İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/347 E. 2026/326 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/347
- Karar No
- 2026/326
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/347 Esas KARAR NO : 2026/326
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalının sahibi olduğu ... plakalı ve ... markalı, ... model, 326.000 km'de olan aracı 29/05/2023 tarihinde .... Noterliği'nin 29/05/2023 Tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile şirket adına kullanmak üzere satın alındığını, davacı şirket, aracı satın aldıktan kısa bir süre sonra, 19.06.2023 tarihinde seyir halinde iken aracın ikaz uyarı lambaları yandığını ve stop ettiğini, aracı en yakın olan ... götürdüğünü, serviste yapılan kontrollerde, aracın arızasının motordan kaynaklandığı, motor contasının yanmış olduğu, daha öncesinde bu arızanın mevcut olduğu ancak gelişi güzel bir şekilde tamir edilerek motorun kapatıldığı o yüzden kısa bir süre sonra tekrar arızaya geçtiği öğrenildiğini, satın alınan araçtaki bu ayıp, gizli bir ayıp olduğundan davacının bunu bilebilmesi mümkün olmadığını, araç satın alınırken aracın ayıbına ilişkin bir bilgi de davacıya verilmediğini, davacı araçtaki bu gizli ayıbı öğrendikten hemen sonra hem telefon ve mesaj yolu ile hem de .... Noterliği'nin 21.06.2023 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıcıya ilettiğini, aracın satışı için verilen ilanda "motor, şanzıman aksamı on numara, kusursuz, masrafsız." olduğu belirtilmişse de ... Değişik İş sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde aracın daha önceden ayıplı olduğu tespit edildiğini belirterek aracın gizli ayıplı olmasından kaynaklı yapmak zorunda kaldığı tamir, onarım, parça ve işçilik bedeli olan 47.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava HMK'ya göre yetkisiz mahkemede açıldığını, alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, Satış bedeli 278.000,00 TL olan bir aracın arızası nedeniyle 76.200,00 TL masraf yapıldığına dair beyanları kabul etmediklerini, Karşı yan limited şirketidir ve tüzel kişi tacir olduğunu, Karşı yan araç üzerinde gerekli incelemeleri yaparak aracı satın aldığını, davalı araç üzerinde gerekli incelemelerin yapılmasına engel olmadığını, davalı aracı piyasa değerinden aşağı bir bedel ile sattığını, Bilirkişi raporunda buna ilişkin bir araştırma eksik ve hatalı bir şekilde yer almadığını, Bu hususun araştırılmayıp sadece aracın masraflarının hesaplanması hususunu kabul edilemez olduğunu, Ayrıca masraf hesaplaması da hatalı olduğunu, Yapılan tüm hesaplamalar soyut ve mesnetsiz olduğunu, Tüm alacak kalemlerinin hesaplanması, kullanımdan kaynaklı eskiyen malzeme ve kısımların hesaplanması hatalı olduğunu Tüm bu hususlar bilirkişi incelemesi ile hatalı bir şekilde tespit edildiğini, araç satın alınırken de herhangi bir ekspertiz veya usta incelediğinde tespit edilebilecek hususlar olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce nitelikli hesaplamalar uzmanı ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 30.03.2026 tarihli raporda özetle; "Dava konusu, ... model, ... marka, (...) ... tipi, otomatik şanzımanlı, 1.493cm3 hacimli, 4 silindirli, Dizel yakıtlı turbo şarjlı içten yanmalı motora sahip gri renkli, 327.430km de bulunan Sedan otomobilin, araç satın aldıktan kısa bir süre sonra, 19.06.2023 tarihinde, (araç ile yalnızca 1.400 km yapılmış) aracın motor arızası yapması, aracın daha önce yapılmış olan motor tamiratının uygun yapılmamış olmasından kaynaklandığı, yani aracın ayıplı mal şeklinde satılmış olduğu, Araçta yapılan motor rektefesinin maliyetinin, faturalarda belirtilen maliyet olan; TOPLAM (KDV dahil) 31.200,00₺+7.000,00₺+14.000,00₺+24.000,00₺=76.000,00₺ olduğu, 24.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Tespite konu aracın daha önceden üst kapak revizyonu yapılmış olduğu, ancak yapılan revizyonun gerekli şekilde yapılmamış olması nedeniyle randıman vermediği, aracın tekrar hararet yaptığı, ve hali hazırda motorun tekrar revizyon edilmesi gerektiği, kanaati belirtilmiş. Davacı şirket, aracı satın aldıktan kısa bir süre sonra, 19.06.2023 tarihinde, (araç ile yalnızca 1.400 km yapılmıştır) iş yerine doğru seyir halinde iken ... içerisinde aracın ikaz uyarı lambaları yanmış ve istop etmiştir. Arac en yakın (1,5-2 km uzaklıktaki) olan ... (...) götürmüş, yapılan kontrollerde, aracın arızasının motordan kaynaklandığı, motor contasının yanmış olduğu, daha öncesinde bu arızanın mevcut olduğu ancak gelişi güzel bir şekilde tamir edilerek motorun kapatıldığı o yüzden kısa bir süre sonra tekrar arızaya geçtiğinin öğrenildiği, Araçta meydana gelen motor arızasının, silindir kapak (orjinal yedek parçası kulanılmaması ) çatlamış olması, yağ eksikliği veya düşük yağ basıncı, motor yağı az olması veya yağ pompası yeterli basınç üretmemesi sonucu piston ve krank yataklarının yağsız kalması, metal sürtünmesine yol açması, motorun hareket eden elemanlarının yeteri kadar yağlama yapılamaması nedeniyle oluşmuştur. Bu kapsamda daha önceki tamirde yapılan hasar bedelinin (38.620,00 ) 29.05.2025 tarihli satış sırasında mevcut olduğundan 19.06.2023 tarihinde rektefesinin yapılan faturalarda açıkça belirtilen hasar toplam 76.000,00₺ esas alınmasının uygun olacağı değerlendirilmişse de taleple bağlılık ilkesi gereğince Davacının 47.000.-TL.lık talebinin haklı olduğu, Önceki tamirde yapılan ayıplı onarımın bir hükmünün olmadığı, Maliyet hususunda 24.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen maliyete katılmadığımızı, Davacının taleple bağlılık ilkesi gereğince talep ettiği 47.000.-TL tutarındaki alacağını, araçtaki bu gizli ayıbı öğrendikten hemen sonra hem telefon ve mesaj yolu ile hem de .... Noterliği'nin 21.06.2023 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı satıcıya bildirmiş olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları ve ticari işletmeleri ile ilgili olması nedeniyle ticari avans faiz oranı üzerinden talepte bulunabileceği, tespit ve değerlendirilmelerine ulaşılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava ticari araç satımdan kaynaklanan ayıp giderim bedelinin tahsiline ilişkindir. ... Hukuk Mahkemesi'nin ... d.iş sayılı dosyası dosya içerisine celp edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıklarda 6102 sayılı TTK'nin 23.maddesi yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacaktır. TBK madde 223. maddesinde"...Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır..." maddesi, TBK 219. maddesinde "...Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur..." maddesi, TBK 227.madde ise "...Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir..." maddelerinin eldeki dava dosyasında uygulanacağı tabidir. Öncelikle uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (...). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 23’de malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Ayrıca alıcı TBK’nın 230. maddesi uyarınca birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Sözleşmeye konu aracın ayıptan ari misli ile değişimi veya bedelinin iadesi için satış konusu araç üzerinde inceleme yapılarak ayıbın varlığının ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kanıtlanması gerekir. (.... Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, taraflar arasında ... plakalı otomobilin 29/05/2023 tarihinde satıldığı, satım bedelinin ödendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık satıma konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise süresi içerisinde davacı tarafça muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Satıma konu aracın satın alındıktan sonra 19/06/2023 tarihinde arızalandığı, araç üzerinde yaptırılan delil tespitinde de belirtildiği üzere motorda revizyon yapılması gerektiği, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, Mahkememizce alınan hükme esas 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda da aracın satımında gizli ayıbın mevcut bulunduğu, davacı tarafından .... Noterliği'nin 21/06/2023 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu böylelikle ihbar külfetinin de yerine getirildiğinin kabulü ile ayıp giderim bedelinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 47.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alınması gereken 3.210,57 TL harçtan peşin alınan 802,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.407,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 802,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.418,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 725,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.725,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/05/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.