Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1816 E. 2026/1896 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1816
- Karar No
- 2026/1896
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1816 KARAR NO : 2026/1896
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/622 ARA KARAR TARİHİ : 21/07/2026 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/07/2026 Tarih ve 2026/622 Esas sayılı ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: İhtiyati Tedbire İtiraz Eden Dilekçesinde Özetle: "su hizmetinin kesilmemesi" yönündeki ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın HMK'nın 390. maddesi uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini ve somut bir delil sunamadığını, verilen kararın HMK'nın 389. ve devamı maddelerine aykırılık teşkil ettiğini; talep eden tarafından 31164... numaralı abonenin iptali için... Didim Şubesine başvuru yapıldığını, sökülen şantiye sayacında su tüketiminin su yüklemesinden fazla olduğunun ve sayaç üzerinde eksi bakiye bulunduğunun tespit edilerek tahakkuk işlemi yapıldığını, Abone Sözleşmesi'nin 15. ve 17. maddeleri uyarınca sayaç kontrolünün ve arıza bildiriminin abonenin sorumluluğunda olduğunu, kredisi bittiği halde vana kapanmayıp eksi tüketim kaydedilmesi halinde abonenin bu bedeli ödemekle yükümlü bulunduğunu, tahakkuk ettirilen eksi bakiyenin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; 23/06/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne yönelik karara karşı davalı vekilince yapılan itirazın reddine, dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; kararın kaldırılması gerektiğini, şirket taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olup, bu iddialarını ispatlayacak somut herhangi bir delilin ortaya konulamadığını, 3116470 nolu aboneliğe tahakkuk edilen eksi bakiyenin ilgilisine tahakkuk ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava; abonelikte kullanılan ön ödemeli elektronik su sayacının arızalı çalışması nedeniyle gerçek tüketimi aşacak şekilde tahakkuk ettirilen bedelin gerçek tüketimi aşan kısmı yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti davasıdır. İstinafa konu ara karar ilk derece mahkemesinin 17/07/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne yönelik karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itirazın reddi ara kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir. İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir. HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının dava süreci boyunca ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara neden olmaması amacı ile davalı idare tarafından dava konusu ihtilaflı tahakkukun ödenmesinin normal abonelik tesis edilmesi veya abonelik dönüşüm işlemlerinin yürütülmesi için ön şart olarak ileri sürülmesinin tedbiren önlenmesinin ve yargılama sonuna kadar su hizmetinin kesilmemesinin, ihtilaflı fatura nedeniyle yeni abonelik işlemlerinin durdurulmamasını ve inşaat aboneliğinden normal aboneliğe geçiş işlemlerinin sürdürülebilmesine ilişkin ihtiyati tedbir konulmasını talep emiştir . Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 23/06/2026 tarihli ara kararı ile tedbir talep eden vekilinin taleplerinin kısmen kabulü ile dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından su hizmetinin kesilmemesi talebinin %40 oranında teminatla kabulüne talep edenin abonelik işlemlerinin durdurulmaması inşaat aboneliğinden normal aboneliğe geçiş işlemlerinin sürdürülmesi ihtilaflı borcun ödenmesi şartının ileri sürülmemesi taleplerinin reddine dair ara kararı vermiştir. Bu ara kararına karşı davalı .... vekili tarafından itiraz edilmiş duruşmalı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi 21/07/2026 tarihli ara kararı ile itirazın reddine dair ara kararı vermiştir, bu ara kararına karşı da yine davalı vekili kararın haksız olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davaya konu iddialar sayacın arızalı olduğunun iddia edilmesi, davaya konu olan fatura bedelinin 9.178.130,87 TL'lik bir fatura olması, davacı şirketin turizm yatırımına ilişkin olması otel olması otel işletmesinde suların kesilmesinin telafisi imkansız mağduriyete sebebiyet verebileceği üstelik ihtiyati tedbirin de %40 gibi yüksek bir oranla teminatla verilmiş olduğu dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/07/2026 Tarih ve 2026/622 Esas sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 30.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.