Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/92 E. 2026/1321 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/92
- Karar No
- 2026/1321
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/92
KARAR NO: 2026/1321
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2022
NUMARASI: 2020/656 Esas - 2022/688 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ihale katılmak suretiyle, davacının alıcı, karşı tarafın ise satıcı olduğu .... Noterliği'nin 26.09.2019 tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafından 276.000,00 TL'ye satın alınan ... plakalı, ... marka, 2012 model, 57.510 km'de dizel otomobil satıl aldığını, davacı, tespit konusu aracı üyelik sözleşmesinde belirtilen www.....com.tr internet sitesinden ihale yolu ile aldığını, ilgili siteden aracın dıştan hasarlı olduğunu gösteren fotoğraflar yer almasına rağmen iç aksamının özellikle motorunun arızalı olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığını, karşı tarafça satılan otomobil, 28/09/2019 tarihinde yani satın alındıktan iki gün sonrasında davacı tarafından yaptırılmak üzere servise götürüldüğünü, aracın bilinen hasarları onarıldıktan sonra yol ve cihaz testlerinin sonucunda motorunun da arızalı olduğunun ortaya çıktığını, aracın ayıplı olduğunun öğrenilmesi akabinde borçlu davalı tarafa ihtarname keşide edilerek bu durumun bildirildiğini ve davacının uğradığı zararların talep edildiğini, yapılan ayıp ihbarından sonuç alınamaması üzerine hak kaybına mahal vermemek adına araç üzerinde delil tespitinin yaptırıldığını, davacı alacağını elde etmesi için icra takibi başlattığını, borçlu tarafın itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı borçlu olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taşıtların satışında aracı firma pozisyonunda olup ihaleye sunulan taşıt ve sair emtiaların nitelik, beyan ve koşulları hakkında sorumluluk sahibi olmadığını, internet sitesinde davalıya verilen her tür bilgi ve taşıta ait resimleri ekleyerek tüm üyelere ''Lütfen taşıtı yerinde kontrol ederek teklif veriniz'' uyarısı yapıldığını, üyelik sözleşmesi uyarınca davalının ihaleye sunulan taşıt ve her türlü emtianın beyan ve koşulları hakkında hiç bir sorumluluk kabul etmediğini, somut 8 gün olan ayıp ihbar süresine uyulmadığını, bildirimin 6 ay sonra yapıldığı, davacının ayıp ihbar sürelerin uymayarak seçimlik haklarına başvurma hakkını kaybetmesine karşın iki seçimlik hakkı aynı anda kullandığını, davalının aldığı taşıtın hasarlı olduğunu, motor arızasını gerekçe göstererek taşıta yapılan tüm masrafların talep edilesinin kabul edilemeyeceğini, davacının dosyaya ibraz ettiği faturalar kendi kendine kestiği faturalar olup inandırıcılığının bulunmadığını, huzurdaki dava konusu talepler davalıya yönlendirilemeyeceğinden davanın davalı yönünden husumet yoluğundan reddini, esasa girilmesi halinde ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "19.09.2020 tarihli ve Üyelik Sözleşmesinin 6.5'1 nolu maddesi taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gereğince geçersiz bir sorumsuzluk anlaşması niteliğinde değildir. Zira tarafların konumu gereği davacı alıcı söz konusu aracın hasar kayıtlı olduğunu bilerek ve özellikle bu niteliğe sabit araçları satım konusu olarak belirleyen nitelikte bir faaliyet yürütmektedir. TBK m.221 kapsamında “sözleşmenin yukarıda açıklanan maddelerinde yer alan hükümler” gereği, aracın motorunda var olduğu sonradan anlaşılan “bozukluktan (ayıptan)” dolayı davalının davacıya karşı hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, noktasındaki hükmün geçerliliği "Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu" olmasına bağlanmıştır.
Davalı zaten ihale yoluyla hasarlı araçların alım satımına ilişkin faaliyet yürütmekte olup, davacının imzası da bulunan taraflar arasındaki üyelik sözleşmesi içeriği de bu hususu doğrulamakta ve davacı yanca da bu husus bilinmektedir. Tarafların tacir niteliği gereği dava konusu araçtaki motor hasarının varlığı ile ilgili TBK m.221 gereği davalının sorumsuzluğa yönelik sözleşme hükmü; davalının mevcut arızalı motor kaynaklı gizli ayıbın varlığında ağır kusuru söz konusu olmadığından geçerlidir.
Geçirdiği trafik kazası neticesinde ağır derecede hasarlanmış olan bir motorlu aracın (otomobilin) motorunda “bozukluk (ayıp)” bulunması ve bu bozukluğun aracın satın alınmasından “kısa bir süre sonra” ya da “uzunca bir süre sonra” ortaya çıkması, hayatın olağan akışına uygun olup, bu ayıplı satılanı devretmek konusunda satıcının ağır kusuru olmadığı gibi; taraflar arasındaki sözleşmede de bu ihtimale dair sorumsuzluk anlaşması öngörülmüş olduğu da gözetilerek, davanın esastan reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından aracın satışı esnasında aracın motorunun başka bir motorla değiştirildiğini ve hasarlı olduğunun bilgilendirmesi yapılmadığını ve bu gizli ayıbın davacıdan gizlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.5. maddesinin davalının ayıptan sorumluluğunu kaldırmadığını, araçta gizli ayıp olup olmadığı bilinmezken sadece ilgili aracın satışına yönelik olmayan siteye üye olunurken imzalanmış olan üyelik sözleşmesinin 6.5. maddesinin geçerli bir sorumsuzluk anlaşması olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının haberdar olmadığı bir ayıba ilişkin sözleşme hükümleri uyarınca davalının sorumluluğunun kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu, davalı, ayıptan sorumluluğunu genel işlem koşulu niteliğindeki bir sözleşmeye eklediği bir madde ile kaldıramayacağını, davalı tarafından hiçbir aşamada aracın motorunun değiştirildiğinin bilinmediği savunmasında bulunulmadığını, davalı tarafından aracın motorunun değiştirildiğinin bilindiği ve davacıdan saklandığını, bu sebeple davalı tarafından bilinen ve davacıdan gizlenen bir ayıba karşı davalının tekeffül borcunun sözleşme ile kaldırıldığının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davalı firma sigortadan hasarlı olarak gelen araçların satımına aracılık etmediğini, bizzat satış işleminin tarafı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tarafı "... ...A.Ş" olduğunu, davalı firma üyelik sözleşmesinin tarafı, elektronik ticaret anlamında hizmet sağlayıcı ve araç satış sözleşmesinin satıcısı konumunda olduğunu, satılanda mevcut olan hasarı bilmediği/bilmesi gerekmediği yönündeki değerlendirme abesle iştigal olup herhangi bir hukuki dayanağı bulunmayan somut bilgi ve belgelere açıkça aykırı olan değerlendirmenin kabul edilemez olduğunu, dosya kapsamında davacının alacağının hesaplanması yönünden yeterli bir değerlendirme içeren kök rapor nezdinde talep etmiş oldukları 253.445,00 TL asıl alacak ve 1.374,85 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplamda 254.819,85 TL tutar yönünden itirazın iptaline karar verilmesini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, aracın ayıplı olması iddiasıyla uğranılan zararın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının satın aldığı araçta gizli ayıp olup olmadığı, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
Davacı, davalı şirkete ait www.....com internet sitesinden yapılan ihaleye katılarak dava konusu aracı .... Noterliği 26.09.2019 tarihli ... numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 276.000,00 TL satın almıştır.
Davacı, üyelik sözleşmesinde belirtilen www.....com.tr internet sitesinden ihale yolu ile 276.000,00 TL'ye, ... plakalı, ... marka, 2012 model, 57.510 km'de dizel otomobil satıl aldığını, ilgili siteden aracın dıştan hasarlı olduğunu gösteren fotoğraflar yer almasına rağmen iç aksamının özellikle motorunun arızalı olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığını, karşı tarafça satılan otomobil, 28/09/2019 tarihinde yani satın alındıktan iki gün sonrasında yaptırılmak üzere servise götürüldüğünü, aracın bilinen hasarları onarıldıktan sonra yol ve cihaz testlerinin sonucunda motorunun da arızalı olduğunun ortaya çıktığını, .... Şti. Tarafından düzenlenen 21.03.2020 tarihli raporda, aracın 57.510 km olmasına rağmen üzerindeki motorun daha yüksek kilometredeki bir araca ait olduğunun tespit edildiğini, aracın birçok gizli ayıbı olduğunu öğrendiğini, .... Noterliği 24.03.3030 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya bildirildiğini, 276.000,00 TL bedel ile satın alınan araca toplam 147.445,00 TL masraf yaparak aracı 01.07.2020 tarihinde 170.000,00 TL'ye dava dışı kişiye satıldığından toplam 253.445,00 TL zararının tazmini için yaptığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı, müvekkili taşıtların satışında aracı firma pozisyonunda olup ihaleye sunulan taşıt ve sair emtiaların nitelik, beyan ve koşulları hakkında sorumluluk sahibi olmadığını, internet sitesinde müvekkiline verilen her tür bilgi ve taşıta ait resimleri ekleyerek tüm üyelere ''Lütfen taşıtı yerinde kontrol ederek teklif veriniz'' uyarısı yapıldığını, üyelik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ihaleye sunulan taşıt ve her türlü emtianın beyan ve koşulları hakkında hiç bir sorumluluk kabul etmediğini, davacının ayıp ihbar sürelerin uymayarak seçimlik haklarına başvurma hakkını kaybetmesine karşın iki seçimlik hakkı aynı anda kullandığını, dava konusu talepler müvekkiline yönlendirilemeyeceği savunmasında bulunmuştur.
Davacı ile davalı ... ... A.Ş. arasında 19.09.2019 tarihinde bir yıl süreli üyelik sözleşmesinin imzalanmış olup, sözleşmede davacının üye olarak yer aldığı, sözleşmesinin konusunun 3.maddede portalda sunulan hizmetlerin bu hizmetlerden yararlanma şartlarının ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitine ilişkin olduğu, sözleşmenin kapsamının sigorta şirketlerinin oto ve oto dışı poliçelerle sigortalanmış her türlü emtia ile özel ve tüzel kişilere ait 2.el ürün ve demirbaşların sovtaj ve rayiç değerlerini belirlemek teklif yeterliliği ve üye ödemesi sonucunda konu ürünleri teslim etmek üzere her türlü takip evraklarını yapmak buna yönelik sözleşme ve ekleriyle portal içerisinde yer alan kullanıma, üyeliğe ve hizmetlere ilişkin ... Grup tarafından yapılmış olan uyarı, yazı ve açıklama gibi beyanlar olduğu, üyenin iş bu sözleşme hükümlerini kabul etmekle portal içinde yer alan kullanıma, üyeliğe ve hizmetlere ilişkin ... Grup tarafından açıklanan her türlü beyanı da kabul etmiş olacağı, üyenin bahsi geçen beyanlarda belirtilen her türlü hususa uygun olarak davranacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin belirtilmiştir.
Üyenin hak ve yükümlülüklerinin 5.maddede düzenlendiği, 5.1.f.maddede, üyenin oto branşında portalda ihale sonrası araç veya araçları almaya haz kazandığının kesinleştiği takdirde sonucunun istekleri veya ... Grubunun bu şirketler ile yapmış olduğu anlaşma ve sözleşme doğrultusunda araçların kati noter satışlarının üyeye, plakalı, hurda bedeli veya çekme bedeli belgeli olarak yapılabileceği düzenlenmiştir.
Üyelik Sözleşmesinin 5.1.8. maddesi 2. bendinde, ... Grup, ihaleye sunulan araç ve her türlü emtianın beyan ve koşulları hakkında hiçbir sorumluluk kabul etmez. ÜYE'nin ihaledeki her türlü ürün için vermiş olduğu teklifin, ürünlerin ÜYE tarafından belirtilen yerde bizzat görülmesi kaydı ile verilmiş olduğunu peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder. ÜYE'nin ihale sonrasında ürünleri görmediği konusundaki beyan ve itirazının hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini ÜYE imdiden kabul, beyan ve taahhüt eder"
6.5. Maddesi ise aynen; ""Üye", "Sunucu"lar tarafından satıma arz edilen malların ayıplı olup olmaması, listelenmesi, satışa arzı yasaklı ürünlerden olup olmaması, niteliği, orijinallığı, ürün tanıtımında kullanılan yazılı ve/veya görüntülü açıklamaların doğruluğu ve tamlığı ürün detayı hakkında "... GRUP"un tam bilgi sahibi olamayacağını ve olması gerekmediğini ve bunları taahhüt ve garanti etmek yükümlülüğü bulunmadığını kabul, beyan ve taahhüt eder" şeklindedir.
Somut olayda, davacı, davalının sahibi olduğu www.....com.tr de yapılan ihaleye katılarak hasarlı trafikten çekme belgeli dava konusu aracı satın almış olup, .... Şti. tarafından hazırlanan 21.03.2020 tarihli rapor ile 57.510 km de gözüken aracın daha yüksek kilometrede ve motorunun orijinal olmaması nedeni ile ortaya çıkan zararların tazminini talep etmiştir.
Davacının davalı ile davacının yapmış olduğu üyelik sözleşmenin 5.1.8 ve ilgili maddeleri gereğince, davalı tarafından ihaleye sunulan araç ve emtianın beyan ve koşulları hakkında davalı şirketin hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceği, davacı tarafça sözleşme imzalanarak kabul edilmiştir. Ayrıca ihale öncesinde araçların tüm bilgi ve fotoğraflarının davacı ihale alıcısı tarafından görülerek incelenmiş olduğu da tarafların kabulündedir.
TTK'nın 23.maddesinde, ticari satış ve mal değişimi başlığı ile TTK 23/1-c bendinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcının teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir.
TBK 221. maddesi,'' Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. ''
TBK 228. maddesine göre, '' Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik halden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir. '' düzenlemeleri bulunmaktadır.
Somut olayda, ihalesi gerçekleştirilen aracın ağır hasarlı çekme belgeli araç olduğu, davacının aracı o hali ile alındığı davacı alıcı tarafından bu durumun bilindiği tartışmasızdır. Davacı dava konusu aracı devretmiş olduğundan TTK 228/2. maddesine göre en fazla, değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilecek olup davacının, araçtaki iddia edilen ayıpların, davacının iddiasına göre, ihalede belirtilen özelliklerinin, aracın daha yüksek kilometrede ve motorunun orjinal olmadığının tespitinin en geç iki gün veya en geç sekiz gün içerisinde tespitinin gerçekleştirilmesi gerekirken .... Noterliğinin 24.03.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesine kadar bildirmediği, 25.09.2019 tarihli araç satış tarihinden itibaren yaklaşık altı ay sonra bildirdiği görülmüştür. Bu durumda davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nin 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/06/2026