İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/223 E. 2026/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/223
- Karar No
- 2026/321
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/223 Esas - 2026/321 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA Esas No : 2025/223 Karar No : 2026/321
... Dava : Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü, Patent Hakkına Tecavüzün Önlenmesi Dava Tarihi : 03/12/2018 Karar Tarihi : 01/07/2026 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 22/07/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü, Patent Hakkına Tecavüzün Önlenmesi istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının yol bariyeri, hidrolik kapan, mantar bariyer, tuzak, güvenlik yazılımı gibi güvenlik sistemlerinin üretilmesi ve satışı işiyle iştigal ettiğini, davacının yaptığı ... çalışmaları sonucunda “yüzey montaj yol kesici” buluşunu elde ettiğini ve yıllardır bu ürünü üretip sattığını, ürünü “.... adıyla piyasaya sürdüğünü, 09.12.2016 tarihli “menşe şahadetnamesi” gereğince ürünü .... Fuarında da sergilendiğini, ürünün yoğun talep görmesi ve piyasada tutması üzerine patent başvurusunun 26.02.2016 tarihinde .... başvuru numarası ile yapıldığını ve başvurunun araştırma aşamasında olduğunu, hal böyleyken davalı firma tarafından 21.09.2016 tarihinde .... sayılı faydalı model tescil belgesi başvurusu yapıldığını ve 21.04.2017 tarihinde başvurunun tescil edildiğini, davalı firma .... belgesine ait tarifname, teknik çizim ve üretim tekniğinin davacı patent başvurusu ile aynı olduğunu, bu tescilin davacının patent haklarını ihlal ettiğini, Faydalı model incelemelerinin şekli nitelikte olduğunu, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu istenilmemesi nedeniyle ...haklarının kötüniyetli olarak kullanıldığını, davalı firma başvurusunun davacıdan 7 ay sonra yapıldığını ancak tescile bağlandığını oysa davacının buluş konusu ürünü 2014 yılından bu yana tasarlayıp ürettiğini, bu iddiaları kapsayan ve ... tescilinin geri çekilmesi talebinin ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı firmaya bildirildiğini, davalı firmanın ... konusu üretmesi, satması, satışa hazır hale getirmesi durumunda davacı haklarının zedeleneceğini, bu zararın tamirinin mümkün olmayacağını bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı ... belgesinin davacının patent haklarını ihlal etmesi sebebiyle hükümsüzlüğüne, iptaline, sicilden terkinine, haksız kullanımlarının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... belgesinin hükümsüzlüğü istemli olarak açılan işbu davada müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili kuruma yöneltilen bu davanın öncelikle husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, yine davacının tecavüze yönelik iddiaları ve talepleri yönünden de müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevabında özetle; davacının mesnet olarak ileri sürdüğü patent başvurusunun henüz araştırma raporu safhasında olduğunu, bu başvuruya dayalı olarak tecavüz iddiası ile dava açma hakkı olmadığını, davacının tescil işlemlerinin sonuçlanmasına dek bekletilme talebinin yerinde olmadığını, davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacının tecavüz iddialarını destekleyici herhangi somut bir delil sunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Mahkememizin 09/09/2020 tarih, ....'e karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir. .... sayılı kararıyla; "Asıl karara yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; 6100 sayılı HMK.’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Somut uyuşmazlıkta da ilk derece mahkemesince, hükmün gerekçe kısmında hükümsüzlüğü talep edilen dava konusu .... sayılı faydalı modelin 3 ve 4. nolu istemlerinin yeni olduğu, buna karşılık 1, 2, 5, 6, 7, 8, 9, 10 nolu istemlerin ise yenilik vasfını taşımadıkları açıklanmasına rağmen gerekçesi de belirtilmeksizin bu istemler yönünden de davanın reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye yol açılmıştır. Bu durumda, az yukarıda açıklanan hüküm ile kısa kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırılık bulunmaktadır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hüküm ve gerekçe arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir." şeklinde karar vermiştir. Mahkememizin 02/11/2023 tarih,.... kurumuna açılan davanın husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Kararı davacı ve davalı şirket vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir. .... sayılı kararıyla; "Davacı vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE," şeklinde karar vermiştir. Kararı davacı ve davalı şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. .... sayılı kararı ile; "Mülga, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 165/6. hükmünde hükümsüzlük nedenlerinin faydalı model belgesinin sadece bir bölümüne ilişkin bulunması halinde sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle kısmi hükümsüzlük kararı verilebileceği, bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceği düzenlendikten sonra, aynı maddenin 7. fıkrasında ise kısmi hükümsüzlük halinde faydalı model belgesinin iptal edilmeyen istem veya istemlerinin KHK'nın 5 ila 7. maddelerine uygun olup olmadıklarının incelenmesi gerektiği ve bu incelemenin sonucuna göre faydalı model belgesinin bu istem veya istemler için de geçerli kalmaya devam edebileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca Mahkemece, dava konusu faydalı model belgesinde yeni olduğu bilirkişilerce belirtilen (3) ve (4) numaralı istemlerin 551 sayılı KHK'nın 5 ila 7. maddeleri kapsamında faydalı model korumasından yararlanıp yararlanamayacağı hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak bu istemler yönünden hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu (3) ve (4) numaralı istemler bakımından yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. " şeklindeki gerekçe ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Mahkememizce bozma kararı gereğince dosya mahkememizin işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya uyuşmazlık konuları hakkında ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi ek raporu, usul ve yasaya uygun Yargıtay ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın açılmış olduğu tarih yeni Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 Sayılı SMK) yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihten sonraki bir tarihtir. Bu çerçevede, 6769 sayılı SMK‘nın “551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması” başlığını taşıyan geçici 1. maddesinin (2) fıkrasının ilk ve üçüncü cümleleri, “Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır… …patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır” hükümlerini taşımaktadır. Şu halde iş bu davada davacının, davalıya ait 2016/13183 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü başvuru tarihinde geçerli olan mülga 551 sayılı KHK hükümleri üzerinden değerlendirilecektir. Mülga 551 sayılı KHK’nin 154. maddesi hükmü uyarınca, bu KHK’nin 156. maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10. Madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunmaktadır. Ayrıca, faydalı model belgesi verilerek korunamayan buluşlar ve konular ile ilgili olarak, mülga 551 sayılı KHK’nin 155. maddesi uyarınca KHK’nin 6. maddesinde belirtilen konuların yanı sıra usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddeler hakkında faydalı model belgesi verilmez. Mülga 551 sayılı KHK’nın 156. maddesinde yenilik ile ilgili olarak; “Faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise yeni değildir.” hükmü yer almaktadır. Yine aynı maddeye göre; Faydalı model belgesi başvurusu sahibi veya selefleri tarafından başvuru tarihinden veya var ise rüçhan hakkı tarihinden, oniki ay önceki tarihten itibaren yayınlama veya bir başka yolla yapılan açıklama veya kullanma, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırmaz. Öte yandan mülga 551 sayılı KHK’nin 165. maddesine göre aşağıdaki hallerde faydalı model belgesinin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiştir: a - Faydalı model belgesi konusunun, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 154. 155. ve 156. maddelerinde belirtilen, hükümlere aykırılığı ispat edilmişse; b - Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse; c - Faydalı model belgesi konusunun, faydalı model belgesi verilmesi için yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı veya faydalı model belgesi 45. maddeye göre ayrılmış olan bir başvuruya veya 12. maddeye göre yapılan başvuruya dayandığı ve onların kapsamlarını aştığı ispat edilmişse; d - Faydalı model belgesi sahibinin, 157. maddeye göre faydalı model belgesi isteme hakkına sahip bulunmadığı ispat edilmişse. Mülga 551 sayılı KHK, bir buluşun faydalı model belgesi verilerek korunabilmesi için iki temel şart aramaktadır: • Yenilik (KHK 156): Buluşun, başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmamış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmamış olması gerekir. • Sanayiye Uygulanabilirlik (KHK 154): Buluşun KHK’nin 10. maddesi anlamında sanayiye uygulanabilen bir buluş olması gerekir. Kısmi Hükümsüzlük Sonucu İnceleme Zorunluluğu (KHK 165/7): Yargıtay kararının dayanağını oluşturan en kritik hüküm, mülga 551 sayılı KHK’nın 165. maddesinin 7. fıkrasıdır. • Hükümsüzlük nedenlerinin faydalı model belgesinin yalnızca bir bölümüne ilişkin bulunması halinde, sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle kısmi hükümsüzlük kararı verilebilir. • Kısmi hükümsüzlük halinde, faydalı model belgesinin iptal edilmeyen istem veya istemlerinin (bu durumda yeni olduğu tespit edilen (3) ve (4) numaralı istemlerin) KHK’nın 5 ila 7. maddelerine uygun olup olmadıklarının incelenmesi gerekmektedir. • Bu incelemenin sonucuna göre faydalı model belgesi, bu istem veya istemler için de geçerli kalmaya devam edebilecektir. Yargıtay’ın işaret ettiği ve faydalı modelin korumadan yararlanıp yararlanamayacağını belirleyen KHK’nın 5 ila 7. maddeleri, patent/faydalı model verilmeyecek konuları ve kapsamı belirler. Faydalı modellere ilişkin istisnalar ise KHK’nın 155. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir: 551 Sayılı KHK'nın 155. Maddesi (Faydalı Model Belgesi Verilmeyecek Konular): KHK'nın 6. maddesinde belirtilen konuların yanı sıra usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddeler hakkında faydalı model belgesi verilmez. KHK’nın 6. maddesi, patent verilmeyecek konuları (KHK 5 ila 7. maddelerine karşılık gelir) listeler. Buna göre, 551 sayılı KHK'nın 5, 6 ve 7. maddeleri kapsamında faydalı model korumasından yararlanıp yararlanamayacağı hususu, esasen faydalı modelin konusu itibarıyla istisnalara girip girmediği, yeni olup olmadığı ve sanayiye uygulanabilir olup olmadığı ile ilgilidir. DEĞERLENDİRMELER: Dosya kapsamı neticesinde, dava konusu .... sayılı faydalı modelin (1, 2, 5, 6, 7, 8, 9, 10) numaralı istemlerinin yenilik vasfı taşımadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu ... sayılı faydalı modelin (3) ve (4) numaralı istemlerin yeni olduğu ve bu istemlerin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı değerlendirilen istemlerdir. Yeni olduğu değerlendirilen (3) ve (4) numaralı istemlerin, 551 sayılı KHK'nın 5 ila 7. maddeleri (ve dolaylı olarak 155. maddesi) uyarınca faydalı model koruması için uygun olup olmadığını aşağıda değerlendirilmiştir. Dava Konusu Faydalı Model İstemleri; Faydalı model belgesi (...) toplam 10 istemden oluşmakta olup, (1) nolu istem bağımsız (ana) istem, diğer istemler (2-10) ise bağımlı istemlerdir. İstem 3: İstem 1'e uygun yol bariyeri (1) olup özelliği; bahsedilen pistonun (2), en az iki adet olmasıdır. İstem 4: İstem 1'e uygun yol bariyeri (1) olup özelliği; bahsedilen hareketli milin (4), en az iki adet olmasıdır. Faydalı Model Koruması Kapsamında Değerlendirme; (KHK 57/155/156) Dava konusu faydalı modelin genel buluş konusu, "rasyonel taşınabilir yükselen yol bariyeri (1)" dir. 1. İstisna Kapsamında Olup Olmadığı (KHK 6 ve 155): ○ Mülga 551 sayılı KHK'nın 155. maddesi, usullerin, bu usuller sonucunda elde edilen ürünlerin ve kimyasal maddelerin faydalı model koruması dışında tutulacağını belirtir. ○ İstem (3) ve (4) fiziksel ürünün (yol bariyerinin) yapısal elemanlarının (piston, hareketli mil) sayısını belirleyen istemlerdir. ○ Daha önceki incelemelerde, istemlerin usul veya kimyasal madde içermediği ve KHK'nın 6. maddesinde (KHK 5-7’nin atıf yaptığı maddeler) belirtilen patent verilmeyecek konular arasına girmediği tespit edilmiştir. ○ Dolayısıyla, (3) ve (4) numaralı istemler, faydalı modelin kapsamı dışında tutulan konular arasında yer almamaktadır. Bu istemler, koruma kapsamından yararlanabilen teknik çözümlerdir. 2. Yenilik (KHK 156): İhtilaf Konusu İstemlerin Teknik Analizi; Bu bölümde, ... sayılı faydalı modelin 3 ve 4 numaralı istemlerinde tanımlanan teknik unsurlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Analiz, bu istemlerdeki özelliklerin, tekniğin bilinen durumunu teşkil eden davacıya ait 2016/02563 başvuru numaralı patent dokümanında açıklanıp açıklanmadığını tespit etmeye odaklanacaktır. Bu karşılaştırma, istemlerin mülga 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca yenilik kriterini karşılayıp karşılamadığını kesin olarak ortaya koyacaktır. İstem 3: "En Az İki Adet Piston" Özelliğinin Değerlendirilmesi: İhtilaf konusu faydalı modelin 3 numaralı istemi şu şekildedir: "İstem 1'e uygun yol bariyeri (1) olup özelliği; bahsedilen pistonun (2), en az iki adet olmasıdır." Tekniğin bilinen durumunu oluşturan davacının .... sayılı patent belgesi incelendiğinde, buluşun tarifname ve çizimlerinde tek bir hidrolik piston ((15) Hidrolik piston) kullanan bir sistem tanımlandığı açıkça görülmektedir. Mahkemeye sunulan 02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun 27. sayfasındaki karşılaştırma tablosunda da İstem 3'te belirtilen bu özelliğin davacı patentinde bulunmadığı "...." tespitiyle kesin olarak ortaya konulmuştur. Bilirkişi raporunda, iki piston kullanımı, tekniğin bilinen durumunda mevcut olmayan çift kanatlı, simetrik bir bariyer sisteminin (Faydalı Model Şekil 4) bir sonucudur. Dolayısıyla, "en az iki adet piston" özelliği, bu özgün ve yeni sistemin sadece bir sonucu değil, onu işlevsel kılan temel ve ayrılmaz bir unsurudur. İki piston kullanımının buluşa sağladığı teknik etki, basit bir sayısal artışın ötesindedir. Tek pistonlu önceki sistemin aksine, çift pistonlu konfigürasyon, yükü bariyerin her iki kanadına dengeli bir şekilde dağıtarak, tekil bir noktada yoğunlaşan mekanik stresi ortadan kaldırır ve bu sayede yapısal mukavemeti önemli ölçüde artırır. Bu durum, aynı zamanda yük altında geliştirilmiş dayanıklılık ve çift kanatlı sistemin senkronize, dengeli ve stabil çalışması gibi somut teknik etkiler doğurur. Bu katkılar, istem konusu özelliğin yalnızca sayısal bir artış olmadığını, aksine yeni bir yapısal düzenleme ile elde edilen işlevsel bir üstünlük olduğunu kanıtlamaktadır. İstem 4: "En Az İki Adet Hareketli Mil" Özelliğinin Değerlendirilmesi: İhtilaf konusu faydalı modelin 4 numaralı istemi şu şekildedir: "İstem 1'e uygun yol bariyeri (1) olup özelliği; bahsedilen hareketli milin (4), en az iki adet olmasıdır." Davacıya ait..... sayılı patentin tarifname ve çizimleri, tek bir bariyer mekanizması için tasarlanmış ve dolayısıyla tek bir hareketli mil konfigürasyonu ile çalışan bir yapıyı açıklamaktadır. Çift mile yönelik herhangi bir açıklama veya çizim mevcut değildir. 02.10.2023 tarihli Bilirkişi raporunun 28. sayfasındaki değerlendirmede de bu özelliğin davacı patentinde bulunmadığı "...." ifadesiyle teyit edilmiştir. İki adet hareketli mil kullanımı, faydalı modelde sunulan ve tekniğin bilinen durumunda yer almayan çift kanatlı bariyer tasarımının temel bir bileşenidir. Bu konfigürasyon, iki bariyer bölümünün simetrik ve koordineli hareketini mümkün kılan teknik etkiyi yaratır. Bu sayede, hem operasyonel hizalama güvence altına alınır hem de mekanik gerilimler her iki tarafa dengeli bir şekilde dağıtılır. Bu teknik etki, tek mille çalışan önceki sistemde elde edilemeyen belirgin bir avantajdır. Bu analizle kesin olarak ortaya konan ve tekniğin bilinen durumunda bulunmayan bu teknik özellikler ve sağladıkları somut teknik etkiler, istemlerin yenilik vasfına ilişkin hukuki argümantasyonun temelini oluşturmaktadır. Mülga 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca bir buluşun yeniliği, istemlerde tanımlanan teknik özelliklerin başvuru tarihinden önce kamuya açıklanmış olup olmadığına göre değerlendirilir. Bu, mutlak ve yoruma kapalı bir testtir. Somut olayda, tekniğin bilinen durumunu teşkil eden 2016/02563 sayılı patent belgesi, ne iki piston ne de iki hareketli mil içeren bir yol bariyeri sistemini açıklamaktadır. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu dahi bu durumu ...." tespitiyle teyit etmiştir. Dolayısıyla, bu özellikleri içeren istemler, kanunun tanımı gereği mutlak yenilik vasfını haizdir. Bir özelliğin, başka bir yeni özelliğin sonucu olarak ortaya çıkması, onun yeniliğini ortadan kaldırmaz. Aksine, bu durum, buluşun bütüncül bir yenilik taşıdığını gösterir. İddia edilen "zorunluluk", ancak tekniğin bilinen durumunda yer almayan yeni bir çift kanatlı bariyer yapısı bağlamında ortaya çıkmaktadır ki bu da istemlerin basit bir çoğaltmanın ötesinde, özgün bir teknik çözümü tanımladığını kanıtlar. Tek pistonlu/tek milli bir tasarımdan çift pistonlu/çift milli bir tasarıma geçiş, farklı bir bariyer türü oluşturmaya yönelik spesifik bir teknik çözümü temsil etmektedir. Sayısal değişiklik, doğrudan doğruya daha yüksek mukavemet, gelişmiş dayanıklılık ve operasyonel stabilite gibi belirgin teknik etkiler doğuran yeni bir yapısal konfigürasyonla sonuçlanmaktadır. Bu nedenle, anılan istemler yalnızca bir sayıyı değil, daha önce bilinmeyen yeni bir işlevsel ve yapısal düzenlemeyi koruma altına almayı amaçlamaktadır. Bu özelliklerin tekniğin bilinen durumunda yer almaması ve buluşa somut bir teknik katkı sağlaması, hukuken yeniliklerinin olduğunun göstergesidir. Son olarak belirtmek gerekir ki, faydalı modeller sadece yenilik sağlayan hususlarda koruma getirirler ve koruma sağlanması için basit bir teknik etkinin varlığı dahi yeterlidir. Ancak yine 02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı faydalı modeli tescil edilse dahi, bu faydalı modele göre yapılacak bir üretimin davacının faydalı modeline tecavüzü ve bağımlılığı devam etmektedir. Sanayiye Uygulanabilirlik (KHK 10 ve 154): ○ İstem (3) ve (4), yol bariyeri sisteminin fiziksel/mekanik bileşenlerinin (pistonlar ve hareketli miller) sayısını tanımlamaktadır. Bu bileşenler, ilgili sektörde üretilebilir ve/veya kullanılabilir niteliktedir. ○ Bu istemler, buluş konusu ürünün fiziki yapısına ilişkin olduğu için, sanayiye uygulanabilirlik koşulunu taşımaktadırlar. Neticede, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamından; Davalı şirket eylemlerinin davacının patent başvurusuna tecavüz oluşturup oluşturmadığının kesin olarak tespiti için davalı ürünlerinin görsellerine ve/veya ürünlerin bizzat kendisine ihtiyaç duyulduğu, eldeki belge ve dokümanlar doğrultusunda davalı ürününün davacı patenti kapsamında kalıp kalmadığının tespitinin yapılamayacağı bu nedenlerle; tecavüz iddiaları yönünden menfi yada müspet bir sonuca ulaşılamayacağı, dolayısıyla davacının tecavüz iddialarının kanıtlanamadığı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, dava konusu .... sayılı faydalı model belgesinin (3) ve (4) numaralı istemlerinin, mülga 551 sayılı KHK'nın ilgili hükümleri (özellikle 154, 155 ve 156. maddeleri) çerçevesinde bilirkişi heyeti incelenmesi sonucunda: 1. (3) ve (4) numaralı istemlerin, faydalı model korumasının istisnaları arasında sayılan usul, kimyasal madde veya KHK'nın 6. maddesinde belirtilen diğer istisnalar kapsamında yer almadığının tespit edildiği, (3) ve (4) numaralı istemlerin, daha önceki kararda belirtildiği üzere, yenilik şartını taşıdığı, (3) ve (4) numaralı istemlerin, teknik bir ürüne ait yapısal bileşenleri tanımlaması sebebiyle, sanayiye uygulanabilirlik şartını taşıdığı, Bu itibarla, dava konusu.... sayılı faydalı model belgesinin yeni olduğu, belirtilen (3) ve (4) numaralı istemlerinin 551 sayılı KHK'nın 5 ila 7. maddeleri kapsamında faydalı model korumasından yararlanabileceği, Davalıya ait.... sayılı faydalı modelin 3 ve 4. İstemlerinin yeni olduğu hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, sair istemlerin(1, 2, 5, 6, 7, 8, 9, 10) yenilik vasfını taşımadığı ve hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda tecavüz nedeniyle açılan davanın reddine, hükümsüzlük nedeniyle açılan davanın kısmen kabulüne, davalı kuruma karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : 1-Tecavüz Nedeniyle Açılan Davanın Reddine, Davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 2-Hükümsüzlük Nedeniyle Açılan Davanın Kısmen Kabulüne, Davaya konu davalıya ait .... sayılı faydalı modelin 1,2,5,6,7,8,9 ve 10 sayılı istemler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen ....’e gönderilmesine, Davanın kısmen reddolunması, davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması, davalı şirket kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 3-Davalı .... kurumu hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Davalı kurum kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 35,90.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 696,1.-TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına,
Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 35,90.-TL ilâm harcının tamamının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davanın kabul red oranının takdiren %50 olarak belirlenmesine, Davacının yapmış olduğu 11.705,25.-TL yargılama giderlerinin %50'sinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davalı şirketin yapmış olduğu 100,00.-TL yargılama giderinin %50'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, Davalı kurumuş yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2026
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır