Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1081 E. 2026/874 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1081
Karar No
2026/874
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1081 - 2026/874 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2024/1081 KARAR NO : 2026/874

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2023 NUMARASI : 2022/630 Esas - 2023/375 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; dava dışı takip alacaklısı ... Ltd. Şti. ve davalı takip borçlusu ... tacir olduğunu, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ... Ltd.Şti. tarafından icra takibinin dayanağı faturaları düzenlenerek ...'a tebliğ edildiğini, TTK 21. maddesi uyarınca 8 günlük yasal süre içeresinde faturalara itiraz edilmediğini, Fatura muhteviyatı ...'ın ticari defterlerine kaydolduğunu, Dava/takip konusu faturaların davalı ... defterlerine kaydedilmiş olmasının zorunlu olduğunu, yargılama aşamasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde iddialarının doğrulanacağını, davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında Ankara 66.Noterliği'nin 30.11.2021 tarihli, 39788 yevmiye nolu Alacağın Devri" sözleşmesi ile devir eden dava dışı ... Ltd. Şti. Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16196 E. sayılı dosyası kapsamında davalı ...'dan olan alacaklarını davacı ... A.Ş.ye devrettiğini, alacağın temlik edildiği Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün dava konusu 2021/16196 sayılı dosyasına bildirildiğini, temlik beyanına/alacağın devri sözleşmesine uygun olarak İİK 39.maddesi uyarınca alacaklı tarafın değiştirilmesine yeni alacaklı bilgisine havi ödeme emri davalı takip borçlusuna tebliğ edildiğini, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edildiğini, ekte sunulan faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, fatura içeriğine TTK 21 .maddesi uyarınca 8 günlük yasal süre içeresinde davalı tarafından itiraz edilmediğini, davalı tarafın ve dava dışı temlik eden ... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi halinde iddialarının ispat olunacağını, takip konusu meblağ fatura alacağı olması nedeniyle davalı tarafça rakamsal olarak bilinmediğini, aynı zamanda likit bir alacak olduğunu belirterek, davanın kabulüne, davalı borçlunun Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16196 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin temlik eden şirket ve temlik alan davacı ile tacir sıfatıyla ilişkisinin olmadığını, huzurdaki davaya bakmakta mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin ya Asliye Hukuk ya da Tüketici mahkemesi olması gerektiğini, temlik eden ... Limited Şirketi'nin kötü niyetli olarak kendi kendine fatura düzenlediğini, dava konusu faturalar ve irsaliyelerin müvekkiline tebliğ edilmediği gibi taraflar arasında fatura ve irsaliye içeriği ile ilgili ticari ilişkinin de olmadığını, davacının, takip ve dava konusu faturaların içeriği malların teslim edildiğini, hizmetlerin verildiği hususlarının davalının imzasını havi irsaliye ya da benzeri bir belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava; davacının alacağın devri sözleşmesi ile alacağının devraldığı dava dışı ... ... Ltd Şti ile davalı arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiye alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiş, göreve itiraz edilmiş; davalı ile dava dışı ... ... Ltd Şti arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap bakiye alacağına ilişkin takip başlatıldığı, tacirler arasındaki ticari ilişki kapsamındaki alacağa ilişkin mahkememizin görevli olduğu sabit olup, görev itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; mahkememizin görevli olup olmadığı, davalının alacağını devreden dava dışı ... ... Ltd Şti'ye takibe dayanak cari hesap bakiye borcunun bulunup bulunmadığı, borcu varsa miktarı, dava dışı ... ... Ltd Şti'nin takibe konu cari hesaba dayanak faturalar nedeniyle edimini yerine getirip getirmediği, davalının itirazında haklı olup olmadığı, davacının alacağının oluşup oluşmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/16196 Esas Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının dosyamız dava dışı takip alacaklısı ... Ltd. Şti., borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, alacaklı tarafından 141.600,66 TL cari hesap ekstresindin kaynaklı alacağının tahsili için genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 08/02/2022 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili tarafından 08/02/2022 tarihinde borca itiraz ediliği, borca itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından davaya konu alacağın dava dışı ... ... Ltd Şti'den müvekkiline devrine ilişkin Ankara 66. Noterliğinin 30/11/2021 tarih ve 39788 yevmiye nolu "Alacağın Devri" sözleşmesinin, faturaların, muvain defter kayıtlarının suretleri dosyaya delil olarak sunulmuştur. Davalı vekiline müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarını sunması hususunda yaılan ihtara rağmen defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Davacı tarafın ve dava dışı alacağının devreden ... ... Ltd Şti'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişi ... 27/03/2023 tarihli raporunda; Davacı ve dava dışı şirketin yasal defter kayıtlarında dava/takip tarihi itibariyle davacı şirketin dava dışı şirketten 677.269,85 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasında 1,74 TL fark bulunduğu, davacı ve dava dışı şirketin BA/BS bildirimlerinde fatura adet ve tutar olarak birbirilerini doğruladığı, ilgili Vergi Daireleri tarafından dosyaya sunulan yazı ekinde görüldüğü, davalı ...'ın ticari defterlerinin ibraz edilmediği, inceleme taleplerinin olmadığı ve tarafımca davalı vekili ile yapılan telefon görüşmesinde ticari defterlerinin olmadığı bilgisi edinildiğinden, inceleme yapılamadığı, T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Doğanbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen, ” 13.10.2022 tarihli yazısında: Mükellefin (Davalının) 13.12.2017 tarihi itibariyle faal olduğu, gelir unsurunun ticari kazanç ve vergilendirmeye tabi olduğu, 01-12/2021 dönemi Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin Bilanço Usulüne tabi olarak verildiği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176, 177 ve 178. Maddeleri kapsamında 1. Sınıf Tüccar kapsamına dahil olduğu e-vdb ve tarh dosyası tetkikinden anlaşıldığı, ” 26.01.2023 tarihli yazı ekinde sunulan: 554002306 Vergi Nollu 279141172968 TC. Nou ...'a ait 2019 ve 2020 yılları Dönem İçinden Mal ve Hizmet Satın Alınan (Ba) / Satısı Yapılan (Bs) Kişilere İlişkin bildirimlerin boş olduğu, Ankara Ticaret Odası'nın 10.10.2022 tarihli cevap yazısında, ...'ın Müdürlüklerinin sicilinde kayıtlı mevcut 4 adet şirketin âktif olduğu, dosya kapsamında incelemeler yapılmış olup, dava konusu TNE202000000004 no.lu faturanın e- arşiv fatura olduğu ve dava dışı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğunun görüldüğü, diğer taraftan salt olarak faturanın dava dışı şirketin yasal defter kayıtlarında yer alması alacağın varlığına delil teşkil etmemekte olduğu, fatura içeriği emtia/hizmetin alıcıya uygun tesliminin de gerektiği, bu cihetle ispat külfetinin faturayı düzenleyene ait olduğu, fatura içeriği emtianın davalıya tesliminin ispatı durumunda dava dışı ... Tic. ve Ltd. Şti.'nin davalı ...'dan 141.600,66 TL alacaklı olacağı, dava dışı şirketin 141.600,66 TL alacağı, dava dışı şirket ile davacı arasında yapılan T.C. Ankara 69. Noterliği 30.11.2021 tarih 39788 yev. no.lu Alacağın Devri'nden dolayı, davacı ...Tic. A. Ş.'nin alacağı olacağı mütala edilmiştir. Toplanan delillere, davacı yanın ve dava dışı alacağını devreden ... ... Ltd Şti'nin ticari defter ve kayıtları, takibe konu faturalara ve BA-BS formlarına göre; HMK'nun 222/3. Maddesinde yer alan; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." hükmü uyarınca davacının ve dava dışı ... ... Ltd Şti'nin defterleri, davalının çıkartılan muhtıraya ve davalı vekili tarafından defterlerinin incelenmesi talep edilmiş olmasına rağmen davalının defterlerinin yer ve ilgilisini bildirmediği, defterleri ibraz etmemiş olması nedeniyle davacının ve dava dışı ... ... Ltd Şti'nin defterleri lehine delil olarak kabul edilmiş olup, davalı ile dava dışı ... ... Ltd Şti' arasında ticari satım ilişkisi sabit olup davacının ve dava dışı ... ... Ltd Şti'nin ticari defter ve kayıtları ile defterlerinde kayıtlı olduğu üzere davalıdan 26.826,57 TL alacaklı olduğundan, davacı alacağının bu kısmı yönünden alacağının tahsilini talep edebilir. Davalı tarafından icra takibine takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de, yargılama aşamasında buna ilişkin hiçbir delil sunmadığı gibi, davacının toplam 26.826,57 TL alacaklı olduğu, alınan bilirkişi raporu, davacı vekilinin sunmuş olduğu alacağa dair fatura suretleri ve tarafların ilgili döneme ilişkin BA-BS formları ile doğrulandığı" gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalının Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/16196 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 141.600,66 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden takibin devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olmak üzere 28.320,13 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, müvekkiline ticari defterlerini ibraz etmesi için usulüne uygun bir muhtıra çıkarılmadığını, yargılamanın hiç bir aşamasında müvekkilince de ticari defterlerin incelenmesinin mahkemeden talep edilmediğini, yine müvekkiline ait BA - BS formlarında davacının alacağının varlığını gösterir bir bilginin bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın delil listesinde müvekkili şirketin ticari defterlerine dayanmadığını, müvekkilinin ticari defterlerini ibraz etmemesinin, davacı tarafın iddialarını ve defterlerindeki kayıtları kabul ettiği anlamına gelmediğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, taraflar arasında hangi faiz türünün uygulanacağı konusunda bir anlaşma bulunmadığını, TBK, TTK, ve yerleşik içtihatlarda "Merkez Bankası ve bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz" şeklinde bir faiz türünün de bulunmadığını, davacının dava konusu takipte ancak yasal faiz talep edebileceğini, yine yargılamayı gerektiren bir alacak için inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı temlik alan, davalı iş sahibi, ... Ltd. Şti. temlik eden ve yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Temlik alan davacı şirket, temlik eden ... Ltd. Şti.'nin davalıya elektrik malzemeleri satışı ve montaj işleri yaptığını, davalının iş bedelini ödemediğini, söz konusu sözleşmeden kaynaklanan alacakların davacı şirkete devredildiğini, icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, davalı taraf, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 1-Taraflar arasındaki ticari ilişki eser sözleşmesi kapsamındadır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. Davacı, cari hesap ve faturaya dayanarak alacak talep etmektedir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla ilgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK 222/2) Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 16/06/2026 2025/6519 Esas - 2026/3619 Karar sayılı bir kararında; "İlk Derece Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarına göre alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalıların ibraz etmemeleri nedeniyle ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. Mahkemece davalılar vekilinin de hazır bulunduğu 29.05.2018 tarihli celsede "Her iki tarafın 2016-2017 yıllarına ait tüm ticari defterlerini ve davacının muavin kayıtlarını inceleme gün ve saati olarak belirlenen günde mahkeme kaleminde hazır bulundurmalarına, hazır edilmediği takdirde ibrazdan ve inceleme talebinden vazgeçmiş sayılacaklarına" dair ara karar kurulmuş, davalılar vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar sadece davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defterler incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde davalı taraflara ait ticari defterlerin de incelenmesi için 29.05.2018 tarihli celsede ara karar kurulduğu, ara kararda davalılar vekili tarafından ticari defter ve kayıtların ibraz edilmesinin belirtildiği, ancak bilirkişi tarafından hazırlanan 16.07.2018 tarihli raporda, davalıların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi nedeniyle inceleme yapılamadığının belirtildiği, Mahkemece davalı tarafa yapılan ihtarın HMK'nın 220. maddesine uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığı gibi, diğer yandan, ticari defterleri sunma hususunda vekile süre verilmesinden sonra, davalı şirketlere ihtarat yapılmamış olması da yerinde değildir. O halde, mahkemece, davalı şirketlerin merkez adreslerine ticari defter ve kayıtların ibrazı hususunda HMK'nın 222/3 hükmü uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş ve uyuşmazlık dönemine ait (2015-2016-2017 yılları) ticari defterlerini ibraz etmeleri, etmedikleri takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ve duruma göre belgenin içeriği hakkında davacının beyanının kabul edilebileceği ihtarını içeren kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bu şekilde bildirilerek ihtar edilmesi, ticari defter ve kayıtların sunulamayacak olması ve bulunduğu yerin bildirilmesi halinde ise, gerekirse bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle ticari defter ve kayıtların bu şekilde incelenmesi ve davacı ticari defterleri ile takip dayanağının açık hesap alacağından kaynaklandığı da nazara alınarak takip tarihi itibariyle alacağın varlığı ve miktarının denetime elverişli şekilde tespiti hususunda yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken usule uygun olmayan şekilde verilen ihtar neticesinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir." içtihadında bulunulmuştur. Mahkemece yargılama aşamasında taraf vekillerine ticari defterlerini ibraz etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı temlik alan ve temlik eden şirketin ticari defterlerini ibraz etmesi üzerine davacı taraf ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı ticari defterlerinin davacı iddiasını ispatladığı, davalının form Ba bildirimi ile takip dayanağı faturayı vergi dairesi müdürlüğüne bildirdiği gerekçeleri ile davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki mahkeme gerekçesinin aksine takip dayanağı fatura davalı tarafça form Ba bildirimi ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirilmemiştir. Diğer yandan her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporuna beyanlarını sunduğu 04/04/2023 tarihli dilekçesinde, müvekkilinin ticari defteri olmadığını beyan ettiğini mahkemeye bildirmiş ise de, Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre davalı asılın bilanço esasına göre ticari defter tutan birinci sınıf tacir olduğu görülmektedir. Ayrıca mahkemece ticari defter ibrazı konusundaki ön inceleme duruşmasının 3 nolu ara kararının usulüne uygun olarak düzenlenmediği, TTK 222/3 maddesine uygun ihtaratın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece yukarıdaki paragrafta bahsedilen Yargıtay içtihadı doğrultusunda ve TTK'nın 222/3 maddesi uyarınca davalı vekiline müvekkilinin uyuşmazlığa konu 2019 ve 2020 yılı ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi için uygun bir kesin süre verilmeli, Öngörülen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmedikleri takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ve duruma göre belgenin içeriği hakkında davacının beyanının kabul edilebileceği ihtar edilmelidir. Ayrıca ticari defterleri sunma hususunda vekile süre verilmesinden sonra, davalı şahsa da bahse konu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunması yönünde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi de gereklidir. Bu nedenlerle Mahkemece HMK.'nın 222. maddesine aykırı olarak eksik inceleme ve araştırma yolu ile karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/630 Esas, 2023/375 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1081, K. 2026/874, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1081-e-2026-874-k-7e158210baae