gerektiğini savunarak; davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağına dair itirazın iptali davası olduğu, davacının davalıların hukuka aykırı ve kusurlu fiilini, zararını ve zarar ile kusurlu fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamakla mükellef olduğu, yine tazminat miktarı tespit edilirken tarafların kusur durumuna göre belirleme yapılması gerektiği ve zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış olması durumunda hâkimin tazminatı indirme ve kaldırma hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, davalılardan ...'ın davaya konu yerlerde asfalt çalışması yaptığını kabul ettiği, davalı ...'nın ise davacının tek taraflı tutanak tuttuğunu ve fiilin tarafınca gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığını savunduğu, davalı ...'ın cevap dilekçesindeki beyanları ve ...'nin müzekkere cevabı ve ekinde yer alan sözleşme incelendiğinde davaya konu yerlerde davalılar tarafından çalışma yapıldığının sabit olduğu, bu sebeple davalıların fiilinin ispatlandığı, yine bu fiiller sonucu davacıya ait emtianın zarar görmüş olması sebebiyle fiillerin hukuka aykırı olduğu yönünde de bir tereddüt bulunmadığı, ancak davalıların kabloların mevzuata aykırı olarak yer yüzeyine yakın bir derinliğe döşendiği ve zararın bu sebeple gerçekleştiği ve kusurlarının bulunmadığını savundukları, bu kapsamda yapılan incelemede, yukarıda ortaya konulan tanık beyanları ve bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak, davacıya ait emtianın mevzuata aykırı olarak yer yüzeyine yakın bir derinliğe döşendiği hususunun sabit olduğu, yine davalılar tarafından kazı derinliği yönünden sözleşmesine aykırı bir eylem gerçekleştirildiğine dair bir delil bulunmadığı, bu anlamda davacının (zarar görenin) zararın doğmasında ve artmasında etkili olduğu, davalıların ise ... ile aralarındaki eser sözleşmesine aykırı olarak çalışma yaptığı alandaki altyapı tesislerine zarar vermemek için gerekli dikkat ve özeni göstermediği, zira çalışma yaptıkları alanda altyapı tesisi olduğunu bilmesi gerektikleri davacı ile bu tesislerin yeri hususunda (profesyonel bir yüklenici ve basiretli tacir olarak) iletişim halinde olarak bunlara zarar vermeme konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermeleri gerektiği, davalıların da bu anlamda kusurlu oldukları, bu anlamda mahkememizce takdiren davacının asli ve %70 oranında müterafik kusurlu, davalıların ise tali ve %30 oranında kusurlu olduklarına kanaat getirildiği, zararın bilirkişi raporunda da hesaplandığı üzere kadri maruf olduğu ve davalıların bu zararın mahkememizce tespit edilen kusur oranında sorumlu olacakları ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacağın likit olmaması sebebiyle tarafların karşılıklı icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçluların İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine yaptığı itirazın 32.329,89 TL asıl alacak ve 565,77 TL işlemiş faiz ve 113,15 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 33.008,81 TL yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda, kusurun belirlenmesinde uzman bilirkişi değerlendirmesinin gerektiği, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen 24/9/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranınına yönelik tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekir.Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun (Kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/440 Esas 2025/992 Karar sayılı 02/12/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/09/2026