Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1420 E. 2026/1239 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1420
Karar No
2026/1239
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1420

KARAR NO: 2026/1239

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/06/2023NUMARASI: 2021/368 Esas - 2023/541 Karar

DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... Anonim Şirketi vekilince ve davalı ... Limited Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ... .... Şti tarafından ........tr adlı internet sitesi üzerinden ihale aracılığıyla satışa sunulduğunu, ilgili ihaleye ilişkin ilanın ekspertiz raporu bölümünde araç hakkında; ''döşeme yanık, servis ışığı yanıyor, sol arka stop kırık'' bilgilendirmesi yapıldığını, ilan bilgileri ışığında ihale yoluyla satışa çıkartılan tespite konu araç; davacı tarafından 04.09.2020 tarihinde ... .... Şti. hesabına yatırılan meblağ karşılığında satın alındığını, bu doğrultuda ... A.Ş tarafından .... Noterliği aracılığıyla 07.09.2020 tarihinde tespite konu aracın davacıya devri gerçekleştiğini, bahse konu aracın ........tr adlı internet sitesi üzerinden ihale aracılığıyla satışa sunulduğu ilgili ilanda belirtilen ‘ekspertiz raporu’ ve ‘satıcı beyanı’ bilgilerine güvenilerek davacı tarafından satın alınan araç üzerinde davacı tarafından gizli ayıp olduğu tespit edildiğini, davacı bahse konu araç üzerindeki gizli ayıbı tespit etmesinin ardından aracı derhal ekspere götürmüş olup ekspertiz raporunda, farların hasarlı olduğu, ön farların tamirli olduğu, airbaglerin hasarlı ve tamirli olduğu, radyatörün hasarlı olduğu, yağ bakımı önerildiği ve araçta yağ kaçağı mevcut olduğu, akü bağlantısının hasarlı olduğu, fren disklerinin zayıf olduğu şeklinde araç da karşı taraflarca belirtilmeyen ve gizlenen bir çok ayıbın mevcut olduğu ortaya çıktığını, bunun üzerine davacı tarafından derhal bildirme yükümlülüğü yerine getirilerek karşı taraflarla iletişime geçilmiş ve davacı tarafından ilgili mevzuat hükümleri uyarınca seçimlik haklarından olan aracın karşı taraflara iadesi ile birlikte ödenen meblağın davacıya geri verilmesi talep edildiğini, karşı taraflarca iş bu gizli ayıp kabul edilmiş ve davacıya ''aracın iadesi ile birlikte ödenen meblağın geri verilmesi için aracı yeniden ihale yoluyla satış suretiyle ilana koyacağı, aracın ihale neticesinde 3. şahsa satışının gerçekleşmesinin akabinde davacı tarafından satışa istinaden ödenen meblağın geri verileceği'' bilgilendirmesi yapıldığını, akabinde karşı taraflarca tespite konu araç, davacıdan gayri resmi olarak alınmış ve .... .... Şti. tarafından '........tr' adlı internet sitesi üzerinden ihale aracılığıyla tekrar satışa çıkarıldığını, ilgili ihaleye ilişkin ilanın ekspertiz raporu bölümünde davacı talep eden tarafından karşı taraflara bildirilen gizli ayıplar kabul edilerek tespite konu araç hakkında, ''Döşeme yanık, servis ışığı yanıyor. Sol arka stop kırık. Direksiyon aşıntılı. Far ayakları kırık tamirli. Sol far su almış. Sol arka çamurluk kordon altı boyalı. Genel çizikler mevcut. Geneli kuş pisliği yanıkları mevcut. Tavanda taş izleri mevcut. Farlar tamirli. Airbagle ilgili şikayet kabul edilmez. Aracın perde airbagleri işlemli.

Direksiyon airbagi işlemli. Kemerler dirençli. Torpido işlemli. Perde airbagleri işlemli.'' ibarelerine yer verildiğini, her ne kadar araç, ihale yoluyla gizli ayıplar belirtilmek suretiyle tekrar satışa sunulmuş olsa da, tespite konu araç uzunca bir süre satılamadığından davacının mağduriyeti arttığını, bunun üzerine davacı daha fazla mağdur olmamak adına, ilgili mevzuat gereğince; 'satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme' seçimlik hakkını kullandığını .... Noterliği'nin 22.12.2020 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesinde karşı taraflara ihtaren ve ihbaren bildirdiğini, ancak karşı taraflarca bu doğrultuda davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davacıya ait... plakalı tespite konu araçta bulunan ve karşı taraflarca bildirilmeyen

gizli ayıpların tespite konu araç da oluşturduğu değer kaybının ve davacının tespite konu araçta yaptığı masraflara ilişkin (araç alım-satım noterlik ücreti, ekspertiz ücreti, ihtarname masrafları, davacının tespite konu araca yapmış olduğu faydalı masraflar, yol masrafları, vb.) maddi zararının tespitini talep

etme zaruretlerinin hasıl olduğunu, davaya konu araçta gizli ayıplar nedeniyle satış sözleşmesi bedelinden 19.500,00 TL indirilmesini, ve davacı tarafından bahse konu araca yapılan faydalı masraflar 1.816,00 TL olmak üzere toplamda 21.316,00 TL meblağın 04.09.2020 ödeme tarihi itibarı ile işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı davacı ticari faaliyet alanında araç alım satım işi ile uğraşması sebebiyle aracın satışına istinaden davalılara ödemiş olduğu bedeli ticari faaliyetinde kullanamadığından uğramış olduğu şimdilik 100,00 TL kar kaybının ( bilirkişi marifeti ile hesaplanacak meblağın ardından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik) işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ... A.Ş.’nin cevap dilekçesinden özetle: dava konusu... plaka sayılı araç, davalı şirket tarafından ....... adlı internet sitesi aracılığıyla ihale yolu ile 26.08.2020 tarihinde ... Ticaret Anonim Şirketi'nden .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile satın alındığını, söz konusu satış sözleşmesi ve fatura dilekçemiz ekinde mevcut olduğunu, davaya konu araç, davalı şirket tarafından ....... adlı internet sitesinde ... .... A.Ş. tarafından yayınlanan ... – ikinci el araç ekspertizi raporuna istinaden satın alınmış olup, davalı şirket tarafından araca ilişkin ayrıca bir ekspertiz incelemesi yaptırılmadığını, dava konusu... plaka sayılı araç 26.08.2020 tarihinde ... .... A.Ş.'den satın alındıktan çok kısa bir süre sonra davacı tarafından belirtildiği gibi ........tr adlı internet sitesi üzerinden satışa çıkarıldığını, davalı şirket söz konusu aracı satın aldıktan sonra araç üzerinde başka bir ekspertiz incelemesi yaptırmamış, aracı satın aldıktan hemen sonra satışa çıkardığını, bu nedenle davalı şirket, aracın satışına ilişkin ........tr'de yayınladığı ilanda ... .... A.Ş. tarafından araca ilişkin aldırılan ... – ikinci el araç ekspertizi raporuna yer verdiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar... plaka sayılı aracın gizli ayıplı olduğu ve bu ayıpların davalı şirket tarafından gizlendiği iddia edilmekteyse de, davalı şirket tarafından dava konusu araç ayıpsız bir biçimde davacıya teslim edildiğini, davacı yanın iddialarının aksine, davalı şirket aracın gizli ayıplı olarak davacıya teslim edildiği hususunu kabul etmemekte olduğunu, bir an için araçta davalı şirket tarafından da haberdar olunmayan gizli ayıpların varlığı ihtimali düşünülse dahi, araca ilişkin kasti olarak herhangi bir kusur gizlenmemiş, ........tr adlı internet sitesindeki satış ilanı ... ikinci el araç raporundaki mevcut tespitler doğrultusunda hazırlanmış ve bu rapora ilgili satış ilanında da yer verildiğini, dolayısıyla, davalı şirket tarafından... plaka sayılı araçta mevcut olduğu iddia edilen ayıpların gizlenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı tarafından davalı şirkete karşı .... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 22.12.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, davaya konu aracın davalı şirket tarafından geri alınması, araç bedeli olarak 147.500,00-TL, yapılan masraflara karşılık 3.500,00 TL ile yoksun kalınan kar kaybı olarak 30.000,00 TL’nin ihtarnamede IBAN numarası yer alan banka hesabına gönderilmesi talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye cevaben davalı şirket tarafından davacı tarafa Kartal 23. Noterliği aracılığıyla keşide edilen 33055 yevmiye numaralı ve 30.12.2020 tarihli ihtarnamede, davalı şirket tarafından... plaka sayılı aracın gizli ayıplı olduğunu ve bu ayıpların keşide eden davalı şirket tarafından kasten gizlendiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin söz konusu aracı davacıdan teslim almaya ve satış bedeli olan 144.500,00 TL’yi iade etmeye hazır olduğu, ancak davalı şirketin davacı tarafından yapıldığı iddia edilen masraf ve uğradığını iddia ettiği kar kaybından sorumlu olmayacağı ifade edildiğini, ayrıca söz konusu ihtarnamede, davacının satış bedelini geri alabilmek adına ihtarnamenin tebliğini izleyen 2 iş günü içerisinde davalı şirkete müracaat etmesi gerektiği, aksi halde davalı şirketin herhangi bir hukuki sorumluğunun kalmayacağı davacıya ihtar edildiğini, davacı ise dava konusu aracı

davalı şirkete iade etmek ve satış bedelini geri almak amacıyla davalı şirkete hiçbir başvuruda bulunmadığını, bu nedenle, davacının dava konusu araç ile ilgili davalı şirketten talep edebileceği hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, 6.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Satış ve Mal Değişimi" başlıklı 23(1-c) maddesi gereğince alıcı, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için dava konusu aracın gerçekten gizli ayıplı olduğu düşünülse dahi, davacının basiretli bir tacir olarak TKK madde 23 uyarınca 8 günlük süre içerisinde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açık olduğu, salt davacının TKK kapsamındaki bildirim yükümlüğünü yerine getirmemesi nedeniyle dahi huzurdaki davanın reddinin gerektiği, zira davacı, aracın davalı şirketten gizli ayıplı bir biçimde satın alındığını ispatlayamadığını, kaldı ki söz konusu aracın davacıya tesliminin ardından kaza geçirmiş veya başka bir nedenle hasar görmüş olması da Muhtemel olduğu, davacı, aracın gizli ayıplı bir biçimde satın aldığı hususunu kesin bir biçimde ispatlamakla mükellef olduğunu, davacı taraf, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.iş sayılı dosyası kapsamında dava konusu araç üzerinde delil tespiti yaptırdığını ve yapılan incelemede aracın satış bedelinden 19.868,75 TL indirilmesi gerektiğinin tespit edildiğini ifade etmekte olduğunu, öncelikle söz konusu değişik iş dosyasına karara esas alınan bilirkişi raporunun haksız ve çelişkili bir biçimde düzenlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, aracın gizli ayıplı olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, raporun yedinci sayfasında, aracın ayıpsız değeri 160.000,00 TL olarak belirlendiğini, araç, davalı şirket tarafından 144.500,00 TL'ye satıldığını, bu durumda, aradaki değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanan tutardan daha az olacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Limited Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı Şirket, Özel Artırma Hizmetleri Sözleşmesi ("Sözleşme") ile üyelerine sunmakta olduğu

hizmet kapsamında Satıcı Üyeler tarafından satışa sunulmak istenen araçların kendi online sistemi üzerinden özel artırma usulü ile Alıcı Üyelere satışına aracılık etmekte olduğunu, bu kapsamda araçların satışı artırma usulü ile gerçekleştirilmekte olup en yüksek teklifi veren Alıcı Üyeye satış yapılmakta olduğunu, ... Araç Pazarlama, sunmakta olduğu bu hizmet kapsamında yalnızca işleme aracılık etmekte olup davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Sözleşme'nin 3.22 maddesinde de bu husus açıkça şu şekilde belirtilmiştir; "Bu Sözleşmedeki hükümler, Manheim için alım satım vaadi oluşturmayacağı, bu şekilde yorumlanamayacağı gibi, işbu Sözleşme'nin imzalanmış olması Manheim'a ne satıcı ne de alıcı sıfatı yüklemez. Üyeler bu hususu peşinen kabul ederler." Başka bir deyişle, ... Manheim satış işleminin hiçbir surette tarafı olmayıp yalnızca aracı konumunda olduğunu, bu doğrultuda Davacının taleplerinin muhatabı ise davalı Şirket değil satıcı konumundaki Diğer Davalı ... A.Ş. ("Diğer Davalı" veya "...") olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Olunan ... Ticaret A.Ş.’nin cevap dilekçesinden özetle: davalı şirket'in dava konusu aracın satışı bakımından davacıya ve davalı ...'e karşı

bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirket, ikinci el otomobil alım satım platformu olarak www........ web sayfasını kurmuş ve işbu platform vasıtasıyla açık artırma usulü ile ikinci el araç piyasalarında güvenilir, şeffaf ve adil bir satış ortamı yarattığını, ......., davalı şirket bünyesinde, 2013 yılından

itibaren Türkiye’nin 2.el online otomobil açık artırma platformu olarak hizmet verdiğini, davalı ... A.Ş. davalı şirketin kurduğu ve faaliyet gösterdiği www........ web sayfası üzerinden, açık arttırma yoluyla satışa çıkarılan ikinci el araçlar için teklif vermenin ön koşulu olan üyelik sözleşmesi imzalayarak üye olmuş ve artırma/ihale yoluyla satışa sunulan aracı en yüksek teklifi veren olarak satın almaya hak kazanmış ve akabinde satış işlemi gerçekleştirildiğini, takip eden süreçte ise anladığımız kadarı ile davalı taraf dava konusu aracı davacı tarafa sattığı, bu nedenle de somut davayı tarafımıza ihbar ettiğini, ....... olarak sisteme kayıtlı tüm otomobiller hakkında ayrıntılı bir ekspertiz raporu sunulduğunu, bu rapor, bağımsız ve dünyanın en saygın sertifikalandırma kuruluşu olan ... tarafından hazırlandığını, ... ekspertiz raporları, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de

de tarafsızlığı, profesyonelliği ve güveni simgelediğini, .......’da satışa sunulan tüm otomobiller ... ekspertizinden geçerek güvenilir bir şekilde satışa sunulduğunu, dava konusu araç da ... ekpertiz raporu ile birlikte satışa sunulduğunu, ayrıca, “Yenisi Kadar İyi” sloganıyla ....... üzerinden satışa sunulan otomobiller için 150 yıllık deneyime sahip bağımsız teknik denetim kuruluşu ... onaylı ekspertiz hizmetiyle otomobillerin yürüyen aksam, kaporta ve boya, elektronik ve elektrik aksam, motor ve mekanik, doküman ve ekipman, iç mekan, fren sistemi, lastik ve jant kontrollerini gerçekleştirerek mevcut durumu şeffaf bir şekilde raporlandığını, siteye üye olan kullanıcılar, istedikleri otomobilin ekspertiz

raporlarını ve farklı açılardan çekilmiş fotoğraflarını da inceleme fırsatı yakaladığını, öte yandan, ....... Üyelik sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 6.6. Maddesi; "Araçların ekspertiz bilgileri ve fotoğrafları Site’de yer almakta olup, araç çalışır ve halihazır mevcut durumları ile satışa sunulduğundan Üye’nin araca ilişkin bu bilgiler ile araç ile ilgili resmi kayıtlar dahil her türlü incelemeyi yaparak açık artırmaya veya hemen-al sürecine katıldığı kabul edilmediğini, satışa konu araçlar ekspertiz raporuna uygun, olduğu gibi mevcut fiili ve hukuki durumları ile satışa çıkarıldığını, üye, aracın ekspertiz raporunda belirtilen hususlar ile ilgili olarak .......’a karşı araçta eksiklik, ayıp vs. sebeplerden dolayı herhangi bir itiraz, şikayet, iptal, tazminat ve/veya herhangi bir talepte bulunmayacağını gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde düzenlenmiş olup işbu madde tahtında taraflar, internet sitesi üzerinden yapacakları ikinci el araç alım-satım işlemleri sırasında alım ve satıma konu olacak araçların mevcut fiili ve hukuki durumları hakkında bilgi edinme imkanına sahip olduklarını ve müteakip süreçte araçta bulunan/doğabilecek ayıplardan dolayı davalı Şirket'e karşı herhangi bir talepte bulunmayacaklarını, talepleri doğrultusunda davanın esastan reddine, ihbar olunan davalı şirket aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının ayıp sebebiyle uğradığı toplam zararının 24.000,00-TL olduğu, davacı tarafından dava konusu araçtaki ayıbın tespiti için ekspertiz raporu alındıktan sonra (derhal,hemen) ile bildirimde bulunulduğu, bu hususun dosya kapsamında talimat yolu ile dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu ayrıca davacı tarafça davalılara noter yoluyla da bildirimde bulunulduğu, tanık beyanları ve olayın oluş şekli dikkate alındığında davacının ayıp ihbarını süresi içerisinde yerine getirdiği, davacının satış bedelinden indirim talebinin ilk olarak dava yolu ile ileri sürülmesi sebebiyle faizin dava tarihinden itibaren talep edilebileceği, davacının faydalı ve zorunlu masraf taleplerinin yerinde olmadığı, davalıların mahkememizce tespit edilen araçtaki ayıp sebebiyle ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, 24.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalılardan ... şirketi kendine husumet düşmeyeceği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; dosyadaki delillerden davalının satışa aracılık ettiği, dava konusu aracın alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere gizli ayıplı olduğu anlaşılmakla davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış, davalı ... husumete ilişkin itirazlarına ve bilirkişi raporundaki aksi yöndeki tespitlere itibar edilmediğine,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin meydana gelen zarar yönünden müteselsilen sorumlu olduğuna ilişkin verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket sözleşme ile kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve bu aşamadan sonra davalı şirket'e yöneltilebilecek herhangi bir talebin bulunmadığını, davalı şirket aracın satışına yalnızca aracılık etmekte olduğunu ve satış işleminin hiçbir surette tarafı olmadığını, aracın diğer davalı üye tarafından kendisine teslimi öncesinde veya aracın davacı üye tarafından teslim alınması sonrasında meydana gelen ayıp, şikayet ve taleplerden hiçbir şekilde sorumluluğunun bulunmadığını, davacının işbu davaya konu taleplerinin tek muhatabı diğer davalı olup söz konusu taleplerin davalı şirket'e yöneltilmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, bilirkişi raporunda da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere ilgili tespitin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ve salt bu sebeple dahi mahkeme tarafından verilen kararın yüksek mahkeme tarafından kaldırılması gerektiğini, yargılama neticesinde davalı şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerekirken davacının iddia ettiği zarardan müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirkete sorumluluk atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın araçta sonradan ekspertiz raporu ile tespit edilen gizli ayıplarının bulunduğu iddiası davalı şirketin sorumluluğunda olmadığını, davalı şirketin aracın mevcut ayıplarına dair bir tespiti ve beyanı bulunmadığını, davalı şirketin herhangi bir şekilde tespit yaptırma ihtimali dahi olmayan ve kendi bilgi alanı dışındaki hususlarda herhangi bir beyan veya taahhütte bulunması, sorumluluk sahibi olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... Araç Pazarlama Sözleşmesi'nde söz konusu aracın geçmiş durumu ve arızaları hakkında yapılan bilgilendirmeler ve alınan ekspertiz raporlarına dair tüm sorumluluk satıcı üyeye ait olduğunu ve bu husus ilgili sözleşmenin tarafları tarafından kabul edildiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından alınan kök raporda davacının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği açıkça tespit edilmiş olmasına karşın mahkemece işbu kök rapora itibar edilmeyerek davacının bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğinden bahisle kısmi kabul kararı vermesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişilerce ayıbın TTK hükmünde belirtilen ve 8 günlük süre içinde satıcıya bildirilmesi gerekli açıkça olmayan ayıplar niteliğinde olmadığı yönündeki tespitine ilişkin herhangi bir dayanak bulunmadığını, dava konusu araçta tespit olunduğu iddia edilen ayıplar TTK'nın 23. madde hükmünde belirtilen açıkça belli olmayan ayıp niteliğinde olduğunu, TTK'nın 23. maddesi uyarınca satış sonrası 8 günlük inceleme ve bildirme süresi geçmiş olmakla birlikte TBK'nın ayıba ilişkin hükümlerinde gizli ayıbın derhal bildirilmesi gerektiği düzenlemesine de uyulmadığını, davacı tarafından düzenlettirilen uzman raporu ile davacı tespit olunduğu iddia edilen ayıplardan haberdar olduğu kabul edildiğinde bunu derhal değil yaklaşık 2 ay sonra bildirerek ayıp nedeniyle sahip olduğu hakkı kaybettiğini ancak mahkeme tarafından bu durumun hiç dikkate alınmadığını ve matbu birtakım gerekçeler ile davacının bildirim külfetini yerine getirdiğinin ifade edildiğini, kök raporda mevcut olan ek raporda bulunan "bedelde indirim hakkının kullanılabileceği" yönündeki tespitin geçerli olmayacağına işaret ettiğini, davacının işbu davanın ikamesi ile tekraren seçimlik hakkını kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ek rapora göre kurulan hüküm hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ihbar bildirimi için mevzuat ile belirlenen süreden sonra aracın değişimi talebinde bulunan ve asla kabul ve ikrar anlamına gelmemekle birlikte salt iyiniyet gayesiyle aracın iade alınabileceği yönünde bir cevabi ihtarname iletilen davacının işbu huzurda ikame ettiği dava ile başka bir seçimlik hakkını kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, bu hususta bilirkişilerce kök raporda lehe yapılan tespitlere göre karar verilmesi gerekirken ek raporda bedel indiriminin istenebileceği yönündeki tespite göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının zararı olduğunun ve bu zarardan davalının sorumlu olduğunun hususlarının doğru olmadığını, davacı, satıcı davalı nezdinde seçimlik hakların kullanılması için gerekli kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının, aracın 2-3 ay boyunca satılmamasından ve davacının bundan dolayı uğradığını iddia ettiği zarardan ne gibi bir sorumluluğu olduğu taraflarınca anlaşılamadığını ve mahkemece bu hususta yapılmış bir gerekçelendirmenin de söz konusu olmadığını, davacı, davalıya başvurduktan sonra aracın iadesini kabul ettiğini ve her ne kadar davacı 2-8 günlük inceleme ve ihbar sürelerine uymamış olsa da bir an için uyduğu varsayımında dahi davalı şirketin aracın iadesi yönündeki iyiniyetli yaklaşımına usulüne uygun olarak dönüş yapmadığını, bu nedenle alış bedelinden çok daha düşük bir bedelle satıldığı iddia edilerek aradaki farktan davalının sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, davalı şirket aracın gizli ayıplı olarak davacıya teslim edildiği hususunu kabul etmediğini, araçta davalı şirket tarafından da haberdar olunmayan gizli ayıpların varlığı ihtimali düşünülse dahi, araca ilişkin kasti olarak herhangi bir kusurun gizlenmediğini, davacı şirket söz konusu aracı satın aldıktan sonra araç üzerinde başka bir ekspertiz incelemesi yaptırmadığını, aracı bu ekspertiz raporuyla ........tr isimli sitede satılmak üzere diğer davalı ...'a teslim ettiğini, bahsi geçen ilanı davalının düzenlemediğini, ilana müdahalesi söz konusu olmayan davalının ilanda belirtilen yahut belirtilmeyen ayıp veya arızalardan sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, ilgili ilandaki eksikliklerden diğer davalının sorumlu olacağını, davanın, davalı yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken davalının de davacının uğradığını iddia ettiği zarardan sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu, davalı şirket tarafından... plaka sayılı araçta mevcut olduğu iddia edilen ayıpların gizlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davalı şirketin, davacının söz konusu araçta varlığını iddia ettiği ayıp ve kusurlar ile ilgili bir bilgisi bulunmamakta olduğunu ve söz konusu araç hakkındaki bilgisi ... ikinci el araç ekspertiz raporundaki tespit ve değerlendirmeler ile sınırlı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim yapılarak indirim tutarının, yaptığı faydalı masrafların ve kar kaybının tahsili istemli alacak davasıdır.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalılar vekilleri tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları noktalarındadır.

Dava konusu... plakalı araç, dava dışı ... tarafından 26.08.2020 tarihinde davalı ... A.Ş.'ye devredilmiştir. Söz konusu araç davalı.... Şti.'nin sahibi olduğu internet sitesinde, dava dışı ... tarafından ... 'den alınan 19.08.2020 tarihli ekspertiz raporu ile satışa çıkartılmış olup, davacı tarafından 04.09.2020 tarihinde 147.500,00 TL davalı.... Şti.'nin hesabına ödemiş ve davalı ... A.Ş. tarafından .... Noterliği 07.09.2020 tarihinde 144.500,00 TL bedelli Araç Satış Sözleşmesi ile davacıya devredilmiştir.

Davacı, ... firmasına yaptırılan 28.10.2020 tarihli ekspertiz raporunda, araçtaki gizli ayıplar olduğunun ortaya çıktığından davalılara bildirimde bulunduğunu, davalı ... tarafından aracın iadesi kabul edilerek, aracın satılması için tekrar internet sitesinde davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporuna göre ilan koyularak satıldığında bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını iddia etmiştir.

Davacı tarafından davalılara gönderilen .... Noterliği 22.12.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, aracın gayri resmi olarak taraflarından alınarak ihaleye ile satışa sunulduğu ancak ihtar tarihine kadar sarılmadığından, satış bedeli 147.500,00 TL ve araca yapılan 3.500,00 TL masraf olmak üzere toplam 151.000,00 TL ve 151.000,00 TL'yi ticari faaliyetlerinde kullanmamış olduğundan 30.000,00 TL yoksun kalınan kar payının ödenmesi ihtar edilmiştir.

Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/9 D.iş dosyasında yapılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, aracın satın alınması sırasında aracın döşemesinin yanık, servis ışığı yanıyor, sol arka stop kırık olması haricinde başka bir kusurunun bulunmadığının satış ilanında belirtildiği ancak tespit konusu araç üzerinde yapılan incelemede, sol ve sağ arka çamurluk lokal boya işlemi, ön panelin işlemli olduğu, sökme takma işleminin yapılmış olduğu, sağ ve sol farın hasarlı ve tamirli olduğu, hava yastıklarının üzerinde işlem yapılmış olduğu tamirli olduğu, tespit konusu aracın ayıplı şekilde satıldığı, ...'ya aracın ön ve arka tampon boyama pasta polish işçilikleri için 1.416,00 TL ödendiği, ayıp nedeniyle satış sözleşmesi bedelinden 19.868,75 TL indirim yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

Davacı tarafça dava konusu araç .... Noterliği 16.03.2021 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile 125.000,00 TL bedelle dava dışı 3. Kişiye devretmiş, satılanın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim yapılarak indirim tutarının, yaptığı faydalı masrafların ve yaptığı ödemeleri ticari faaliyetinde kullanamamış olması nedeniyle kar kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu... plakalı, gizli ayıplı otomobilin 07.09.2020 tarihinde rayiç değeri 123.500,00 TL olduğu halde gizli ayıpları gizlenerek 147.500,00 TL fiyat ile davacıya satıldığı, davacının 147.500,00 – 123.500,00 = 24.000,00 TL zararı olduğu, davacı tarafından talep edilen tampon boya hasar bedelinin aracın ön ve arka tamponun boya hasarının görünür açık ayıp olması nedeni ile talep edilemeyeceği, ayrıca davacı tarafından rayiç değeri 123.500,00 TL olan araca 1.416,00 TL tamir masrafı yapılarak 125.000,00 TL fiyat ile tekrar satıldığı dikkate alındığında tamir masrafların rayiç fiyata eklenmiş olduğu ve tamir masrafları yönünden davacının zararının olmadığı, davacının kazanç kaybı yönünden zararının kendisinden fazladan tahsil edilen parayı bankaya yatırsa alacağı faiz miktarına eşit kabul edilebileceği ve davacının zararının avans faizi ile ödendiği dikkate alındığında ilave kazanç kaybı zararı olmadığı, davacının ekspertiz masrafı karşılığı ... firmasına 28.10.2020 tarihinde ödediği 400,00 TL tutarın yargılama gideri kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu, davacının ayıba bağlı haklarını satıcıya karşı kullanabileceği, satışa aracılık eden tarafa karşı kullanmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.

Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaat edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).

Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder.

Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.

6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.

TBK'nun 228/2. maddesi uyarınca satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.

TBK'nın 227/4. maddesine göre ise, alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

Somut olayda, davacı aracı satın sonra yaptırdığı ekspertiz incelemesi sonucunda araçta satış ilanında belirtilmeyen gizli ayıplar olduğunu öğrendikten sonra davalılara bildirmiş, davalılar tarafından aracın iadesi kabul edilerek davalı ... tarafından araca ilişkin tekrar satış ilanı verilmiş, davacı tarafından da davalılara .... Noterliği 22.12.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de bildirim yapılmış olduğu görülerek, dosyadan dinlenen tanık beyanına göre de artık ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Dava konusu aracın davacı tarafından dava dışı kişiye devredildiği görülerek, bilirkişi raporuna göre davacının aracın ayıplı olmasından dolayı 24.000,00 TL zararı olduğu tespit edildiğinden Mahkemece bu miktar yönünden araç satış sözleşmesinin tarafı olan davalı ... A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

01/05/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” üst başlığını taşıyan 2. maddesinde hizmet sağlayıcı; "Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişiler", aracı hizmet sağlayıcı ise; "Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişiler" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 9/1. maddesi ile; aracı hizmet sağlayıcıların, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadıkları kabul edilmiştir. Aracı hizmet sağlayıcının yükümlülükleri 6563 sayılı Kanuna dayalı olarak çıkarılan 26/08/2015 tarihli Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu madde kapsamında, alıcıların ayıptan doğan haklarının kullandırılmasını sağlamak şeklinde bir yükümlülük sayılmamıştır.

Somut olayda; dava konusu araç davalı.... Şti.'nin sahibi olduğu ........tr adlı internet sitesi üzerinden ihale aracılığıyla satışa sunularak, davacı tarafından alınmıştır. Araç satış sözleşmesinde de satıcı davalı ... A.Ş. 'dir. Davalı.... Şti. dava konusu satış işlemi yönünden yalnızca aracı hizmet sağlayıcı konumunda olup, satış bedelini diğer davalı adına tahsil ettiği ve ona aktarmış, satış sözleşmesinin tarafı olmaması ve sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği kendisine ayıptan doğan bedel iadesi talebinin ileri sürülemeyecektir. Davalı.... Şti.'den ancak hizmet kusuru nedeniyle oluşan zararın talep edilebileceği, davacının davada bu hususta bir talebi de olmadığı, bedel iadesinin de talep edilemeyeceği gözetilerek, davalı.... Şti. yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, ayıp nedeniyle sorumlu olduğunun kabul edilerek müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalı.... Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı.... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:

Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalı.... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 24.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

3-Davanın davalı .... Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

4-Davacının ekspertiz ücreti ve Bursa 3. SHM değişik iş tespit dosyası masraflarının yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına,

5-Alınması gerekli karar harcı 1.639,44 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 365,74 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 78,00 TL harç olmak üzere toplam 443,74‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.195,7‬0 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Davacı tarafça yatırılan 365,74 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 78,00-TL harç olmak üzere toplam 443,74‬ TL harcındavalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 252,70 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 D.iş sayılı dosyasında yapılan 430,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.750,5‬0 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6.251,43 TL sinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 85,10-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6,29-TL sinin davacıdan tahsili ile davalı ... Anonim Şirketi'ne ödenmesine, kalan tutarın davalı ... Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,

9-Davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

10-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.259,45 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, kalan 100,55-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

11-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

12-Davalı ... A.Ş. Kendisini vekil ile temsil ettiğinden reddedilen tutar yönünden hesaplanan A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.916,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

13-Davalı .... Şti. yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 13/3 maddesine göre 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

14-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

15-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davalı.... Şti. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davalı.... Şti. tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 738,00 TL, 22,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 760,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

c-Davalı ... A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 410,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.639,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.229,00 TL istinaf karar harcının davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,

d-Davalı ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

e-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1420, K. 2026/1239, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1420-e-2026-1239-k-5f18fdc94df2