Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1070 E. 2026/964 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1070
- Karar No
- 2026/964
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1070 Esas 2026/964 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1070 KARAR NO : 2026/964
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2026 NUMARASI : 2025/1014 Esas
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2026
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemece ihtiyati tedbir kararına itiraz isteminin reddine dair verilen ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davalı vekilinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2025 tarih 2025/258 D. İş 2025/258 Karar sayılı değişik iş kararına 26/01/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı şirket kurucusunun maddi hiçbir geliri olmayan davacı şirketten, dava dışı ... A.Ş.'ye 04/05/2020 tarihinde sigortalı olarak geçiş yaptığını, dava dışı diğer ortak ...'ın sigortalı olarak 17/02/2017 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'de SGK'lı olarak işe alındığını, 2017 yılında müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.'nin %100 oranında ortağı olduğunu, dava dışı ... A.Ş.'nin 04 Ocak 2018 tarih ve 9487 sayılı ticaret sicil kaydı ile dava dışı ... A.Ş.'nin sermayesini 5 milyona çıkardığını, müvekkilinin kalan %50 hissesini de 10 Ocak 2022 tarih ve 10491 sayılı ticaret sicil gazetesi ile diğer ortağı olan ... A.Ş.'ye karşılıklı anlaşarak devrettiğini, davacı ... A.Ş.'nin sermayesinin kurulduğu günden itibaren 50.000 TL olduğunu, müvekkili tarafından şirkete aktarılan kaynakların sermaye olmadığını, ihtiyati tedbir isteyen şirketin müvekkilinin kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürdüğü bilgileri bildirilen taşınmazlar ve araçların ise şirkete aktarılmasından önce müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin dava dışı ortak ... ile karşılıklı anlaşarak imzaladığı Sulh ve İbra Sözleşmesi uyarınca hisselerini devrettikten sonra, haksız ve yersiz bu davanın açılmasının dahi ortak ...'ın müvekkilini kandırdığının göstergesi olduğunu belirterek usule, yasaya, hakkaniyete, vicdana aykırı ve mesnetsiz olarak talep edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 18/05/2026 tarihli ara karar ile; davacının açmış olduğu iş bu şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin tapu iptal tescil, araç devrinin iptali ile şirket adına tescili, aksi kanaat halinde taşınmazlar ve araçların piyasa rayiç değeri üzerinden tazmini istemli davada tedbir istenen taşınmaz ve araçların uyuşmazlık konusu olduğu, davaya konu taşınmazlar ile araçlar bakımından mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği, ayrıca davacının iddiasını yaklaşık ispat seviyesinde ispatladığı, ayrıca dava konusu taşınmazlar ve araçların satış bedelleri dikkate alınarak %15 oranında da teminat alındığı, bu haliyle davalı ... vekilinin Ankara 3. ATM'nin 15/12/2025 tarih ve 2025/258 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbire yönelik itiraz dilekçesini tekrar ederek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın- reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 18/05/2026 tarihli ara kararına karşı istinaf istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. HMK'nun 3934/3 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerde ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. Somut olayda, davacı tarafça, davalı aleyhine, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şirket adına kayıtlı mal varlığının mâl edildiğinden bahisle, davalı şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tapu iptal tescil-araç devrinin iptali ile şirket adına tescili talebiyle dayalı tapu iptal tescil davası açıldığı, Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2025 tarih, 2025/258 D.İş sayılı kararıyla, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, taşınmazların ve iki adet aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına, araçların ve taşınmazların satış bedelleri nazara alınarak belirlenen toplam 11.700.000,00 TL'nin %15'i olan 1.755.000,00 TL teminat altına alınmasına karar verildiği, Davalı yanın ihtiyati tedbire itirazı üzerine de , mahkemece 18/05/2026 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Davalı yanın istinafı mahkemenin 18/05/2026 tarihli ara kararına ilişkindir. Mahkemece ihtiyati tedbire konu edilen taşınmazların/araçların dava konusu olup, Mahkemece ihtiyati tedbirin dava konusu olan şeylerin üzerine konulabileceği, Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2013 tarih, 2013/21-1791 E., 2013/1676 K., sayılı ilamının ve yerleşmiş içtihatlarının bu doğrultuda olduğu, , mevcut delil durumu gözetildiğinde yaklaşık ispatın da bulunduğu, taşınmazların/araçların devri halinde telafisi güç zararlar meydana gelebileceğinden, mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin olarak alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.14/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -