Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1984 E. 2026/1269 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1984
- Karar No
- 2026/1269
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1984
KARAR NO:2026/1269
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:28.04.2022
NUMARASI:2020/326 Esas - 2022/292 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iç piyasada tüketilen çayların satış ve ithalatını yaptığını, davalının ise ... adı ile bilinen perakende mağazaları işlettiğini, davalının müvekkilinden çay tedariki istemesi nedeniyle taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile müvekkilinden ürün numuneleri istendiğini, numunelerin tesliminden sonra ürünlerin uygun bulunarak partiler halinde talep edilerek davalının Türkiye genelindeki mağazalarında satışa sunulduğunu, ancak davalının sözleşmede belirlenen ödeme vadesine iki gün kala satılan malların ayıplı olduğu iddiası ile sözleşme hükümlerine aykırı şekilde satılan emtiayı iade etmek istediğini, oysa müvekkilinin sattığı emtianın ayıplı olmadığını, tarafların yetkililerinin 14.11.2018 tarihinde toplantı yaptıklarını ve davalının seçmesi için onlarca çay örneği sunulduğunu, davacıya ait İstikan markalı çaylardan iki çay ürününün 500 gramı 31,25 TL olmak üzere kaliteli ... çayları alındığını, davalının kendisine ait ... marka kutunun içine koyulacak çay için ise fiyatı ucuz olan çay örneklerinin gösterilmesinin istendiğini, ithal çay ve ...çayın karışımı olan "..." poşetinin içinde çay örneğinin gösterildiği, ithal çay ve ...çay karışımı olduğu için davalının bu örnekten istemediğini, bu örneğin bir üst kalitesi olarak "..." çayının gösterildiğini ve 500 gram fiyatı 20,25 TL olduğu için uygun görerek satın aldığını, ... kutusunun içindeki çayın dünyada çay yetişen farklı ülkelerden ithal edildiğini, en ucuz çay sınıfı olduğunu, çay yetişen ülkelerden hangisinde fiyat ucuz ise o ülkeden ithal edildiğini, bu hususun davalıya 14.11.2018 tarihli toplantıda beyan ettiğini, her telefon görüşmelerinde beyan ettiğinin altını çizdiğini, 26.11.2018 saat 17:59 tarihli mailde yazılı olarak bildirdiğini, davalının bilerek ve isteyerek ucuz çayı satın aldığını, satın aldığı çayı, üretim aşamasında ... kutusunun içine koyması için satıcı firma İstikan firması ile anlaşarak satın almaya uygun gördüğünü, ''Kaliteli ve ... çayı olmayan'' fiyatı 20,25 TL'den satın aldığı ucuz çayı koymasını, ... kutusunun üzerinde ise kaliteli çay olan 'fiyatı 40 TL olan çaymış gibi % 100 ... Çayı ve ... çay olduğunun yazılmasını istediğini, bu isteğinin tüketiciyi kandırma anlamına geldiğini ve mevzuata aykırı olduğu için kabul edilmediğini, bu sebeple satıcının ... üretim sürecini 26.11.2018 tarihinde durdurduğunu, davalı ile telefonla görüşüldüğünü ve üretilecek ... kutusu üzerinde 'mevzuata aykırı tüketiciyi kandıran ibareler olursa kabul etmeyeceğini, bu hususta yazılı onay vermesi gerekeceğinin bildirildiğini, ayrıca 26.11.2018 tarihinde bu hususu mail ile bildirdiğini, davalıya kalite fiyat ve mevzuat hususunda yapılan uyarılar üzerine 28.11.2018 tarihinde karışıklıkları önlemek için yeni örnek ürünleri istediğini, devamında WhatsApp üzerinden 29.11.2018 tarihinde yeni örnek ürünün tekrar istendiğini, davalıya 30.11.2018 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesi ile yeni örnek ürünün kargo ile gönderildiğini ve 04.12.2018 tarihinde teslim alındığını, sevk irsaliyesinin açıklama kısmında bir koli ... 500 Gram çay yazılı olduğu ve numunenin bedelsiz gönderildiği, örnek ürün numunesinin ''Parti Numarası ...'' olduğunun yazıldığını, davalının örnek ürünü aldıktan sonra 21.12.2018 günü davacıyı telefonla arayarak, örnek ürün ... Çay elinde iken mevzuat ve menşe kalite fiyat hususunda her türlü soruyu sorduğunu, örnek ürün ... çayı kabul ettiğini, davalıya ait olan ... kutunun içine koyulacak çay örneğinin ... Çay kutusunun içindeki çayın örnek ürün olduğunu, bu çayın dünyada çay yetişen farklı ülkelerden ve hangi ülkede ucuz ise o ülkeden ithal edildiğin, ucuz çay sınıfı olduğu bilgisinin tekrar verildiğini, ... çay örneği gibi olacağı hususunda mutabık kalındığını, davalının, üretilmesi istenen ... kutularının üzerinde tüketiciyi kandıracak yazıların olamayacağını mevzuata uyacağına dair yazılı onay vereceğini beyan ettiğini, davalının 25.11.2018 günülü mailinde, telefonda ilettiği gibi, ... Çay Tebliği ve Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine göre doğru olan şekilde ilerleyeceğine dair yazılı onay verdiğini, davacının ... üretim sürecini 25.12.2018 tarihinde tekrar başlattığını, sözleşme ve mevzuata uygun ambalaj tasarımı yaptırdığını, ... kutusunun içindeki çay özelliğini ... kutularının üzerine yazdırdığını bu hususta tekrar davalıdan onay alındığını, örnek ürüne uygun çay ithalatının yapılarak paketlendiğini, ticari örf ve adete mutabık kalınan hususlara uygun şekilde 13.03.2019 ile 16.03.2019 tarih aralığında davalının depolarına teslim edildiğini, davalının itiraz etmeden faturaları işleme aldığını, teslim aldığı tüm ürünleri sattığını ve kendilerine borçlu olduğunu, davalının sözleşmedeki ödeme vadesi olan 07.05.2019 tarihinde muaccel hale gelen borcunu ödemediğini, ödeme tarihinin iki gün öncesinden hileli işlemler yaptığını, satın alıp mağazalarına sevk etmiş olduğu ürünleri sanki davacıya iade etmiş ve teslim etmiş gibi mevzuata ve sözleşmeye aykırı ürün iade ve ceza faturaları düzenlediğini, davalının sözleşme ve mevzuata aykırı düzenlediği faturaları davacıdan işleme almasını ve tekrar davalının kendisine fatura etmesi karşılığında yeni vadeye göre ödeme yapacağına dair yazılı talepte bulunduğunu, davalının usulsüz işlemlerine karşı davacının, Silivri .... Noterliğinin 09.05.2019 tarihli ihtarı ile davalının düzenlediği iade ve ceza faturalarının işleme alınmayacağını, aldığı çay ürünlerinin karşılığı olan borcunu ödemesini, ödemenin yapılmaması durumunda sözleşmenin iptali ve yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, davalının İstanbul ...Noterliğinin 22.05.2019 tarihli ihtarı ile ... marka çayla ilgili müşterilerden gelen ciddi şikayetler dikkate alınarak yapılan incelemede müşterinin şikayetinde haklı olduğu, muhatap ... marka ürünü bir yana, daha üst kalite olacağı belirtilen ... marka çayından dahi daha düşük kalitede olduğu, vaat edilenden farklı olduğu, borcunun olmadığı ve alacaklı olunduğu belirterek düzenlenen faturalarının işleme alınmasının istediğini, davalının ilk ayıp iddiasını 10.04.2019 tarihli mail ile bildirdiğini, davalının cevaben gönderdiği İstanbul .... Noterliğinin 22.05.2019 tarihli ihtarında ayıp iddiasında bulunduğunu, 10.04.2019 ile 22.05.2019 tarihleri arasında 42 gün fark olduğunu, TTK'nın 18/3.maddesi gereğince süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığını, TBK'nın 223.maddesinde süresinde ayıp ihbarında bulunmamanın sonuçlarının düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında ... markalı çay satımı konusunda sözleşme yapıldığını, satın alınan ... markalı ithal çay ürününün nitelikleri ile ilgili olarak, davacının kendisine ait ''... ...'' yazılı ambalajda yer alan ürün numunesine ve ölçü olarak verdiği rakip ürün örneği olan ... mağazalarının ''... ...'' çaya kıyasen daha üst kategoride olacağını taahhüt ettiğini, davalının ucuz ve ithal çay olması şartı ile dünyanın neresinden olursa olsun ucuz çay getirmesini talep ettiği iddiasının doğru olmadığını, bu iddianın (... marka çayı ile aynı kalitede, ... Marka çaydan bir üst kalitede) varılan mutabakatla çeliştiğini, satın alınması düşünülen çayın piyasalarda tüketiciler tarafından ithal ya da kaçak çay olarak bilinen renk koku ve tat olarak normal tüketicilerin dışında özel nitelikli çay tiryakisi olarak tabir edilen kişiler ya da doğu illerinde yaşayan halkın tükettiği özel nitelikli bir çay olduğunu, bu çayın kokusu ve tadı dışında renginin de standart Türk çayına göre daha koyu ve keskin olduğunu, davacının ... markasının "..." marka çaydan en az bir üst kalite olduğu yönünde beyan ettiğini örnek ürünün "... marka ..." kutu içindeki çaydan anlaşıldığını, davacının 28.11.2018 günü saat 7:02 tarihli "... ürün numunesi'' konulu e-mailinde de ''...’nin bir üst kalitesi değil ... çayın bir üst kalitesi olarak ...’yi önerdim'' açıklaması ile bir kez daha doğrulandığını, ... marka çayla ilgili müşterilerden gelen ve dozu oldukça ağır içeriğe sahip şikayetler dikkate alınarak yapılan incelemede müşterinin şikayetinde haklı olduğunu, ... çayların taahhüt edilen (... bir üst kalitesinde, ... ile aynı) kalite olmadığını, ... markasının daha önce davalının mağazalarında satılan "..." markası kadar satılmadığını, satışının az olması ürünün vaad edilen üründen farklı olduğunun ispatladığını, tüm bu süreçlerin sonunda gıda mühendisi ve kimyagere analiz yaptırıldığını, ... çayın ithal çay karakteristik özelliklerini taşımadığı ve içiminin kötü olduğununun ifade edildiğini, davacının sevk ettiği ürünlerin vaad edilen örnek ürün (... bir üst kalitesinde, ... ile aynı) olmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine sözleşme gereği ürün iade, ceza ve kâr kaybı faturaları düzenlendiğini, davalının iyi niyetli olarak sorunun çözümü için öneri sunmasına rağmen, davacının sorumluluk üstlenmeyerek Silivri ... Noterliğinin 09.05.2019 tarihli ihtarı ile iade ve ceza faturalarının işleme alınmayacağını beyan ettiğini, İstanbul ... Noterliğinin 22.05.2019 tarihli cevabi ihtarı ile davacının ayıplı ürün sattığı, sevk edilen "..." ürünlerin vaad edilenden farklı olduğu, muhatap ... marka ürünün daha üst kalitede olacağı belirtilen ... marka çayından dahi daha düşük kalitede olduğu ile iade ve ceza faturalarının işleme alınmasının istenildiğini, davacının, telefon görüşmelerini davalının iznini almadan kaydederek hukuka aykırı delil oluşturduğunu, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde "..." marka çay ile referans alınan "..." marka ve "..." marka çaylar üzerinde kimyasal ve duyusal analizler yaptırıldığını, raporda duyusal değerlendirme sonuç kısmında, ... marka çayın ... ve ... marka çaylara göre daha farklı bir duyusal profile sahip olduğunun tespit edildiğini, davacıya sözleşme gereği ayıplı ürünlerle ilgili iade faturaları, ceza faturaları ve kâr kaybı faturaları düzenlendiğini, müvekkilinin borçlu olduğunun iddia edilmesine rağmen ticari kayıtlara göre borç bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, sözleşme konusu örnek üzerine satış olduğu ve satılanın örnek ürüne uygun olup olmadığı ve ticari ilişkide taraflardan hangisinin alacaklı olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında örnek üzerine çay satışı konusunda bir çok görüşme yapıldığı, farklı iletişim araçları üzerinden defalarca yazışma ve görüşme yapıldığı görülmektedir. Taraflarca dosyaya sunulan yazışmalar ve telefon görüşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki toplantıda konuşulan ... markasının yerli ...çayıyla karışık bir ... markası olduğu, karışık çay olduğu için davalının bunu istemediği, ... Mağazalarında satılan ... ... çayı ile aynı olmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme konusu örnek ürünün ... çay kutusunun içindeki çay olduğu, bu çayın dünyada çayın yetiştiği farklı ülkelerden ithal edilen ucuz çay sınıfında olduğu, çay yetişen ülkelerden hangisinde fiyat ucuz ise o ülkeden ithal edildiği ve edileceği bilgisini davacının davalıya 14/11/2018 tarihli toplantıda beyan ettiği, her telefon görüşmesinde de bu beyanını tekrar ettiği, aynı şekilde 26/11/2018 tarihi saat 17:59'da davalıya gönderdiği emailde de yazılı olarak bildirdiği görülmektedir. Buna göre davalının bilerek farklı menşeli ülkelerden ithal edilen ve edilecek olan ucuz çay kalitesinde olan ... çay örneğini tercih ederek satın aldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, taraflar arasında 22/11/2018 tarihli Ürün Alım Sözlemesi imzalandığı, Sözleşmenin 2. maddesi SİPARİŞ ÖZELLİKLERİ kısmında, Sözleşme konusu ürün ile ilgili kısımların boş bırakılmış olduğu, sadece sipariş edilecek ürün ile ilgili bilgilerin bildirileceğinin yazıldığı, Adet/birim fiyatının: 20,25 TL/Adet + KDV yazıldığını, NUMUNE: Sipariş öncesinde anlaşması yapılan ürünlerin siparişlerinin verilebilmesi için ...'in Merkezi Satın Almasına ve ilgili Bölge Deposuna yeterli miktarda kolili şekliyle bedelsiz ürün numunelerinin gönderilmesinin şart olduğunun yazıldığı, tarafların örnek ürünler üzerine muhtelif tarihlerde mail ve telefon üzerinden görüşme ve yazışmalar yaptığı, neticesinde Nihai Örnek ürün olarak Sözleşmenin 2. maddesine uygun şekilde davalı ... A.Ş'nin Genel Müdürlüğü'nün adresine, davacının 30/11/2018 tarihli ve ... Seri numaralı Sevk İrsaliyesi ile 1 koli ... Çayı ...Kargo ile göndermiş ve teslim etmiş olduğu, ilgili sevk irsaliyesinin üzerinde bir koli numune olarak bedelsiz gönderildiğinin ve numune parti numarası ... yazılı olduğunun görüldüğü, davalıya sevk irsaliyesi ile sözleşmenin konusu örnek ürünün gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacının VUK ve ilgili diğer mevzuat gereğince usulüne uygun şeklide sözleşme konusu örnek ürün için bedelsiz sevk irsaliyesi düzenlediği, ürünleri davalıya teslim ettiği anlaşılmaktadır. Davalının ilgili sevk irsaliyesinin içeriğindeki öneriye TTK'nın 21/2 maddesinde öngörülen sekiz gün içinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş olduğu ortadadır. Bu nedenle davalının "...’nin bir üst kalitesi değil ... çayın bir üst kalitesi olarak ...’yi önerdim'' açıklaması ile ... markası olan ... çayın bir üst kalitesi olarak ...'i önerdiği şeklindeki savunmasına itibar edilmemiştir. Örnek üzerine satış 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 247. maddesinde; satılanın örnek ürün ile aynı olmadığı iddiasının ispat yükünün kime düştüğü hususu ise aynı Kanunun 248. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; 'Örnek üzerine satışta kendisine örnek verilen taraf, elindeki örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ispat yükü altında olmayıp, örneğin biçimi değişmiş olsa bile, bu değişiklik gözden geçirmenin zorunlu bir sonucu ise, alıcının iddiası doğru sayılır. Ancak, karşı tarafın her hâlde bunun aksini ispat hakkı vardır. Örnek, alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuşsa, kusuru olmasa bile, satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükü alıcıya düşer.' Bu hüküm gereğince, sözleşme konusu örnek ürünün davalının elinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda ispat yükünün davalıya düştüğü ortadadır. Davalının iddiası yönünde örnek üzerine satışta davalının elindeki kendisine 30/11/2018 tarihli ve ... Seri numaralı sevk irsaliyesi ile bırakılan 'numune parti numarası ... olan ...' çay kutusunun içindeki ... çay ile kendisine 'SATILANIN' satın aldığı mağazalarında satışa sunduğu '... ...' çay ürünlerin aynı olmadığını iddia ettiğine göre davalının elinde olan örnek ürün ... çayları ile davalının mağazalarında satışa sunulan ... ... çayları ile aynı olup olmadığı hususunda inceleme yapılması gerekmektedir. Davalının elindeki örnek ürün ile kendisine satılanın aynı olup olmadığının tespiti için Mahkememizin 27/09/2021 tarihli 4 numaralı ara kararı ile davalı tarafa, dosyaya sundukları 12/07/2021 tarihli, çayların nerede olduğuna ilişkin beyan dilekçesinde bildirilen adreslerden, İstanbul adresli olan adreslerin her birinden birer paket uyuşmazlık konusu '... ... ... Çayı'; ve davacı taraftan numune olarak tedarik edildiği belirtilen '... Çayı' mahkememiz kalemine sunması için iki haftalık kesin süre verilmesine, eğer numune ... Çay ellerinde bulunmuyor ise buna ilişkin olarak beyanda bulunulması hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili 05/10/2021 tarihli dilekçesinde Mahkemenizin 27/09/2021 tarihli 4-numaralı ara kararına ilişkin Mahkemeniz kalemine 2 koli içinde çay numunelerini sunmuş olduğunu belirtmiştir. Bilirkişi heyeti üyeleri olan Yüksek Gıda Mühendisleri Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından kolilerin içi kontrol edildiğinde; içinde bir (1) adet ... ... Çayı 500 gramlık paket TETT:25/11/2021 ve Parti no:... olan Kutunun bütünlüğü bozulmuş kapağı açık ve kapalı olması gereken şeffaf iç poşetin mühürlü ağzı açık, 5 adet zımba ile kapatılmış şekilde kolinin içine bırakmış olduğu, kendisine satılanın '... ...' çay paketlerden 8 adet paket bırakmış olduğunu, davacının ... çayın bir üst kalitesini taahhüt etmiş iddiasına dayanarak 1 paket ... ... 500 gramlık '... kutulu' çayı ve dava dışı olduğu anlaşılan ... mağazalarının yeni satışa başladığı üründen ... ... '... kutulu' 400 gramlık çayından 4 paket bırakmış olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti üyelerinden Gıda Yüksek Mühendisi ..., 25/10/2021 havale tarihli dilekçesi ile; davaya konu şahit numune olan ... ... İthal ... Çayı'ndan ve ... ... 500 gramlık '... kutulu' çayından davalının 1'er paket sunmuş olduğu, analiz için en az 3 paket gerekli olduğu belirtilmiştir. Bilirkişinin bu talebi üzerine Mahkememizin 12/11/2021 tarihli ara kararı oluşturulmuş ve davalıya ara karar gereğinin yerine getirilmesi için 1 haftalık kesin süre verilmiştir. Davalı vekili 17/11/2021 havale tarihli beyanı ile, ... ... İthal ... Çay'dan ellerinde son 1 adet kalmış olduğunu ve elinde bulunan son 1 adet numuneyi de Mahkememiz kalemine 05/10/2021 tarihinde sunmuş olduğunu, elinde başkaca '... ... Çay' bulunmadığından dolayı Mahkememizin 12/11/2021 tarihli 2 numaralı ara kararı yerine getiremeyeceğini beyan etmiş, 3. maddede belirtilen '2 paket ... ... %100 ... Çayı' Mahkemeniz kalemine bırakmıştır. Davalının Mahkememiz kalemine bırakmış olduğu numuneleri almak üzere görevlendirilen bilirkişi heyetinden Gıda Yüksek Mühendisi ... tarafından davalının bıraktığı numuneler incelediğinde, davalının 05/10/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan kolilerin içine bıraktığı dava dışı olan 4 adet paket ... ... 400 gramlık '... Kutulu' çaydan 2 paket sunmuş olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Mahkememizce davalıya analiz için 2 paket ... ... %100 ... Çayı '... kutulu' çaydan sunması gerektiği bilgisi verilmiştir. Davalı 19/11/2021 tarihli dilekçesi ile; Mahkememizce sunulması gereken paketlerin 'eski kutu ...' olması gerektiği tarafına bildirildiği, tarafının sunduğu 'eski kutu ...' numune ... ... %100 ... Çay '... kutudan' ellerinde başka bulunmadığını, Mahkememiz huzuruna sunulan çay ... ... %100 ... Çay, '... kutulu' çayın daha önceden sunulduğu, ... ... %100 ... Çay '... kutu' numune çay ile aynı olduğu, üretici firmanın sadece ambalajda değişikliğe giderek '... kutuyu' '... kutu' olarak değiştirmiş olduğunu, laboratuvar incelemelerinde de söz konusu hususun tespiti sağlanacağını belirtmiştir. Mahkememizin kesin süreli ara kararlarına rağmen davalı taraf, mevzuata uygun analiz yapılması için her üründen 3'er paket mevzuata uygun paketleri sağlam bir şekilde sunamamıştır. Dosyaya sunulan örnekler kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü tarafından inceleme yapılarak rapor düzenlenmiş, ilgili raporda, (1) adet ... ... ... Çayı 500 gr. (Kutunun bütünlüğü bozulmuş kapağı açık ve kapalı olması gereken şeffaf iç poşetin mühürlü ağzı açık, 5 adet zımba ile kapatılmış şekilde - ... - Parti No :...) olan çay örneği ile (1 adet ... ... %100 ... Çayı 500 gr. '... kutulu' - Ü.T. 20.11.2019 - SKT: 20.11.2022 Parti No:...- kapağı açık şekilde, sadece iç poşeti kapalı ) çay örneğini ve (1 adet ... ... %100 ... 500 gr. Kutunun bütünlüğü bozulmuş kapağı açık şekilde, sadece iç poşeti kapalı ...- ... -Parti No:... ) numaralı ilgili çay örnek ürünlerinin analizi Türk Gıda Kodeksi Çay tebliğinin (tebliğ no: ...) ve Türk Gıda Kodeksi mikrobiyolojik kriterler tebliğininin (tebliğ no: ...) kapsamında Analizler yapılarak değerlendirme yapılmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürlüğünün ... ... ile ... numaralı Muayene ve Analiz Raporları Bilirkişi Heyetince incelenmiş, Türk Gıda Kodeksi numune alma Metot ve Mevzuatına göre Analiz için uygun olmamasına rağmen, Mahkememizin talebi üzerine yine de analizi yapılan ürünlerin paketlerinin, kutuların kapağı ve poşetlerin ağzı açık olması ve saklama koşulları bilinmediğinden dolayı rutubet/nem sonuçları aynı yükseklikte çıkmakla birlikte kurumadde analizi değerlendirilmemiş, diğer tüm Analiz sonuçları Türk Gıda Kodeksi Çay Tebliği (Tebliğ No: ...)'a göre değerlendirilmiş, Analizi yapılan üç ürünün davalıya satılanın ... ... çayı ile davalının kendisine sevk irsaliyesi bırakılan örnek üründen farklı bir parti numarası olan '... ... parti numarası ...' olan çay ile Dava dışı olan ... ... markalı çay ürünlerinin analiz rapor sonuçları Türk Gıda Kodeksi Çay Tebliğine uygun çıktığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında, davalının sunmuş olduğu örnek ürünlerin analizi yapılmış ise de, dava muhteviyatına sunulan belgelerden tespit edilen sözleşme konusu örnek üzerine satışta davalının elindeki örneğin sadece ... çay kutusu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalının elindeki örneği Mahkememize sunmadığı görülmektedir. Davalının kendisine 30/11/2018 tarihli ve ... Seri numaralı Sevk irsaliyesi ile bırakılan elindeki örnek ürün '...' çay paketlerden ile kendisine satılanın '... ...' çay paketlerden analiz raporu için gerekli olan her üründen (3) üçer paketin Mahkememiz kalemine bırakılması hususunda kesin süre verilmesine rağmen, davalı sadece bir (1) adet ... ... Çayı 500 gr. ... ve Parti numarası: ... olan Kutunun bütünlüğü bozulmuş ve kapalı olması gereken şeffaf iç poşetin mühürlü kısmı açık, 5 adet zımba ile kapatılmış şekilde Mahkememiz kalemine sunmuş olduğu görülmüştür. Davalının Mahkememize sunmuş olduğu ... çay örnek ürünün parti numarası ...'dir. Davalının elinde olan ... çay örnek ürünün parti numarası ise ...'dir. Türk Gıda Kodeksi Mevzuatı gereği her iki örneğin aynı örnek ürün olabilmesi için parti numaraları aynı olması gerekmektedir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 248. maddesi hükmüne göre elindeki örnek ürünün kendisine satılan ürünlerle aynı olmadığının iddiasının ispat yükü kendisine düşen davalının elindeki örnek ürünü sunmamakla kendisine düşen ispat yükünü yerine getirmemiş olduğu görülmektedir. Yine bilirkişi heyeti, tarafların dosyaya sunduğu ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının yasal evrakları üzerinde yapılan incelemede 03/05/2019 tarihi itibariyle davalının 2.449.576,08-TL borçlu olduğunu, davalının yasal evrakları üzerinde yapılan incelemede davacının cari hesabının eksi -332.980,02-TL ters bakiye vermiş olduğunu davalının davacıdan 332.980,02-TL alacaklı duruma geçmiş olduğunun görüldüğünü, davacının, davalının gerçek anlamda ürün iadesini yapmadığı, borcunu ödememek için davalının sadece ürün iade faturaları ve ceza faturaları düzenlenmiş olduğu, davacının bu iddiası yönünden davalının yasal evrakları üzerinde yapılan incelemede, davalının davacıya yönelik ürün iade ve ceza faturalarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunun Madde 231/5. (Değişik: 4/12/1985-3239/20 md.) Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği hükmüne aykırı şekilde düzenlenmiş olduğunu, gerçek anlamda ürün iadesinin ve ürün teslimatının yapılmadan faturalar düzenlemiş olduğundan, sonra kendi kayıtlarında 332.980,02-TL alacaklı duruma geçmiş olduğunun görüldüğünü, bu bağlamda dava muhteviyatına sunulan belgeler incelendiğinde, davalının da İstanbul ... Noterliği'nin 22/05/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter ihtarı ile cevap verdiğini, ihtarda davacının 10.156 koli her kolide 10 paket olmak üzere depolarına teslim ettiği ikrarının, davalının beyanlarında iade faturaları düzenlenen ürünlerinin davalının farklı depolarında olduğu beyanının, davalının davacıya gerçek anlamda fiilen ürün iadesi ve ürün teslimatı yapmamasına rağmen sadece iade ve ceza faturaları düzenlemiş olduğunun, buna karşın davacının kendisine düzenlenen ürün iade ve ceza faturalarına yasal süresi içerisinde Türk Ticaret Kanunu’nun 23’üncü maddesi ikinci bendinde öngörülen sürede Silivri ... Noterliği'nin 09/05/2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile ilgili faturaların işleme alınmayacağına dair noter ihtarı ile itiraz etmiş olmasının, davalının düzenlemiş olduğu faturaların davacının resmi kayıtlarında olmamasının ve buna karşın davacının düzenlediği faturaların davalının resmi kayıtlarında olmasının, davalının tek taraflı düzenlemiş olduğu kendi kayıtlarında görülen ürün iade faturaları ve ceza faturalarının toplam tutarları düşürüldüğünde davalının 2.449.576,08-TL borçlu olduğunun kendi yasal belgelerinden tespit edildiğini, davacının düzenlemiş olduğu tüm faturalarının davalının resmi kayıtlarında olduğunu, davalının 03/05//2019 tarihi itibariyle 2.449.576,08-TL davacıya borçlu olduğunu ve borcunun 03/05/2019 tarihinde muaccel hale geldiğinin görüldüğünü belirmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan bu tespit de Mahkememizce değerlendirilerek, davacının, davalıdan icra takibine konu miktar kadar alacaklı olduğu, davalının, davacıya borçlu olmasına rağmen, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiği sonucuna varılarak, açılan davanın..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 498.300,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Takipte asıl alacağa yıllık %9 oranında yasal faiz talep edildiğini, davalının takibe ve faize itiraz etmesi ile faiz talebinin etkisiz hale geldiğini, bu nedenle itirazın iptali davasında asıl alacağa temerrüt tarihi olan 09.05.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesinin istendiğini, ancak mahkemece sadece itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiğini, mahkeme gerekçesinde taraflar arasında 22.11.2018 tarihli ürün alım sözleşmesi olduğu, davalının satılan ürünlerin bedelini ödemeyerek 03.05.2019 tarihinde muaccel olması rağmen vadesinde ödemediği ve bu nedenle müvekkilinin keşide ettiği Silivri ... Noterliğinin 09.05.2019 tarihli ihtarı ile davanın temerrüde düştüğünün belirlendiğini, TTK'nın 1530/2.maddesi uyarınca takip konusu asıl alacağa 09.05.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece süresinde yapılan ayıp ihbarına ilişkin delillerin dikkate alınmadan karar verildiğini, davacının teslimini üstlendiği kaliteden daha düşük kaliteli çay teslim ettiğini, bu sözleşmede ürün kalitesinin sözleşmenin esas unsuru olduğunu, sunulan e posta yazışmalarından anlaşılacağı üzere müvekkiline "... çaydan en az bir kalite üstün nitelikte bir çay" teslimini taahhüt ettiğini, davacının bu taahhüdüne aykırı davranarak son derece kalitesiz ve yapılan laboratuvar analizlerinde taahhüt edilen çaydan çok daha alt nitelikte çay teslim ettiğinin belirlendiğini, malın kalitesindeki bu düşüklüğün gizli ayıp olması nedeniyle, TTK'nın 23. maddesi gereğince inceleme yapılarak süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, ortada olağan gözden geçirme ile anlaşılabilecek bir ayıp bulunmadığını, ilk anda ürünün belirtilen kalitede olmadığının anlaşılamayacağını, teslim edilen çayın ... çaydan daha kaliteli olup olmadığının gözle anlaşılamayacağını, bu nedenle ürünlerin laboratuvar incelemesine gönderildiğini, yapılan inceleme sonuçlarının da hızlı şekilde davacıya bildirildiğini, buna rağmen mahkemece TTK'nın 21. maddesine göre 8 günde teklife itiraz edilmeyerek kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ihbarın süresinde yapıldığına ilişkin tanıkların dinlenilmesi talep edilmiş ise de bu hususta tanıklar dinlenmeyerek savunma haklarının sınırlandırıldığını ve kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, Müvekkilinin elindeki örnek ürünün, kendisine satılan ürünlerle aynı olmadığı ispatlaması gerektiği ve bu ispatın yerine getirilmediğinin mahkemece kabul edildiğini, oysa uyuşmazlığın esasının teslim edilen çayların kalitesinin taahhüt edilen kalitede olup olmadığı noktasında toplandığını, davacının, müvekkiline, ... markası olan ... çaydan bir kalite üstün çay teslim etmeyi üstlendiğini, perakende sektöründe çok sayıda mağazasıyla büyük tüketici kitlesine ulaşan müvekkilinin rakiplerle rekabet edebilmek için, rakibinin çayından daha kaliteli çay temin etmesi için davacıyla anlaştığını, ancak davacının son derece kalitesiz, taahhüt edilen ürün kalitesinden daha düşük kalitede ürün temin ettiğini, bilirkişi raporunda da taahhüt edilen kalitede teslimat yapılmadığının kabul edildiğini, müvekkilinin elinde bulunan numuneleri mahkeme kalemine teslim ettiğini, buna rağmen müvekkilinin ispat yükünü yerine getirmediğinin kabul edildiğini, müvekkilinin 4 yıl boyunca numune saklama yükümlülüğü bulunmadığını, mahkemenin teslim edilen ürünü ... çay ile mukayese edilmesi gerekirken, hataya düşülerek teslim edilen numuneler üzerinde inceleme yapıldığını, bu hususta ... AŞ'ye yazılması talep edilen müzekkerenin yazılmadığını, Mahkeme kararının yeterli gerekçeyi taşımadığını, Anayasanın 141 ve HMK'nın 297.maddesinde düzenlenen şekilde gerekçeli karar yazılmayarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, somut bir gerekçe yazılmadığını, sunulan yazışmalar değerlendirilmeden davacının beyanları ile karar verildiğini, ayıbın niteliği hususunda bilirkişiden ek rapor alınmadan karar verildiğini, oysa bu ayıbın niteliği itibariyle gizli ayıp niteliğinde olduğunu, tüm aşamalarda belirtildiği üzere davaya konu ürünün "..." marka çay ürünü olduğunu, davacının satım sözleşmesi ile üründe bulunması gereken bazı nitelikleri taahhüt ettiklerini, ancak mutabık kalının üründen daha düşük kaliteli ürün teslim edildiğinin mail yazışmalarından anlaşılacağını, ürünün kalitesinin sözleşmenin esaslı unsuru olduğunu, sunulan elektronik postalarda teslim edilecek ürünlerin kalitesinin belirtildiğini, ancak bu kalitede ürün teslim edilmeyerek gizli ayıplı ürün teslim edildiğini, yazışmalar dikkate alınmadan karar verilmesinin sözleşme serbestiyetine aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu belirlenen bedel üzerinden ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, sunulan raporlarda belirtilen nitelikteki ürünün teslim edilmediğinin belirtilmesine ve taraflar arasında yapılan sözlü görüşmeler ile e posta yazışmalarında ... çaydan en az bir kalite üstün ürün teslim edileceğinin belirtilmesine rağmen daha düşük kaliteli ürün teslim edildiğini, davacının taahhütlerine inanılarak 22.11.2018 tarihli siparişe istinaden ürün alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede kalitenin esaslı unsur olduğunu, esas sorunun teslim edilen ürünün taahhüt edilen kalitede olup olmadığı, teslim edilen ürünlerin gerekli nitelikleri taşıyıp taşımadığı hususu olduğunu, teslim edilen ürünün ... çaydan daha kaliteli olmadığını, sözleşme aşamasındaki yazışmaların dikkate alınması gerektiği hususunun bir çok Yargıtay kararında kabul edildiğini, bu yazışmaların, imzalanan sözleşmenin eki niteliğinde olduğunu, mutabık kalınan ürünlerin kalitesinin yazışmalarla belirlendiğini, ancak bu hususların mahkemece görmezden gelindiğini, ciddi teknik analiz gerektiren dosyada ek rapor dahi alınmadığını, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun örnek üzerine satış olduğu tespit edilerek söz konusu ürünlerin 30.11.2018 tarihinde müvekkiline teslim edildiği, müvekkil şirketin teslim edilen ürünlere TTK'nın 21/2.maddesi uyarınca 8 gün içerisinde itiraz etmediği gerekçesiyle ürünlerin kabul edildiğinin değerlendirildiğini, oysa teslim sonrası müvekkilinin kalite kontrolü için laboratuvar analizi yaptırdığını, bu raporda da emtianın ... çaydan bir kalite üstün olmadığının tespit edildiğini, rapor geldikten sonra süresinde ihbarda bulunulduğunu, bu durumun analizsiz çıplak gözle anlaşılamayacağını, kalitedeki eksikliğin gizli ayıp niteliğinde olduğunu, buna rağmen süresinde numunelere itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin iade edilen ayıplı ürünler nedeniyle zarara uğradığını ve davacıdan alacaklı olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini, aksine müvekkili lehine kötü niyet tazminatı karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik İİK'nın 67. maddesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalı arasında 22.11.2018 tarihli siparişe istinaden ürün alım sözleşmesi başlıklı bir sözleşme imzalanmıştır. Belirtilen sözleşmede, davacı İstikan veya satıcı davalı ise alıcıdır. Sözleşme kapsamında, sipariş bildiriminde çeşitlerin ayrıca yazılı bildirileceği ikinci maddede kabul edilmiştir. İkinci maddede ayrıca satım konusu markanın satıcıya ve üçüncü kişiye ait olması halinde uygulanacak yöntem belirlenmiştir. Sözleşmede, ürünün teslim şekli ve ödemelerle ilgili düzenlemeler yapılmış ancak teslim edilecek ürünün kalitesi ve niteliği hakkında bir belirleme yapılmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşme öncesi ve sonrası dönemde mail üzerinden yürütüldüğü anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık davacı tarafından satılan emtiada ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa niteliği, bu niteliğine göre süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı ve buna göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK'nın 23.maddesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyadaki belgelerden ve mail yazışmalarına göre davalının işlettiği ... mağazalarında satmak için davacıya ait İstikan marka çayları satın alma, ayrıca davalıya ait olan ... markası ile çay ürün paketlemesinin yapılması için yurt dışından çay ithal edilmesi ve ithal edilen çayların davalının markası olan ... markalı kutuların içerisine konularak paketleme işlemi yapılmasıdır. Bu hususta taraflar arasında 14.11.2018 tarihinde davalı şirkette bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıda İstikan markalı 400 gr çayın 25 TL'den, 750 gramının 47,70 TL'den satılması için görüşme yapılmıştır. Davacının üretmesi istenen ... kutusunun ambalaj görseli 26.11.2018 tarihinde mail ile davacıya gönderilmiştir. Bilirkişi raporunun 5 ve devamı maddelerinde incelenen taraflar arasındaki yazışmalarda, davalının talebi ile ürünün paketi üzerine başka marketlerdeki ürünler gibi yabancı menşeli ürün ibaresinin yazılmasının istendiği, davacının da bu durumun sakıncaları hakkında 26.11.2026 tarihli mail ile bilgi verdiği görülmüştür. Bundan sonra, davalının gönderdiği maillerde %100 ... ... ve önerilen ürünlerin numunelerini istediği ve 30.11.2018 tarihli irsaliye ile numunelerin teslim edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme aşamasından sonraki yazışmalar ve sözleme bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının basiretli bir tacir olarak, kendisine numune olarak gönderilen ... kutusundaki çayın farklı ülkelerden ithal edilen ucuz çaylardan olduğunu bildiği, ucuz çayların ithal edildiğine ilişkin bilginin davacı tarafından davalıya verildiği, davalının da bu durumu bilerek çayı satın aldığı tarafların yazışmalarından anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki yazışmalar ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Raporun 6. sayfasında davacının 28.11.2018 tarihli mailinde, "...'in bir üst kalitesi değil ... çayın bir üst kalitesi olarak ...'i önerdim" açıklamasının bir taahhüt niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Görüldüğü gibi taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir ürün niteliği söz konusu değildir. Sözleşmeden sonraki teslim aşamasında ürünlerin ithali ve paketlenmesi sırasındaki yazışmalarda karşılıklı yazışmalarla, davacının belirli bir kalitede ürün teslimini garanti ettiği iddia edilmektedir. Oysa yazışmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının satılacak ürünün kalitesi ve niteliği hakkında somut şekilde bir garanti vermediği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında mahkemece, davalıya süre verilerek elinde bulunduğu anlaşılan numune ürünlerin mahkemeye sunulması istenmiştir. Ancak davalının inceleme yapmaya yeterli miktar ve nitelikte ürün sunmadığı, istinaf başvurusunda ise aradan geçen süreye göre bu ürünün saklanmadığının ileri sürüldüğü görülmüştür. Bu durumda davalı kendisine teslim edilen numunelerin veya emtianın ayıplı olduğunu TBK'nın 247.ve devamı maddelerine göre ispatlayamamıştır. Dosya içerisinde bulunan ve bilirkişi raporunun 13.sayfasında değerlendirilen Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürlüğünün raporunda, tahlil edilen numunelerin Türk Gıda Kodeksi Çay Tebliğine uygun olduğu belirtilmiştir. Bu incelemede ... çaya ilişkin numuneler de incelenmiştir. Bu durumda davacının, davalıya teslim ettiği ürünlerin esasında gıda kodeksine uygun ve ortalama çay kalitesinde bir ürün olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmeden sonra davacının teslim ettiği çay ürünlerinin davalı tarafından alınarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ürünün belirli bir kalitesi için somut bir taahhütte bulunulduğunun kanıtlanmaması ve ürünün gıda kodeksine uygun olması nedeniyle esasında herhangi bir gizli ayıptan söz edilemeyecektir. Bu durumda TTK'nın 23/1.c. maddesi gereğince, malın ayıplı olduğunu iddia eden alıcının açık ayıp hallerinde iki gün içerisinde, ayıbın açıkça belli olmaması halinde 8 gün içerisinde emtianın incelenmesi veya incelettirilmesi ile ayıp ortaya çıktığı takdirde durumun satıcıya ihbarı gerekmektedir. Somut olayda belirtilen şekilde bir işlem yapılmamıştır. Bu nedenle emtiada ayıp bulunduğu savunması davalı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığı kabul edilmiştir.Mahkemece tarafların delilleri toplanmış ve HMK'nın 27.maddesi gereğince taraflara hukuki dinlenilme hakkı sağlanmıştır. Mahkemece Anayasa'mızın 141.maddesine uygun şekilde HMK'nın 297/1.c maddesinde belirlenen tüm unsurları içeren gerekçeli karar yazılmıştır. Bu gerekçeli kararda tarafların iddia ve savunmaları ve deliller özetlenmiş, tarafların anlaştıkları veya anlaşmadıkları hususlar tespit edilmiş ve uyuşmazlık noktaları dosya kapsamındaki delillerle doğrudan ilişkilendirilerek karara bağlanmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, bağımsız analiz raporları ve taraflar arasındaki yazışmalar etraflıca incelenerek HMK'nın 266.maddesi anlamında mahkemeye sunulması gereken teknik veriler tespit edilmiştir. Bu aşamadan sonra, davacı tarafından bir kalite taahhüdü bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bu kalitenin teslim edilen emtiada olmamasının gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı ve buna göre davacının sorumluluğun belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözülecek işlerden olduğundan, bu hususlarda ek rapor alınmamasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Satım sözleşmesinden kaynaklanan ve davalıya teslim edilen mal bedelinden oluşan satım alacağı likittir. Bu nedenle hükmedilen alacak üzerinden İİK'nın 67/2.maddesi gereğince davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Dava kabul edilip takibin yerinde olduğu anlaşıldığından, davalıya kötü niyet tazminatı verilmemesinde de yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında toplam 2.491.502,43 TL alacağın yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine 22.07.2019 tarihinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi ile duran takibin harekete geçirilmesi için bu dava açılmıştır. Dava dilekçesinin sonuç kısmında itirazın iptali ile takibin devamına ve ihtar tarihinden itibaren ticari faize karar verilmesi talep edilmiştir. İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Bu nedenle takip talebinde istenmeyen bir hususun sonradan itirazın iptali davasında talep edilmesi mümkün değildir. Esasında davacının takibe bağlı olmaksızın alacak davası açma hakkı bulunmasına rağmen itirazın iptali davası açılarak takibin devamının istenmesi karşısında, itirazın iptali davasının teknik şartlarına da riayet edilmesi de gerekir. Bu nedenle bu tür bir davada takip talebinde istenmeyen bir faiz türünün itirazın iptali davasında istenmesi mümkün olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 127.404 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.