Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/164 E. 2026/1386 K. – Tazminat (Ticari

Konu: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/164
Karar No
2026/1386
Karar Tarihi
Konu
Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/164

KARAR NO: 2026/1386

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/10/2025

NUMARASI: 2024/895 Esas - 2025/914 Karar

DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Taraflar arasındaki Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı .... A.Ş.'den 30.06.2021 tarihinde ... şase ve ... motor no.'lu, ... plakalı, 2021 model ... marka, ... tipi aracın satın alındığını, aracın alındığı tarihten beri çeşitli arızalar yaşadığını, yetkili servis tarafından yapılan incelemede aracın “Soğutma Sistemi Hatası” ile ilgili yapılan kontrollerinde motor bloğunun silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişmesi gerektiği ve garanti kapsamında gerekli değişimlerin yapılacağının belirtildiği, aracın 3-4 aydır serviste olduğu, parça beklendiğini, gelen parça ile de onarımın yapılamadığını, motorun tamamen değişimi gerekli olduğunun belirtildiğini, komple motor değişimi teklifinin kabul edilemez olduğunu, yeni araçta oluşan motor şikayetinin araçta imalat hatası olduğunu gösterdiğini, bu hususta ....Noterliği 25.11.2021 keşide tarihli, ... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, bahsi geçen sebeplerle aracın misli ile değişimini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı .... A.Ş. vekilinin 08/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracın 13.10.2021 tarihinde 23.397 kilometrede iken "Motor soğutma suyu ikazı yanıyor" şikayeti ile müvekkil şirket servisine getirildiğini, serviste yapılan incelemede, motor soğutma suyu seviyesinin çok düşük olduğu, aracın 23.056 ile 23.392 kilometre arasında 29 kez uyarı verdiğini, aracın silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişiminin gerekliliğinin tespit edildiğini, kaçak görülen subapların değişimi gerçekleştirilmiş, fakat bu da yeterli olmayınca araç motorunun sökülmesi suretiyle arıza tespiti yapıldığını, davacı ile yapılan görüşmelerde, araç motorunda bir arıza tespit edilmesi halinde, müşteri memnuniyeti ilkeleri çerçevesinde ücretsiz olarak motor değişiminin gerçekleştirilebileceğinin belirtildiğini, bu esnada davacı tarafından ihtarname gönderilerek ardından da dava yoluna başvurulduğunu, aracın motor soğutma suyu arızası vermesine rağmen yaklaşık 350 kilometre boyunca bu şekilde kullanılmasının, meydana gelen arızanın kullanıcı kusurundan kaynaklandığını gösterdiğini, davacı onarım seçimlik hakkını daha önce kullandığını, bu sebeple misli ile değişim talep edemeyeceğini, aracın misli ile değişiminin hakkaniyetsiz olacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekilinin 08/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu araçta imalattan kaynaklı bir sorun bulunmadığını, davacının şikayetinin Müşteri memnuniyeti kapsamında giderilebilecek mahiyette olduğu ve davacıya aracın serviste kaldığı sürede ikame araç tahsis edildiğini, davacının şikayeti basit bir parça değişim işlemi işe giderilebilir mahiyette olmasına rağmen, sadece müşteri memnuniyeti kapsamında davacı tarafa 'komple motor değişimi' işlemleri için bedelsiz teklif sunulduğunu, davacı tarafın, sahip olduğu seçimlik haklarından “onarım” hakkını kullanmasından sonra, ikame ettiği huzurdaki davada “aracın misli ile değişimi yönünde" talepte bulunmasının, hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı tarafından,davalıdan dava konusu aracı peşin olarak satın aldığı,aracın belli bir kullanımından sonra aracın arızalandığı,motor değişiminin davacı tarafından kabul edilmediği ancak davalı tarafından servise gelen aracın motoru değiştirilerek davacı tarafından aracın alımı sırasında verilen eski tarihli vekâletname kullanılarak motor değişiminin tescil edildiği,bilirkişi incelemesine göre araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığı ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, TBK.m. 225/f.2 hükmü uyarınca davalının ayıbın süresinde yapılmadığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı ve ayıp ihbarının zamanında olduğu ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı,davacının, aracın TBK'nın 203.maddesi uyarınca misli ile değişimi yönündeki talebi ile talepte bulunmuş ise de, bazı durumlarda ise ayıba bağlı seçimlik haklar yönünden tercih hakkını kullananın tercihi, ayıbın şekli, malın değeri, ayıbın ileri sürülüş süreci gibi her somut olayda farklılık taşıyan kıstaslar çerçevesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2/2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılması hâli olarak dahi değerlendirilebilecek ve hâkimin dürüstlük kuralına uygun olmayan tercihe müdahalesi gündeme gelecektir. Hâl böyle olunca 6098 sayılı Kanun’da bu yöne ilişkin açık hüküm bulunmamasına rağmen son dönemde alınan yargısal kararlarda (örneğin Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli, 2017/13-653 E., 2017/1085 K.; 06.11.2015 tarih, 2015/13-2692 E., 2015/2487 K. sayılı kararları)tercih hakkını kullananın tercihi yönünde verilecek hükmün hak ve menfaatler dengesini aşırı ölçüde bozar mahiyette olmaması gerekliliğine değinilmiştir. Bu çerçevede somut olay değerlendirildiğinde,motoru değişen aracın değerinde az da olsa eksilme olacağı buna göre davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik talebinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği,araçta oluşan değer kaybı kadar miktar semenden indirim yapılarak,bilirkişi tarafından güncel olarak belirlenen 200.000,00.-TL değer kaybının dava tarihine göre enflasyon verileri kullanılarak yapılan güncellemeye göre 48.734,90.-TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu şeklindeki tespitinin hatalı olup davaya konu edilen araçtaki şikayetin kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğini, araçta imalattan kaynaklı herhangi bir sorunun davanın açıldığı tarihte de bulunmadığını, mahkemece alınan 03.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan motor değişiminin dava konusu araçta herhangi bir değer kaybı yaratmayacağı tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece değer kaybı oluştuğundan bahisle bedelde indirime hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bunların da ötesinde ithalatçının ayıptan sorumluluğu sınırlandırılmış olup, ithalatçı konumundaki müvekkili şirket aleyhine hangi hukuki gerekçe ile sorumluluk yüklendiğinin gerekçeli karardan anlaşılmadığını, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında müvekkili şirkete satıcı konumunda olmayıp bedelde indirim / değer kaybı gibi tazminatlar bakımından sorumluluk atfedilemeyeceğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının misliyle değişim talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğu şeklindeki tespitinin yerinde olduğunu, ayrıca bir kez daha belirtmek gerekir ki davacı salt misliyle değişim talep ettiğini, motor değişikliğine onay vermediğini iddia ettiğini ancak davacının gelinen aşamada bu iddia ve taleplerinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkmesinin 2024/895 Esas 2025/914 Karar ve 16.10.2025 tarihli kararının kaldırılarak öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı .... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından yapılan, ayıbın üretimden kaynaklandığına ve gizli ayıp niteliğinde olduğuna yönelik tespitinin hatalı olduğunu, davacı tarafın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin göz ardı edildiğini, araçta değer kaybı oluştuğuna yönelik tespit ve hükmedilen tazminatın hatalı olduğunu, dava konusu araçta arızalı olan motorun, sıfır ve orijinal bir motor ile değiştirilmesi işlemi gerçekleştirildiğini, sorunlu ve kullanılmış bir parçanın, yeni ve orijinal eş değeriyle değiştirilmesi, aracın kaporta, şasi gibi ana taşıyıcı veya dış aksamlarında herhangi bir müdahale veya değişiklik yaratmadığı sürece değer kaybına neden olmadığını, aksine, arızalı bir parçanın yenilenmesi, aracın performansını ve ömrünü olumlu yönde etkileyeceği için değer artışı beklenebileceğini, mahkeme, rapora yönelik itirazlarını yeterince değerlendirmeksizin ve bilirkişi raporundaki değer kaybı hesaplamasının dayanağını, metodolojisini açıkça sorgulamaksızın 48.734,90 TL değer kaybına hükmettiğini, bilirkişilerin, raporda yer alan bu hesaplamayı yaparken hangi verileri kullandığı, piyasada ne gibi araştırmalar yaptığının açık olmadığını, açıklanan nedenlerle hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ve dava masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme huzurunada açmış oldukları davada, müvekkili şirket tarafından lüks sınıf ve sementte ...-... Bayi davalı ... şirketinden 30.06.2021 tarihinde 741.213,11 TL ödeme yaparak ..., ... marka, ... plakalı aracı satın aldığını, aracın satın alınmasından kısa süre sonra “Soğutma Sistemi Hatası” verdiğini, yetkili servis tarafından yapılan kontrollerinde motor bloğunun silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişimesi gerektiği ve garanti kapsamında gerekli değişimlerin yapılacağının müvekkili şirkete iletildiğini, aracın servise bırakıldığı tarihten itibaren dört ayı aşkın süre geçmesine rağmen onarılamadığını, davanın açıldığı tarihtede aracın halen serviste bulunduğunu, servisten bilgi istediğinde parça beklediklerini belirterek müvekkilini oyaladıklarını, gelen parçalarlada aracın tamir edilemediğini, bunun üzerine yetkili servisçe müvekkiline verilen bilgiye göre aracın motorunun tümden değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu durum müvekkili şirketçe kabul edilmeyerek Mahkeme huzurunda iş bu davanın açıldığını, mahkeme huzurunda ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi talepli davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini, yargılama devam ederken müvekkili şirketin rızası ve onay olmaksın ayıplı ve hatalı olan aracın motorunun değiştirtirdiklerini, davanın dinlenebilmesi için müvekkili şirket ... ... kredisi ile aldığı aracının kredi borcununu aracın misli ile değişeceği inancına binaen ödediğini, dolayısı ile haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece ayıp nedeni ile bedel indirimi yönünde karar verilmesi ve davanın açılmasında haksız olan davalı şirketler lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemeden davanın en başından tek taleplerinin bilirkişi raporlarıyla ayıplı hatalı olduğu tespit edilen lüks sekmentteki ... marka aracı misli ile değiştirilmesi talebinden ibaret olduğunu, davalıların imalat hatası ve esaslı bir şekilde ayıplı olduğu tespit edilen aracı iade alıp aynı nitelikte bir aracı müvekkili şirkete teslim etmemesi davalıların haksız ve kötü niyetli olduklarını basiretli bir tacir gibi davaranmadıklarını ortaya koyduğunu, açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/65 Esas 2023/1081 Karar ve 30.11.2023 tarihli kararının usul ve esas açısından hukuka aykırı olması sebebiyle isnaf incelemesi ile kaldırılması ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesi, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan aracın ayıpsız misli ile değişimi ve aracın kullanılmamasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davacının, ayıplı aracın aynı nitelikteki ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin talebinin karşılıklı menfaat dengesi ile hakkaniyete uygun olmaması nedeniyle kabul edilmeyeceğinden motor değişimi nedeniyle değer kaybı oluştuğu dikkate alınarak talebin ayıp nedeni ile bedel indirimi olarak kabul edilerek ve araç bedelinin peşin ödendiği gözönüne alınarak 48.734,90 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 227. Maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme", "satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme", "aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme", "imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G).Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Seçimlik yenilik doğurucu hakların bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 08.04.2021 T. ve 2019/4094 E. – 2021/3484 K.). Seçim hakkının değiştirilmesi “ıslah” suretiyle bile mümkün olamaz (Yargıtay 11. HD'nin 11.02.2020 T. ve 2018/4145 E. – 2020/1212 K. ; Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2019 T. ve 2019/296 E. - 2019/7125 K. ; Yargıtay 13. HD’nin 05.06.2008 tarih ve 2008/1735 E., 2008/7867 K.)

Somut olayda davacı şirket, davalı .... A.Ş.'den 30.06.2011 tarihinde ... şase ve ... motor no.'lu, ... plakalı 2021 model ... marka aracı satın almış olup, davacı, dava dilekçesinde komple motor değişimi teklifini kabul etmeyeceğini beyan etmiştir. Yargılama sırasında davalı tarafça 16.03.2022 tarihli motor değişimine ilişkin fatura sunulmuş olup, dosya kapsamına alınan 09.10.2022 tarihli araç bilgisi kaydına göre de dava konusu aracın motor numarasının değiştiği anlaşılmıştır.

Dairemizin kaldırma ilamı sonrasında yapılan yargılamada dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davaya konu araçta su eksiltme sorunu bulunduğu, bu arızanın ortaya çıkış tarihinde aracın henüz 23.000 Km'de olması, aracın otomatik bir araç olup , sürücünün araca müdahale seviyesinin ve dolayısıyla araçtaki motor arızasına neden olma ihtimalinin çok düşük seviyeli olması nedenleriyle aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, ancak motoru değiştirilerek ayıpsız hale gelmiş aracın başka bir ayıpsız araçla değiştirilmesinin teknik açıdan gerekli olmadığı, aracın orijinal motorunun değiştirilmesi, fabrikasyon bütünlüğünü bozacağından araçta kısmen de olsa bir değer azalışına neden olduğu, aracın motor değişimindeki önceki ilk satış değerinin 741.213,11 TL olduğu , yapılan araştırmaya göre hasarsız güncel araç satış bedeli ortalama 3.100.000 TL olup, benzer seviyede hasar gören araçlardaki satış miktarının 2.900.000 TL olduğu, dolayısıyla güncel farkın 200.000 TL civarında yer aldığı, bu miktarın aracın satış tarihine uyarlanması durumunda araçtaki değer kaybının 35.000 TL olduğu belirtilmiştir

Somut olayda dava konusu araç hakkında çeşitli arızalar yaşandığı, yetkili servis tarafından 13.10.2021 tarihinde yapılan incelemede araçta “soğutma sistemi hatası” olduğu, davalı .... A.Ş. tarafından davacı şirket yetkilisine gönderilen 27.10.2021 tarihli e-mailde aracın motor bloğunun silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişmesi gerektiğinin ve garanti kapsamında bedelsiz olarak gerekli değişimlerin yapılacağının bildirildiği, davacı tarafça davalılara ....Noterliğinin 25.11.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı gönderilerek aracın ayıp olduğunun, aracın ayıpsız misli ile değişiminin ve uğranılan zararların tazmin edilmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Davacının aracı her seferinde servise götürmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olması nedeniyle mahkemenin ayıp ihbarının süresinde yapıldığı yönündeki kabulü yerindedir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5180 Esas - 2020/4973 Karar sayılı ilamı) Ancak 23.000 km'de iken arızalanan araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğu dosyadaki bilirkişi raporlarıyla sabit olup, araç motorunun, aracı en önemli aksamı olması nedeniyle aracın motorunun komple değiştirilmesi halinde aracın orjinalliğini yitireceği açıktır. Davacının motor değişimine muvafakatı bulunmadığı gibi motor değişimi davacının aracına duyduğu güvenin sarsılmasına neden olacak olup, bu şekilde araçtan beklediği yararı, konforu ve performansı sağlayamayacağının ve dava konusu aracı kullanmaya zorlanamayacağının kabulü gerekir. Bu durumda dava konusu aracın ayıpsız benzeri ile değişimine karar verilmesi gerekirken mahkemece davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik talebinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek TBK’nın 227/4 maddesi uyarınca satış bedelinden indirime karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Diğer yandan satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri TBK'nın satıma dair hükümleri uyarınca satım sözleşmesinin tarafları arasında sonuç doğurur. Ancak sorumluluğun kaynağı sadece satım sözleşmesi değildir. TTK'da ithalatçının sorumluluğuna dair bir düzenleme mevcut değilse de davalı ... A.Ş ithalatçı/imalatçı şirket olup, dava konusu araçta üretim hatasının olduğu ve gizli ayıbın bulunduğunun tespit edildiği gözetildiğinde davanın garanti süresinde açılmış olmasına göre davalılardan ... A.Ş'nin satıcı olan diğer davalı...A.Ş ile birlikte sorumluluğu bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Dairemizce davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KABULÜ ile, dava konusu ... plakalı ... marka, ... model ... şase ... motor numaralı aracın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıplı aracın davacı tarafından davalı satıcı firmaya her türlü takyidattan ari olarak teslimine, İİK'nın 24.maddesinin infaz aşamasında dikkate alınmasına

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 50.632,27 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 12.658,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.974,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından ödenen 12.658,07 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 36 adet tebligat + posta ücreti 542,35 TL ve bilirkişi ücreti 25.000,00 TL olmak üzere toplam 25.542,35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 117.181,97 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.360,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,

8- Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine,

9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL, posta ve tebligat gideri 120,00 TL olmak üzere toplam 1.803,10 TL yargılama masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

c-Davalı ... A.Ş tarafından yatırılan 12.658,07 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 50.632,27 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 37.974,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

d-Davalı...A.Ş tarafından yatırılan 12.658,07 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 50.632,27 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 37.974,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

e-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

bırakılmasına,

10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/164, K. 2026/1386, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-164-e-2026-1386-k-1a4efcf7abd2